Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:48
Anadolu Ajansı
HSK'nın konuya ilişkin incelemesi sürüyor.
NTV - Haber Merkezi
Rüşvet ile tahliye iddiası Adana Adliyesi'ni karıştırdı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli ağır ceza mahkemesi başkanı ve aynı zamanda hakimin "maddi menfaat" karşılığında tahliye kararları verdiği iddia edildi.
RAPORLARA YANSIDI
İlgili iddialar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından tutulan raporda yer aldı. İddiaların odağındaki hakimin 4 avukatla ortak hareket ettiği ve birden fazla suça karışan 8 zanlının rüşvet karşılığı tahliye ettiği öne sürüldü.
Şüpheli hakim hakkında Baygaralar suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen zanlının "nitelikli yağma" suçu kapsamında gözaltına alındığı ve maddi menfaat karşılığı tahliye edildiği iddiası yer aldı.
"Görevli memura direnme", "ruhsatsız silah", "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine rağmen iddialar odağındaki söz konusu hakimin tutuklama kararı vermediği de öne sürüldü.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
HSK, 3 ay süreyle ilgili hakimi görevden uzaklaştırıldı.
Şüpheli hakim ilerleyen günlerde ifade verecek.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunTahliye-
Rüşvet-
Hakim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:48
Anadolu Ajansı
HSK'nın konuya ilişkin incelemesi sürüyor.
NTV - Haber Merkezi
Rüşvet ile tahliye iddiası Adana Adliyesi'ni karıştırdı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli ağır ceza mahkemesi başkanı ve aynı zamanda hakimin "maddi menfaat" karşılığında tahliye kararları verdiği iddia edildi.
RAPORLARA YANSIDI
İlgili iddialar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından tutulan raporda yer aldı. İddiaların odağındaki hakimin 4 avukatla ortak hareket ettiği ve birden fazla suça karışan 8 zanlının rüşvet karşılığı tahliye ettiği öne sürüldü.
Şüpheli hakim hakkında Baygaralar suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen zanlının "nitelikli yağma" suçu kapsamında gözaltına alındığı ve maddi menfaat karşılığı tahliye edildiği iddiası yer aldı.
"Görevli memura direnme", "ruhsatsız silah", "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine rağmen iddialar odağındaki söz konusu hakimin tutuklama kararı vermediği de öne sürüldü.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
HSK, 3 ay süreyle ilgili hakimi görevden uzaklaştırıldı.
Şüpheli hakim ilerleyen günlerde ifade verecek.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunTahliye-
Rüşvet-
Hakim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:48
Anadolu Ajansı
HSK'nın konuya ilişkin incelemesi sürüyor.
NTV - Haber Merkezi
Rüşvet ile tahliye iddiası Adana Adliyesi'ni karıştırdı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli ağır ceza mahkemesi başkanı ve aynı zamanda hakimin "maddi menfaat" karşılığında tahliye kararları verdiği iddia edildi.
RAPORLARA YANSIDI
İlgili iddialar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından tutulan raporda yer aldı. İddiaların odağındaki hakimin 4 avukatla ortak hareket ettiği ve birden fazla suça karışan 8 zanlının rüşvet karşılığı tahliye ettiği öne sürüldü.
Şüpheli hakim hakkında Baygaralar suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen zanlının "nitelikli yağma" suçu kapsamında gözaltına alındığı ve maddi menfaat karşılığı tahliye edildiği iddiası yer aldı.
"Görevli memura direnme", "ruhsatsız silah", "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine rağmen iddialar odağındaki söz konusu hakimin tutuklama kararı vermediği de öne sürüldü.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
HSK, 3 ay süreyle ilgili hakimi görevden uzaklaştırıldı.
Şüpheli hakim ilerleyen günlerde ifade verecek.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunTahliye-
Rüşvet-
Hakim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:48
Anadolu Ajansı
HSK'nın konuya ilişkin incelemesi sürüyor.
NTV - Haber Merkezi
Rüşvet ile tahliye iddiası Adana Adliyesi'ni karıştırdı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli ağır ceza mahkemesi başkanı ve aynı zamanda hakimin "maddi menfaat" karşılığında tahliye kararları verdiği iddia edildi.
RAPORLARA YANSIDI
İlgili iddialar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından tutulan raporda yer aldı. İddiaların odağındaki hakimin 4 avukatla ortak hareket ettiği ve birden fazla suça karışan 8 zanlının rüşvet karşılığı tahliye ettiği öne sürüldü.
Şüpheli hakim hakkında Baygaralar suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen zanlının "nitelikli yağma" suçu kapsamında gözaltına alındığı ve maddi menfaat karşılığı tahliye edildiği iddiası yer aldı.
"Görevli memura direnme", "ruhsatsız silah", "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine rağmen iddialar odağındaki söz konusu hakimin tutuklama kararı vermediği de öne sürüldü.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
HSK, 3 ay süreyle ilgili hakimi görevden uzaklaştırıldı.
Şüpheli hakim ilerleyen günlerde ifade verecek.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunTahliye-
Rüşvet-
Hakim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Ana içeriğe atla İsrail, 7 Ekim saldırılarına katılmakla suçladığı Filistinlilerin yargılanması için 354 milyon dolar bütçe ayırdıDünyaFilistinZein Khalil, Ekrem Biçeroğlu02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Kudüs
İsrail Savunma Bakanlığından konuya dair yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamaya göre hükümet, "7 Ekim Olaylarına Katılanların Yargılanmasına İlişkin Yasa Tasarısı" kapsamında 2026-2029 döneminde Savunma Bakanlığı ile İsrail ordusuna, 1 milyar şekelden (yaklaşık 354 milyon dolar) fazla kaynak aktarılmasını kabul etti.
Açıklamada söz konusu bütçenin, yasanın uygulanması için gerekli altyapının oluşturulmasında kullanılacağı belirtilerek, mahkeme kompleksi, savcılık birimleri ve İsrail ordusuna ait bir karargahın inşa edileceği ifade edildi.
İsrail Meclisi, 11 Mayıs'ta Hamas'ın önde gelen mensuplarının yargılanması amacıyla özel askeri mahkeme kurulmasını ve sanıklar hakkında idam cezası verilmesine imkan tanıyan yasa tasarısını nihai olarak kabul etmişti.
Filistinli esirlerle ilgili gelişmeleri takip eden kurumlar, söz konusu yasanın İsrail'in 7 Ekim olaylarına katıldığını öne sürdüğü ve hala yargılanmayan Gazze Şeridi'nden tutukluları hedef aldığını belirtiyor.
İsrail Savunma Bakanlığının açıklamasına göre Savunma Bakanı Yisrael Katz, 7 Ekim saldırılarına katılanların hesap vermesini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de yasanın uygulanması için gerekli bütçenin tahsis edildiğini belirtti.
Öte yandan İsrail'deki bazı insan hakları kuruluşları, özel askeri mahkeme kurulmasını öngören yasanın iptal edilmesi çağrısında bulunuyor.
İsrail'deki insan hakları örgütü "Adalah", yasanın anayasaya aykırı olduğunu ve "intikam amaçlı bir yargı süreci" oluşturduğunu savunuyor.
Hamas da daha önce yaptığı açıklamada söz konusu yasayı, Filistinli tutuklulara yönelik "tehlikeli bir tırmanış ve yeni bir suç" olarak nitelemişti.
Ana içeriğe atla İsrail, 7 Ekim saldırılarına katılmakla suçladığı Filistinlilerin yargılanması için 354 milyon dolar bütçe ayırdıDünyaFilistinZein Khalil, Ekrem Biçeroğlu02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Kudüs
İsrail Savunma Bakanlığından konuya dair yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamaya göre hükümet, "7 Ekim Olaylarına Katılanların Yargılanmasına İlişkin Yasa Tasarısı" kapsamında 2026-2029 döneminde Savunma Bakanlığı ile İsrail ordusuna, 1 milyar şekelden (yaklaşık 354 milyon dolar) fazla kaynak aktarılmasını kabul etti.
Açıklamada söz konusu bütçenin, yasanın uygulanması için gerekli altyapının oluşturulmasında kullanılacağı belirtilerek, mahkeme kompleksi, savcılık birimleri ve İsrail ordusuna ait bir karargahın inşa edileceği ifade edildi.
İsrail Meclisi, 11 Mayıs'ta Hamas'ın önde gelen mensuplarının yargılanması amacıyla özel askeri mahkeme kurulmasını ve sanıklar hakkında idam cezası verilmesine imkan tanıyan yasa tasarısını nihai olarak kabul etmişti.
Filistinli esirlerle ilgili gelişmeleri takip eden kurumlar, söz konusu yasanın İsrail'in 7 Ekim olaylarına katıldığını öne sürdüğü ve hala yargılanmayan Gazze Şeridi'nden tutukluları hedef aldığını belirtiyor.
İsrail Savunma Bakanlığının açıklamasına göre Savunma Bakanı Yisrael Katz, 7 Ekim saldırılarına katılanların hesap vermesini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de yasanın uygulanması için gerekli bütçenin tahsis edildiğini belirtti.
Öte yandan İsrail'deki bazı insan hakları kuruluşları, özel askeri mahkeme kurulmasını öngören yasanın iptal edilmesi çağrısında bulunuyor.
İsrail'deki insan hakları örgütü "Adalah", yasanın anayasaya aykırı olduğunu ve "intikam amaçlı bir yargı süreci" oluşturduğunu savunuyor.
Hamas da daha önce yaptığı açıklamada söz konusu yasayı, Filistinli tutuklulara yönelik "tehlikeli bir tırmanış ve yeni bir suç" olarak nitelemişti.
Ana içeriğe atla İsrail, 7 Ekim saldırılarına katılmakla suçladığı Filistinlilerin yargılanması için 354 milyon dolar bütçe ayırdıDünyaFilistinZein Khalil, Ekrem Biçeroğlu02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Kudüs
İsrail Savunma Bakanlığından konuya dair yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamaya göre hükümet, "7 Ekim Olaylarına Katılanların Yargılanmasına İlişkin Yasa Tasarısı" kapsamında 2026-2029 döneminde Savunma Bakanlığı ile İsrail ordusuna, 1 milyar şekelden (yaklaşık 354 milyon dolar) fazla kaynak aktarılmasını kabul etti.
Açıklamada söz konusu bütçenin, yasanın uygulanması için gerekli altyapının oluşturulmasında kullanılacağı belirtilerek, mahkeme kompleksi, savcılık birimleri ve İsrail ordusuna ait bir karargahın inşa edileceği ifade edildi.
İsrail Meclisi, 11 Mayıs'ta Hamas'ın önde gelen mensuplarının yargılanması amacıyla özel askeri mahkeme kurulmasını ve sanıklar hakkında idam cezası verilmesine imkan tanıyan yasa tasarısını nihai olarak kabul etmişti.
Filistinli esirlerle ilgili gelişmeleri takip eden kurumlar, söz konusu yasanın İsrail'in 7 Ekim olaylarına katıldığını öne sürdüğü ve hala yargılanmayan Gazze Şeridi'nden tutukluları hedef aldığını belirtiyor.
İsrail Savunma Bakanlığının açıklamasına göre Savunma Bakanı Yisrael Katz, 7 Ekim saldırılarına katılanların hesap vermesini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de yasanın uygulanması için gerekli bütçenin tahsis edildiğini belirtti.
Öte yandan İsrail'deki bazı insan hakları kuruluşları, özel askeri mahkeme kurulmasını öngören yasanın iptal edilmesi çağrısında bulunuyor.
İsrail'deki insan hakları örgütü "Adalah", yasanın anayasaya aykırı olduğunu ve "intikam amaçlı bir yargı süreci" oluşturduğunu savunuyor.
Hamas da daha önce yaptığı açıklamada söz konusu yasayı, Filistinli tutuklulara yönelik "tehlikeli bir tırmanış ve yeni bir suç" olarak nitelemişti.
Ana içeriğe atla İsrail, 7 Ekim saldırılarına katılmakla suçladığı Filistinlilerin yargılanması için 354 milyon dolar bütçe ayırdıDünyaFilistinZein Khalil, Ekrem Biçeroğlu02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Kudüs
İsrail Savunma Bakanlığından konuya dair yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamaya göre hükümet, "7 Ekim Olaylarına Katılanların Yargılanmasına İlişkin Yasa Tasarısı" kapsamında 2026-2029 döneminde Savunma Bakanlığı ile İsrail ordusuna, 1 milyar şekelden (yaklaşık 354 milyon dolar) fazla kaynak aktarılmasını kabul etti.
Açıklamada söz konusu bütçenin, yasanın uygulanması için gerekli altyapının oluşturulmasında kullanılacağı belirtilerek, mahkeme kompleksi, savcılık birimleri ve İsrail ordusuna ait bir karargahın inşa edileceği ifade edildi.
İsrail Meclisi, 11 Mayıs'ta Hamas'ın önde gelen mensuplarının yargılanması amacıyla özel askeri mahkeme kurulmasını ve sanıklar hakkında idam cezası verilmesine imkan tanıyan yasa tasarısını nihai olarak kabul etmişti.
Filistinli esirlerle ilgili gelişmeleri takip eden kurumlar, söz konusu yasanın İsrail'in 7 Ekim olaylarına katıldığını öne sürdüğü ve hala yargılanmayan Gazze Şeridi'nden tutukluları hedef aldığını belirtiyor.
İsrail Savunma Bakanlığının açıklamasına göre Savunma Bakanı Yisrael Katz, 7 Ekim saldırılarına katılanların hesap vermesini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de yasanın uygulanması için gerekli bütçenin tahsis edildiğini belirtti.
Öte yandan İsrail'deki bazı insan hakları kuruluşları, özel askeri mahkeme kurulmasını öngören yasanın iptal edilmesi çağrısında bulunuyor.
İsrail'deki insan hakları örgütü "Adalah", yasanın anayasaya aykırı olduğunu ve "intikam amaçlı bir yargı süreci" oluşturduğunu savunuyor.
Hamas da daha önce yaptığı açıklamada söz konusu yasayı, Filistinli tutuklulara yönelik "tehlikeli bir tırmanış ve yeni bir suç" olarak nitelemişti.
Retro Efsanesi Beyaz Perdeye Taşınıyor: "Streets of Rage" Uyarlamasının Yönetmeni ve Senaristleri Belli Oldu!2 Haz 2026 - 11:45
SEGA
1990’ların atari salonlarını ve ev konsollarını kasıp kavuran, oyun dünyasının en köklü ilerlemeli dövüş serilerinden biri olan Sega imzalı "Streets of Rage", sinema uyarlaması için vites yükseltti. Lionsgate'in haklarını 2022 yılında satın aldığı ancak bir süredir sessizliğe bürünen proje, kamera arkasına dahil olan dev isimlerle yeniden hayat buldu. Yapılan resmi açıklamaya göre filmin senaryosu, Paramount Pictures’ın gişede 1 milyar dolar barajını aşan “Sonic the Hedgehog” üçlemesinin arkasındaki dahi beyinler Pat Casey ve Josh Miller’a emanet edildi. Filmin yönetmen koltuğuna ise BAFTA ödüllü “The Harder They Fall” ve “The Book of Clarence” filmleriyle tanınan başarılı yönetmen Jeymes Samuel oturacak.
Oyunun Kült Ruhuna Sadık Bir Aksiyon Geliyor
Projeye ilk dahil olan senarist Derek Kolstad’ın (John Wick) ayrılmasının ardından dümene geçen Casey ve Miller ikilisi, hikayeyi oyunun köklerine sadık kalarak yeniden şekillendiriyor. Filmin olay örgüsü şimdilik saklansa da Lionsgate, yapımın "ikonik karakterleri, dünyaca ünlü elektronik müzikleri ve dur durak bilmeyen dövüş aksiyonuyla kültleşmiş orijinal oyuna büyük ölçüde sadık kalacağını" belirtti. 1990'lardan bu yana popülaritesini kaybetmeyen seri, son olarak 2020 yılında çıkan dördüncü oyunuyla ilk yılında 2,5 milyondan fazla satarak ABD ve İngiltere listelerinde üst sıralara tırmanmış ve markanın hâlâ ne kadar güçlü olduğunu kanıtlamıştı.
Lionsgate Sinema Grubu Başkanı Erin Westerman, yönetmen seçimiyle ilgili duydukları heyecanı şu sözlerle dile getirdi:
"Sega'daki ortaklarımızla birlikte 'Streets of Rage'in cesur bir sinemacıya emanet edilmesi gerektiğinin farkındaydık. Jeymes Samuel’ın içgüdüsel, patlayıcı görsel tarzı ve filmlerinde müziği kullanma biçimi, hem oyunu yakından tanıyan eski hayranlar hem de bu evrenle yeni tanışacak izleyiciler için kusursuz bir uyum yakalayacak. Bu köklü seriye getireceği unutulmaz yorumu görmek için sabırsızlanıyoruz."
Senarist ikilisi Casey ve Miller, "Sonic" filmlerinin yanı sıra David Harbour’ın başrolünde yer aldığı Universal Pictures imzalı aksiyon-komedi “Violent Night” ile rüştünü ispatlamıştı. İkili şu sıralar Graham King’in yapımcılığında “Dead Drunk” adlı korku-komedi filmini de kaleme alıyor. Neon ışıklı sokaklar ve unutulmaz synth-wave müzikler eşliğinde sinemayı sarsacak bu dövüş şöleni için gözler gelecek çekim takvimine çevrildi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Retro Efsanesi Beyaz Perdeye Taşınıyor: "Streets of Rage" Uyarlamasının Yönetmeni ve Senaristleri Belli Oldu!2 Haz 2026 - 11:45
SEGA
1990’ların atari salonlarını ve ev konsollarını kasıp kavuran, oyun dünyasının en köklü ilerlemeli dövüş serilerinden biri olan Sega imzalı "Streets of Rage", sinema uyarlaması için vites yükseltti. Lionsgate'in haklarını 2022 yılında satın aldığı ancak bir süredir sessizliğe bürünen proje, kamera arkasına dahil olan dev isimlerle yeniden hayat buldu. Yapılan resmi açıklamaya göre filmin senaryosu, Paramount Pictures’ın gişede 1 milyar dolar barajını aşan “Sonic the Hedgehog” üçlemesinin arkasındaki dahi beyinler Pat Casey ve Josh Miller’a emanet edildi. Filmin yönetmen koltuğuna ise BAFTA ödüllü “The Harder They Fall” ve “The Book of Clarence” filmleriyle tanınan başarılı yönetmen Jeymes Samuel oturacak.
Oyunun Kült Ruhuna Sadık Bir Aksiyon Geliyor
Projeye ilk dahil olan senarist Derek Kolstad’ın (John Wick) ayrılmasının ardından dümene geçen Casey ve Miller ikilisi, hikayeyi oyunun köklerine sadık kalarak yeniden şekillendiriyor. Filmin olay örgüsü şimdilik saklansa da Lionsgate, yapımın "ikonik karakterleri, dünyaca ünlü elektronik müzikleri ve dur durak bilmeyen dövüş aksiyonuyla kültleşmiş orijinal oyuna büyük ölçüde sadık kalacağını" belirtti. 1990'lardan bu yana popülaritesini kaybetmeyen seri, son olarak 2020 yılında çıkan dördüncü oyunuyla ilk yılında 2,5 milyondan fazla satarak ABD ve İngiltere listelerinde üst sıralara tırmanmış ve markanın hâlâ ne kadar güçlü olduğunu kanıtlamıştı.
Lionsgate Sinema Grubu Başkanı Erin Westerman, yönetmen seçimiyle ilgili duydukları heyecanı şu sözlerle dile getirdi:
"Sega'daki ortaklarımızla birlikte 'Streets of Rage'in cesur bir sinemacıya emanet edilmesi gerektiğinin farkındaydık. Jeymes Samuel’ın içgüdüsel, patlayıcı görsel tarzı ve filmlerinde müziği kullanma biçimi, hem oyunu yakından tanıyan eski hayranlar hem de bu evrenle yeni tanışacak izleyiciler için kusursuz bir uyum yakalayacak. Bu köklü seriye getireceği unutulmaz yorumu görmek için sabırsızlanıyoruz."
Senarist ikilisi Casey ve Miller, "Sonic" filmlerinin yanı sıra David Harbour’ın başrolünde yer aldığı Universal Pictures imzalı aksiyon-komedi “Violent Night” ile rüştünü ispatlamıştı. İkili şu sıralar Graham King’in yapımcılığında “Dead Drunk” adlı korku-komedi filmini de kaleme alıyor. Neon ışıklı sokaklar ve unutulmaz synth-wave müzikler eşliğinde sinemayı sarsacak bu dövüş şöleni için gözler gelecek çekim takvimine çevrildi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Retro Efsanesi Beyaz Perdeye Taşınıyor: "Streets of Rage" Uyarlamasının Yönetmeni ve Senaristleri Belli Oldu!2 Haz 2026 - 11:45
SEGA
1990’ların atari salonlarını ve ev konsollarını kasıp kavuran, oyun dünyasının en köklü ilerlemeli dövüş serilerinden biri olan Sega imzalı "Streets of Rage", sinema uyarlaması için vites yükseltti. Lionsgate'in haklarını 2022 yılında satın aldığı ancak bir süredir sessizliğe bürünen proje, kamera arkasına dahil olan dev isimlerle yeniden hayat buldu. Yapılan resmi açıklamaya göre filmin senaryosu, Paramount Pictures’ın gişede 1 milyar dolar barajını aşan “Sonic the Hedgehog” üçlemesinin arkasındaki dahi beyinler Pat Casey ve Josh Miller’a emanet edildi. Filmin yönetmen koltuğuna ise BAFTA ödüllü “The Harder They Fall” ve “The Book of Clarence” filmleriyle tanınan başarılı yönetmen Jeymes Samuel oturacak.
Oyunun Kült Ruhuna Sadık Bir Aksiyon Geliyor
Projeye ilk dahil olan senarist Derek Kolstad’ın (John Wick) ayrılmasının ardından dümene geçen Casey ve Miller ikilisi, hikayeyi oyunun köklerine sadık kalarak yeniden şekillendiriyor. Filmin olay örgüsü şimdilik saklansa da Lionsgate, yapımın "ikonik karakterleri, dünyaca ünlü elektronik müzikleri ve dur durak bilmeyen dövüş aksiyonuyla kültleşmiş orijinal oyuna büyük ölçüde sadık kalacağını" belirtti. 1990'lardan bu yana popülaritesini kaybetmeyen seri, son olarak 2020 yılında çıkan dördüncü oyunuyla ilk yılında 2,5 milyondan fazla satarak ABD ve İngiltere listelerinde üst sıralara tırmanmış ve markanın hâlâ ne kadar güçlü olduğunu kanıtlamıştı.
Lionsgate Sinema Grubu Başkanı Erin Westerman, yönetmen seçimiyle ilgili duydukları heyecanı şu sözlerle dile getirdi:
"Sega'daki ortaklarımızla birlikte 'Streets of Rage'in cesur bir sinemacıya emanet edilmesi gerektiğinin farkındaydık. Jeymes Samuel’ın içgüdüsel, patlayıcı görsel tarzı ve filmlerinde müziği kullanma biçimi, hem oyunu yakından tanıyan eski hayranlar hem de bu evrenle yeni tanışacak izleyiciler için kusursuz bir uyum yakalayacak. Bu köklü seriye getireceği unutulmaz yorumu görmek için sabırsızlanıyoruz."
Senarist ikilisi Casey ve Miller, "Sonic" filmlerinin yanı sıra David Harbour’ın başrolünde yer aldığı Universal Pictures imzalı aksiyon-komedi “Violent Night” ile rüştünü ispatlamıştı. İkili şu sıralar Graham King’in yapımcılığında “Dead Drunk” adlı korku-komedi filmini de kaleme alıyor. Neon ışıklı sokaklar ve unutulmaz synth-wave müzikler eşliğinde sinemayı sarsacak bu dövüş şöleni için gözler gelecek çekim takvimine çevrildi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Retro Efsanesi Beyaz Perdeye Taşınıyor: "Streets of Rage" Uyarlamasının Yönetmeni ve Senaristleri Belli Oldu!2 Haz 2026 - 11:45
SEGA
1990’ların atari salonlarını ve ev konsollarını kasıp kavuran, oyun dünyasının en köklü ilerlemeli dövüş serilerinden biri olan Sega imzalı "Streets of Rage", sinema uyarlaması için vites yükseltti. Lionsgate'in haklarını 2022 yılında satın aldığı ancak bir süredir sessizliğe bürünen proje, kamera arkasına dahil olan dev isimlerle yeniden hayat buldu. Yapılan resmi açıklamaya göre filmin senaryosu, Paramount Pictures’ın gişede 1 milyar dolar barajını aşan “Sonic the Hedgehog” üçlemesinin arkasındaki dahi beyinler Pat Casey ve Josh Miller’a emanet edildi. Filmin yönetmen koltuğuna ise BAFTA ödüllü “The Harder They Fall” ve “The Book of Clarence” filmleriyle tanınan başarılı yönetmen Jeymes Samuel oturacak.
Oyunun Kült Ruhuna Sadık Bir Aksiyon Geliyor
Projeye ilk dahil olan senarist Derek Kolstad’ın (John Wick) ayrılmasının ardından dümene geçen Casey ve Miller ikilisi, hikayeyi oyunun köklerine sadık kalarak yeniden şekillendiriyor. Filmin olay örgüsü şimdilik saklansa da Lionsgate, yapımın "ikonik karakterleri, dünyaca ünlü elektronik müzikleri ve dur durak bilmeyen dövüş aksiyonuyla kültleşmiş orijinal oyuna büyük ölçüde sadık kalacağını" belirtti. 1990'lardan bu yana popülaritesini kaybetmeyen seri, son olarak 2020 yılında çıkan dördüncü oyunuyla ilk yılında 2,5 milyondan fazla satarak ABD ve İngiltere listelerinde üst sıralara tırmanmış ve markanın hâlâ ne kadar güçlü olduğunu kanıtlamıştı.
Lionsgate Sinema Grubu Başkanı Erin Westerman, yönetmen seçimiyle ilgili duydukları heyecanı şu sözlerle dile getirdi:
"Sega'daki ortaklarımızla birlikte 'Streets of Rage'in cesur bir sinemacıya emanet edilmesi gerektiğinin farkındaydık. Jeymes Samuel’ın içgüdüsel, patlayıcı görsel tarzı ve filmlerinde müziği kullanma biçimi, hem oyunu yakından tanıyan eski hayranlar hem de bu evrenle yeni tanışacak izleyiciler için kusursuz bir uyum yakalayacak. Bu köklü seriye getireceği unutulmaz yorumu görmek için sabırsızlanıyoruz."
Senarist ikilisi Casey ve Miller, "Sonic" filmlerinin yanı sıra David Harbour’ın başrolünde yer aldığı Universal Pictures imzalı aksiyon-komedi “Violent Night” ile rüştünü ispatlamıştı. İkili şu sıralar Graham King’in yapımcılığında “Dead Drunk” adlı korku-komedi filmini de kaleme alıyor. Neon ışıklı sokaklar ve unutulmaz synth-wave müzikler eşliğinde sinemayı sarsacak bu dövüş şöleni için gözler gelecek çekim takvimine çevrildi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin, İsrail'i durdurması gereken taraf olduğunu söyledi.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin, İsrail'i durdurması gereken taraf olduğunu söyledi.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin, İsrail'i durdurması gereken taraf olduğunu söyledi.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin, İsrail'i durdurması gereken taraf olduğunu söyledi.
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklanmasının ardından Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım ile Turgut Koç ifade verdi.
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklanmasının ardından Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım ile Turgut Koç ifade verdi.
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklanmasının ardından Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım ile Turgut Koç ifade verdi.
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklanmasının ardından Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım ile Turgut Koç ifade verdi.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:25
DHA
Zonguldak'taki maden ocağı kazasında iki işçi hayatını kaybetmişti.
DHA
Zonguldak’ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde 16 Şubat’ta Taşbaca Madencilik’e ait özel bir maden ocağında göçük meydana geldi. Göçükten İsmet Kabuk yaralı olarak kurtarılırken, Veysel Oruçoğlu (46) ve Ziya Kiret’in (60) cansız bedenlerine ulaşıldı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ocak sahibi olarak belirlenen Halil Demiröz, gözaltına alındı. Demiröz, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmaya neden olma' suçlamasıyla tutuklu Halil Demiröz ile tutuksuz maden mühendisi Tevfik A. (41) ve iş güvenliği uzmanı Ersin S. (35) hakkında 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına 3 sanık ve ölen madencilerin yakınları katıldı.
DHA
“KAZA TARİHİNDE ÇALIŞMIYORDUM”
Tutuksuz sanık Maden Mühendisi Tevfik A., 31 Ocak’ta şirketten ayrıldığını belirterek, "Kaza tarihinde şirkette çalışmıyordum. Daimi nezaretçi olarak görev yapıyordum ancak çıkışım verilmişti. Kazayla ilgim yoktur. Kaza tahkimat sırasında ani basınç nedeniyle tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum." diyerek kendini savundu.
“SİSTEMSEL ARIZA NEDENİYLE SÖZLEŞMEM GÖRÜNMÜYORDU”
İş güvenliği uzmanı Ersin S., kazadan 5 gün önce yeniden atandığını aktarıp, sistemsel bir arıza nedeniyle sözleşmesinin görünmediğini ancak görevine kesintisiz devam ettiğini anlattı. Ersin S., savunmasında, "Yaklaşık bir hafta boyunca sistemde iş güvenliği uzmanı görünmüyordu. Ancak ben görevimi sürdürdüm. İşçilerin habersiz şekilde mesai dışında ocağa girmesi daha önce yaşanmamıştı. Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. İşçilere mesai saatleri dışında ocağa girmemeleri gerektiğini anlatmıştım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.
İŞÇİ AİLELERİNDEN “GERÇEK SAHİP” İDDİASI
Hayatını kaybeden Ziya Kiret'in kızı Goncagül Kiret, sanıkların savunmalarını kabul etmediğini belirterek, işçilerin izin günlerinde de çalıştırıldığını öne sürdü.
Diğer kızı Olcay Kiret ise ocağın gerçek sahibinin Hüseyin B. olduğunu öne sürerek, "MAPEG denetimlerinden kaçınmak için işçileri erken çağırıyorlardı. Gerçek ocak sahibi Hüseyin B.’nin de yargılanmasını istiyorum." diye konuştu.
Kiret’in aynı ocakta çalışan oğlu Onur Kiret, “Ocağın sahibi Hüseyin B.'dir. Buna ilişkin tanıklarım vardır. Hüseyin B. ile aramda whatsapp yazışmaları vardır. Gösterebilirim. Hüseyin B.'nin oğlu Muhammet B. 13 Şubat'ta babama, 'Bu havalandırmayı açmamız lazım, erken gel' dedikleri için babamlar o dönem erken geliyordu. Erken gelişlerinin üçüncü günüydü. Ersin S.'nin diğer günlerde de babamın erken geldiğinden haberi vardı. Normal şartlarda üretim yasak olmasına rağmen üretim yapılıyordu. Hala da yapılmaktadır. Şikayetçiyim" dedi. Mahkeme heyeti, mesajlaşmaların dava dosyasına dahil edilmesini istedi.
DHA
AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI
Mahkeme salonunda müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşanınca, sanık avukatı mahkeme salonunu terk etti.
“OCAKTAKİ İŞLERİ HÜSEYİN VE OĞLU YÜRÜTÜYOR”
Davada maden ocağı sahibi olarak tutuklu yargılanan Halil Demiröz, savunmasına tek başına devam etti. Ocağın gerçek sahibi iddiaları sorulan Halil Demiröz, “Kazanın olduğu maden ocağının sahibi Hüseyin B.'dir. Ben sadece evrak üzerinde yetkiliyim. Maaşımı Hüseyin B. veriyor. Ocaktaki işleri Hüseyin B. ve oğlu Muhammet B. yürütüyor. Bu ocağın TTK'deki ihalesine de katılmadım. Hiç para vermeden üzerime yaptılar” diyerek kendisini savundu.
YARALI İŞÇİ TANIK OLARAK DİNLENDİ
Kazadan sağ kurtulan işçi İsmet Kabuk ise tanık olarak dinlendi. Kabuk, yaklaşık 45 gün ocakta çalıştığını belirterek, işe Hüseyin B. tarafından alındığını söyledi. Kabuk, "Benim şefim Ziya Kiret'ti. Bana üç gün erken gelmemi o söyledi. Kaza bir anda oldu, çalıştığımız tavan çöktü" dedi.
TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti, sanık Halil Demiröz'ün tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için 22 Eylül’e ertelendi.
Tahliye-
Maden Ocağı-
Maden kazası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:25
DHA
Zonguldak'taki maden ocağı kazasında iki işçi hayatını kaybetmişti.
DHA
Zonguldak’ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde 16 Şubat’ta Taşbaca Madencilik’e ait özel bir maden ocağında göçük meydana geldi. Göçükten İsmet Kabuk yaralı olarak kurtarılırken, Veysel Oruçoğlu (46) ve Ziya Kiret’in (60) cansız bedenlerine ulaşıldı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ocak sahibi olarak belirlenen Halil Demiröz, gözaltına alındı. Demiröz, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmaya neden olma' suçlamasıyla tutuklu Halil Demiröz ile tutuksuz maden mühendisi Tevfik A. (41) ve iş güvenliği uzmanı Ersin S. (35) hakkında 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına 3 sanık ve ölen madencilerin yakınları katıldı.
DHA
“KAZA TARİHİNDE ÇALIŞMIYORDUM”
Tutuksuz sanık Maden Mühendisi Tevfik A., 31 Ocak’ta şirketten ayrıldığını belirterek, "Kaza tarihinde şirkette çalışmıyordum. Daimi nezaretçi olarak görev yapıyordum ancak çıkışım verilmişti. Kazayla ilgim yoktur. Kaza tahkimat sırasında ani basınç nedeniyle tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum." diyerek kendini savundu.
“SİSTEMSEL ARIZA NEDENİYLE SÖZLEŞMEM GÖRÜNMÜYORDU”
İş güvenliği uzmanı Ersin S., kazadan 5 gün önce yeniden atandığını aktarıp, sistemsel bir arıza nedeniyle sözleşmesinin görünmediğini ancak görevine kesintisiz devam ettiğini anlattı. Ersin S., savunmasında, "Yaklaşık bir hafta boyunca sistemde iş güvenliği uzmanı görünmüyordu. Ancak ben görevimi sürdürdüm. İşçilerin habersiz şekilde mesai dışında ocağa girmesi daha önce yaşanmamıştı. Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. İşçilere mesai saatleri dışında ocağa girmemeleri gerektiğini anlatmıştım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.
İŞÇİ AİLELERİNDEN “GERÇEK SAHİP” İDDİASI
Hayatını kaybeden Ziya Kiret'in kızı Goncagül Kiret, sanıkların savunmalarını kabul etmediğini belirterek, işçilerin izin günlerinde de çalıştırıldığını öne sürdü.
Diğer kızı Olcay Kiret ise ocağın gerçek sahibinin Hüseyin B. olduğunu öne sürerek, "MAPEG denetimlerinden kaçınmak için işçileri erken çağırıyorlardı. Gerçek ocak sahibi Hüseyin B.’nin de yargılanmasını istiyorum." diye konuştu.
Kiret’in aynı ocakta çalışan oğlu Onur Kiret, “Ocağın sahibi Hüseyin B.'dir. Buna ilişkin tanıklarım vardır. Hüseyin B. ile aramda whatsapp yazışmaları vardır. Gösterebilirim. Hüseyin B.'nin oğlu Muhammet B. 13 Şubat'ta babama, 'Bu havalandırmayı açmamız lazım, erken gel' dedikleri için babamlar o dönem erken geliyordu. Erken gelişlerinin üçüncü günüydü. Ersin S.'nin diğer günlerde de babamın erken geldiğinden haberi vardı. Normal şartlarda üretim yasak olmasına rağmen üretim yapılıyordu. Hala da yapılmaktadır. Şikayetçiyim" dedi. Mahkeme heyeti, mesajlaşmaların dava dosyasına dahil edilmesini istedi.
DHA
AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI
Mahkeme salonunda müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşanınca, sanık avukatı mahkeme salonunu terk etti.
“OCAKTAKİ İŞLERİ HÜSEYİN VE OĞLU YÜRÜTÜYOR”
Davada maden ocağı sahibi olarak tutuklu yargılanan Halil Demiröz, savunmasına tek başına devam etti. Ocağın gerçek sahibi iddiaları sorulan Halil Demiröz, “Kazanın olduğu maden ocağının sahibi Hüseyin B.'dir. Ben sadece evrak üzerinde yetkiliyim. Maaşımı Hüseyin B. veriyor. Ocaktaki işleri Hüseyin B. ve oğlu Muhammet B. yürütüyor. Bu ocağın TTK'deki ihalesine de katılmadım. Hiç para vermeden üzerime yaptılar” diyerek kendisini savundu.
YARALI İŞÇİ TANIK OLARAK DİNLENDİ
Kazadan sağ kurtulan işçi İsmet Kabuk ise tanık olarak dinlendi. Kabuk, yaklaşık 45 gün ocakta çalıştığını belirterek, işe Hüseyin B. tarafından alındığını söyledi. Kabuk, "Benim şefim Ziya Kiret'ti. Bana üç gün erken gelmemi o söyledi. Kaza bir anda oldu, çalıştığımız tavan çöktü" dedi.
TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti, sanık Halil Demiröz'ün tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için 22 Eylül’e ertelendi.
Tahliye-
Maden Ocağı-
Maden kazası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:25
DHA
Zonguldak'taki maden ocağı kazasında iki işçi hayatını kaybetmişti.
DHA
Zonguldak’ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde 16 Şubat’ta Taşbaca Madencilik’e ait özel bir maden ocağında göçük meydana geldi. Göçükten İsmet Kabuk yaralı olarak kurtarılırken, Veysel Oruçoğlu (46) ve Ziya Kiret’in (60) cansız bedenlerine ulaşıldı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ocak sahibi olarak belirlenen Halil Demiröz, gözaltına alındı. Demiröz, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmaya neden olma' suçlamasıyla tutuklu Halil Demiröz ile tutuksuz maden mühendisi Tevfik A. (41) ve iş güvenliği uzmanı Ersin S. (35) hakkında 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına 3 sanık ve ölen madencilerin yakınları katıldı.
DHA
“KAZA TARİHİNDE ÇALIŞMIYORDUM”
Tutuksuz sanık Maden Mühendisi Tevfik A., 31 Ocak’ta şirketten ayrıldığını belirterek, "Kaza tarihinde şirkette çalışmıyordum. Daimi nezaretçi olarak görev yapıyordum ancak çıkışım verilmişti. Kazayla ilgim yoktur. Kaza tahkimat sırasında ani basınç nedeniyle tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum." diyerek kendini savundu.
“SİSTEMSEL ARIZA NEDENİYLE SÖZLEŞMEM GÖRÜNMÜYORDU”
İş güvenliği uzmanı Ersin S., kazadan 5 gün önce yeniden atandığını aktarıp, sistemsel bir arıza nedeniyle sözleşmesinin görünmediğini ancak görevine kesintisiz devam ettiğini anlattı. Ersin S., savunmasında, "Yaklaşık bir hafta boyunca sistemde iş güvenliği uzmanı görünmüyordu. Ancak ben görevimi sürdürdüm. İşçilerin habersiz şekilde mesai dışında ocağa girmesi daha önce yaşanmamıştı. Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. İşçilere mesai saatleri dışında ocağa girmemeleri gerektiğini anlatmıştım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.
İŞÇİ AİLELERİNDEN “GERÇEK SAHİP” İDDİASI
Hayatını kaybeden Ziya Kiret'in kızı Goncagül Kiret, sanıkların savunmalarını kabul etmediğini belirterek, işçilerin izin günlerinde de çalıştırıldığını öne sürdü.
Diğer kızı Olcay Kiret ise ocağın gerçek sahibinin Hüseyin B. olduğunu öne sürerek, "MAPEG denetimlerinden kaçınmak için işçileri erken çağırıyorlardı. Gerçek ocak sahibi Hüseyin B.’nin de yargılanmasını istiyorum." diye konuştu.
Kiret’in aynı ocakta çalışan oğlu Onur Kiret, “Ocağın sahibi Hüseyin B.'dir. Buna ilişkin tanıklarım vardır. Hüseyin B. ile aramda whatsapp yazışmaları vardır. Gösterebilirim. Hüseyin B.'nin oğlu Muhammet B. 13 Şubat'ta babama, 'Bu havalandırmayı açmamız lazım, erken gel' dedikleri için babamlar o dönem erken geliyordu. Erken gelişlerinin üçüncü günüydü. Ersin S.'nin diğer günlerde de babamın erken geldiğinden haberi vardı. Normal şartlarda üretim yasak olmasına rağmen üretim yapılıyordu. Hala da yapılmaktadır. Şikayetçiyim" dedi. Mahkeme heyeti, mesajlaşmaların dava dosyasına dahil edilmesini istedi.
DHA
AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI
Mahkeme salonunda müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşanınca, sanık avukatı mahkeme salonunu terk etti.
“OCAKTAKİ İŞLERİ HÜSEYİN VE OĞLU YÜRÜTÜYOR”
Davada maden ocağı sahibi olarak tutuklu yargılanan Halil Demiröz, savunmasına tek başına devam etti. Ocağın gerçek sahibi iddiaları sorulan Halil Demiröz, “Kazanın olduğu maden ocağının sahibi Hüseyin B.'dir. Ben sadece evrak üzerinde yetkiliyim. Maaşımı Hüseyin B. veriyor. Ocaktaki işleri Hüseyin B. ve oğlu Muhammet B. yürütüyor. Bu ocağın TTK'deki ihalesine de katılmadım. Hiç para vermeden üzerime yaptılar” diyerek kendisini savundu.
YARALI İŞÇİ TANIK OLARAK DİNLENDİ
Kazadan sağ kurtulan işçi İsmet Kabuk ise tanık olarak dinlendi. Kabuk, yaklaşık 45 gün ocakta çalıştığını belirterek, işe Hüseyin B. tarafından alındığını söyledi. Kabuk, "Benim şefim Ziya Kiret'ti. Bana üç gün erken gelmemi o söyledi. Kaza bir anda oldu, çalıştığımız tavan çöktü" dedi.
TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti, sanık Halil Demiröz'ün tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için 22 Eylül’e ertelendi.
Tahliye-
Maden Ocağı-
Maden kazası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:25
DHA
Zonguldak'taki maden ocağı kazasında iki işçi hayatını kaybetmişti.
DHA
Zonguldak’ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde 16 Şubat’ta Taşbaca Madencilik’e ait özel bir maden ocağında göçük meydana geldi. Göçükten İsmet Kabuk yaralı olarak kurtarılırken, Veysel Oruçoğlu (46) ve Ziya Kiret’in (60) cansız bedenlerine ulaşıldı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ocak sahibi olarak belirlenen Halil Demiröz, gözaltına alındı. Demiröz, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmaya neden olma' suçlamasıyla tutuklu Halil Demiröz ile tutuksuz maden mühendisi Tevfik A. (41) ve iş güvenliği uzmanı Ersin S. (35) hakkında 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına 3 sanık ve ölen madencilerin yakınları katıldı.
DHA
“KAZA TARİHİNDE ÇALIŞMIYORDUM”
Tutuksuz sanık Maden Mühendisi Tevfik A., 31 Ocak’ta şirketten ayrıldığını belirterek, "Kaza tarihinde şirkette çalışmıyordum. Daimi nezaretçi olarak görev yapıyordum ancak çıkışım verilmişti. Kazayla ilgim yoktur. Kaza tahkimat sırasında ani basınç nedeniyle tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum." diyerek kendini savundu.
İş güvenliği uzmanı Ersin S., kazadan 5 gün önce yeniden atandığını aktarıp, sistemsel bir arıza nedeniyle sözleşmesinin görünmediğini ancak görevine kesintisiz devam ettiğini anlattı. Ersin S., savunmasında, "Yaklaşık bir hafta boyunca sistemde iş güvenliği uzmanı görünmüyordu. Ancak ben görevimi sürdürdüm. İşçilerin habersiz şekilde mesai dışında ocağa girmesi daha önce yaşanmamıştı. Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. İşçilere mesai saatleri dışında ocağa girmemeleri gerektiğini anlatmıştım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.
İŞÇİ AİLELERİNDEN “GERÇEK SAHİP” İDDİASI
Hayatını kaybeden Ziya Kiret'in kızı Goncagül Kiret, sanıkların savunmalarını kabul etmediğini belirterek, işçilerin izin günlerinde de çalıştırıldığını öne sürdü.
Diğer kızı Olcay Kiret ise ocağın gerçek sahibinin Hüseyin B. olduğunu öne sürerek, "MAPEG denetimlerinden kaçınmak için işçileri erken çağırıyorlardı. Gerçek ocak sahibi Hüseyin B.’nin de yargılanmasını istiyorum." diye konuştu.
Kiret’in aynı ocakta çalışan oğlu Onur Kiret, “Ocağın sahibi Hüseyin B.'dir. Buna ilişkin tanıklarım vardır. Hüseyin B. ile aramda whatsapp yazışmaları vardır. Gösterebilirim. Hüseyin B.'nin oğlu Muhammet B. 13 Şubat'ta babama, 'Bu havalandırmayı açmamız lazım, erken gel' dedikleri için babamlar o dönem erken geliyordu. Erken gelişlerinin üçüncü günüydü. Ersin S.'nin diğer günlerde de babamın erken geldiğinden haberi vardı. Normal şartlarda üretim yasak olmasına rağmen üretim yapılıyordu. Hala da yapılmaktadır. Şikayetçiyim" dedi. Mahkeme heyeti, mesajlaşmaların dava dosyasına dahil edilmesini istedi.
DHA
AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI
Mahkeme salonunda müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşanınca, sanık avukatı mahkeme salonunu terk etti.
“OCAKTAKİ İŞLERİ HÜSEYİN VE OĞLU YÜRÜTÜYOR”
Davada maden ocağı sahibi olarak tutuklu yargılanan Halil Demiröz, savunmasına tek başına devam etti. Ocağın gerçek sahibi iddiaları sorulan Halil Demiröz, “Kazanın olduğu maden ocağının sahibi Hüseyin B.'dir. Ben sadece evrak üzerinde yetkiliyim. Maaşımı Hüseyin B. veriyor. Ocaktaki işleri Hüseyin B. ve oğlu Muhammet B. yürütüyor. Bu ocağın TTK'deki ihalesine de katılmadım. Hiç para vermeden üzerime yaptılar” diyerek kendisini savundu.
YARALI İŞÇİ TANIK OLARAK DİNLENDİ
Kazadan sağ kurtulan işçi İsmet Kabuk ise tanık olarak dinlendi. Kabuk, yaklaşık 45 gün ocakta çalıştığını belirterek, işe Hüseyin B. tarafından alındığını söyledi. Kabuk, "Benim şefim Ziya Kiret'ti. Bana üç gün erken gelmemi o söyledi. Kaza bir anda oldu, çalıştığımız tavan çöktü" dedi.
TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti, sanık Halil Demiröz'ün tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için 22 Eylül’e ertelendi.
Tahliye-
Maden Ocağı-
Maden kazası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la süren görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olabileceğini belirterek, müzakerelerin Tahran'ın nükleer programıyla ilgili konuları da içereceğini bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la süren görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olabileceğini belirterek, müzakerelerin Tahran'ın nükleer programıyla ilgili konuları da içereceğini bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la süren görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olabileceğini belirterek, müzakerelerin Tahran'ın nükleer programıyla ilgili konuları da içereceğini bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la süren görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olabileceğini belirterek, müzakerelerin Tahran'ın nükleer programıyla
Ana içeriğe atlaDünyaFilistinBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Fotoğraf: Wisam Hashlamoun / AAKudüs
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Beytüllahim kentinin güneyindeki Gush Etzion kavşağında "araçla ezme" girişimi gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğunu öne sürdüğü el-Halil kenti sakini bir Filistinlinin askerlerin açtığı ateş sonucu öldüğünü duyurdu.
Ayrıca İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olayda biri ağır 2 İsraillinin de yaralandığını bildirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail askerlerinin öldürdüğü Filistinlinin 31 yaşındaki Emced Cevad Abdülfettah Netşe olduğu açıklandı.
Öte yandan İsrail basını, olayın ardından İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki 60 numaralı otoyolu çift yönlü trafiğe kapattığını aktardı.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacakSonrakiİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
Ana içeriğe atlaDünyaFilistinBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Fotoğraf: Wisam Hashlamoun / AAKudüs
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Beytüllahim kentinin güneyindeki Gush Etzion kavşağında "araçla ezme" girişimi gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğunu öne sürdüğü el-Halil kenti sakini bir Filistinlinin askerlerin açtığı ateş sonucu öldüğünü duyurdu.
Ayrıca İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olayda biri ağır 2 İsraillinin de yaralandığını bildirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail askerlerinin öldürdüğü Filistinlinin 31 yaşındaki Emced Cevad Abdülfettah Netşe olduğu açıklandı.
Öte yandan İsrail basını, olayın ardından İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki 60 numaralı otoyolu çift yönlü trafiğe kapattığını aktardı.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacakSonrakiİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
Ana içeriğe atlaDünyaFilistinBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Fotoğraf: Wisam Hashlamoun / AAKudüs
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Beytüllahim kentinin güneyindeki Gush Etzion kavşağında "araçla ezme" girişimi gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğunu öne sürdüğü el-Halil kenti sakini bir Filistinlinin askerlerin açtığı ateş sonucu öldüğünü duyurdu.
Ayrıca İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olayda biri ağır 2 İsraillinin de yaralandığını bildirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail askerlerinin öldürdüğü Filistinlinin 31 yaşındaki Emced Cevad Abdülfettah Netşe olduğu açıklandı.
Öte yandan İsrail basını, olayın ardından İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki 60 numaralı otoyolu çift yönlü trafiğe kapattığını aktardı.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacakSonrakiİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
Ana içeriğe atlaDünyaFilistinBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Fotoğraf: Wisam Hashlamoun / AAKudüs
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Beytüllahim kentinin güneyindeki Gush Etzion kavşağında "araçla ezme" girişimi gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğunu öne sürdüğü el-Halil kenti sakini bir Filistinlinin askerlerin açtığı ateş sonucu öldüğünü duyurdu.
Ayrıca İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olayda biri ağır 2 İsraillinin de yaralandığını bildirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail askerlerinin öldürdüğü Filistinlinin 31 yaşındaki Emced Cevad Abdülfettah Netşe olduğu açıklandı.
Öte yandan İsrail basını, olayın ardından İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki 60 numaralı otoyolu çift yönlü trafiğe kapattığını aktardı.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacakSonrakiİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, dış yardımlarda yapılan kesintileri savunduDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026New York
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, USAID fonlarında yapılan kesintileri ve Dışişleri Bakanlığının ABD'nin küresel ölçekte yardım sağlama yöntemini yeniden yapılandırma politikasını savundu.
ABD'nin "bir hayır kurumu olmadığını" söyleyen Rubio "Burada sosyal hizmet görevlisi rolü oynamaya gelmedik. Buraya kazanmaya geldik." ifadelerine yer verdi.
Senato oturumunda, USAID fonlarının kapatılmasından dolayı kimsenin ölmediğini savunan Rubio'ya Oregon Senatörü Jeff Merkley itiraz etti.
Merkley, alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine atıfta bulunarak Rubio'nun iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Bu ülkeyi baştan sona yürüseniz, yaklaşık her 30 metrede bir ölü çocuk görürsünüz. İşte katliamın boyutu bu." ifadelerini kullandı.
Merkley, ABD medyasında da bu nedenle "500 binden fazla çocuğun ve yüz binlerce yetişkinin hayatını kaybettiğine dair" tahminlere yer verildiğini söyledi.
Geçen yıl ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olan USAID'ın küresel yardım programlarını durdurmuş, sivil toplum kuruluşları ile yerel ortaklarını uzun süredir yararlandıkları hibe ve fonlardan mahrum bırakmıştı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, dış yardımlarda yapılan kesintileri savunduDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026New York
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, USAID fonlarında yapılan kesintileri ve Dışişleri Bakanlığının ABD'nin küresel ölçekte yardım sağlama yöntemini yeniden yapılandırma politikasını savundu.
ABD'nin "bir hayır kurumu olmadığını" söyleyen Rubio "Burada sosyal hizmet görevlisi rolü oynamaya gelmedik. Buraya kazanmaya geldik." ifadelerine yer verdi.
Senato oturumunda, USAID fonlarının kapatılmasından dolayı kimsenin ölmediğini savunan Rubio'ya Oregon Senatörü Jeff Merkley itiraz etti.
Merkley, alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine atıfta bulunarak Rubio'nun iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Bu ülkeyi baştan sona yürüseniz, yaklaşık her 30 metrede bir ölü çocuk görürsünüz. İşte katliamın boyutu bu." ifadelerini kullandı.
Merkley, ABD medyasında da bu nedenle "500 binden fazla çocuğun ve yüz binlerce yetişkinin hayatını kaybettiğine dair" tahminlere yer verildiğini söyledi.
Geçen yıl ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olan USAID'ın küresel yardım programlarını durdurmuş, sivil toplum kuruluşları ile yerel ortaklarını uzun süredir yararlandıkları hibe ve fonlardan mahrum bırakmıştı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, dış yardımlarda yapılan kesintileri savunduDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026New York
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, USAID fonlarında yapılan kesintileri ve Dışişleri Bakanlığının ABD'nin küresel ölçekte yardım sağlama yöntemini yeniden yapılandırma politikasını savundu.
ABD'nin "bir hayır kurumu olmadığını" söyleyen Rubio "Burada sosyal hizmet görevlisi rolü oynamaya gelmedik. Buraya kazanmaya geldik." ifadelerine yer verdi.
Senato oturumunda, USAID fonlarının kapatılmasından dolayı kimsenin ölmediğini savunan Rubio'ya Oregon Senatörü Jeff Merkley itiraz etti.
Merkley, alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine atıfta bulunarak Rubio'nun iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Bu ülkeyi baştan sona yürüseniz, yaklaşık her 30 metrede bir ölü çocuk görürsünüz. İşte katliamın boyutu bu." ifadelerini kullandı.
Merkley, ABD medyasında da bu nedenle "500 binden fazla çocuğun ve yüz binlerce yetişkinin hayatını kaybettiğine dair" tahminlere yer verildiğini söyledi.
Geçen yıl ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olan USAID'ın küresel yardım programlarını durdurmuş, sivil toplum kuruluşları ile yerel ortaklarını uzun süredir yararlandıkları hibe ve fonlardan mahrum bırakmıştı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, dış yardımlarda yapılan kesintileri savunduDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026New York
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, USAID fonlarında yapılan kesintileri ve Dışişleri Bakanlığının ABD'nin küresel ölçekte yardım sağlama yöntemini yeniden yapılandırma politikasını savundu.
ABD'nin "bir hayır kurumu olmadığını" söyleyen Rubio "Burada sosyal hizmet görevlisi rolü oynamaya gelmedik. Buraya kazanmaya geldik." ifadelerine yer verdi.
Senato oturumunda, USAID fonlarının kapatılmasından dolayı kimsenin ölmediğini savunan Rubio'ya Oregon Senatörü Jeff Merkley itiraz etti.
Merkley, alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine atıfta bulunarak Rubio'nun iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Bu ülkeyi baştan sona yürüseniz, yaklaşık her 30 metrede bir ölü çocuk görürsünüz. İşte katliamın boyutu bu." ifadelerini kullandı.
Merkley, ABD medyasında da bu nedenle "500 binden fazla çocuğun ve yüz binlerce yetişkinin hayatını kaybettiğine dair" tahminlere yer verildiğini söyledi.
Geçen yıl ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olan USAID'ın küresel yardım programlarını durdurmuş, sivil toplum kuruluşları ile yerel ortaklarını uzun süredir yararlandıkları hibe ve fonlardan mahrum bırakmıştı.
Will Arnett, 1980'lerin Uzay Faciasını Konu Alan "The Challenger"ın Kadrosuna Dahil Oldu!2 Haz 2026 - 19:58
The Playlist
Prime Video’nun gerçek olaylara dayanan yeni projesi "The Challenger", oyuncu kadrosunu sinema dünyasının tanıdık isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan resmi açıklamaya göre; "Arrested Development" ve "30 Rock" dizilerindeki performanslarıyla yedi kez Emmy ödülüne aday gösterilen ünlü aktör Will Arnett, mini dizinin başrolünde yer alan Kristen Stewart’ın karşısında başrolü paylaşmak üzere kadroya seçildi. Proje, şimdiden televizyon dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.
Challenger Faciası ve Tarih Yazan Bir Kadın
Meredith E. Bagby’nin büyük ses getiren “The New Guys” adlı kitabından esinlenen ve Maggie Cohn tarafından televizyona uyarlanan mini dizi, 1986 yılında tüm dünyayı yasa boğan Challenger uzay mekiği faciasına giden süreci odağına alıyor. Dizi, bu büyük trajedinin öncesinde yaşanan olayları, kazanın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmayı ve uzaya giden ilk Amerikalı kadın unvanına sahip olan astronot ve fizikçi Sally Ride’ın ilham verici yolculuğunu ekranlara taşıyacak. Kariyerinde ilk kez bir televizyon dizisinde başrol üstlenecek olan Kristen Stewart, fizikçi ve astronot Sally Ride karakteriyle izleyici karşısına çıkacak. Kadroya yeni katılan Will Arnett ise NASA’nın Uzay Mekiği Uçuş Mürettebatı Operasyonları Direktörü George Abbey’i canlandıracak. Abbey, tarihin akışını değiştiren bir kararla, Sally Ride’ı 1983 yılındaki efsanevi STS-7 uçuş mürettebatına atayarak onun uzaya giden ilk Amerikalı kadın olmasının önünü açan kilit bürokrat olarak dizide önemli bir rol oynayacak.
Projenin yapımcılığını Big Swing Productions, Amblin Television ve Nevermind Pictures şirketleri ortaklaşa üstleniyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ise "Slow Horses" ve "Black Mirror" gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız ödüllü yönetmen James Hawes oturacak. Dizinin senaryosunu kaleme alan Maggie Cohn, aynı zamanda projenin yürütücü yapımcılığını yürütüyor. Yapımcı kadrosunda ayrıca usta oyuncu Kyra Sedgwick, kitabın yazarı Meredith E. Bagby ve başrol oyuncusu Kristen Stewart da yer alıyor. Dizinin çekim tarihi henüz netleşmedi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Will Arnett, 1980'lerin Uzay Faciasını Konu Alan "The Challenger"ın Kadrosuna Dahil Oldu!2 Haz 2026 - 19:58
The Playlist
Prime Video’nun gerçek olaylara dayanan yeni projesi "The Challenger", oyuncu kadrosunu sinema dünyasının tanıdık isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan resmi açıklamaya göre; "Arrested Development" ve "30 Rock" dizilerindeki performanslarıyla yedi kez Emmy ödülüne aday gösterilen ünlü aktör Will Arnett, mini dizinin başrolünde yer alan Kristen Stewart’ın karşısında başrolü paylaşmak üzere kadroya seçildi. Proje, şimdiden televizyon dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.
Challenger Faciası ve Tarih Yazan Bir Kadın
Meredith E. Bagby’nin büyük ses getiren “The New Guys” adlı kitabından esinlenen ve Maggie Cohn tarafından televizyona uyarlanan mini dizi, 1986 yılında tüm dünyayı yasa boğan Challenger uzay mekiği faciasına giden süreci odağına alıyor. Dizi, bu büyük trajedinin öncesinde yaşanan olayları, kazanın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmayı ve uzaya giden ilk Amerikalı kadın unvanına sahip olan astronot ve fizikçi Sally Ride’ın ilham verici yolculuğunu ekranlara taşıyacak. Kariyerinde ilk kez bir televizyon dizisinde başrol üstlenecek olan Kristen Stewart, fizikçi ve astronot Sally Ride karakteriyle izleyici karşısına çıkacak. Kadroya yeni katılan Will Arnett ise NASA’nın Uzay Mekiği Uçuş Mürettebatı Operasyonları Direktörü George Abbey’i canlandıracak. Abbey, tarihin akışını değiştiren bir kararla, Sally Ride’ı 1983 yılındaki efsanevi STS-7 uçuş mürettebatına atayarak onun uzaya giden ilk Amerikalı kadın olmasının önünü açan kilit bürokrat olarak dizide önemli bir rol oynayacak.
Projenin yapımcılığını Big Swing Productions, Amblin Television ve Nevermind Pictures şirketleri ortaklaşa üstleniyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ise "Slow Horses" ve "Black Mirror" gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız ödüllü yönetmen James Hawes oturacak. Dizinin senaryosunu kaleme alan Maggie Cohn, aynı zamanda projenin yürütücü yapımcılığını yürütüyor. Yapımcı kadrosunda ayrıca usta oyuncu Kyra Sedgwick, kitabın yazarı Meredith E. Bagby ve başrol oyuncusu Kristen Stewart da yer alıyor. Dizinin çekim tarihi henüz netleşmedi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Will Arnett, 1980'lerin Uzay Faciasını Konu Alan "The Challenger"ın Kadrosuna Dahil Oldu!2 Haz 2026 - 19:58
The Playlist
Prime Video’nun gerçek olaylara dayanan yeni projesi "The Challenger", oyuncu kadrosunu sinema dünyasının tanıdık isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan resmi açıklamaya göre; "Arrested Development" ve "30 Rock" dizilerindeki performanslarıyla yedi kez Emmy ödülüne aday gösterilen ünlü aktör Will Arnett, mini dizinin başrolünde yer alan Kristen Stewart’ın karşısında başrolü paylaşmak üzere kadroya seçildi. Proje, şimdiden televizyon dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.
Challenger Faciası ve Tarih Yazan Bir Kadın
Meredith E. Bagby’nin büyük ses getiren “The New Guys” adlı kitabından esinlenen ve Maggie Cohn tarafından televizyona uyarlanan mini dizi, 1986 yılında tüm dünyayı yasa boğan Challenger uzay mekiği faciasına giden süreci odağına alıyor. Dizi, bu büyük trajedinin öncesinde yaşanan olayları, kazanın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmayı ve uzaya giden ilk Amerikalı kadın unvanına sahip olan astronot ve fizikçi Sally Ride’ın ilham verici yolculuğunu ekranlara taşıyacak. Kariyerinde ilk kez bir televizyon dizisinde başrol üstlenecek olan Kristen Stewart, fizikçi ve astronot Sally Ride karakteriyle izleyici karşısına çıkacak. Kadroya yeni katılan Will Arnett ise NASA’nın Uzay Mekiği Uçuş Mürettebatı Operasyonları Direktörü George Abbey’i canlandıracak. Abbey, tarihin akışını değiştiren bir kararla, Sally Ride’ı 1983 yılındaki efsanevi STS-7 uçuş mürettebatına atayarak onun uzaya giden ilk Amerikalı kadın olmasının önünü açan kilit bürokrat olarak dizide önemli bir rol oynayacak.
Projenin yapımcılığını Big Swing Productions, Amblin Television ve Nevermind Pictures şirketleri ortaklaşa üstleniyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ise "Slow Horses" ve "Black Mirror" gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız ödüllü yönetmen James Hawes oturacak. Dizinin senaryosunu kaleme alan Maggie Cohn, aynı zamanda projenin yürütücü yapımcılığını yürütüyor. Yapımcı kadrosunda ayrıca usta oyuncu Kyra Sedgwick, kitabın yazarı Meredith E. Bagby ve başrol oyuncusu Kristen Stewart da yer alıyor. Dizinin çekim tarihi henüz netleşmedi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Will Arnett, 1980'lerin Uzay Faciasını Konu Alan "The Challenger"ın Kadrosuna Dahil Oldu!2 Haz 2026 - 19:58
The Playlist
Prime Video’nun gerçek olaylara dayanan yeni projesi "The Challenger", oyuncu kadrosunu sinema dünyasının tanıdık isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan resmi açıklamaya göre; "Arrested Development" ve "30 Rock" dizilerindeki performanslarıyla yedi kez Emmy ödülüne aday gösterilen ünlü aktör Will Arnett, mini dizinin başrolünde yer alan Kristen Stewart’ın karşısında başrolü paylaşmak üzere kadroya seçildi. Proje, şimdiden televizyon dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.
Challenger Faciası ve Tarih Yazan Bir Kadın
Meredith E. Bagby’nin büyük ses getiren “The New Guys” adlı kitabından esinlenen ve Maggie Cohn tarafından televizyona uyarlanan mini dizi, 1986 yılında tüm dünyayı yasa boğan Challenger uzay mekiği faciasına giden süreci odağına alıyor. Dizi, bu büyük trajedinin öncesinde yaşanan olayları, kazanın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmayı ve uzaya giden ilk Amerikalı kadın unvanına sahip olan astronot ve fizikçi Sally Ride’ın ilham verici yolculuğunu ekranlara taşıyacak. Kariyerinde ilk kez bir televizyon dizisinde başrol üstlenecek olan Kristen Stewart, fizikçi ve astronot Sally Ride karakteriyle izleyici karşısına çıkacak. Kadroya yeni katılan Will Arnett ise NASA’nın Uzay Mekiği Uçuş Mürettebatı Operasyonları Direktörü George Abbey’i canlandıracak. Abbey, tarihin akışını değiştiren bir kararla, Sally Ride’ı 1983 yılındaki efsanevi STS-7 uçuş mürettebatına atayarak onun uzaya giden ilk Amerikalı kadın olmasının önünü açan kilit bürokrat olarak dizide önemli bir rol oynayacak.
Projenin yapımcılığını Big Swing Productions, Amblin Television ve Nevermind Pictures şirketleri ortaklaşa üstleniyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ise "Slow Horses" ve "Black Mirror" gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız ödüllü yönetmen James Hawes oturacak. Dizinin senaryosunu kaleme alan Maggie Cohn, aynı zamanda projenin yürütücü yapımcılığını yürütüyor. Yapımcı kadrosunda ayrıca usta oyuncu Kyra Sedgwick, kitabın yazarı Meredith E. Bagby ve başrol oyuncusu Kristen Stewart da yer alıyor. Dizinin çekim tarihi henüz netleşmedi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:59
DHA
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alındı
DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir görüşme gerçekleştirdi. “BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin, Sudan'da akan kanın durması için gayretlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, Türkiye ile Sudan ilişkilerini ticaret, tarım, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan-
Sudan-
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:59
DHA
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alındı
DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir görüşme gerçekleştirdi. “BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin, Sudan'da akan kanın durması için gayretlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, Türkiye ile Sudan ilişkilerini ticaret, tarım, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan-
Sudan-
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:59
DHA
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alındı
DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir görüşme gerçekleştirdi. “BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin, Sudan'da akan kanın durması için gayretlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, Türkiye ile Sudan ilişkilerini ticaret, tarım, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan-
Sudan-
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:59
DHA
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alındı
DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir görüşme gerçekleştirdi. “BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin, Sudan'da akan kanın durması için gayretlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, Türkiye ile Sudan ilişkilerini ticaret, tarım, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan-
Sudan-
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Ankara'da nişanlısıyla yaşadığı 7'nci kattaki evin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Türkan Biçer'in (30), düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüde, Türkan Biçer'in yaklaşık 1,5 dakika balkonda asılı kaldığı ve ardından aşağı düştüğü anlar yer aldı.
Ankara'da nişanlısıyla yaşadığı 7'nci kattaki evin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Türkan Biçer'in (30), düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüde, Türkan Biçer'in yaklaşık 1,5 dakika balkonda asılı kaldığı ve ardından aşağı düştüğü anlar yer aldı.
Ankara'da nişanlısıyla yaşadığı 7'nci kattaki evin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Türkan Biçer'in (30), düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüde, Türkan Biçer'in yaklaşık 1,5 dakika balkonda asılı kaldığı ve ardından aşağı düştüğü anlar yer aldı.
Ankara'da nişanlısıyla yaşadığı 7'nci kattaki evin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Türkan Biçer'in (30), düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüde, Türkan Biçer'in yaklaşık 1,5 dakika balkonda asılı kaldığı ve ardından aşağı düştüğü anlar yer aldı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, İsrail'e verilen destek nedeniyle protesto edildiDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Washington
Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2027 mali yılı bütçe talebiyle ilgili olarak Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi önünde ifade verdi.
Dışişleri Bakanı Rubio'nun Komitedeki açılış konuşmasına başlamasının hemen ardından salona giren bazı eylemciler, protesto gösterisinde bulundu.
Bir erkek protestocunun, "İsrail'e destek verme, Filistinliler hala bir soykırıma uğruyor. Şimdi de Lübnan'da katliam yapıyorlar." dediği duyuldu.
ABD'nin İsrail ile işbirliğini protesto eden eylemciler, bir süre slogan attıktan sonra salondan çıkarıldı.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Kongre binasında protesto edildi
Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde Dışişleri Bakanlığının 2027 bütçesini savunmak için geldiği Kongre binasında bir grup göstericinin hedefi oldu.
Başkent Washington'daki Kongre binasının koridorunda toplanan bir grup gösterici, Rubio'nun binaya gelişini öğrenmeleri üzerine protestoya başladı.
Dışişleri Bakanlığının kapattığı ABD Uluslararası Kalkınma Ajansının (USAID) yeniden açılması talep edildi.
Rubio'ya tepkilerini dile getiren göstericiler, "Fonları serbest bırakın, şantaja son verin" yazan dövizler taşırken, attıkları sloganlarda "Her 30 dakikada bir çocuk ölüyor", "Rubio yalan söylüyor" ifadelerini kullandı.
Daha sonra oturma eylemi yaparak koridoru kapatan protestocu grup, polis tarafından tek tek gözaltına alındı.
İran savaşı başladığından bu yana ilk kez Kongre'de ifade verecek Rubio, protestocuların koridordan çıkarılmasının ardından salona alındı ve söz konusu bütçe talebiyle ilgili duruşma başlatıldı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, İsrail'e verilen destek nedeniyle protesto edildiDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Washington
Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2027 mali yılı bütçe talebiyle ilgili olarak Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi önünde ifade verdi.
Dışişleri Bakanı Rubio'nun Komitedeki açılış konuşmasına başlamasının hemen ardından salona giren bazı eylemciler, protesto gösterisinde bulundu.
Bir erkek protestocunun, "İsrail'e destek verme, Filistinliler hala bir soykırıma uğruyor. Şimdi de Lübnan'da katliam yapıyorlar." dediği duyuldu.
ABD'nin İsrail ile işbirliğini protesto eden eylemciler, bir süre slogan attıktan sonra salondan çıkarıldı.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Kongre binasında protesto edildi
Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde Dışişleri Bakanlığının 2027 bütçesini savunmak için geldiği Kongre binasında bir grup göstericinin hedefi oldu.
Başkent Washington'daki Kongre binasının koridorunda toplanan bir grup gösterici, Rubio'nun binaya gelişini öğrenmeleri üzerine protestoya başladı.
Dışişleri Bakanlığının kapattığı ABD Uluslararası Kalkınma Ajansının (USAID) yeniden açılması talep edildi.
Rubio'ya tepkilerini dile getiren göstericiler, "Fonları serbest bırakın, şantaja son verin" yazan dövizler taşırken, attıkları sloganlarda "Her 30 dakikada bir çocuk ölüyor", "Rubio yalan söylüyor" ifadelerini kullandı.
Daha sonra oturma eylemi yaparak koridoru kapatan protestocu grup, polis tarafından tek tek gözaltına alındı.
İran savaşı başladığından bu yana ilk kez Kongre'de ifade verecek Rubio, protestocuların koridordan çıkarılmasının ardından salona alındı ve söz konusu bütçe talebiyle ilgili duruşma başlatıldı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, İsrail'e verilen destek nedeniyle protesto edildiDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Washington
Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2027 mali yılı bütçe talebiyle ilgili olarak Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi önünde ifade verdi.
Dışişleri Bakanı Rubio'nun Komitedeki açılış konuşmasına başlamasının hemen ardından salona giren bazı eylemciler, protesto gösterisinde bulundu.
Bir erkek protestocunun, "İsrail'e destek verme, Filistinliler hala bir soykırıma uğruyor. Şimdi de Lübnan'da katliam yapıyorlar." dediği duyuldu.
ABD'nin İsrail ile işbirliğini protesto eden eylemciler, bir süre slogan attıktan sonra salondan çıkarıldı.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Kongre binasında protesto edildi
Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde Dışişleri Bakanlığının 2027 bütçesini savunmak için geldiği Kongre binasında bir grup göstericinin hedefi oldu.
Başkent Washington'daki Kongre binasının koridorunda toplanan bir grup gösterici, Rubio'nun binaya gelişini öğrenmeleri üzerine protestoya başladı.
Dışişleri Bakanlığının kapattığı ABD Uluslararası Kalkınma Ajansının (USAID) yeniden açılması talep edildi.
Rubio'ya tepkilerini dile getiren göstericiler, "Fonları serbest bırakın, şantaja son verin" yazan dövizler taşırken, attıkları sloganlarda "Her 30 dakikada bir çocuk ölüyor", "Rubio yalan söylüyor" ifadelerini kullandı.
Daha sonra oturma eylemi yaparak koridoru kapatan protestocu grup, polis tarafından tek tek gözaltına alındı.
İran savaşı başladığından bu yana ilk kez Kongre'de ifade verecek Rubio, protestocuların koridordan çıkarılmasının ardından salona alındı ve söz konusu bütçe talebiyle ilgili duruşma başlatıldı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, İsrail'e verilen destek nedeniyle protesto edildiDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Washington
Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2027 mali yılı bütçe talebiyle ilgili olarak Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi önünde ifade verdi.
Dışişleri Bakanı Rubio'nun Komitedeki açılış konuşmasına başlamasının hemen ardından salona giren bazı eylemciler, protesto gösterisinde bulundu.
Bir erkek protestocunun, "İsrail'e destek verme, Filistinliler hala bir soykırıma uğruyor. Şimdi de Lübnan'da katliam yapıyorlar." dediği duyuldu.
ABD'nin İsrail ile işbirliğini protesto eden eylemciler, bir süre slogan attıktan sonra salondan çıkarıldı.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Kongre binasında protesto edildi
Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde Dışişleri Bakanlığının 2027 bütçesini savunmak için geldiği Kongre binasında bir grup göstericinin hedefi oldu.
Başkent Washington'daki Kongre binasının koridorunda toplanan bir grup gösterici, Rubio'nun binaya gelişini öğrenmeleri üzerine protestoya başladı.
Dışişleri Bakanlığının kapattığı ABD Uluslararası Kalkınma Ajansının (USAID) yeniden açılması talep edildi.
Rubio'ya tepkilerini dile getiren göstericiler, "Fonları serbest bırakın, şantaja son verin" yazan dövizler taşırken, attıkları sloganlarda "Her 30 dakikada bir çocuk ölüyor", "Rubio yalan söylüyor" ifadelerini kullandı.
Daha sonra oturma eylemi yaparak koridoru kapatan protestocu grup, polis tarafından tek tek gözaltına alındı.
İran savaşı başladığından bu yana ilk kez Kongre'de ifade verecek Rubio, protestocuların koridordan çıkarılmasının ardından salona alındı ve söz konusu bütçe talebiyle ilgili duruşma başlatıldı.
Ana içeriğe atla"Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı" Kars'ta düzenlendiGündemGökhan Çeliker, Cüneyt Çelik02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Fotoğraf: Cüneyt Çelik / AAKars
Kars'taki bir otelde düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer, Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KATSO) Kadir Bozan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Iğdır, Ardahan ve Erzurum Ticaret Odaları ve Borsalarından yetkililer ve iki ülkeden iş insanları katıldı.
Uzer, buradaki konuşmasında, toplantıyla Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe daha tanıklık edildiğini vurgulayarak iki ülke iş temsilcilerinin bu düzeyde bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde bugüne kadar atılan adımlar hakkında konuşan Uzer, üst düzey ziyaretlere de değindi.
Uzer, bu temasların ilişkilere sadece diplomatik bir boyut kazandırmadığını aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştüğünü vurguladı.
Normalleşme sürecinde atılan adımlara işaret eden Uzer, "(Söz konusu adımlar) Sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır." diye konuştu.
Uzer, görüşmelerin iki ülke iş dünyası için hayırlı, bereketli ve kazançlı ortaklıklara vesile olmasını diledi.
"(Türkiye-Ermenistan) Sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan da iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin toplantının yapılmasındaki önemine değinerek "Türkiye ve Ermenistan olarak bizim, sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var." dedi.
Yetkililere iki ülke arasında ticari ilişkilerin sağlanması konusundaki katkıları nedeniyle teşekkürlerini sunan Darbinyan, demir yolu aracılığıyla direkt ticaretin mümkün olacağının altını çizdi.
Darbinyan, ticaretin Avrupa'ya kadar ulaşacağını vurgulayarak iki ülke ticaretinin gelişmesinin iş insanları için önemine atıfta bulundu.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sürecin ticari ilişkilerin de gelişmesini sağlayacağı mesajını veren Darbinyan, toplantının iş insanlarının birbirini daha iyi tanımasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bozan da sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini birlikte konuşarak, yeni işbirliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade etti.
Bozan, Kars'ın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
"Coğrafi işaretli Kars kaşarı, Kars gravyeri, Kars balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz."
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özakalın da toplantının sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Özakalın, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktararak, "Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor, tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirliklerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da artırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır." dedi.
Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılırken toplantı, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.
Ana içeriğe atla"Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı" Kars'ta düzenlendiGündemGökhan Çeliker, Cüneyt Çelik02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Fotoğraf: Cüneyt Çelik / AAKars
Kars'taki bir otelde düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer, Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KATSO) Kadir Bozan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Iğdır, Ardahan ve Erzurum Ticaret Odaları ve Borsalarından yetkililer ve iki ülkeden iş insanları katıldı.
Uzer, buradaki konuşmasında, toplantıyla Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe daha tanıklık edildiğini vurgulayarak iki ülke iş temsilcilerinin bu düzeyde bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde bugüne kadar atılan adımlar hakkında konuşan Uzer, üst düzey ziyaretlere de değindi.
Uzer, bu temasların ilişkilere sadece diplomatik bir boyut kazandırmadığını aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştüğünü vurguladı.
Normalleşme sürecinde atılan adımlara işaret eden Uzer, "(Söz konusu adımlar) Sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır." diye konuştu.
Uzer, görüşmelerin iki ülke iş dünyası için hayırlı, bereketli ve kazançlı ortaklıklara vesile olmasını diledi.
"(Türkiye-Ermenistan) Sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan da iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin toplantının yapılmasındaki önemine değinerek "Türkiye ve Ermenistan olarak bizim, sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var." dedi.
Yetkililere iki ülke arasında ticari ilişkilerin sağlanması konusundaki katkıları nedeniyle teşekkürlerini sunan Darbinyan, demir yolu aracılığıyla direkt ticaretin mümkün olacağının altını çizdi.
Darbinyan, ticaretin Avrupa'ya kadar ulaşacağını vurgulayarak iki ülke ticaretinin gelişmesinin iş insanları için önemine atıfta bulundu.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sürecin ticari ilişkilerin de gelişmesini sağlayacağı mesajını veren Darbinyan, toplantının iş insanlarının birbirini daha iyi tanımasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bozan da sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini birlikte konuşarak, yeni işbirliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade etti.
Bozan, Kars'ın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
"Coğrafi işaretli Kars kaşarı, Kars gravyeri, Kars balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz."
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özakalın da toplantının sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Özakalın, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktararak, "Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor, tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirliklerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da artırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır." dedi.
Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılırken toplantı, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.
Ana içeriğe atla"Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı" Kars'ta düzenlendiGündemGökhan Çeliker, Cüneyt Çelik02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Fotoğraf: Cüneyt Çelik / AAKars
Kars'taki bir otelde düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer, Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KATSO) Kadir Bozan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Iğdır, Ardahan ve Erzurum Ticaret Odaları ve Borsalarından yetkililer ve iki ülkeden iş insanları katıldı.
Uzer, buradaki konuşmasında, toplantıyla Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe daha tanıklık edildiğini vurgulayarak iki ülke iş temsilcilerinin bu düzeyde bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde bugüne kadar atılan adımlar hakkında konuşan Uzer, üst düzey ziyaretlere de değindi.
Uzer, bu temasların ilişkilere sadece diplomatik bir boyut kazandırmadığını aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştüğünü vurguladı.
Normalleşme sürecinde atılan adımlara işaret eden Uzer, "(Söz konusu adımlar) Sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır." diye konuştu.
Uzer, görüşmelerin iki ülke iş dünyası için hayırlı, bereketli ve kazançlı ortaklıklara vesile olmasını diledi.
"(Türkiye-Ermenistan) Sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan da iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin toplantının yapılmasındaki önemine değinerek "Türkiye ve Ermenistan olarak bizim, sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var." dedi.
Yetkililere iki ülke arasında ticari ilişkilerin sağlanması konusundaki katkıları nedeniyle teşekkürlerini sunan Darbinyan, demir yolu aracılığıyla direkt ticaretin mümkün olacağının altını çizdi.
Darbinyan, ticaretin Avrupa'ya kadar ulaşacağını vurgulayarak iki ülke ticaretinin gelişmesinin iş insanları için önemine atıfta bulundu.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sürecin ticari ilişkilerin de gelişmesini sağlayacağı mesajını veren Darbinyan, toplantının iş insanlarının birbirini daha iyi tanımasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bozan da sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini birlikte konuşarak, yeni işbirliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade etti.
Bozan, Kars'ın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
"Coğrafi işaretli Kars kaşarı, Kars gravyeri, Kars balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz."
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özakalın da toplantının sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Özakalın, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktararak, "Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor, tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirliklerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da artırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır." dedi.
Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılırken toplantı, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.
Ana içeriğe atla"Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı" Kars'ta düzenlendiGündemGökhan Çeliker, Cüneyt Çelik02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Fotoğraf: Cüneyt Çelik / AAKars
Kars'taki bir otelde düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer, Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KATSO) Kadir Bozan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Iğdır, Ardahan ve Erzurum Ticaret Odaları ve Borsalarından yetkililer ve iki ülkeden iş insanları katıldı.
Uzer, buradaki konuşmasında, toplantıyla Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe daha tanıklık edildiğini vurgulayarak iki ülke iş temsilcilerinin bu düzeyde bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde bugüne kadar atılan adımlar hakkında konuşan Uzer, üst düzey ziyaretlere de değindi.
Uzer, bu temasların ilişkilere sadece diplomatik bir boyut kazandırmadığını aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştüğünü vurguladı.
Normalleşme sürecinde atılan adımlara işaret eden Uzer, "(Söz konusu adımlar) Sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır." diye konuştu.
Uzer, görüşmelerin iki ülke iş dünyası için hayırlı, bereketli ve kazançlı ortaklıklara vesile olmasını diledi.
"(Türkiye-Ermenistan) Sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan da iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin toplantının yapılmasındaki önemine değinerek "Türkiye ve Ermenistan olarak bizim, sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var." dedi.
Yetkililere iki ülke arasında ticari ilişkilerin sağlanması konusundaki katkıları nedeniyle teşekkürlerini sunan Darbinyan, demir yolu aracılığıyla direkt ticaretin mümkün olacağının altını çizdi.
Darbinyan, ticaretin Avrupa'ya kadar ulaşacağını vurgulayarak iki ülke ticaretinin gelişmesinin iş insanları için önemine atıfta bulundu.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sürecin ticari ilişkilerin de gelişmesini sağlayacağı mesajını veren Darbinyan, toplantının iş insanlarının birbirini daha iyi tanımasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bozan da sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini birlikte konuşarak, yeni işbirliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade etti.
Bozan, Kars'ın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
"Coğrafi işaretli Kars kaşarı, Kars gravyeri, Kars balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz."
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özakalın da toplantının sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Özakalın, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktararak, "Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor, tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirliklerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da artırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır." dedi.
Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılırken toplantı, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:27
Son Güncelleme: 02.06.2026 21:27
Anadolu Ajansı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı
AA
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dışişleri bakanları, sık sık İsraillilerin saldırısına uğrayan Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Dışişleri bakanları, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınlarını ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılmasını en güçlü şekilde kınamaktadırlar. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurgulamaktadırlar."
’'MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARA AİT BİR İBADET YERİ''
Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini yineleyerek, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolünü tanıyarak, bu statünün korunması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yineledi.
‘’İSRAİL'İN SORUMLULUĞU''
Dışişleri bakanları, bu tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasını İsrail makamlarının sorumluluğu olarak gördüklerini ve tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulundu.
Bakanlar açıklamada, "Bu tür tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunmakta ve Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etmektedirler." ifadesini kullandı.
Dışişleri bakanları, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmasını ve başta kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bakanlar ayrıca, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
İsrail-
Filistin-
Mescid-i Aksa
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştü2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:27
Son Güncelleme: 02.06.2026 21:27
Anadolu Ajansı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı
AA
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dışişleri bakanları, sık sık İsraillilerin saldırısına uğrayan Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Dışişleri bakanları, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınlarını ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılmasını en güçlü şekilde kınamaktadırlar. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurgulamaktadırlar."
’'MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARA AİT BİR İBADET YERİ''
Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini yineleyerek, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolünü tanıyarak, bu statünün korunması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yineledi.
‘’İSRAİL'İN SORUMLULUĞU''
Dışişleri bakanları, bu tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasını İsrail makamlarının sorumluluğu olarak gördüklerini ve tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulundu.
Bakanlar açıklamada, "Bu tür tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunmakta ve Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etmektedirler." ifadesini kullandı.
Dışişleri bakanları, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmasını ve başta kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bakanlar ayrıca, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
İsrail-
Filistin-
Mescid-i Aksa
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştü2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:27
Son Güncelleme: 02.06.2026 21:27
Anadolu Ajansı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı
AA
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dışişleri bakanları, sık sık İsraillilerin saldırısına uğrayan Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Dışişleri bakanları, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınlarını ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılmasını en güçlü şekilde kınamaktadırlar. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurgulamaktadırlar."
’'MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARA AİT BİR İBADET YERİ''
Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini yineleyerek, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolünü tanıyarak, bu statünün korunması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yineledi.
‘’İSRAİL'İN SORUMLULUĞU''
Dışişleri bakanları, bu tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasını İsrail makamlarının sorumluluğu olarak gördüklerini ve tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulundu.
Bakanlar açıklamada, "Bu tür tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunmakta ve Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etmektedirler." ifadesini kullandı.
Dışişleri bakanları, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmasını ve başta kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bakanlar ayrıca, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
İsrail-
Filistin-
Mescid-i Aksa
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştü2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:27
Son Güncelleme: 02.06.2026 21:27
Anadolu Ajansı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı
AA
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dışişleri bakanları, sık sık İsraillilerin saldırısına uğrayan Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Dışişleri bakanları, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınlarını ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılmasını en güçlü şekilde kınamaktadırlar. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurgulamaktadırlar."
’'MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARA AİT BİR İBADET YERİ''
Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini yineleyerek, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolünü tanıyarak, bu statünün korunması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yineledi.
‘’İSRAİL'İN SORUMLULUĞU''
Dışişleri bakanları, bu tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasını İsrail makamlarının sorumluluğu olarak gördüklerini ve tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulundu.
Bakanlar açıklamada, "Bu tür tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunmakta ve Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etmektedirler." ifadesini kullandı.
Dışişleri bakanları, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmasını ve başta kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bakanlar ayrıca, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
İsrail-
Filistin-
Mescid-i Aksa
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştü2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Televizyonun En İyileri Seçildi: 2026 Gotham TV Ödülleri Sahiplerini Buldu!2 Haz 2026 - 13:01
Gotham TV Awards
Televizyon dünyasında 2025 yılının en başarılı ve çıkış yapan yapımları ile performanslarını onurlandıran 3. Geleneksel Gotham Televizyon Ödülleri, Pazartesi gecesi düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Gecede, birden fazla kategoride ödül almayı başaran tek yapım HBO Max’in mini dizisi “DTF: St. Louis” oldu. Törene damga vuran platform ise kazandığı toplam 5 ödülle HBO Max olurken; 22 adaylıkla lider olarak görülen Netflix, 3 ödülle ikinci sırada yer aldı. Hulu ise geceden birden fazla ödülle ayrılan bir diğer platform olmayı başardı.
Dramanın en prestijli kategorisinde, "Breaking Bad" ve "Better Call Saul"ün yaratıcısı Vince Gilligan imzalı Apple TV yapımı "Pluribus" "En İyi Çıkış Yapan Drama Dizisi" ödülünü kucakladı. Komedi tarafında ise Rachel Sennott’ın yaratıcısı olduğu ve başrolünü üstlendiği HBO Max dizisi "I Love LA" gecenin galibi oldu. Gecede ayrıca Claire Danes, Kerry Washington ve Michelle Pfeiffer gibi isimlere onur ödülleri takdim edilirken; yakın zamanda final yapan "Stranger Things"in yaratıcıları Matt ve Ross Duffer kardeşler "Vizyoner Ödülü"nün sahibi oldu.
Törende ödül kazanan yapımların ve isimlerin tam listesi şu şekilde:
En İyi Mini Dizi veya Antoloji Serisi
DTF St. Louis – (HBO Max)
Mini Dizi veya Antoloji Serisinde En İyi Başrol Performansı
Michael Shannon, Death by Lightning – (Netflix)
Mini Dizi veya Antoloji Serisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
David Harbour, DTF St. Louis – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Drama Dizisi
Pluribus – (Apple TV)
Drama Dizisinde En İyi Başrol Performansı
Chase Infiniti, The Testaments – (Hulu)
Drama Dizisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
Babou Ceesay, Alien: Earth – (FX/Hulu)
En İyi Orijinal Film [Televizyon, Yayın Servisi veya Dijital]
Reflection in a Dead Diamond – (Shudder)
Bir Orijinal Filmde En İyi Performans
Cory Michael Smith, Mountainhead – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Kurgu Dışı / Belgesel Serisi
Katrina: Come Hell and High Water – (Netflix)
Komedi Dizisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
Laurie Metcalf, Big Mistakes – (Netflix)
Komedi Dizisinde En İyi Başrol Performansı
Tim Robinson, The Chair Company – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Komedi Dizisi
I Love LA – (HBO Max)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Televizyonun En İyileri Seçildi: 2026 Gotham TV Ödülleri Sahiplerini Buldu!2 Haz 2026 - 13:01
Gotham TV Awards
Televizyon dünyasında 2025 yılının en başarılı ve çıkış yapan yapımları ile performanslarını onurlandıran 3. Geleneksel Gotham Televizyon Ödülleri, Pazartesi gecesi düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Gecede, birden fazla kategoride ödül almayı başaran tek yapım HBO Max’in mini dizisi “DTF: St. Louis” oldu. Törene damga vuran platform ise kazandığı toplam 5 ödülle HBO Max olurken; 22 adaylıkla lider olarak görülen Netflix, 3 ödülle ikinci sırada yer aldı. Hulu ise geceden birden fazla ödülle ayrılan bir diğer platform olmayı başardı.
Dramanın en prestijli kategorisinde, "Breaking Bad" ve "Better Call Saul"ün yaratıcısı Vince Gilligan imzalı Apple TV yapımı "Pluribus" "En İyi Çıkış Yapan Drama Dizisi" ödülünü kucakladı. Komedi tarafında ise Rachel Sennott’ın yaratıcısı olduğu ve başrolünü üstlendiği HBO Max dizisi "I Love LA" gecenin galibi oldu. Gecede ayrıca Claire Danes, Kerry Washington ve Michelle Pfeiffer gibi isimlere onur ödülleri takdim edilirken; yakın zamanda final yapan "Stranger Things"in yaratıcıları Matt ve Ross Duffer kardeşler "Vizyoner Ödülü"nün sahibi oldu.
Törende ödül kazanan yapımların ve isimlerin tam listesi şu şekilde:
En İyi Mini Dizi veya Antoloji Serisi
DTF St. Louis – (HBO Max)
Mini Dizi veya Antoloji Serisinde En İyi Başrol Performansı
Michael Shannon, Death by Lightning – (Netflix)
Mini Dizi veya Antoloji Serisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
David Harbour, DTF St. Louis – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Drama Dizisi
Pluribus – (Apple TV)
Drama Dizisinde En İyi Başrol Performansı
Chase Infiniti, The Testaments – (Hulu)
Drama Dizisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
Babou Ceesay, Alien: Earth – (FX/Hulu)
En İyi Orijinal Film [Televizyon, Yayın Servisi veya Dijital]
Reflection in a Dead Diamond – (Shudder)
Bir Orijinal Filmde En İyi Performans
Cory Michael Smith, Mountainhead – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Kurgu Dışı / Belgesel Serisi
Katrina: Come Hell and High Water – (Netflix)
Komedi Dizisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
Laurie Metcalf, Big Mistakes – (Netflix)
Komedi Dizisinde En İyi Başrol Performansı
Tim Robinson, The Chair Company – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Komedi Dizisi
I Love LA – (HBO Max)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Televizyonun En İyileri Seçildi: 2026 Gotham TV Ödülleri Sahiplerini Buldu!2 Haz 2026 - 13:01
Gotham TV Awards
Televizyon dünyasında 2025 yılının en başarılı ve çıkış yapan yapımları ile performanslarını onurlandıran 3. Geleneksel Gotham Televizyon Ödülleri, Pazartesi gecesi düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Gecede, birden fazla kategoride ödül almayı başaran tek yapım HBO Max’in mini dizisi “DTF: St. Louis” oldu. Törene damga vuran platform ise kazandığı toplam 5 ödülle HBO Max olurken; 22 adaylıkla lider olarak görülen Netflix, 3 ödülle ikinci sırada yer aldı. Hulu ise geceden birden fazla ödülle ayrılan bir diğer platform olmayı başardı.
Dramanın en prestijli kategorisinde, "Breaking Bad" ve "Better Call Saul"ün yaratıcısı Vince Gilligan imzalı Apple TV yapımı "Pluribus" "En İyi Çıkış Yapan Drama Dizisi" ödülünü kucakladı. Komedi tarafında ise Rachel Sennott’ın yaratıcısı olduğu ve başrolünü üstlendiği HBO Max dizisi "I Love LA" gecenin galibi oldu. Gecede ayrıca Claire Danes, Kerry Washington ve Michelle Pfeiffer gibi isimlere onur ödülleri takdim edilirken; yakın zamanda final yapan "Stranger Things"in yaratıcıları Matt ve Ross Duffer kardeşler "Vizyoner Ödülü"nün sahibi oldu.
Törende ödül kazanan yapımların ve isimlerin tam listesi şu şekilde:
En İyi Mini Dizi veya Antoloji Serisi
DTF St. Louis – (HBO Max)
Mini Dizi veya Antoloji Serisinde En İyi Başrol Performansı
Michael Shannon, Death by Lightning – (Netflix)
Mini Dizi veya Antoloji Serisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
David Harbour, DTF St. Louis – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Drama Dizisi
Pluribus – (Apple TV)
Drama Dizisinde En İyi Başrol Performansı
Chase Infiniti, The Testaments – (Hulu)
Drama Dizisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
Babou Ceesay, Alien: Earth – (FX/Hulu)
En İyi Orijinal Film [Televizyon, Yayın Servisi veya Dijital]
Reflection in a Dead Diamond – (Shudder)
Bir Orijinal Filmde En İyi Performans
Cory Michael Smith, Mountainhead – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Kurgu Dışı / Belgesel Serisi
Katrina: Come Hell and High Water – (Netflix)
Komedi Dizisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
Laurie Metcalf, Big Mistakes – (Netflix)
Komedi Dizisinde En İyi Başrol Performansı
Tim Robinson, The Chair Company – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Komedi Dizisi
I Love LA – (HBO Max)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Televizyonun En İyileri Seçildi: 2026 Gotham TV Ödülleri Sahiplerini Buldu!2 Haz 2026 - 13:01
Gotham TV Awards
Televizyon dünyasında 2025 yılının en başarılı ve çıkış yapan yapımları ile performanslarını onurlandıran 3. Geleneksel Gotham Televizyon Ödülleri, Pazartesi gecesi düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Gecede, birden fazla kategoride ödül almayı başaran tek yapım HBO Max’in mini dizisi “DTF: St. Louis” oldu. Törene damga vuran platform ise kazandığı toplam 5 ödülle HBO Max olurken; 22 adaylıkla lider olarak görülen Netflix, 3 ödülle ikinci sırada yer aldı. Hulu ise geceden birden fazla ödülle ayrılan bir diğer platform olmayı başardı.
Dramanın en prestijli kategorisinde, "Breaking Bad" ve "Better Call Saul"ün yaratıcısı Vince Gilligan imzalı Apple TV yapımı "Pluribus" "En İyi Çıkış Yapan Drama Dizisi" ödülünü kucakladı. Komedi tarafında ise Rachel Sennott’ın yaratıcısı olduğu ve başrolünü üstlendiği HBO Max dizisi "I Love LA" gecenin galibi oldu. Gecede ayrıca Claire Danes, Kerry Washington ve Michelle Pfeiffer gibi isimlere onur ödülleri takdim edilirken; yakın zamanda final yapan "Stranger Things"in yaratıcıları Matt ve Ross Duffer kardeşler "Vizyoner Ödülü"nün sahibi oldu.
Törende ödül kazanan yapımların ve isimlerin tam listesi şu şekilde:
En İyi Mini Dizi veya Antoloji Serisi
DTF St. Louis – (HBO Max)
Mini Dizi veya Antoloji Serisinde En İyi Başrol Performansı
Michael Shannon, Death by Lightning – (Netflix)
Mini Dizi veya Antoloji Serisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
David Harbour, DTF St. Louis – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Drama Dizisi
Pluribus – (Apple TV)
Drama Dizisinde En İyi Başrol Performansı
Chase Infiniti, The Testaments – (Hulu)
Drama Dizisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
Babou Ceesay, Alien: Earth – (FX/Hulu)
En İyi Orijinal Film [Televizyon, Yayın Servisi veya Dijital]
Reflection in a Dead Diamond – (Shudder)
Bir Orijinal Filmde En İyi Performans
Cory Michael Smith, Mountainhead – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Kurgu Dışı / Belgesel Serisi
Katrina: Come Hell and High Water – (Netflix)
Komedi Dizisinde En İyi Yardımcı Rol Performansı
Laurie Metcalf, Big Mistakes – (Netflix)
Komedi Dizisinde En İyi Başrol Performansı
Tim Robinson, The Chair Company – (HBO Max)
En İyi Çıkış Yapan Komedi Dizisi
I Love LA – (HBO Max)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Martin Scorsese, Yapay Zekayı Filmlerinde Kullanmaya Başladı!2 Haz 2026 - 21:48
Apple TV
Sinema tarihinin en geleneksel yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen Martin Scorsese, Hollywood’da büyük yankı uyandıran sürpriz bir kararla yapay zeka trenine bindi. Usta yönetmen, izleyiciler için "daha derin ve zengin deneyimler yaratmak amacıyla yaratıcılığın sınırlarını zorlamak" hedefiyle yapay zeka firması Black Forest Labs’e danışman olarak katıldı.
"Sinemanın Evrimine Açık Olmalıyız"
Ortaklık duyurusunun ardından şirketin resmi internet sitesinde bir açıklama yayınlayan Scorsese, sinema sanatının henüz yaklaşık 125 yıllık çok genç bir mecra olduğunu ve bu yüzden nasıl evrilebileceği konusunda her zaman açık fikirli olunması gerektiğini vurguladı. Goodfellas ve Taxi Driver gibi başyapıtların arkasındaki yönetmen, sözlerine şöyle devam etti: "Hugo filminde 3D teknolojisini, The Irishman’de ise gençleştirme teknolojisini kullandım. Şimdi ise bu yeni araç sayesinde zihnimde görselleştirdiğim sahneleri yapım tasarımcıma, sanat yönetmenime ve görüntü yönetmenime çok daha net ve verimli bir şekilde aktarabiliyorum; onlar da bu temeller üzerine inşa ederek sinematik zekayı zenginleştiriyor."
Duyuruya eşlik eden ve Scorsese’nin New York'taki ofisinde çekilen bir videoda, ünlü yönetmenin şirkete ait FLUX adlı üretken yapay zeka modelini bir sahnenin storyboard çalışmasını hazırlarken kullandığı görülüyor. Videoda, Goodfellas filminin mafya lideri Henry Hill’in Copacabana gece kulübüne girişini tek plan takip eden meşhur Steadicam sahnesini örnek gösteren Scorsese, o dönem her bir sekansın ne kadar karmaşık bir şekilde planlanması gerektiğinden bahsediyor. Efsanevi yönetmen, "Eğer elinizde böyle bir araç olsaydı, her şeyi çok ama çok daha hızlı çözebilir, prodüksiyon zamanından tasarruf edebilir ve ekibin daha az yıpranmasını sağlayabilirdiniz." ifadelerini kullanıyor.
Hollywood Bölünmüş Durumda
Almanya merkezli Black Forest Labs’in CEO’su Robin Rombach, Scorsese ile yapılan bu ortaklığın teknolojilerinin ne kadar işlevsel olduğunu gösteren harika bir kanıt olduğunu belirtti. Scorsese’nin firmaya kişisel bir yatırım yapıp yapmadığı ise henüz netlik kazanmadı.
Scorsese, yapay zekayı benimseyen ilk Oscar ödüllü sinemacı değil. Avatar’ın yönetmeni James Cameron da Stability AI şirketinin yönetim kurulunda yer alırken, Yüzüklerin Efendisi yönetmeni Peter Jackson yapay zekayı bir "özel efekt"e benzeterek teknolojiyi itici bulmadığını söylemişti. Ancak tüm Hollywood bu konuda hemfikir değil. Geçtiğimiz ay bir açıklama yapan Pan’ın Labirenti yönetmeni Guillermo Del Toro, "sanatın lanet olası bir uygulamayla yapılabileceğine" inananları sert bir dille eleştirmiş ve filmlerinde üretken yapay zeka kullanmaktansa "ölmeyi tercih edeceğini" belirtmişti.
Tüm bu tartışmalara rağmen Hollywood, yeni bir yapay zeka benimseme dalgasına giriyor. Tribeca Festivali, tamamen yapay zeka tarafından üretilen 75 dakikalık “Dreams of Violets” belgesel-dramasının dünya prömiyerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Rogue One yönetmeni Gareth Edwards da hibrit bir yapay zeka filmi yaratmak istediğini belirtti.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Martin Scorsese, Yapay Zekayı Filmlerinde Kullanmaya Başladı!2 Haz 2026 - 21:48
Apple TV
Sinema tarihinin en geleneksel yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen Martin Scorsese, Hollywood’da büyük yankı uyandıran sürpriz bir kararla yapay zeka trenine bindi. Usta yönetmen, izleyiciler için "daha derin ve zengin deneyimler yaratmak amacıyla yaratıcılığın sınırlarını zorlamak" hedefiyle yapay zeka firması Black Forest Labs’e danışman olarak katıldı.
"Sinemanın Evrimine Açık Olmalıyız"
Ortaklık duyurusunun ardından şirketin resmi internet sitesinde bir açıklama yayınlayan Scorsese, sinema sanatının henüz yaklaşık 125 yıllık çok genç bir mecra olduğunu ve bu yüzden nasıl evrilebileceği konusunda her zaman açık fikirli olunması gerektiğini vurguladı. Goodfellas ve Taxi Driver gibi başyapıtların arkasındaki yönetmen, sözlerine şöyle devam etti: "Hugo filminde 3D teknolojisini, The Irishman’de ise gençleştirme teknolojisini kullandım. Şimdi ise bu yeni araç sayesinde zihnimde görselleştirdiğim sahneleri yapım tasarımcıma, sanat yönetmenime ve görüntü yönetmenime çok daha net ve verimli bir şekilde aktarabiliyorum; onlar da bu temeller üzerine inşa ederek sinematik zekayı zenginleştiriyor."
Duyuruya eşlik eden ve Scorsese’nin New York'taki ofisinde çekilen bir videoda, ünlü yönetmenin şirkete ait FLUX adlı üretken yapay zeka modelini bir sahnenin storyboard çalışmasını hazırlarken kullandığı görülüyor. Videoda, Goodfellas filminin mafya lideri Henry Hill’in Copacabana gece kulübüne girişini tek plan takip eden meşhur Steadicam sahnesini örnek gösteren Scorsese, o dönem her bir sekansın ne kadar karmaşık bir şekilde planlanması gerektiğinden bahsediyor. Efsanevi yönetmen, "Eğer elinizde böyle bir araç olsaydı, her şeyi çok ama çok daha hızlı çözebilir, prodüksiyon zamanından tasarruf edebilir ve ekibin daha az yıpranmasını sağlayabilirdiniz." ifadelerini kullanıyor.
Hollywood Bölünmüş Durumda
Almanya merkezli Black Forest Labs’in CEO’su Robin Rombach, Scorsese ile yapılan bu ortaklığın teknolojilerinin ne kadar işlevsel olduğunu gösteren harika bir kanıt olduğunu belirtti. Scorsese’nin firmaya kişisel bir yatırım yapıp yapmadığı ise henüz netlik kazanmadı.
Scorsese, yapay zekayı benimseyen ilk Oscar ödüllü sinemacı değil. Avatar’ın yönetmeni James Cameron da Stability AI şirketinin yönetim kurulunda yer alırken, Yüzüklerin Efendisi yönetmeni Peter Jackson yapay zekayı bir "özel efekt"e benzeterek teknolojiyi itici bulmadığını söylemişti. Ancak tüm Hollywood bu konuda hemfikir değil. Geçtiğimiz ay bir açıklama yapan Pan’ın Labirenti yönetmeni Guillermo Del Toro, "sanatın lanet olası bir uygulamayla yapılabileceğine" inananları sert bir dille eleştirmiş ve filmlerinde üretken yapay zeka kullanmaktansa "ölmeyi tercih edeceğini" belirtmişti.
Tüm bu tartışmalara rağmen Hollywood, yeni bir yapay zeka benimseme dalgasına giriyor. Tribeca Festivali, tamamen yapay zeka tarafından üretilen 75 dakikalık “Dreams of Violets” belgesel-dramasının dünya prömiyerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Rogue One yönetmeni Gareth Edwards da hibrit bir yapay zeka filmi yaratmak istediğini belirtti.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Martin Scorsese, Yapay Zekayı Filmlerinde Kullanmaya Başladı!2 Haz 2026 - 21:48
Apple TV
Sinema tarihinin en geleneksel yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen Martin Scorsese, Hollywood’da büyük yankı uyandıran sürpriz bir kararla yapay zeka trenine bindi. Usta yönetmen, izleyiciler için "daha derin ve zengin deneyimler yaratmak amacıyla yaratıcılığın sınırlarını zorlamak" hedefiyle yapay zeka firması Black Forest Labs’e danışman olarak katıldı.
"Sinemanın Evrimine Açık Olmalıyız"
Ortaklık duyurusunun ardından şirketin resmi internet sitesinde bir açıklama yayınlayan Scorsese, sinema sanatının henüz yaklaşık 125 yıllık çok genç bir mecra olduğunu ve bu yüzden nasıl evrilebileceği konusunda her zaman açık fikirli olunması gerektiğini vurguladı. Goodfellas ve Taxi Driver gibi başyapıtların arkasındaki yönetmen, sözlerine şöyle devam etti: "Hugo filminde 3D teknolojisini, The Irishman’de ise gençleştirme teknolojisini kullandım. Şimdi ise bu yeni araç sayesinde zihnimde görselleştirdiğim sahneleri yapım tasarımcıma, sanat yönetmenime ve görüntü yönetmenime çok daha net ve verimli bir şekilde aktarabiliyorum; onlar da bu temeller üzerine inşa ederek sinematik zekayı zenginleştiriyor."
Duyuruya eşlik eden ve Scorsese’nin New York'taki ofisinde çekilen bir videoda, ünlü yönetmenin şirkete ait FLUX adlı üretken yapay zeka modelini bir sahnenin storyboard çalışmasını hazırlarken kullandığı görülüyor. Videoda, Goodfellas filminin mafya lideri Henry Hill’in Copacabana gece kulübüne girişini tek plan takip eden meşhur Steadicam sahnesini örnek gösteren Scorsese, o dönem her bir sekansın ne kadar karmaşık bir şekilde planlanması gerektiğinden bahsediyor. Efsanevi yönetmen, "Eğer elinizde böyle bir araç olsaydı, her şeyi çok ama çok daha hızlı çözebilir, prodüksiyon zamanından tasarruf edebilir ve ekibin daha az yıpranmasını sağlayabilirdiniz." ifadelerini kullanıyor.
Hollywood Bölünmüş Durumda
Almanya merkezli Black Forest Labs’in CEO’su Robin Rombach, Scorsese ile yapılan bu ortaklığın teknolojilerinin ne kadar işlevsel olduğunu gösteren harika bir kanıt olduğunu belirtti. Scorsese’nin firmaya kişisel bir yatırım yapıp yapmadığı ise henüz netlik kazanmadı.
Scorsese, yapay zekayı benimseyen ilk Oscar ödüllü sinemacı değil. Avatar’ın yönetmeni James Cameron da Stability AI şirketinin yönetim kurulunda yer alırken, Yüzüklerin Efendisi yönetmeni Peter Jackson yapay zekayı bir "özel efekt"e benzeterek teknolojiyi itici bulmadığını söylemişti. Ancak tüm Hollywood bu konuda hemfikir değil. Geçtiğimiz ay bir açıklama yapan Pan’ın Labirenti yönetmeni Guillermo Del Toro, "sanatın lanet olası bir uygulamayla yapılabileceğine" inananları sert bir dille eleştirmiş ve filmlerinde üretken yapay zeka kullanmaktansa "ölmeyi tercih edeceğini" belirtmişti.
Tüm bu tartışmalara rağmen Hollywood, yeni bir yapay zeka benimseme dalgasına giriyor. Tribeca Festivali, tamamen yapay zeka tarafından üretilen 75 dakikalık “Dreams of Violets” belgesel-dramasının dünya prömiyerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Rogue One yönetmeni Gareth Edwards da hibrit bir yapay zeka filmi yaratmak istediğini belirtti.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Martin Scorsese, Yapay Zekayı Filmlerinde Kullanmaya Başladı!2 Haz 2026 - 21:48
Apple TV
Sinema tarihinin en geleneksel yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen Martin Scorsese, Hollywood’da büyük yankı uyandıran sürpriz bir kararla yapay zeka trenine bindi. Usta yönetmen, izleyiciler için "daha derin ve zengin deneyimler yaratmak amacıyla yaratıcılığın sınırlarını zorlamak" hedefiyle yapay zeka firması Black Forest Labs’e danışman olarak katıldı.
"Sinemanın Evrimine Açık Olmalıyız"
Ortaklık duyurusunun ardından şirketin resmi internet sitesinde bir açıklama yayınlayan Scorsese, sinema sanatının henüz yaklaşık 125 yıllık çok genç bir mecra olduğunu ve bu yüzden nasıl evrilebileceği konusunda her zaman açık fikirli olunması gerektiğini vurguladı. Goodfellas ve Taxi Driver gibi başyapıtların arkasındaki yönetmen, sözlerine şöyle devam etti: "Hugo filminde 3D teknolojisini, The Irishman’de ise gençleştirme teknolojisini kullandım. Şimdi ise bu yeni araç sayesinde zihnimde görselleştirdiğim sahneleri yapım tasarımcıma, sanat yönetmenime ve görüntü yönetmenime çok daha net ve verimli bir şekilde aktarabiliyorum; onlar da bu temeller üzerine inşa ederek sinematik zekayı zenginleştiriyor."
Duyuruya eşlik eden ve Scorsese’nin New York'taki ofisinde çekilen bir videoda, ünlü yönetmenin şirkete ait FLUX adlı üretken yapay zeka modelini bir sahnenin storyboard çalışmasını hazırlarken kullandığı görülüyor. Videoda, Goodfellas filminin mafya lideri Henry Hill’in Copacabana gece kulübüne girişini tek plan takip eden meşhur Steadicam sahnesini örnek gösteren Scorsese, o dönem her bir sekansın ne kadar karmaşık bir şekilde planlanması gerektiğinden bahsediyor. Efsanevi yönetmen, "Eğer elinizde böyle bir araç olsaydı, her şeyi çok ama çok daha hızlı çözebilir, prodüksiyon zamanından tasarruf edebilir ve ekibin daha az yıpranmasını sağlayabilirdiniz." ifadelerini kullanıyor.
Hollywood Bölünmüş Durumda
Almanya merkezli Black Forest Labs’in CEO’su Robin Rombach, Scorsese ile yapılan bu ortaklığın teknolojilerinin ne kadar işlevsel olduğunu gösteren harika bir kanıt olduğunu belirtti. Scorsese’nin firmaya kişisel bir yatırım yapıp yapmadığı ise henüz netlik kazanmadı.
Scorsese, yapay zekayı benimseyen ilk Oscar ödüllü sinemacı değil. Avatar’ın yönetmeni James Cameron da Stability AI şirketinin yönetim kurulunda yer alırken, Yüzüklerin Efendisi yönetmeni Peter Jackson yapay zekayı bir "özel efekt"e benzeterek teknolojiyi itici bulmadığını söylemişti. Ancak tüm Hollywood bu konuda hemfikir değil. Geçtiğimiz ay bir açıklama yapan Pan’ın Labirenti yönetmeni Guillermo Del Toro, "sanatın lanet olası bir uygulamayla yapılabileceğine" inananları sert bir dille eleştirmiş ve filmlerinde üretken yapay zeka kullanmaktansa "ölmeyi tercih edeceğini" belirtmişti.
Tüm bu tartışmalara rağmen Hollywood, yeni bir yapay zeka benimseme dalgasına giriyor. Tribeca Festivali, tamamen yapay zeka tarafından üretilen 75 dakikalık “Dreams of Violets” belgesel-dramasının dünya prömiyerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Rogue One yönetmeni Gareth Edwards da hibrit bir yapay zeka filmi yaratmak istediğini belirtti.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin yapay zeka alanındaki "küresel liderliğini" sürdürmek, inovasyonun önündeki bürokratik engelleri kaldırmak ve ulusal güvenliği güçlendirmek amacıyla başkanlık kararnamesine imza attı.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin yapay zeka alanındaki "küresel liderliğini" sürdürmek, inovasyonun önündeki bürokratik engelleri kaldırmak ve ulusal güvenliği güçlendirmek amacıyla başkanlık kararnamesine imza attı.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin yapay zeka alanındaki "küresel liderliğini" sürdürmek, inovasyonun önündeki bürokratik engelleri kaldırmak ve ulusal güvenliği güçlendirmek amacıyla başkanlık kararnamesine imza attı.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin yapay zeka alanındaki "küresel liderliğini" sürdürmek, inovasyonun önündeki bürokratik engelleri kaldırmak ve ulusal güvenliği güçlendirmek amacıyla başkanlık kararnamesine imza attı.
"Backrooms 2" İçin İlk Adımlar Atılıyor!2 Haz 2026 - 15:16
A24
İnternet kültürünün en büyük fenomenlerinden birini beyaz perdeye taşıyan genç yönetmen Kane Parsons’ın imzasını taşıyan “Backrooms”, Cuma günü girdiği vizyonda kelimenin tam anlamıyla bir devrim yarattı. 10 milyon doların altında bütçeyle çekilen filmin, 118 milyon dolar hasılat getirmesinin ardından, Hollywood kulisleri şimdiden "Backrooms 2" için hareketlenmeye başladı.
Senarist Arayışı Başladı
Deadline'ın aktardığı bilgilere göre; Kane Parsons, ilk filmin rüzgarını arkasına alarak ikinci film için çalışmalara resmi olarak başladı. Filmin basın turu boyunca bu evreni uzun metrajlı bir antoloji serisine dönüştürmek istediğini gizlemeyen ve fikri mülkiyet haklarını YouTube sınırlarının ötesine taşıdığını belirten Parsons, şu anda senaryoyu birlikte kaleme alacağı güçlü bir ortak senarist arayışında. Proje henüz çok erken bir aşamada olduğu için resmi bir yeşil ışık ya da oyuncu kadrosu anlaşması bulunmuyor; ancak Parsons'ın A24 stüdyosu ile olan sözleşmesi, devam filmlerinin de aynı adreste çekileceğini garanti altına alıyor.
10 milyon doların altında bir bütçeyle çekilen "Backrooms"un arkasında 21 Laps, Atomic Monster/Blumhouse, Odd Fellows ve Chernin Entertainment gibi güçlü yapım ortakları bulunuyor. Bu film; Markiplier’ın “Iron Lung”ı ve Curry Barker’ın “Obsession”ı ile birlikte yeni bir sinema trendinin öncüsü konumunda. YouTube içerik üreticilerinin sinema salonlarını doldurduğu bu yeni dönemde Hollywood, Z kuşağını sinemaya çekmenin formülünü sonunda bulmuş gibi görünüyor; keza "Backrooms" izleyicilerinin %88'ini 35 yaş altı kitle oluşturuyor.
Pazartesi günü, tek bir günde 6 milyon dolardan fazla hasılat elde etmeye devam eden "Backrooms", önümüzdeki hafta sonu vizyona girecek güçlü rakipler karşısında da yerini koruyacak gibi duruyor. Amazon MGM'in “Masters of the Universe” (25-35 milyon dolar beklenti) ve Paramount'un yeni “Scary Movie” (35-45 milyon dolar beklenti) filmlerine karşı %55'lik makul bir düşüş yaşaması beklenen "Backrooms", vizyondaki ikinci hafta sonunda hanesine bir 36 milyon dolar daha ekleyerek kübik ve sarı kâbusun gişe hükümdarlığını sürdürebilir.
BackroomsVizyon tarihi
29 Mayıs 2026
|1s 45dkYönetmenKane ParsonsberaberindeChiwetel Ejiofor,
Renate Reinsve,
Mark Duplass
Üyeler
3,1
Beyazperde
2,5
Seanslar! (223)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Backrooms 2" İçin İlk Adımlar Atılıyor!2 Haz 2026 - 15:16
A24
İnternet kültürünün en büyük fenomenlerinden birini beyaz perdeye taşıyan genç yönetmen Kane Parsons’ın imzasını taşıyan “Backrooms”, Cuma günü girdiği vizyonda kelimenin tam anlamıyla bir devrim yarattı. 10 milyon doların altında bütçeyle çekilen filmin, 118 milyon dolar hasılat getirmesinin ardından, Hollywood kulisleri şimdiden "Backrooms 2" için hareketlenmeye başladı.
Senarist Arayışı Başladı
Deadline'ın aktardığı bilgilere göre; Kane Parsons, ilk filmin rüzgarını arkasına alarak ikinci film için çalışmalara resmi olarak başladı. Filmin basın turu boyunca bu evreni uzun metrajlı bir antoloji serisine dönüştürmek istediğini gizlemeyen ve fikri mülkiyet haklarını YouTube sınırlarının ötesine taşıdığını belirten Parsons, şu anda senaryoyu birlikte kaleme alacağı güçlü bir ortak senarist arayışında. Proje henüz çok erken bir aşamada olduğu için resmi bir yeşil ışık ya da oyuncu kadrosu anlaşması bulunmuyor; ancak Parsons'ın A24 stüdyosu ile olan sözleşmesi, devam filmlerinin de aynı adreste çekileceğini garanti altına alıyor.
10 milyon doların altında bir bütçeyle çekilen "Backrooms"un arkasında 21 Laps, Atomic Monster/Blumhouse, Odd Fellows ve Chernin Entertainment gibi güçlü yapım ortakları bulunuyor. Bu film; Markiplier’ın “Iron Lung”ı ve Curry Barker’ın “Obsession”ı ile birlikte yeni bir sinema trendinin öncüsü konumunda. YouTube içerik üreticilerinin sinema salonlarını doldurduğu bu yeni dönemde Hollywood, Z kuşağını sinemaya çekmenin formülünü sonunda bulmuş gibi görünüyor; keza "Backrooms" izleyicilerinin %88'ini 35 yaş altı kitle oluşturuyor.
Pazartesi günü, tek bir günde 6 milyon dolardan fazla hasılat elde etmeye devam eden "Backrooms", önümüzdeki hafta sonu vizyona girecek güçlü rakipler karşısında da yerini koruyacak gibi duruyor. Amazon MGM'in “Masters of the Universe” (25-35 milyon dolar beklenti) ve Paramount'un yeni “Scary Movie” (35-45 milyon dolar beklenti) filmlerine karşı %55'lik makul bir düşüş yaşaması beklenen "Backrooms", vizyondaki ikinci hafta sonunda hanesine bir 36 milyon dolar daha ekleyerek kübik ve sarı kâbusun gişe hükümdarlığını sürdürebilir.
BackroomsVizyon tarihi
29 Mayıs 2026
|1s 45dkYönetmenKane ParsonsberaberindeChiwetel Ejiofor,
Renate Reinsve,
Mark Duplass
Üyeler
3,1
Beyazperde
2,5
Seanslar! (223)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Backrooms 2" İçin İlk Adımlar Atılıyor!2 Haz 2026 - 15:16
A24
İnternet kültürünün en büyük fenomenlerinden birini beyaz perdeye taşıyan genç yönetmen Kane Parsons’ın imzasını taşıyan “Backrooms”, Cuma günü girdiği vizyonda kelimenin tam anlamıyla bir devrim yarattı. 10 milyon doların altında bütçeyle çekilen filmin, 118 milyon dolar hasılat getirmesinin ardından, Hollywood kulisleri şimdiden "Backrooms 2" için hareketlenmeye başladı.
Senarist Arayışı Başladı
Deadline'ın aktardığı bilgilere göre; Kane Parsons, ilk filmin rüzgarını arkasına alarak ikinci film için çalışmalara resmi olarak başladı. Filmin basın turu boyunca bu evreni uzun metrajlı bir antoloji serisine dönüştürmek istediğini gizlemeyen ve fikri mülkiyet haklarını YouTube sınırlarının ötesine taşıdığını belirten Parsons, şu anda senaryoyu birlikte kaleme alacağı güçlü bir ortak senarist arayışında. Proje henüz çok erken bir aşamada olduğu için resmi bir yeşil ışık ya da oyuncu kadrosu anlaşması bulunmuyor; ancak Parsons'ın A24 stüdyosu ile olan sözleşmesi, devam filmlerinin de aynı adreste çekileceğini garanti altına alıyor.
10 milyon doların altında bir bütçeyle çekilen "Backrooms"un arkasında 21 Laps, Atomic Monster/Blumhouse, Odd Fellows ve Chernin Entertainment gibi güçlü yapım ortakları bulunuyor. Bu film; Markiplier’ın “Iron Lung”ı ve Curry Barker’ın “Obsession”ı ile birlikte yeni bir sinema trendinin öncüsü konumunda. YouTube içerik üreticilerinin sinema salonlarını doldurduğu bu yeni dönemde Hollywood, Z kuşağını sinemaya çekmenin formülünü sonunda bulmuş gibi görünüyor; keza "Backrooms" izleyicilerinin %88'ini 35 yaş altı kitle oluşturuyor.
Pazartesi günü, tek bir günde 6 milyon dolardan fazla hasılat elde etmeye devam eden "Backrooms", önümüzdeki hafta sonu vizyona girecek güçlü rakipler karşısında da yerini koruyacak gibi duruyor. Amazon MGM'in “Masters of the Universe” (25-35 milyon dolar beklenti) ve Paramount'un yeni “Scary Movie” (35-45 milyon dolar beklenti) filmlerine karşı %55'lik makul bir düşüş yaşaması beklenen "Backrooms", vizyondaki ikinci hafta sonunda hanesine bir 36 milyon dolar daha ekleyerek kübik ve sarı kâbusun gişe hükümdarlığını sürdürebilir.
BackroomsVizyon tarihi
29 Mayıs 2026
|1s 45dkYönetmenKane ParsonsberaberindeChiwetel Ejiofor,
Renate Reinsve,
Mark Duplass
Üyeler
3,1
Beyazperde
2,5
Seanslar! (223)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Backrooms 2" İçin İlk Adımlar Atılıyor!2 Haz 2026 - 15:16
A24
İnternet kültürünün en büyük fenomenlerinden birini beyaz perdeye taşıyan genç yönetmen Kane Parsons’ın imzasını taşıyan “Backrooms”, Cuma günü girdiği vizyonda kelimenin tam anlamıyla bir devrim yarattı. 10 milyon doların altında bütçeyle çekilen filmin, 118 milyon dolar hasılat getirmesinin ardından, Hollywood kulisleri şimdiden "Backrooms 2" için hareketlenmeye başladı.
Senarist Arayışı Başladı
Deadline'ın aktardığı bilgilere göre; Kane Parsons, ilk filmin rüzgarını arkasına alarak ikinci film için çalışmalara resmi olarak başladı. Filmin basın turu boyunca bu evreni uzun metrajlı bir antoloji serisine dönüştürmek istediğini gizlemeyen ve fikri mülkiyet haklarını YouTube sınırlarının ötesine taşıdığını belirten Parsons, şu anda senaryoyu birlikte kaleme alacağı güçlü bir ortak senarist arayışında. Proje henüz çok erken bir aşamada olduğu için resmi bir yeşil ışık ya da oyuncu kadrosu anlaşması bulunmuyor; ancak Parsons'ın A24 stüdyosu ile olan sözleşmesi, devam filmlerinin de aynı adreste çekileceğini garanti altına alıyor.
10 milyon doların altında bir bütçeyle çekilen "Backrooms"un arkasında 21 Laps, Atomic Monster/Blumhouse, Odd Fellows ve Chernin Entertainment gibi güçlü yapım ortakları bulunuyor. Bu film; Markiplier’ın “Iron Lung”ı ve Curry Barker’ın “Obsession”ı ile birlikte yeni bir sinema trendinin öncüsü konumunda. YouTube içerik üreticilerinin sinema salonlarını doldurduğu bu yeni dönemde Hollywood, Z kuşağını sinemaya çekmenin formülünü sonunda bulmuş gibi görünüyor; keza "Backrooms" izleyicilerinin %88'ini 35 yaş altı kitle oluşturuyor.
Pazartesi günü, tek bir günde 6 milyon dolardan fazla hasılat elde etmeye devam eden "Backrooms", önümüzdeki hafta sonu vizyona girecek güçlü rakipler karşısında da yerini koruyacak gibi duruyor. Amazon MGM'in “Masters of the Universe” (25-35 milyon dolar beklenti) ve Paramount'un yeni “Scary Movie” (35-45 milyon dolar beklenti) filmlerine karşı %55'lik makul bir düşüş yaşaması beklenen "Backrooms", vizyondaki ikinci hafta sonunda hanesine bir 36 milyon dolar daha ekleyerek kübik ve sarı kâbusun gişe hükümdarlığını sürdürebilir.
BackroomsVizyon tarihi
29 Mayıs 2026
|1s 45dkYönetmenKane ParsonsberaberindeChiwetel Ejiofor,
Renate Reinsve,
Mark Duplass
Üyeler
3,1
Beyazperde
2,5
Seanslar! (223)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:38
İHA
Giresun Valiliği'nden yapılan açıklamada, aşırı yağışların il merkezi ile çeşitli ilçe, köy ve mahallelerde heyelan ve kaya düşmesi olaylarına yol açtığı belirtildi. Yaşanan doğa olayları nedeniyle bazı bölgelerde ulaşımda aksamalar ve yol kapanmaları meydana gelirken, çok sayıda konutun da risk altında kaldığı ifade edildi.
AFAD ekipleri tarafından sahada yapılan inceleme ve değerlendirmelerde Bulancak ilçesine bağlı Bayındır köyünde yaklaşık 50 bin metrekarelik alanı etkileyen dairesel kayma şeklindeki heyelan nedeniyle 16 konutun tahliye edildiği bildirildi.
Kovanlık Beldesi Merkez Mahallesi Değirmen Yanı mevkiinde meydana gelen heyelan nedeniyle 11 konutun, Soğuksu Mahallesi'nde ise 6 konutun tedbir amaçlı boşaltıldığı kaydedildi.
Açıklamada, heyelan riski nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla Kovanlık Beldesi'nde 17, Bayındır köyünde ise 16 olmak üzere toplam 33 konutun tahliye edildiği belirtildi.
Öte yandan bölgedeki risk durumunun kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla özellikle Kovanlık Beldesi ve çevresinde yüksek hassasiyetli topografik verilerin elde edileceği ifade edildi.
Giresun AFAD İl Müdürlüğü'nün vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda saha gözlemleri ve teknik incelemelerini aralıksız sürdürdüğü, gelişmelere göre gerekli tüm tedbirlerin alınmaya devam edildiği bildirildi.
Bayındır köyü muhtarı Saim Karakaya ise, "AFAD ekipleri bölgede heyelan boyutunu ve boşaltılması gereken evlerin belirlenmesi için çalışmalarını sürdürdü. Daha öncede 1988-89 yıllarında da bölgede toprak oynaması olmuş. Son olarak da iki haftadır köyde toprak kayması gözlemlendi. Takip ettik. AFAD'a bilgi verdik. Dün sabah bazı bölgelerde toprak çökmeleri yaşandı. AFAD ekipleri incelemelerine başladı. 16 hane boşaltıldı. Bazı evlerde de incelemeler devam ediyor" dedi.
Heyelan-
Tahliye-
Giresun Hava Durumu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:38
İHA
Giresun Valiliği'nden yapılan açıklamada, aşırı yağışların il merkezi ile çeşitli ilçe, köy ve mahallelerde heyelan ve kaya düşmesi olaylarına yol açtığı belirtildi. Yaşanan doğa olayları nedeniyle bazı bölgelerde ulaşımda aksamalar ve yol kapanmaları meydana gelirken, çok sayıda konutun da risk altında kaldığı ifade edildi.
AFAD ekipleri tarafından sahada yapılan inceleme ve değerlendirmelerde Bulancak ilçesine bağlı Bayındır köyünde yaklaşık 50 bin metrekarelik alanı etkileyen dairesel kayma şeklindeki heyelan nedeniyle 16 konutun tahliye edildiği bildirildi.
Kovanlık Beldesi Merkez Mahallesi Değirmen Yanı mevkiinde meydana gelen heyelan nedeniyle 11 konutun, Soğuksu Mahallesi'nde ise 6 konutun tedbir amaçlı boşaltıldığı kaydedildi.
Açıklamada, heyelan riski nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla Kovanlık Beldesi'nde 17, Bayındır köyünde ise 16 olmak üzere toplam 33 konutun tahliye edildiği belirtildi.
Öte yandan bölgedeki risk durumunun kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla özellikle Kovanlık Beldesi ve çevresinde yüksek hassasiyetli topografik verilerin elde edileceği ifade edildi.
Giresun AFAD İl Müdürlüğü'nün vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda saha gözlemleri ve teknik incelemelerini aralıksız sürdürdüğü, gelişmelere göre gerekli tüm tedbirlerin alınmaya devam edildiği bildirildi.
Bayındır köyü muhtarı Saim Karakaya ise, "AFAD ekipleri bölgede heyelan boyutunu ve boşaltılması gereken evlerin belirlenmesi için çalışmalarını sürdürdü. Daha öncede 1988-89 yıllarında da bölgede toprak oynaması olmuş. Son olarak da iki haftadır köyde toprak kayması gözlemlendi. Takip ettik. AFAD'a bilgi verdik. Dün sabah bazı bölgelerde toprak çökmeleri yaşandı. AFAD ekipleri incelemelerine başladı. 16 hane boşaltıldı. Bazı evlerde de incelemeler devam ediyor" dedi.
Heyelan-
Tahliye-
Giresun Hava Durumu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:38
İHA
Giresun Valiliği'nden yapılan açıklamada, aşırı yağışların il merkezi ile çeşitli ilçe, köy ve mahallelerde heyelan ve kaya düşmesi olaylarına yol açtığı belirtildi. Yaşanan doğa olayları nedeniyle bazı bölgelerde ulaşımda aksamalar ve yol kapanmaları meydana gelirken, çok sayıda konutun da risk altında kaldığı ifade edildi.
AFAD ekipleri tarafından sahada yapılan inceleme ve değerlendirmelerde Bulancak ilçesine bağlı Bayındır köyünde yaklaşık 50 bin metrekarelik alanı etkileyen dairesel kayma şeklindeki heyelan nedeniyle 16 konutun tahliye edildiği bildirildi.
Kovanlık Beldesi Merkez Mahallesi Değirmen Yanı mevkiinde meydana gelen heyelan nedeniyle 11 konutun, Soğuksu Mahallesi'nde ise 6 konutun tedbir amaçlı boşaltıldığı kaydedildi.
Açıklamada, heyelan riski nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla Kovanlık Beldesi'nde 17, Bayındır köyünde ise 16 olmak üzere toplam 33 konutun tahliye edildiği belirtildi.
Öte yandan bölgedeki risk durumunun kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla özellikle Kovanlık Beldesi ve çevresinde yüksek hassasiyetli topografik verilerin elde edileceği ifade edildi.
Giresun AFAD İl Müdürlüğü'nün vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda saha gözlemleri ve teknik incelemelerini aralıksız sürdürdüğü, gelişmelere göre gerekli tüm tedbirlerin alınmaya devam edildiği bildirildi.
Bayındır köyü muhtarı Saim Karakaya ise, "AFAD ekipleri bölgede heyelan boyutunu ve boşaltılması gereken evlerin belirlenmesi için çalışmalarını sürdürdü. Daha öncede 1988-89 yıllarında da bölgede toprak oynaması olmuş. Son olarak da iki haftadır köyde toprak kayması gözlemlendi. Takip ettik. AFAD'a bilgi verdik. Dün sabah bazı bölgelerde toprak çökmeleri yaşandı. AFAD ekipleri incelemelerine başladı. 16 hane boşaltıldı. Bazı evlerde de incelemeler devam ediyor" dedi.
Heyelan-
Tahliye-
Giresun Hava Durumu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:38
İHA
Giresun Valiliği'nden yapılan açıklamada, aşırı yağışların il merkezi ile çeşitli ilçe, köy ve mahallelerde heyelan ve kaya düşmesi olaylarına yol açtığı belirtildi. Yaşanan doğa olayları nedeniyle bazı bölgelerde ulaşımda aksamalar ve yol kapanmaları meydana gelirken, çok sayıda konutun da risk altında kaldığı ifade edildi.
AFAD ekipleri tarafından sahada yapılan inceleme ve değerlendirmelerde Bulancak ilçesine bağlı Bayındır köyünde yaklaşık 50 bin metrekarelik alanı etkileyen dairesel kayma şeklindeki heyelan nedeniyle 16 konutun tahliye edildiği bildirildi.
Kovanlık Beldesi Merkez Mahallesi Değirmen Yanı mevkiinde meydana gelen heyelan nedeniyle 11 konutun, Soğuksu Mahallesi'nde ise 6 konutun tedbir amaçlı boşaltıldığı kaydedildi.
Açıklamada, heyelan riski nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla Kovanlık Beldesi'nde 17, Bayındır köyünde ise 16 olmak üzere toplam 33 konutun tahliye edildiği belirtildi.
Öte yandan bölgedeki risk durumunun kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla özellikle Kovanlık Beldesi ve çevresinde yüksek hassasiyetli topografik verilerin elde edileceği ifade edildi.
Giresun AFAD İl Müdürlüğü'nün vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda saha gözlemleri ve teknik incelemelerini aralıksız sürdürdüğü, gelişmelere göre gerekli tüm tedbirlerin alınmaya devam edildiği bildirildi.
Bayındır köyü muhtarı Saim Karakaya ise, "AFAD ekipleri bölgede heyelan boyutunu ve boşaltılması gereken evlerin belirlenmesi için çalışmalarını sürdürdü. Daha öncede 1988-89 yıllarında da bölgede toprak oynaması olmuş. Son olarak da iki haftadır köyde toprak kayması gözlemlendi. Takip ettik. AFAD'a bilgi verdik. Dün sabah bazı bölgelerde toprak çökmeleri yaşandı. AFAD ekipleri incelemelerine başladı. 16 hane boşaltıldı. Bazı evlerde de incelemeler devam ediyor" dedi.
Heyelan-
Tahliye-
Giresun Hava Durumu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
İçişleri Bakanlığı, 4 il için sağanak nedeniyle "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu.
İçişleri Bakanlığı, 4 il için sağanak nedeniyle "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu.
İçişleri Bakanlığı, 4 il için sağanak nedeniyle "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu.
İçişleri Bakanlığı, 4 il için sağanak nedeniyle "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 18:40
Son Güncelleme: 02.06.2026 18:53
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
AA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Erdoğan ve Jetten, görüşmede, Türkiye-Hollanda ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Jetten’i yeni görevi nedeniyle tebrik ederken, Hollanda’yla yeni dönemde de diyalog ve işbirliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki çatışma süreçlerini sona erdirmek için yoğun çalışma yürüttüğünü belirterek bilhassa jeopolitik gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin daha kapsamlı, kurumsal ve çok boyutlu bir ortaklık çerçevesinde ele alınması gereğini ortaya koyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere de işaret ederek, bölgeye kalıcı barışın getirilmesine yönelik gayretlere Hollanda’nın desteğinin önemli olduğunu belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Hollanda-
Türkiye
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 18:40
Son Güncelleme: 02.06.2026 18:53
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
AA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Erdoğan ve Jetten, görüşmede, Türkiye-Hollanda ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Jetten’i yeni görevi nedeniyle tebrik ederken, Hollanda’yla yeni dönemde de diyalog ve işbirliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki çatışma süreçlerini sona erdirmek için yoğun çalışma yürüttüğünü belirterek bilhassa jeopolitik gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin daha kapsamlı, kurumsal ve çok boyutlu bir ortaklık çerçevesinde ele alınması gereğini ortaya koyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere de işaret ederek, bölgeye kalıcı barışın getirilmesine yönelik gayretlere Hollanda’nın desteğinin önemli olduğunu belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Hollanda-
Türkiye
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 18:40
Son Güncelleme: 02.06.2026 18:53
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
AA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Erdoğan ve Jetten, görüşmede, Türkiye-Hollanda ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Jetten’i yeni görevi nedeniyle tebrik ederken, Hollanda’yla yeni dönemde de diyalog ve işbirliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki çatışma süreçlerini sona erdirmek için yoğun çalışma yürüttüğünü belirterek bilhassa jeopolitik gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin daha kapsamlı, kurumsal ve çok boyutlu bir ortaklık çerçevesinde ele alınması gereğini ortaya koyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere de işaret ederek, bölgeye kalıcı barışın getirilmesine yönelik gayretlere Hollanda’nın desteğinin önemli olduğunu belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Hollanda-
Türkiye
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 18:40
Son Güncelleme: 02.06.2026 18:53
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
AA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Erdoğan ve Jetten, görüşmede, Türkiye-Hollanda ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Jetten’i yeni görevi nedeniyle tebrik ederken, Hollanda’yla yeni dönemde de diyalog ve işbirliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki çatışma süreçlerini sona erdirmek için yoğun çalışma yürüttüğünü belirterek bilhassa jeopolitik gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin daha kapsamlı, kurumsal ve çok boyutlu bir ortaklık çerçevesinde ele alınması gereğini ortaya koyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere de işaret ederek, bölgeye kalıcı barışın getirilmesine yönelik gayretlere Hollanda’nın desteğinin önemli olduğunu belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Hollanda-
Türkiye
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 22:12
Son Güncelleme: 02.06.2026 22:26
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan
NTV - Haber Merkezi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Paşinyan görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş Kurban Bayramı'nı tebrik etti.
Görüşmede, Türkiye-Ermenistan ikili ilişkilerinin normalleşme süreci ve bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşmenin doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik adımlarla sürdüğünü belirtti.
Türkiye'nin bölgesinde barış ve istikrar için gayret gösterdiğine işaret eden Erdoğan, bu doğrultuda atılacak adımları her zaman destekleyeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı-
Ermenistan-
Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 22:12
Son Güncelleme: 02.06.2026 22:26
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan
NTV - Haber Merkezi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Paşinyan görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş Kurban Bayramı'nı tebrik etti.
Görüşmede, Türkiye-Ermenistan ikili ilişkilerinin normalleşme süreci ve bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşmenin doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik adımlarla sürdüğünü belirtti.
Türkiye'nin bölgesinde barış ve istikrar için gayret gösterdiğine işaret eden Erdoğan, bu doğrultuda atılacak adımları her zaman destekleyeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı-
Ermenistan-
Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 22:12
Son Güncelleme: 02.06.2026 22:26
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan
NTV - Haber Merkezi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Paşinyan görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş Kurban Bayramı'nı tebrik etti.
Görüşmede, Türkiye-Ermenistan ikili ilişkilerinin normalleşme süreci ve bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşmenin doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik adımlarla sürdüğünü belirtti.
Türkiye'nin bölgesinde barış ve istikrar için gayret gösterdiğine işaret eden Erdoğan, bu doğrultuda atılacak adımları her zaman destekleyeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı-
Ermenistan-
Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 22:12
Son Güncelleme: 02.06.2026 22:26
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan
NTV - Haber Merkezi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Paşinyan görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş Kurban Bayramı'nı tebrik etti.
Görüşmede, Türkiye-Ermenistan ikili ilişkilerinin normalleşme süreci ve bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşmenin doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik adımlarla sürdüğünü belirtti.
Türkiye'nin bölgesinde barış ve istikrar için gayret gösterdiğine işaret eden Erdoğan, bu doğrultuda atılacak adımları her zaman destekleyeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı-
Ermenistan-
Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Zack Snyder, Ünlü Aksiyon Klasiğini Yeniden Çekecek2 Haz 2026 - 17:24
Deadline / Embassy Pictures
Sinema dünyasında epik görsel tarzı ve büyük ölçekli aksiyon sahneleriyle tanınan ünlü yönetmen Zack Snyder, sinema tarihinin en ikonik distopik klasiklerinden birini devralmaya hazırlanıyor. Snyder; usta yönetmen John Carpenter’ın 1981 yapımı bilim kurgu ve aksiyon başyapıtı "Escape from New York" (New York’tan Kaçış) filminin yeni nesil uyarlamasını yazmak ve yönetmek üzere stüdyoyla el sıkıştı. İlk olarak geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen CinemaCon etkinliğinde StudioCanal tarafından sinyalleri verilen proje, Snyder’ın dümene geçmesiyle birlikte resmiyet kazandı ve Hollywood'un en çok konuşulan işlerinden biri haline geldi.
Konusu şimdilik belli olmayan yeni sinema filmi, orijinal yapımın o dönem için devrim niteliğindeki konseptini modern bir vizyonla yeniden inşa edecek. 1981 yılında vizyona giren orijinal film; Kurt Russell tarafından canlandırılan, göz bandı ve asi tavırlarıyla sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından birine dönüşen S.D. "Snake" Plissken karakterini kitlelerle tanıştırmıştı. Hikaye; tüm Manhattan adasının etrafı devasa surlarla çevrili, yüksek güvenlikli bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü karanlık bir gelecekte geçiyordu. Eski bir Özel Kuvvetler gazisi olan ancak sonradan federal bir suçluya dönüşen Snake Plissken, uçağı bu tehlikeli adaya düşen ABD Başkanı'nı kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye zorlanıyordu.
Düşük bir bütçeyle çekilip dünya genelinde devasa bir ticari başarı yakalayan ve 15 yıl sonra “Escape from L.A.” adında bir devam filmine de kavuşan bu klasiği yeniden çekmek, aslında Hollywood stüdyolarının onlarca yıldır hayaliydi. Geçmiş yıllarda Joel Silver, Robert Rodriguez, Radio Silence grubu ve Leigh Whannell gibi pek çok ünlü sinemacı projeyi hayata geçirmek için girişimlerde bulunmuş ancak hiçbiri prodüksiyon aşamasına geçmeyi başaramamıştı.
Filmin yapımcılığını StudioCanal ile yaptıkları özel anlaşma doğrultusunda The Picture Company’den Andrew Rona ve Alex Heineman üstlenirken; orijinal filmin yaratıcısı John Carpenter da hak sahibi olarak projede yürütücü yapımcı rolüyle yer alacak. Zack Snyder, eşi Deborah Snyder ve Wesley Coller ise kendi şirketleri Stone Quarry aracılığıyla yapımcı koltuğundaki yerlerini alacaklar.
“300”, “Watchmen”, “Zack Snyder’s Justice League” ve son olarak Netflix için çektiği “Rebel Moon” serisiyle adından söz ettiren Snyder, şu sıralar Güney Amerika'da kayıp çocukları arayan eski bir DEA ajanı ile bir savaş fotoğrafçısının hikayesini anlatan “The Last Photograph” adlı dram filminin post-prodüksiyon aşamasıyla meşgul. Bu projesini tamamlar tamamlamaz yönünü doğrudan Manhattan'ın fütüristik kâbusuna çevirecek olan Snyder’ın, nasıl bir görsel şölen sunacağı şimdiden büyük bir merak konusu.
New York’tan Kaçış1s 39dkYönetmenJohn CarpenterberaberindeKurt Russell,
Lee Van Cleef,
Ernest Borgnine
Üyeler
3,6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Zack Snyder, Ünlü Aksiyon Klasiğini Yeniden Çekecek2 Haz 2026 - 17:24
Deadline / Embassy Pictures
Sinema dünyasında epik görsel tarzı ve büyük ölçekli aksiyon sahneleriyle tanınan ünlü yönetmen Zack Snyder, sinema tarihinin en ikonik distopik klasiklerinden birini devralmaya hazırlanıyor. Snyder; usta yönetmen John Carpenter’ın 1981 yapımı bilim kurgu ve aksiyon başyapıtı "Escape from New York" (New York’tan Kaçış) filminin yeni nesil uyarlamasını yazmak ve yönetmek üzere stüdyoyla el sıkıştı. İlk olarak geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen CinemaCon etkinliğinde StudioCanal tarafından sinyalleri verilen proje, Snyder’ın dümene geçmesiyle birlikte resmiyet kazandı ve Hollywood'un en çok konuşulan işlerinden biri haline geldi.
Konusu şimdilik belli olmayan yeni sinema filmi, orijinal yapımın o dönem için devrim niteliğindeki konseptini modern bir vizyonla yeniden inşa edecek. 1981 yılında vizyona giren orijinal film; Kurt Russell tarafından canlandırılan, göz bandı ve asi tavırlarıyla sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından birine dönüşen S.D. "Snake" Plissken karakterini kitlelerle tanıştırmıştı. Hikaye; tüm Manhattan adasının etrafı devasa surlarla çevrili, yüksek güvenlikli bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü karanlık bir gelecekte geçiyordu. Eski bir Özel Kuvvetler gazisi olan ancak sonradan federal bir suçluya dönüşen Snake Plissken, uçağı bu tehlikeli adaya düşen ABD Başkanı'nı kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye zorlanıyordu.
Düşük bir bütçeyle çekilip dünya genelinde devasa bir ticari başarı yakalayan ve 15 yıl sonra “Escape from L.A.” adında bir devam filmine de kavuşan bu klasiği yeniden çekmek, aslında Hollywood stüdyolarının onlarca yıldır hayaliydi. Geçmiş yıllarda Joel Silver, Robert Rodriguez, Radio Silence grubu ve Leigh Whannell gibi pek çok ünlü sinemacı projeyi hayata geçirmek için girişimlerde bulunmuş ancak hiçbiri prodüksiyon aşamasına geçmeyi başaramamıştı.
Filmin yapımcılığını StudioCanal ile yaptıkları özel anlaşma doğrultusunda The Picture Company’den Andrew Rona ve Alex Heineman üstlenirken; orijinal filmin yaratıcısı John Carpenter da hak sahibi olarak projede yürütücü yapımcı rolüyle yer alacak. Zack Snyder, eşi Deborah Snyder ve Wesley Coller ise kendi şirketleri Stone Quarry aracılığıyla yapımcı koltuğundaki yerlerini alacaklar.
“300”, “Watchmen”, “Zack Snyder’s Justice League” ve son olarak Netflix için çektiği “Rebel Moon” serisiyle adından söz ettiren Snyder, şu sıralar Güney Amerika'da kayıp çocukları arayan eski bir DEA ajanı ile bir savaş fotoğrafçısının hikayesini anlatan “The Last Photograph” adlı dram filminin post-prodüksiyon aşamasıyla meşgul. Bu projesini tamamlar tamamlamaz yönünü doğrudan Manhattan'ın fütüristik kâbusuna çevirecek olan Snyder’ın, nasıl bir görsel şölen sunacağı şimdiden büyük bir merak konusu.
New York’tan Kaçış1s 39dkYönetmenJohn CarpenterberaberindeKurt Russell,
Lee Van Cleef,
Ernest Borgnine
Üyeler
3,6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Zack Snyder, Ünlü Aksiyon Klasiğini Yeniden Çekecek2 Haz 2026 - 17:24
Deadline / Embassy Pictures
Sinema dünyasında epik görsel tarzı ve büyük ölçekli aksiyon sahneleriyle tanınan ünlü yönetmen Zack Snyder, sinema tarihinin en ikonik distopik klasiklerinden birini devralmaya hazırlanıyor. Snyder; usta yönetmen John Carpenter’ın 1981 yapımı bilim kurgu ve aksiyon başyapıtı "Escape from New York" (New York’tan Kaçış) filminin yeni nesil uyarlamasını yazmak ve yönetmek üzere stüdyoyla el sıkıştı. İlk olarak geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen CinemaCon etkinliğinde StudioCanal tarafından sinyalleri verilen proje, Snyder’ın dümene geçmesiyle birlikte resmiyet kazandı ve Hollywood'un en çok konuşulan işlerinden biri haline geldi.
Konusu şimdilik belli olmayan yeni sinema filmi, orijinal yapımın o dönem için devrim niteliğindeki konseptini modern bir vizyonla yeniden inşa edecek. 1981 yılında vizyona giren orijinal film; Kurt Russell tarafından canlandırılan, göz bandı ve asi tavırlarıyla sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından birine dönüşen S.D. "Snake" Plissken karakterini kitlelerle tanıştırmıştı. Hikaye; tüm Manhattan adasının etrafı devasa surlarla çevrili, yüksek güvenlikli bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü karanlık bir gelecekte geçiyordu. Eski bir Özel Kuvvetler gazisi olan ancak sonradan federal bir suçluya dönüşen Snake Plissken, uçağı bu tehlikeli adaya düşen ABD Başkanı'nı kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye zorlanıyordu.
Düşük bir bütçeyle çekilip dünya genelinde devasa bir ticari başarı yakalayan ve 15 yıl sonra “Escape from L.A.” adında bir devam filmine de kavuşan bu klasiği yeniden çekmek, aslında Hollywood stüdyolarının onlarca yıldır hayaliydi. Geçmiş yıllarda Joel Silver, Robert Rodriguez, Radio Silence grubu ve Leigh Whannell gibi pek çok ünlü sinemacı projeyi hayata geçirmek için girişimlerde bulunmuş ancak hiçbiri prodüksiyon aşamasına geçmeyi başaramamıştı.
Filmin yapımcılığını StudioCanal ile yaptıkları özel anlaşma doğrultusunda The Picture Company’den Andrew Rona ve Alex Heineman üstlenirken; orijinal filmin yaratıcısı John Carpenter da hak sahibi olarak projede yürütücü yapımcı rolüyle yer alacak. Zack Snyder, eşi Deborah Snyder ve Wesley Coller ise kendi şirketleri Stone Quarry aracılığıyla yapımcı koltuğundaki yerlerini alacaklar.
“300”, “Watchmen”, “Zack Snyder’s Justice League” ve son olarak Netflix için çektiği “Rebel Moon” serisiyle adından söz ettiren Snyder, şu sıralar Güney Amerika'da kayıp çocukları arayan eski bir DEA ajanı ile bir savaş fotoğrafçısının hikayesini anlatan “The Last Photograph” adlı dram filminin post-prodüksiyon aşamasıyla meşgul. Bu projesini tamamlar tamamlamaz yönünü doğrudan Manhattan'ın fütüristik kâbusuna çevirecek olan Snyder’ın, nasıl bir görsel şölen sunacağı şimdiden büyük bir merak konusu.
New York’tan Kaçış1s 39dkYönetmenJohn CarpenterberaberindeKurt Russell,
Lee Van Cleef,
Ernest Borgnine
Üyeler
3,6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Zack Snyder, Ünlü Aksiyon Klasiğini Yeniden Çekecek2 Haz 2026 - 17:24
Deadline / Embassy Pictures
Sinema dünyasında epik görsel tarzı ve büyük ölçekli aksiyon sahneleriyle tanınan ünlü yönetmen Zack Snyder, sinema tarihinin en ikonik distopik klasiklerinden birini devralmaya hazırlanıyor. Snyder; usta yönetmen John Carpenter’ın 1981 yapımı bilim kurgu ve aksiyon başyapıtı "Escape from New York" (New York’tan Kaçış) filminin yeni nesil uyarlamasını yazmak ve yönetmek üzere stüdyoyla el sıkıştı. İlk olarak geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen CinemaCon etkinliğinde StudioCanal tarafından sinyalleri verilen proje, Snyder’ın dümene geçmesiyle birlikte resmiyet kazandı ve Hollywood'un en çok konuşulan işlerinden biri haline geldi.
Konusu şimdilik belli olmayan yeni sinema filmi, orijinal yapımın o dönem için devrim niteliğindeki konseptini modern bir vizyonla yeniden inşa edecek. 1981 yılında vizyona giren orijinal film; Kurt Russell tarafından canlandırılan, göz bandı ve asi tavırlarıyla sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından birine dönüşen S.D. "Snake" Plissken karakterini kitlelerle tanıştırmıştı. Hikaye; tüm Manhattan adasının etrafı devasa surlarla çevrili, yüksek güvenlikli bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü karanlık bir gelecekte geçiyordu. Eski bir Özel Kuvvetler gazisi olan ancak sonradan federal bir suçluya dönüşen Snake Plissken, uçağı bu tehlikeli adaya düşen ABD Başkanı'nı kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye zorlanıyordu.
Düşük bir bütçeyle çekilip dünya genelinde devasa bir ticari başarı yakalayan ve 15 yıl sonra “Escape from L.A.” adında bir devam filmine de kavuşan bu klasiği yeniden çekmek, aslında Hollywood stüdyolarının onlarca yıldır hayaliydi. Geçmiş yıllarda Joel Silver, Robert Rodriguez, Radio Silence grubu ve Leigh Whannell gibi pek çok ünlü sinemacı projeyi hayata geçirmek için girişimlerde bulunmuş ancak hiçbiri prodüksiyon aşamasına geçmeyi başaramamıştı.
Filmin yapımcılığını StudioCanal ile yaptıkları özel anlaşma doğrultusunda The Picture Company’den Andrew Rona ve Alex Heineman üstlenirken; orijinal filmin yaratıcısı John Carpenter da hak sahibi olarak projede yürütücü yapımcı rolüyle yer alacak. Zack Snyder, eşi Deborah Snyder ve Wesley Coller ise kendi şirketleri Stone Quarry aracılığıyla yapımcı koltuğundaki yerlerini alacaklar.
“300”, “Watchmen”, “Zack Snyder’s Justice League” ve son olarak Netflix için çektiği “Rebel Moon” serisiyle adından söz ettiren Snyder, şu sıralar Güney Amerika'da kayıp çocukları arayan eski bir DEA ajanı ile bir savaş fotoğrafçısının hikayesini anlatan “The Last Photograph” adlı dram filminin post-prodüksiyon aşamasıyla meşgul. Bu projesini tamamlar tamamlamaz yönünü doğrudan Manhattan'ın fütüristik kâbusuna çevirecek olan Snyder’ın, nasıl bir görsel şölen sunacağı şimdiden büyük bir merak konusu.
New York’tan Kaçış1s 39dkYönetmenJohn CarpenterberaberindeKurt Russell,
Lee Van Cleef,
Ernest Borgnine
Üyeler
3,6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.