Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık bünyesinde istihdam edilecek 680 sözleşmeli personelin yerleştirme sonuçlarının açıklandığını bildirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık bünyesinde istihdam edilecek 680 sözleşmeli personelin yerleştirme sonuçlarının açıklandığını bildirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık bünyesinde istihdam edilecek 680 sözleşmeli personelin yerleştirme sonuçlarının açıklandığını bildirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık bünyesinde istihdam edilecek 680 sözleşmeli personelin yerleştirme sonuçlarının açıklandığını bildirdi.
Son depremler... Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler.. 01 Haziran 2026 deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu? Son deprem büyüklüğü ne kadar? Yakınımdaki depremler nelerdir? Anlık deprem mi oldu? Son dakika canlı deprem Türkiye haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD deprem haberleri.. İstanbul'da deprem mi oldu? Ankara'da deprem mi oldu? İzmir'de deprem mi oldu? Hangi illerde deprem oldu ve hissedildi? Bugün deprem mi oldu? Deprem ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son hangi bölgede deprem oldu? Deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde..
01 Haziran 2026 son dakika AFAD son depremler ve Kandilli son dakika deprem listesi..
Son depremler... Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler.. 01 Haziran 2026 deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu? Son deprem büyüklüğü ne kadar? Yakınımdaki depremler nelerdir? Anlık deprem mi oldu? Son dakika canlı deprem Türkiye haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD deprem haberleri.. İstanbul'da deprem mi oldu? Ankara'da deprem mi oldu? İzmir'de deprem mi oldu? Hangi illerde deprem oldu ve hissedildi? Bugün deprem mi oldu? Deprem ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son hangi bölgede deprem oldu? Deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde..
01 Haziran 2026 son dakika AFAD son depremler ve Kandilli son dakika deprem listesi..
Son depremler... Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler.. 01 Haziran 2026 deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu? Son deprem büyüklüğü ne kadar? Yakınımdaki depremler nelerdir? Anlık deprem mi oldu? Son dakika canlı deprem Türkiye haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD deprem haberleri.. İstanbul'da deprem mi oldu? Ankara'da deprem mi oldu? İzmir'de deprem mi oldu? Hangi illerde deprem oldu ve hissedildi? Bugün deprem mi oldu? Deprem ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son hangi bölgede deprem oldu? Deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde..
01 Haziran 2026 son dakika AFAD son depremler ve Kandilli son dakika deprem listesi..
Son depremler... Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler.. 01 Haziran 2026 deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu? Son deprem büyüklüğü ne kadar? Yakınımdaki depremler nelerdir? Anlık deprem mi oldu? Son dakika canlı deprem Türkiye haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD deprem haberleri.. İstanbul'da deprem mi oldu? Ankara'da deprem mi oldu? İzmir'de deprem mi oldu? Hangi illerde deprem oldu ve hissedildi? Bugün deprem mi oldu? Deprem ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son hangi bölgede deprem oldu? Deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde..
01 Haziran 2026 son dakika AFAD son depremler ve Kandilli son dakika deprem listesi..
Netflix’in "Seven Husbands of Evelyn Hugo" Uyarlamasının Yönetmen Koltuğu Ünlü Oyuncuya Emanet1 Haz 2026 - 22:59
Lionsgate
Netflix, edebiyat dünyasında fırtınalar estiren ve geniş bir hayran kitlesine sahip olan “The Seven Husbands of Evelyn Hugo” (Evelyn Hugo’nun Yedi Kocası) romanının sinema uyarlaması için sonunda aradığı yönetmeni buldu. Deadline’ın özel haberine göre; projenin yönetmen koltuğuna, oyunculuk kariyerinin yanı sıra kamera arkasındaki yeteneğiyle de adından söz ettiren Anna Kendrick getirildi. Bu hamle, yapım süreci yılan hikayesine dönen film için oldukça kritik. Keza Kendrick’ten önce projeye dahil olan yönetmenler Maggie Betts ve Leslye Headland, bilinmeyen nedenlerle yapımdan ayrılmış ve film bir süreliğine belirsizliğe gömülmüştü.
Eski Hollywood’un Karanlık Sırları
Taylor Jenkins Reid’ın 2017 yılında yayımlanan ve listeleri altüst eden aynı adlı romanından uyarlanan film, eski Hollywood’un parıltılı ama bir o kadar da acımasız dünyasını merkezine alıyor. Hikaye, gözlerden uzak bir hayat yaşayan kurgusal sinema ikonu Evelyn Hugo’nun, kariyerinin son büyük röportajını vermek üzere hiç tanınmayan genç bir gazeteciyi seçmesiyle başlıyor. Yaşlı yıldız bu samimi itiraf seansında; magazin basınını yıllarca meşgul eden meşhur yedi evliliğinin gerçek iç yüzünü, şov dünyasının arka odalarında dönen ihanetleri, skandalları ve şöhretin getirdiği ağır bedelleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Netflix, kitabın yayın haklarını 2022 yılında satın almış olsa da proje prodüksiyon aşamasına geçmekte uzun süre zorlandı. Henüz resmi bir oyuncu kadrosu açıklanmazken, romanın sadık hayranları ikonik, kızıl saçlı Evelyn Hugo karakterini canlandırması için uzun süre Jessica Chastain adına sosyal medyada kampanyalar yürütmüştü. Ancak ünlü aktris, geçmiş yıllarda yaptığı bir açıklamada bu rolü oynama ihtimalinin "kesinlikle sıfır" olduğunu belirterek iddialara son noktayı koymuştu.
Filmin senaryo cephesinde de önemli revizyonlar göze çarpıyor. "Little Fires Everywhere" dizisinden tanınan Liz Tigelaar’ın kaleme aldığı ilk taslak metin, şu sıralar "Mr. & Mrs. Smith", "Atlanta" ve "Fargo" gibi ödüllü yapımlarda rüştünü ispatlayan Francesca Sloane tarafından yeniden düzenleniyor. Bu film, yazar Taylor Jenkins Reid’ın sinemaya aktarılan ikinci büyük eseri olacak; yazarın daha önce Fleetwood Mac grubundan esinlenerek yazdığı “Daisy Jones & the Six” kitabı da 2023 yılında mini dizi olarak ekrana gelmişti.
"Pitch Perfect" ve "Twilight" serilerindeki rolleriyle küresel bir şöhrete kavuşan Anna Kendrick, ilk yönetmenlik denemesini “Woman of the Hour” filmiyle yapmış ve Netflix, bu filmin yayın haklarını 2023 Toronto Film Festivali’nde sekiz haneli bir fiyata satın almıştı. Yönetmenliğin yanı sıra oyunculuğa da devam eden Kendrick, yakın zamanda Chris Rock’ın draması “Misty Green” ve Lauren Miller Rogen’ın komedisi “Babies” ile beyaz perdede boy gösterecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Netflix’in "Seven Husbands of Evelyn Hugo" Uyarlamasının Yönetmen Koltuğu Ünlü Oyuncuya Emanet1 Haz 2026 - 22:59
Lionsgate
Netflix, edebiyat dünyasında fırtınalar estiren ve geniş bir hayran kitlesine sahip olan “The Seven Husbands of Evelyn Hugo” (Evelyn Hugo’nun Yedi Kocası) romanının sinema uyarlaması için sonunda aradığı yönetmeni buldu. Deadline’ın özel haberine göre; projenin yönetmen koltuğuna, oyunculuk kariyerinin yanı sıra kamera arkasındaki yeteneğiyle de adından söz ettiren Anna Kendrick getirildi. Bu hamle, yapım süreci yılan hikayesine dönen film için oldukça kritik. Keza Kendrick’ten önce projeye dahil olan yönetmenler Maggie Betts ve Leslye Headland, bilinmeyen nedenlerle yapımdan ayrılmış ve film bir süreliğine belirsizliğe gömülmüştü.
Eski Hollywood’un Karanlık Sırları
Taylor Jenkins Reid’ın 2017 yılında yayımlanan ve listeleri altüst eden aynı adlı romanından uyarlanan film, eski Hollywood’un parıltılı ama bir o kadar da acımasız dünyasını merkezine alıyor. Hikaye, gözlerden uzak bir hayat yaşayan kurgusal sinema ikonu Evelyn Hugo’nun, kariyerinin son büyük röportajını vermek üzere hiç tanınmayan genç bir gazeteciyi seçmesiyle başlıyor. Yaşlı yıldız bu samimi itiraf seansında; magazin basınını yıllarca meşgul eden meşhur yedi evliliğinin gerçek iç yüzünü, şov dünyasının arka odalarında dönen ihanetleri, skandalları ve şöhretin getirdiği ağır bedelleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Netflix, kitabın yayın haklarını 2022 yılında satın almış olsa da proje prodüksiyon aşamasına geçmekte uzun süre zorlandı. Henüz resmi bir oyuncu kadrosu açıklanmazken, romanın sadık hayranları ikonik, kızıl saçlı Evelyn Hugo karakterini canlandırması için uzun süre Jessica Chastain adına sosyal medyada kampanyalar yürütmüştü. Ancak ünlü aktris, geçmiş yıllarda yaptığı bir açıklamada bu rolü oynama ihtimalinin "kesinlikle sıfır" olduğunu belirterek iddialara son noktayı koymuştu.
Filmin senaryo cephesinde de önemli revizyonlar göze çarpıyor. "Little Fires Everywhere" dizisinden tanınan Liz Tigelaar’ın kaleme aldığı ilk taslak metin, şu sıralar "Mr. & Mrs. Smith", "Atlanta" ve "Fargo" gibi ödüllü yapımlarda rüştünü ispatlayan Francesca Sloane tarafından yeniden düzenleniyor. Bu film, yazar Taylor Jenkins Reid’ın sinemaya aktarılan ikinci büyük eseri olacak; yazarın daha önce Fleetwood Mac grubundan esinlenerek yazdığı “Daisy Jones & the Six” kitabı da 2023 yılında mini dizi olarak ekrana gelmişti.
"Pitch Perfect" ve "Twilight" serilerindeki rolleriyle küresel bir şöhrete kavuşan Anna Kendrick, ilk yönetmenlik denemesini “Woman of the Hour” filmiyle yapmış ve Netflix, bu filmin yayın haklarını 2023 Toronto Film Festivali’nde sekiz haneli bir fiyata satın almıştı. Yönetmenliğin yanı sıra oyunculuğa da devam eden Kendrick, yakın zamanda Chris Rock’ın draması “Misty Green” ve Lauren Miller Rogen’ın komedisi “Babies” ile beyaz perdede boy gösterecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Netflix’in "Seven Husbands of Evelyn Hugo" Uyarlamasının Yönetmen Koltuğu Ünlü Oyuncuya Emanet1 Haz 2026 - 22:59
Lionsgate
Netflix, edebiyat dünyasında fırtınalar estiren ve geniş bir hayran kitlesine sahip olan “The Seven Husbands of Evelyn Hugo” (Evelyn Hugo’nun Yedi Kocası) romanının sinema uyarlaması için sonunda aradığı yönetmeni buldu. Deadline’ın özel haberine göre; projenin yönetmen koltuğuna, oyunculuk kariyerinin yanı sıra kamera arkasındaki yeteneğiyle de adından söz ettiren Anna Kendrick getirildi. Bu hamle, yapım süreci yılan hikayesine dönen film için oldukça kritik. Keza Kendrick’ten önce projeye dahil olan yönetmenler Maggie Betts ve Leslye Headland, bilinmeyen nedenlerle yapımdan ayrılmış ve film bir süreliğine belirsizliğe gömülmüştü.
Eski Hollywood’un Karanlık Sırları
Taylor Jenkins Reid’ın 2017 yılında yayımlanan ve listeleri altüst eden aynı adlı romanından uyarlanan film, eski Hollywood’un parıltılı ama bir o kadar da acımasız dünyasını merkezine alıyor. Hikaye, gözlerden uzak bir hayat yaşayan kurgusal sinema ikonu Evelyn Hugo’nun, kariyerinin son büyük röportajını vermek üzere hiç tanınmayan genç bir gazeteciyi seçmesiyle başlıyor. Yaşlı yıldız bu samimi itiraf seansında; magazin basınını yıllarca meşgul eden meşhur yedi evliliğinin gerçek iç yüzünü, şov dünyasının arka odalarında dönen ihanetleri, skandalları ve şöhretin getirdiği ağır bedelleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Netflix, kitabın yayın haklarını 2022 yılında satın almış olsa da proje prodüksiyon aşamasına geçmekte uzun süre zorlandı. Henüz resmi bir oyuncu kadrosu açıklanmazken, romanın sadık hayranları ikonik, kızıl saçlı Evelyn Hugo karakterini canlandırması için uzun süre Jessica Chastain adına sosyal medyada kampanyalar yürütmüştü. Ancak ünlü aktris, geçmiş yıllarda yaptığı bir açıklamada bu rolü oynama ihtimalinin "kesinlikle sıfır" olduğunu belirterek iddialara son noktayı koymuştu.
Filmin senaryo cephesinde de önemli revizyonlar göze çarpıyor. "Little Fires Everywhere" dizisinden tanınan Liz Tigelaar’ın kaleme aldığı ilk taslak metin, şu sıralar "Mr. & Mrs. Smith", "Atlanta" ve "Fargo" gibi ödüllü yapımlarda rüştünü ispatlayan Francesca Sloane tarafından yeniden düzenleniyor. Bu film, yazar Taylor Jenkins Reid’ın sinemaya aktarılan ikinci büyük eseri olacak; yazarın daha önce Fleetwood Mac grubundan esinlenerek yazdığı “Daisy Jones & the Six” kitabı da 2023 yılında mini dizi olarak ekrana gelmişti.
"Pitch Perfect" ve "Twilight" serilerindeki rolleriyle küresel bir şöhrete kavuşan Anna Kendrick, ilk yönetmenlik denemesini “Woman of the Hour” filmiyle yapmış ve Netflix, bu filmin yayın haklarını 2023 Toronto Film Festivali’nde sekiz haneli bir fiyata satın almıştı. Yönetmenliğin yanı sıra oyunculuğa da devam eden Kendrick, yakın zamanda Chris Rock’ın draması “Misty Green” ve Lauren Miller Rogen’ın komedisi “Babies” ile beyaz perdede boy gösterecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Netflix’in "Seven Husbands of Evelyn Hugo" Uyarlamasının Yönetmen Koltuğu Ünlü Oyuncuya Emanet1 Haz 2026 - 22:59
Lionsgate
Netflix, edebiyat dünyasında fırtınalar estiren ve geniş bir hayran kitlesine sahip olan “The Seven Husbands of Evelyn Hugo” (Evelyn Hugo’nun Yedi Kocası) romanının sinema uyarlaması için sonunda aradığı yönetmeni buldu. Deadline’ın özel haberine göre; projenin yönetmen koltuğuna, oyunculuk kariyerinin yanı sıra kamera arkasındaki yeteneğiyle de adından söz ettiren Anna Kendrick getirildi. Bu hamle, yapım süreci yılan hikayesine dönen film için oldukça kritik. Keza Kendrick’ten önce projeye dahil olan yönetmenler Maggie Betts ve Leslye Headland, bilinmeyen nedenlerle yapımdan ayrılmış ve film bir süreliğine belirsizliğe gömülmüştü.
Eski Hollywood’un Karanlık Sırları
Taylor Jenkins Reid’ın 2017 yılında yayımlanan ve listeleri altüst eden aynı adlı romanından uyarlanan film, eski Hollywood’un parıltılı ama bir o kadar da acımasız dünyasını merkezine alıyor. Hikaye, gözlerden uzak bir hayat yaşayan kurgusal sinema ikonu Evelyn Hugo’nun, kariyerinin son büyük röportajını vermek üzere hiç tanınmayan genç bir gazeteciyi seçmesiyle başlıyor. Yaşlı yıldız bu samimi itiraf seansında; magazin basınını yıllarca meşgul eden meşhur yedi evliliğinin gerçek iç yüzünü, şov dünyasının arka odalarında dönen ihanetleri, skandalları ve şöhretin getirdiği ağır bedelleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Netflix, kitabın yayın haklarını 2022 yılında satın almış olsa da proje prodüksiyon aşamasına geçmekte uzun süre zorlandı. Henüz resmi bir oyuncu kadrosu açıklanmazken, romanın sadık hayranları ikonik, kızıl saçlı Evelyn Hugo karakterini canlandırması için uzun süre Jessica Chastain adına sosyal medyada kampanyalar yürütmüştü. Ancak ünlü aktris, geçmiş yıllarda yaptığı bir açıklamada bu rolü oynama ihtimalinin "kesinlikle sıfır" olduğunu belirterek iddialara son noktayı koymuştu.
Filmin senaryo cephesinde de önemli revizyonlar göze çarpıyor. "Little Fires Everywhere" dizisinden tanınan Liz Tigelaar’ın kaleme aldığı ilk taslak metin, şu sıralar "Mr. & Mrs. Smith", "Atlanta" ve "Fargo" gibi ödüllü yapımlarda rüştünü ispatlayan Francesca Sloane tarafından yeniden düzenleniyor. Bu film, yazar Taylor Jenkins Reid’ın sinemaya aktarılan ikinci büyük eseri olacak; yazarın daha önce Fleetwood Mac grubundan esinlenerek yazdığı “Daisy Jones & the Six” kitabı da 2023 yılında mini dizi olarak ekrana gelmişti.
"Pitch Perfect" ve "Twilight" serilerindeki rolleriyle küresel bir şöhrete kavuşan Anna Kendrick, ilk yönetmenlik denemesini “Woman of the Hour” filmiyle yapmış ve Netflix, bu filmin yayın haklarını 2023 Toronto Film Festivali’nde sekiz haneli bir fiyata satın almıştı. Yönetmenliğin yanı sıra oyunculuğa da devam eden Kendrick, yakın zamanda Chris Rock’ın draması “Misty Green” ve Lauren Miller Rogen’ın komedisi “Babies” ile beyaz perdede boy gösterecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Müsabakanın ikinci periyoduna Fenerbahçe Beko savunma sertliğini artırarak başlasa da konuk ekip, 15. dakikayı 25-13 üstün geçti. Anadolu Efes, soyunma odasına da 34-21 galip gitti.
İkinci yarıya Melli'nin üçlüğüyle başlayan Fenerbahçe Beko, 25. dakikada Biberovic'in turnikesiyle farkı tek hanelere indirdi: 29-38. Larkin önderliğinde ürettiği sayılarla toparlanan Anadolu Efes, 28. dakikada Ercan Osmani'nin orta mesafe basketiyle farkı 17 sayıya (32-49) kadar çıkardı. Anadolu Efes, final periyoduna da 51-36 üstün girdi.
Son periyoda Jantunen ve Biberovic'in üçlükleriyle başlayan Fenerbahçe Beko, 33. dakikada farkı 8 sayıya kadar indirdi: 43-51. Üstün oyununu sürdüren sarı-lacivertliler, 38. dakikada Melli'nin serbest atış çizgisinden bulduğu sayıyla farkı 3'e (51-54) indirdi. Fenerbahçe Beko, bitime 1,5 dakika kala Melli'nin üçlüğüyle skoru eşitledi: 54-54. Daha sonra iki takım da karşılıklı basketler bulurken sarı-lacivertli ekip, bitime 5,6 saniye kala Horton-Tucker'ın basket faulüyle 60-59 öne geçti. Anadolu Efes, Larkin ile son hücumdan yararlanamazken Fenerbahçe Beko müsabakayı 60-59 kazandı.
Üç galibiyete ulaşacak takımın finale yükseleceği serinin ikinci maçı 3 Haziran Çarşamba günü yine Fenerbahçe Beko'nun ev sahipliğinde oynanacak.
ÖncekiÖncekiAziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Malta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandı
Tümünü Gör
Renate Reinsve Kariyerinin Zirvesinde: Oscar Adaylığından Cannes Zaferine Uzanan Bir Yıl!1 Haz 2026 - 15:23
Neon
Sinema dünyasında bazı oyuncuların kariyerinde dönüm noktaları yaşanır ancak çok azı aynı yıl içinde hem eleştirmenlerin ortak favorisi olmayı, hem dünyanın en prestijli festivalinde büyük ödülü kucaklamayı, hem de gişe rekorlarını altüst etmeyi başarır. Son dönemde Hollywood ve Avrupa sinemasının odak noktası haline gelen Norveçli oyuncu Renate Reinsve, tam olarak böyle bir dönemin içinden geçiyor. Yakın zamanda “Sentimental Value” filmindeki performansıyla Oscar’da En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen, ardından Cannes Film Festivali'nde “Fjord” ile Altın Palmiye zaferi yaşayan Reinsve, şimdi de Kuzey Amerika gişesinin zirvesine oturan korku filmi “Backrooms” ile sinema salonlarında fırtınalar estiriyor. A24 tarihinin en büyük açılış rekorunu kıran yapımın başrolünde yer alan aktris, 2026 yılını kariyerinin altın yılı ilan etmiş durumda.
Renate Reinsve"Artık Imposter Sendromunu Üzerimden Attım"
Norveç'in küçük bir kasabasında büyüyen Reinsve’nin yükselişi, aslında beş yıl önce yine Cannes’da başlamıştı. Joachim Trier’in yönettiği “The Worst Person in the World” (Dünyanın En Kötü İnsanı) filmiyle festivalde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan aktris, bu yıl “Fjord” ile Croisette’e dördüncü kez geri döndü. The Wrap'e verdiği röportajda yaşadığı süreci değerlendiren Reinsve, ilk yıllara kıyasla kendisini çok daha rahat hissettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Hayatımdaki bu yoğun tempoya ve kaosa artık teslim oldum. İlk yıl yaşadığım o imposter (sahtekarlık) sendromunu artık üzerimden attım. 'The Worst Person in the World' döneminde eleştiriler çıktığında heyecandan kusmuştum, benim için sindirmesi çok zor bir kırılma anıydı. Ancak şimdi her şeyin yerli yerine oturduğunu hissediyorum ve kırmızı halıların, ödül törenlerinin tadını çıkarabiliyorum."
Romen sinemasının dahi yönetmeni Cristian Mungiu’nun imzasını taşıyan “Fjord” filminin çekim süreci ise Reinsve için bambaşka bir deneyim oldu. Muhafazakar dini değerlere sahip Romen-Norveçli bir çiftin, liberal komşularıyla yaşadığı derin kültürel ve pedagojik çatışmaları konu alan film, elektriğin ve yiyeceğin bile zor bulunduğu, sürekli heyelanların yaşandığı izole bir köyde çekildi. Karakterin psikolojisinden ziyade sahne trafiğine ve fiziksel mizansene odaklanan Mungiu ile çalışmanın oyunculuk ufkunu genişlettiğini söyleyen Reinsve, canlandırdığı 5 çocuk annesi Elizabeth karakteriyle arasında, kendi inanç yapısı farklı olsa da "kendinden daha büyük bir şeye ait olma arzusu" üzerinden güçlü bir bağ kurduğunu ifade ediyor.
Liv Ullmann’ın İzinde Yeni Bir Efsane
“Sentimental Value” filmiyle Oscar adaylığı kazandığında, sinema tarihinin efsane ismi Liv Ullmann’ın ardından En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen ikinci Norveçli olarak tarihe geçen Reinsve, festival sinemasındaki ağırlığını artık küresel gişe canavarlığıyla birleştiriyor. Aktrisin başrolünü Chiwetel Ejiofor ve Mark Duplass ile paylaştığı, Kane Parsons imzalı internet fenomeninden uyarlanan "Backrooms", cuma günü girdiği vizyonda A24 tarihinin tüm rekorlarını kırarak 118 milyon dolarlık bir başlangıç yaptı. Reinsve, bir mobilya mağazasında açılan tekinsiz bir portalla gerçekliğin kırıldığı, bitmek bilmeyen sarı koridorların ve klostrofobik kâbusların içine çekilen bir karaktere hayat vererek korku sinemasına da muazzam bir giriş yaptı.
Gelecek projeleri arasında Alexander Payne’in merakla beklenen “Somewhere Out There” filmi yer alan ve Halfdan Ullmann Tøndel ile yeni bir film üzerinde çalışan yıldız oyuncu, hem bağımsız sanat sinemasında hem de gişeyi sallayan ana akım projelerle adını sinema tarihine yazdırmaya devam edecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Renate Reinsve Kariyerinin Zirvesinde: Oscar Adaylığından Cannes Zaferine Uzanan Bir Yıl!1 Haz 2026 - 15:23
Neon
Sinema dünyasında bazı oyuncuların kariyerinde dönüm noktaları yaşanır ancak çok azı aynı yıl içinde hem eleştirmenlerin ortak favorisi olmayı, hem dünyanın en prestijli festivalinde büyük ödülü kucaklamayı, hem de gişe rekorlarını altüst etmeyi başarır. Son dönemde Hollywood ve Avrupa sinemasının odak noktası haline gelen Norveçli oyuncu Renate Reinsve, tam olarak böyle bir dönemin içinden geçiyor. Yakın zamanda “Sentimental Value” filmindeki performansıyla Oscar’da En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen, ardından Cannes Film Festivali'nde “Fjord” ile Altın Palmiye zaferi yaşayan Reinsve, şimdi de Kuzey Amerika gişesinin zirvesine oturan korku filmi “Backrooms” ile sinema salonlarında fırtınalar estiriyor. A24 tarihinin en büyük açılış rekorunu kıran yapımın başrolünde yer alan aktris, 2026 yılını kariyerinin altın yılı ilan etmiş durumda.
Renate Reinsve"Artık Imposter Sendromunu Üzerimden Attım"
Norveç'in küçük bir kasabasında büyüyen Reinsve’nin yükselişi, aslında beş yıl önce yine Cannes’da başlamıştı. Joachim Trier’in yönettiği “The Worst Person in the World” (Dünyanın En Kötü İnsanı) filmiyle festivalde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan aktris, bu yıl “Fjord” ile Croisette’e dördüncü kez geri döndü. The Wrap'e verdiği röportajda yaşadığı süreci değerlendiren Reinsve, ilk yıllara kıyasla kendisini çok daha rahat hissettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Hayatımdaki bu yoğun tempoya ve kaosa artık teslim oldum. İlk yıl yaşadığım o imposter (sahtekarlık) sendromunu artık üzerimden attım. 'The Worst Person in the World' döneminde eleştiriler çıktığında heyecandan kusmuştum, benim için sindirmesi çok zor bir kırılma anıydı. Ancak şimdi her şeyin yerli yerine oturduğunu hissediyorum ve kırmızı halıların, ödül törenlerinin tadını çıkarabiliyorum."
Romen sinemasının dahi yönetmeni Cristian Mungiu’nun imzasını taşıyan “Fjord” filminin çekim süreci ise Reinsve için bambaşka bir deneyim oldu. Muhafazakar dini değerlere sahip Romen-Norveçli bir çiftin, liberal komşularıyla yaşadığı derin kültürel ve pedagojik çatışmaları konu alan film, elektriğin ve yiyeceğin bile zor bulunduğu, sürekli heyelanların yaşandığı izole bir köyde çekildi. Karakterin psikolojisinden ziyade sahne trafiğine ve fiziksel mizansene odaklanan Mungiu ile çalışmanın oyunculuk ufkunu genişlettiğini söyleyen Reinsve, canlandırdığı 5 çocuk annesi Elizabeth karakteriyle arasında, kendi inanç yapısı farklı olsa da "kendinden daha büyük bir şeye ait olma arzusu" üzerinden güçlü bir bağ kurduğunu ifade ediyor.
Liv Ullmann’ın İzinde Yeni Bir Efsane
“Sentimental Value” filmiyle Oscar adaylığı kazandığında, sinema tarihinin efsane ismi Liv Ullmann’ın ardından En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen ikinci Norveçli olarak tarihe geçen Reinsve, festival sinemasındaki ağırlığını artık küresel gişe canavarlığıyla birleştiriyor. Aktrisin başrolünü Chiwetel Ejiofor ve Mark Duplass ile paylaştığı, Kane Parsons imzalı internet fenomeninden uyarlanan "Backrooms", cuma günü girdiği vizyonda A24 tarihinin tüm rekorlarını kırarak 118 milyon dolarlık bir başlangıç yaptı. Reinsve, bir mobilya mağazasında açılan tekinsiz bir portalla gerçekliğin kırıldığı, bitmek bilmeyen sarı koridorların ve klostrofobik kâbusların içine çekilen bir karaktere hayat vererek korku sinemasına da muazzam bir giriş yaptı.
Gelecek projeleri arasında Alexander Payne’in merakla beklenen “Somewhere Out There” filmi yer alan ve Halfdan Ullmann Tøndel ile yeni bir film üzerinde çalışan yıldız oyuncu, hem bağımsız sanat sinemasında hem de gişeyi sallayan ana akım projelerle adını sinema tarihine yazdırmaya devam edecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Renate Reinsve Kariyerinin Zirvesinde: Oscar Adaylığından Cannes Zaferine Uzanan Bir Yıl!1 Haz 2026 - 15:23
Neon
Sinema dünyasında bazı oyuncuların kariyerinde dönüm noktaları yaşanır ancak çok azı aynı yıl içinde hem eleştirmenlerin ortak favorisi olmayı, hem dünyanın en prestijli festivalinde büyük ödülü kucaklamayı, hem de gişe rekorlarını altüst etmeyi başarır. Son dönemde Hollywood ve Avrupa sinemasının odak noktası haline gelen Norveçli oyuncu Renate Reinsve, tam olarak böyle bir dönemin içinden geçiyor. Yakın zamanda “Sentimental Value” filmindeki performansıyla Oscar’da En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen, ardından Cannes Film Festivali'nde “Fjord” ile Altın Palmiye zaferi yaşayan Reinsve, şimdi de Kuzey Amerika gişesinin zirvesine oturan korku filmi “Backrooms” ile sinema salonlarında fırtınalar estiriyor. A24 tarihinin en büyük açılış rekorunu kıran yapımın başrolünde yer alan aktris, 2026 yılını kariyerinin altın yılı ilan etmiş durumda.
Renate Reinsve"Artık Imposter Sendromunu Üzerimden Attım"
Norveç'in küçük bir kasabasında büyüyen Reinsve’nin yükselişi, aslında beş yıl önce yine Cannes’da başlamıştı. Joachim Trier’in yönettiği “The Worst Person in the World” (Dünyanın En Kötü İnsanı) filmiyle festivalde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan aktris, bu yıl “Fjord” ile Croisette’e dördüncü kez geri döndü. The Wrap'e verdiği röportajda yaşadığı süreci değerlendiren Reinsve, ilk yıllara kıyasla kendisini çok daha rahat hissettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Hayatımdaki bu yoğun tempoya ve kaosa artık teslim oldum. İlk yıl yaşadığım o imposter (sahtekarlık) sendromunu artık üzerimden attım. 'The Worst Person in the World' döneminde eleştiriler çıktığında heyecandan kusmuştum, benim için sindirmesi çok zor bir kırılma anıydı. Ancak şimdi her şeyin yerli yerine oturduğunu hissediyorum ve kırmızı halıların, ödül törenlerinin tadını çıkarabiliyorum."
Romen sinemasının dahi yönetmeni Cristian Mungiu’nun imzasını taşıyan “Fjord” filminin çekim süreci ise Reinsve için bambaşka bir deneyim oldu. Muhafazakar dini değerlere sahip Romen-Norveçli bir çiftin, liberal komşularıyla yaşadığı derin kültürel ve pedagojik çatışmaları konu alan film, elektriğin ve yiyeceğin bile zor bulunduğu, sürekli heyelanların yaşandığı izole bir köyde çekildi. Karakterin psikolojisinden ziyade sahne trafiğine ve fiziksel mizansene odaklanan Mungiu ile çalışmanın oyunculuk ufkunu genişlettiğini söyleyen Reinsve, canlandırdığı 5 çocuk annesi Elizabeth karakteriyle arasında, kendi inanç yapısı farklı olsa da "kendinden daha büyük bir şeye ait olma arzusu" üzerinden güçlü bir bağ kurduğunu ifade ediyor.
Liv Ullmann’ın İzinde Yeni Bir Efsane
“Sentimental Value” filmiyle Oscar adaylığı kazandığında, sinema tarihinin efsane ismi Liv Ullmann’ın ardından En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen ikinci Norveçli olarak tarihe geçen Reinsve, festival sinemasındaki ağırlığını artık küresel gişe canavarlığıyla birleştiriyor. Aktrisin başrolünü Chiwetel Ejiofor ve Mark Duplass ile paylaştığı, Kane Parsons imzalı internet fenomeninden uyarlanan "Backrooms", cuma günü girdiği vizyonda A24 tarihinin tüm rekorlarını kırarak 118 milyon dolarlık bir başlangıç yaptı. Reinsve, bir mobilya mağazasında açılan tekinsiz bir portalla gerçekliğin kırıldığı, bitmek bilmeyen sarı koridorların ve klostrofobik kâbusların içine çekilen bir karaktere hayat vererek korku sinemasına da muazzam bir giriş yaptı.
Gelecek projeleri arasında Alexander Payne’in merakla beklenen “Somewhere Out There” filmi yer alan ve Halfdan Ullmann Tøndel ile yeni bir film üzerinde çalışan yıldız oyuncu, hem bağımsız sanat sinemasında hem de gişeyi sallayan ana akım projelerle adını sinema tarihine yazdırmaya devam edecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Renate Reinsve Kariyerinin Zirvesinde: Oscar Adaylığından Cannes Zaferine Uzanan Bir Yıl!1 Haz 2026 - 15:23
Neon
Sinema dünyasında bazı oyuncuların kariyerinde dönüm noktaları yaşanır ancak çok azı aynı yıl içinde hem eleştirmenlerin ortak favorisi olmayı, hem dünyanın en prestijli festivalinde büyük ödülü kucaklamayı, hem de gişe rekorlarını altüst etmeyi başarır. Son dönemde Hollywood ve Avrupa sinemasının odak noktası haline gelen Norveçli oyuncu Renate Reinsve, tam olarak böyle bir dönemin içinden geçiyor. Yakın zamanda “Sentimental Value” filmindeki performansıyla Oscar’da En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen, ardından Cannes Film Festivali'nde “Fjord” ile Altın Palmiye zaferi yaşayan Reinsve, şimdi de Kuzey Amerika gişesinin zirvesine oturan korku filmi “Backrooms” ile sinema salonlarında fırtınalar estiriyor. A24 tarihinin en büyük açılış rekorunu kıran yapımın başrolünde yer alan aktris, 2026 yılını kariyerinin altın yılı ilan etmiş durumda.
Renate Reinsve"Artık Imposter Sendromunu Üzerimden Attım"
Norveç'in küçük bir kasabasında büyüyen Reinsve’nin yükselişi, aslında beş yıl önce yine Cannes’da başlamıştı. Joachim Trier’in yönettiği “The Worst Person in the World” (Dünyanın En Kötü İnsanı) filmiyle festivalde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan aktris, bu yıl “Fjord” ile Croisette’e dördüncü kez geri döndü. The Wrap'e verdiği röportajda yaşadığı süreci değerlendiren Reinsve, ilk yıllara kıyasla kendisini çok daha rahat hissettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Hayatımdaki bu yoğun tempoya ve kaosa artık teslim oldum. İlk yıl yaşadığım o imposter (sahtekarlık) sendromunu artık üzerimden attım. 'The Worst Person in the World' döneminde eleştiriler çıktığında heyecandan kusmuştum, benim için sindirmesi çok zor bir kırılma anıydı. Ancak şimdi her şeyin yerli yerine oturduğunu hissediyorum ve kırmızı halıların, ödül törenlerinin tadını çıkarabiliyorum."
Romen sinemasının dahi yönetmeni Cristian Mungiu’nun imzasını taşıyan “Fjord” filminin çekim süreci ise Reinsve için bambaşka bir deneyim oldu. Muhafazakar dini değerlere sahip Romen-Norveçli bir çiftin, liberal komşularıyla yaşadığı derin kültürel ve pedagojik çatışmaları konu alan film, elektriğin ve yiyeceğin bile zor bulunduğu, sürekli heyelanların yaşandığı izole bir köyde çekildi. Karakterin psikolojisinden ziyade sahne trafiğine ve fiziksel mizansene odaklanan Mungiu ile çalışmanın oyunculuk ufkunu genişlettiğini söyleyen Reinsve, canlandırdığı 5 çocuk annesi Elizabeth karakteriyle arasında, kendi inanç yapısı farklı olsa da "kendinden daha büyük bir şeye ait olma arzusu" üzerinden güçlü bir bağ kurduğunu ifade ediyor.
Liv Ullmann’ın İzinde Yeni Bir Efsane
“Sentimental Value” filmiyle Oscar adaylığı kazandığında, sinema tarihinin efsane ismi Liv Ullmann’ın ardından En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilen ikinci Norveçli olarak tarihe geçen Reinsve, festival sinemasındaki ağırlığını artık küresel gişe canavarlığıyla birleştiriyor. Aktrisin başrolünü Chiwetel Ejiofor ve Mark Duplass ile paylaştığı, Kane Parsons imzalı internet fenomeninden uyarlanan "Backrooms", cuma günü girdiği vizyonda A24 tarihinin tüm rekorlarını kırarak 118 milyon dolarlık bir başlangıç yaptı. Reinsve, bir mobilya mağazasında açılan tekinsiz bir portalla gerçekliğin kırıldığı, bitmek bilmeyen sarı koridorların ve klostrofobik kâbusların içine çekilen bir karaktere hayat vererek korku sinemasına da muazzam bir giriş yaptı.
Gelecek projeleri arasında Alexander Payne’in merakla beklenen “Somewhere Out There” filmi yer alan ve Halfdan Ullmann Tøndel ile yeni bir film üzerinde çalışan yıldız oyuncu, hem bağımsız sanat sinemasında hem de gişeyi sallayan ana akım projelerle adını sinema tarihine yazdırmaya devam edecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Ana içeriğe atlaMalta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandıDünyaBarış Seçkin01 Haziran 2026•Güncelleme: 01 Haziran 2026Roma
Ulusal basında yer alan haberlere göre, Malta Adası'nın kuzeybatısındaki Triq il-Qadi'de yer alan "Lourdes" havai fişek fabrikasında yerel saatle 06.30 (TSİ 07.30) civarında şiddetli patlama oldu.
Patlama sebebiyle 67 ve 47 yaşlarındaki 2 kişi hafif yaralandı, çevredeki birçok ev ve bina ile araçlarda camlarının kırılması nedeniyle hasar oluştu.
Tarayıcınız video oynatmayı desteklemiyor.
Bu arada, fabrika yakınındaki çiftliklerde bulunan bazı hayvanların telef olmuş olabileceği belirtildi.
Bir görgü tanığı, patlamanın ardından ne olduğunu görmek için pencereye yaklaştıklarında ikinci patlamanın meydana geldiğini anlattı.
Fabrikadaki patlama çevredeki yerleşim yerlerinden de görüldü, duman yaklaşık 300 metre yüksekliğe ulaştı.
Patlamanın ardından Malta İtfaiyesi ve Sivil Savunması, olay yerindeki incelemelerini sürdürüyor.
ÖncekiSonrakiÖncekiİsrail askerleri Gazze'deki Cibaliya Mülteci Kampı'nda onlarca evi ateşe verdiSonrakiABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'tan yeni görevine ilişkin paylaşım PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaMalta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandıDünyaBarış Seçkin01 Haziran 2026•Güncelleme: 01 Haziran 2026Roma
Ulusal basında yer alan haberlere göre, Malta Adası'nın kuzeybatısındaki Triq il-Qadi'de yer alan "Lourdes" havai fişek fabrikasında yerel saatle 06.30 (TSİ 07.30) civarında şiddetli patlama oldu.
Patlama sebebiyle 67 ve 47 yaşlarındaki 2 kişi hafif yaralandı, çevredeki birçok ev ve bina ile araçlarda camlarının kırılması nedeniyle hasar oluştu.
Tarayıcınız video oynatmayı desteklemiyor.
Bu arada, fabrika yakınındaki çiftliklerde bulunan bazı hayvanların telef olmuş olabileceği belirtildi.
Bir görgü tanığı, patlamanın ardından ne olduğunu görmek için pencereye yaklaştıklarında ikinci patlamanın meydana geldiğini anlattı.
Fabrikadaki patlama çevredeki yerleşim yerlerinden de görüldü, duman yaklaşık 300 metre yüksekliğe ulaştı.
Patlamanın ardından Malta İtfaiyesi ve Sivil Savunması, olay yerindeki incelemelerini sürdürüyor.
ÖncekiSonrakiÖncekiİsrail askerleri Gazze'deki Cibaliya Mülteci Kampı'nda onlarca evi ateşe verdiSonrakiABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'tan yeni görevine ilişkin paylaşım PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaMalta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandıDünyaBarış Seçkin01 Haziran 2026•Güncelleme: 01 Haziran 2026Roma
Ulusal basında yer alan haberlere göre, Malta Adası'nın kuzeybatısındaki Triq il-Qadi'de yer alan "Lourdes" havai fişek fabrikasında yerel saatle 06.30 (TSİ 07.30) civarında şiddetli patlama oldu.
Patlama sebebiyle 67 ve 47 yaşlarındaki 2 kişi hafif yaralandı, çevredeki birçok ev ve bina ile araçlarda camlarının kırılması nedeniyle hasar oluştu.
Tarayıcınız video oynatmayı desteklemiyor.
Bu arada, fabrika yakınındaki çiftliklerde bulunan bazı hayvanların telef olmuş olabileceği belirtildi.
Bir görgü tanığı, patlamanın ardından ne olduğunu görmek için pencereye yaklaştıklarında ikinci patlamanın meydana geldiğini anlattı.
Fabrikadaki patlama çevredeki yerleşim yerlerinden de görüldü, duman yaklaşık 300 metre yüksekliğe ulaştı.
Patlamanın ardından Malta İtfaiyesi ve Sivil Savunması, olay yerindeki incelemelerini sürdürüyor.
ÖncekiSonrakiÖncekiİsrail askerleri Gazze'deki Cibaliya Mülteci Kampı'nda onlarca evi ateşe verdiSonrakiABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'tan yeni görevine ilişkin paylaşım PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaMalta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandıDünyaBarış Seçkin01 Haziran 2026•Güncelleme: 01 Haziran 2026Roma
Ulusal basında yer alan haberlere göre, Malta Adası'nın kuzeybatısındaki Triq il-Qadi'de yer alan "Lourdes" havai fişek fabrikasında yerel saatle 06.30 (TSİ 07.30) civarında şiddetli patlama oldu.
Patlama sebebiyle 67 ve 47 yaşlarındaki 2 kişi hafif yaralandı, çevredeki birçok ev ve bina ile araçlarda camlarının kırılması nedeniyle hasar oluştu.
Tarayıcınız video oynatmayı desteklemiyor.
Bu arada, fabrika yakınındaki çiftliklerde bulunan bazı hayvanların telef olmuş olabileceği belirtildi.
Bir görgü tanığı, patlamanın ardından ne olduğunu görmek için pencereye yaklaştıklarında ikinci patlamanın meydana geldiğini anlattı.
Fabrikadaki patlama çevredeki yerleşim yerlerinden de görüldü, duman yaklaşık 300 metre yüksekliğe ulaştı.
Patlamanın ardından Malta İtfaiyesi ve Sivil Savunması, olay yerindeki incelemelerini sürdürüyor.
ÖncekiSonrakiÖncekiİsrail askerleri Gazze'deki Cibaliya Mülteci Kampı'nda onlarca evi ateşe verdiSonrakiABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'tan yeni görevine ilişkin paylaşım PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaDünyaFaruk Hanedar01 Haziran 2026•Güncelleme: 01 Haziran 2026Fotoğraf: Mostafa Alkharouf / AAKudüs
Batı Kudüs’ün önemli kavşaklarından Hamitarim Köprüsü'nde bir araya gelen göstericiler, dün Beyt Şemeş’te 9 Haredi'nin gözaltına alınmasını ve zorunlu askerliği protesto etti.
Harediler, yolu trafiğe kapatarak araçların geçişini engelledi, Batı Kudüs'te trafiğin durma noktasına gelmesine neden oldu.
İsrail polisi, göstericilerin arasında kalan bir askeri kurtarmak için ses bombası kullanırken atlı polisler yolu kapatan göstericileri dağıtmaya çalıştı.
Harediler, orduya katılmayı reddedenlerin gözaltına alınması nedeniyle "ülkeyi durduracağız", "bu sadece başlangıç" ve "ölürüz de orduya katılmayız" sloganları attı.
Israel Hayom gazetesi, Batı Kudüs'te çıkan olaylarda 2 polisin hafif şekilde yaralandığını aktardı.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde gösterilerin Batı Kudüs'le sınırlı kalmadığı, İsrail'in kuzeyindeki Safed, güneyindeki Netivot ve orta kesimindeki Bnei Brak'ta da yüksek katılımlı gösteriler düzenlendiğini kaydetti.
Haberde, Bnei Brak'taki gösteride, protestocuların ana yolları ve demiryolunu geçişlere kapattığı bildirildi.
Öte yandan, Beit Şemeş'te karakolu basan 8 Haredi'nin yeterli delil olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldığı kaydedildi.
Dün, Beit Şemeş kentinde bir Haredi'nin asker kaçağı olduğu gerekçesiyle tutuklanması üzerine bölgedeki karakol Haredilerin saldırısına uğramıştı.
İsrail polisi, polis merkezini basan Haredileri engellemek için ses bombaları ve göz yaşartıcı gaz kullanmıştı.
İsrail Yüksek Mahkemesi, 25 Haziran 2024'te, herkesin zorunlu askerlik yaptığı İsrail'de, Haredilerin askerlikten muaf tutulmasının yasal dayanağı olmadığına hükmetmişti.
Bu karara İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun hükümetindeki Haredi partiler şiddetle karşı çıkmış ve yeni bir zorunlu askerlik yasası hazırlanması için baskıları artırmıştı.
Söz konusu yasa konusunda uzlaşı sağlanamaması ülkede siyasi krize neden olmuştu.
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Malta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandı
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiGazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesi'ndeki hastalar, ameliyat için "elektriğin gelmesini" bekliyorSonrakiMescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, İsrail'in ezanı kısıtlama tasarısına tepki gösterdi
Ana içeriğe atlaDünyaFaruk Hanedar01 Haziran 2026•Güncelleme: 01 Haziran 2026Fotoğraf: Mostafa Alkharouf / AAKudüs
Batı Kudüs’ün önemli kavşaklarından Hamitarim Köprüsü'nde bir araya gelen göstericiler, dün Beyt Şemeş’te 9 Haredi'nin gözaltına alınmasını ve zorunlu askerliği protesto etti.
Harediler, yolu trafiğe kapatarak araçların geçişini engelledi, Batı Kudüs'te trafiğin durma noktasına gelmesine neden oldu.
İsrail polisi, göstericilerin arasında kalan bir askeri kurtarmak için ses bombası kullanırken atlı polisler yolu kapatan göstericileri dağıtmaya çalıştı.
Harediler, orduya katılmayı reddedenlerin gözaltına alınması nedeniyle "ülkeyi durduracağız", "bu sadece başlangıç" ve "ölürüz de orduya katılmayız" sloganları attı.
Israel Hayom gazetesi, Batı Kudüs'te çıkan olaylarda 2 polisin hafif şekilde yaralandığını aktardı.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde gösterilerin Batı Kudüs'le sınırlı kalmadığı, İsrail'in kuzeyindeki Safed, güneyindeki Netivot ve orta kesimindeki Bnei Brak'ta da yüksek katılımlı gösteriler düzenlendiğini kaydetti.
Haberde, Bnei Brak'taki gösteride, protestocuların ana yolları ve demiryolunu geçişlere kapattığı bildirildi.
Öte yandan, Beit Şemeş'te karakolu basan 8 Haredi'nin yeterli delil olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldığı kaydedildi.
Dün, Beit Şemeş kentinde bir Haredi'nin asker kaçağı olduğu gerekçesiyle tutuklanması üzerine bölgedeki karakol Haredilerin saldırısına uğramıştı.
İsrail polisi, polis merkezini basan Haredileri engellemek için ses bombaları ve göz yaşartıcı gaz kullanmıştı.
İsrail Yüksek Mahkemesi, 25 Haziran 2024'te, herkesin zorunlu askerlik yaptığı İsrail'de, Haredilerin askerlikten muaf tutulmasının yasal dayanağı olmadığına hükmetmişti.
Bu karara İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun hükümetindeki Haredi partiler şiddetle karşı çıkmış ve yeni bir zorunlu askerlik yasası hazırlanması için baskıları artırmıştı.
Söz konusu yasa konusunda uzlaşı sağlanamaması ülkede siyasi krize neden olmuştu.
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Malta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandı
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiGazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesi'ndeki hastalar, ameliyat için "elektriğin gelmesini" bekliyorSonrakiMescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, İsrail'in ezanı kısıtlama tasarısına tepki gösterdi
Ana içeriğe atlaDünyaFaruk Hanedar01 Haziran 2026•Güncelleme: 01 Haziran 2026Fotoğraf: Mostafa Alkharouf / AAKudüs
Batı Kudüs’ün önemli kavşaklarından Hamitarim Köprüsü'nde bir araya gelen göstericiler, dün Beyt Şemeş’te 9 Haredi'nin gözaltına alınmasını ve zorunlu askerliği protesto etti.
Harediler, yolu trafiğe kapatarak araçların geçişini engelledi, Batı Kudüs'te trafiğin durma noktasına gelmesine neden oldu.
İsrail polisi, göstericilerin arasında kalan bir askeri kurtarmak için ses bombası kullanırken atlı polisler yolu kapatan göstericileri dağıtmaya çalıştı.
Harediler, orduya katılmayı reddedenlerin gözaltına alınması nedeniyle "ülkeyi durduracağız", "bu sadece başlangıç" ve "ölürüz de orduya katılmayız" sloganları attı.
Israel Hayom gazetesi, Batı Kudüs'te çıkan olaylarda 2 polisin hafif şekilde yaralandığını aktardı.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde gösterilerin Batı Kudüs'le sınırlı kalmadığı, İsrail'in kuzeyindeki Safed, güneyindeki Netivot ve orta kesimindeki Bnei Brak'ta da yüksek katılımlı gösteriler düzenlendiğini kaydetti.
Haberde, Bnei Brak'taki gösteride, protestocuların ana yolları ve demiryolunu geçişlere kapattığı bildirildi.
Öte yandan, Beit Şemeş'te karakolu basan 8 Haredi'nin yeterli delil olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldığı kaydedildi.
Dün, Beit Şemeş kentinde bir Haredi'nin asker kaçağı olduğu gerekçesiyle tutuklanması üzerine bölgedeki karakol Haredilerin saldırısına uğramıştı.
İsrail polisi, polis merkezini basan Haredileri engellemek için ses bombaları ve göz yaşartıcı gaz kullanmıştı.
İsrail Yüksek Mahkemesi, 25 Haziran 2024'te, herkesin zorunlu askerlik yaptığı İsrail'de, Haredilerin askerlikten muaf tutulmasının yasal dayanağı olmadığına hükmetmişti.
Bu karara İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun hükümetindeki Haredi partiler şiddetle karşı çıkmış ve yeni bir zorunlu askerlik yasası hazırlanması için baskıları artırmıştı.
Söz konusu yasa konusunda uzlaşı sağlanamaması ülkede siyasi krize neden olmuştu.
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Malta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandı
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiGazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesi'ndeki hastalar, ameliyat için "elektriğin gelmesini" bekliyorSonrakiMescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, İsrail'in ezanı kısıtlama tasarısına tepki gösterdi
Ana içeriğe atlaDünyaFaruk Hanedar01 Haziran 2026•Güncelleme: 01 Haziran 2026Fotoğraf: Mostafa Alkharouf / AAKudüs
Batı Kudüs’ün önemli kavşaklarından Hamitarim Köprüsü'nde bir araya gelen göstericiler, dün Beyt Şemeş’te 9 Haredi'nin gözaltına alınmasını ve zorunlu askerliği protesto etti.
Harediler, yolu trafiğe kapatarak araçların geçişini engelledi, Batı Kudüs'te trafiğin durma noktasına gelmesine neden oldu.
İsrail polisi, göstericilerin arasında kalan bir askeri kurtarmak için ses bombası kullanırken atlı polisler yolu kapatan göstericileri dağıtmaya çalıştı.
Harediler, orduya katılmayı reddedenlerin gözaltına alınması nedeniyle "ülkeyi durduracağız", "bu sadece başlangıç" ve "ölürüz de orduya katılmayız" sloganları attı.
Israel Hayom gazetesi, Batı Kudüs'te çıkan olaylarda 2 polisin hafif şekilde yaralandığını aktardı.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde gösterilerin Batı Kudüs'le sınırlı kalmadığı, İsrail'in kuzeyindeki Safed, güneyindeki Netivot ve orta kesimindeki Bnei Brak'ta da yüksek katılımlı gösteriler düzenlendiğini kaydetti.
Haberde, Bnei Brak'taki gösteride, protestocuların ana yolları ve demiryolunu geçişlere kapattığı bildirildi.
Öte yandan, Beit Şemeş'te karakolu basan 8 Haredi'nin yeterli delil olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldığı kaydedildi.
Dün, Beit Şemeş kentinde bir Haredi'nin asker kaçağı olduğu gerekçesiyle tutuklanması üzerine bölgedeki karakol Haredilerin saldırısına uğramıştı.
İsrail polisi, polis merkezini basan Haredileri engellemek için ses bombaları ve göz yaşartıcı gaz kullanmıştı.
İsrail Yüksek Mahkemesi, 25 Haziran 2024'te, herkesin zorunlu askerlik yaptığı İsrail'de, Haredilerin askerlikten muaf tutulmasının yasal dayanağı olmadığına hükmetmişti.
Bu karara İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun hükümetindeki Haredi partiler şiddetle karşı çıkmış ve yeni bir zorunlu askerlik yasası hazırlanması için baskıları artırmıştı.
Söz konusu yasa konusunda uzlaşı sağlanamaması ülkede siyasi krize neden olmuştu.
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Malta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandı
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiGazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesi'ndeki hastalar, ameliyat için "elektriğin gelmesini" bekliyorSonrakiMescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, İsrail'in ezanı kısıtlama tasarısına tepki gösterdi
Tek Oturuşta Bitecek Sinema Tadında Başyapıtlar: Ekran Tarihinin En İyi 5 Bölümlük 7 Mini Dizisi!30 May 2026 - 15:27
.
Televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca bir yapımın başarısı, ekran ömrünün uzunluğuyla ölçülüyordu. Ancak modern televizyon yayıncılığı, izleyiciyi gereksiz yan hikayelerle boğmayan, her dakikasının hakkını veren mini dizi formatını hayatımızın merkezine yerleştirdi. Gereksiz dolgu bölümlerden, ticari kaygılarla sakız gibi uzatılan senaryolardan sıkıldıysanız, beş saatlik bir zaman yatırımıyla zihninize kazınacak bir listeyle karşı karşıyasınız. Eleştirmenlerin tam puan verdiği bu 5 bölümlük yapımlar, ilk dakikadan final jeneriğine kadar izleyiciyi nefes kesen bir anlatının içine çekmeyi başarıyor.
7. The Nest (2020)
Glasgow'da yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Emily'nin çocuk sahibi olma arzusu, 18 yaşındaki maddi zorluklar çeken Kaya ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır. Büyük bir ödeme karşılığında taşıyıcı annelik anlaşması yapan taraflar, lüks bir malikanede bir araya gelir. Ancak Kaya’nın geçmişindeki sırlar yüzeye çıktıkça, hikaye ağır tempolu bir psikolojik savaşa dönüşür. İskoçya’nın puslu, kasvetli ve tekinsiz atmosferi, sınıfsal uçurumları ele alan bu gizem dolu hikayenin adeta görünmez bir karakteri haline geliyor.
6. Thirteen(2016)
Henüz 13 yaşındayken kaçırılan Ivy Moxham (Jodie Comer), tam 13 yıl boyunca kapalı kaldığı bodrum katından kaçmayı başardığında 26 yaşındadır. Herkes onun bir kurban olduğuna inanırken, polisin sorgusu derinleştikçe Ivy’nin anlattıklarında büyük tutarsızlıklar belirir. Hafızası parçalanmış bu genç kadının sakladığı sırlar, izleyiciyi klostrofobik bir labirente hapsediyor. Jodie Comer'ın kariyerinin erken dönemindeki o muazzam ve tüyler ürpertici performansı, dizinin o karanlık ve gerçekçi tonunu tek başına omuzluyor.
5. Candy (2022)
1980'lerin Teksas'ında dışarıdan bakıldığında mükemmel bir eş ve anne gibi görünen Candy Montgomery'nin (Jessica Biel), komşusu Betty Gore'u bir baltayla vahşice katletmesine uzanan gerçek bir suç öyküsü. Benzeri diğer yapımlardan farklı olarak ucuz sansasyonlara başvurmayan dizi, kusursuz görünen banliyö hayatlarının ardına gizlenmiş bastırılmış kadınsal öfkeyi inceliyor. Jessica Biel’in bir canavar ile sıradan bir insan arasındaki o ince çizgide yürüyen performansı, izleyicide derin bir varoluşsal sancı bırakıyor.
4. The North Water (2021)
1859 yılında Yorkshire’dan Arktik buzullarına doğru yola çıkan bir balina avlama gemisi, geçmişinden kaçan lekeli bir askeri cerrah (Jack O'Connell) ile insan formundaki şeytan olarak nitelendirilen acımasız zıpkıncı Henry Drax’ı (Colin Farrell) karşı karşıya getirir. Bir tayfanın öldürülmesiyle başlayan süreç, dondurucu soğukla ve insan doğasının en vahşi yönleriyle verilen çiğ bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Colin Farrell’ın tanınmaz haldeki fiziksel dönüşümü ve ahlaki karanlığı, ekran başındakileri kelimenin tam anlamıyla sarsıyor.
3. Patrick Melrose (2018)
Edward St. Aubyn'in yarı otobiyografik romanlarından uyarlanan yapım, çocukluğunda en güvendiği insan tarafından ağır istismara uğrayan bir adamın, 1960'ların Fransa'sından 1980'lerin New York'undaki ağır uyuşturucu bağımlılığına ve ardından Londra’daki sancılı iyileşme sürecine uzanan hayatını beş ayrı zaman diliminde anlatıyor. Benedict Cumberbatch’in kariyer zirvesi olarak kabul edilen bu performans, travmanın yıkıcılığını trajikomik bir dille harmanlayarak televizyon tarihinin en dürüst karakter analizlerinden birini sunuyor.
2. The Narrow Road to the Deep North (2025)
Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü dev romanından uyarlanan bu Avustralya yapımı savaş draması, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından esir alınarak meşhur "Ölüm Demiryolu" inşaatında çalışmaya zorlanan genç cerrah Dorrigo Evans’ın (Jacob Elordi) hikayesini merkezine alıyor. Anlatı; savaşın vahşeti, Dorrigo'nun geçmişteki yasak aşkı ve yaşlılığında (Ciarán Hinds) peşini bırakmayan o ağır suçluluk duygusu arasında gidip geliyor. Justin Kurzel'in imzasını taşıyan bu görsel şiir, tek bir saniyesini bile boşa harcamayan sarsıcı bir başyapıt.
1. Chernobyl (2019)
26 Nisan 1986'da Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen feci patlamayı ve sonrasındaki nükleer felaketi konu alan yapım, mini dizi formatının tartışmasız şah eseri kabul ediliyor. Sistem yalanlarının, bürokrasinin ve saklanan gerçeklerin bedelini hayatlarıyla ödeyen itfaiyecilerin, madencilerin ve ilk müdahale ekiplerinin trajedisi, izleyicide ağır bir nefessizlik hissi yaratıyor. Jared Harris ve Stellan Skarsgård'ın başrollerinde devleştiği, 10 Emmy ödüllü bu tarihi dram, kurgusal süslemeler yerine saf gerçekliğin gücüne inanarak sinema tarihinin zirvesine yerleşiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Tek Oturuşta Bitecek Sinema Tadında Başyapıtlar: Ekran Tarihinin En İyi 5 Bölümlük 7 Mini Dizisi!30 May 2026 - 15:27
.
Televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca bir yapımın başarısı, ekran ömrünün uzunluğuyla ölçülüyordu. Ancak modern televizyon yayıncılığı, izleyiciyi gereksiz yan hikayelerle boğmayan, her dakikasının hakkını veren mini dizi formatını hayatımızın merkezine yerleştirdi. Gereksiz dolgu bölümlerden, ticari kaygılarla sakız gibi uzatılan senaryolardan sıkıldıysanız, beş saatlik bir zaman yatırımıyla zihninize kazınacak bir listeyle karşı karşıyasınız. Eleştirmenlerin tam puan verdiği bu 5 bölümlük yapımlar, ilk dakikadan final jeneriğine kadar izleyiciyi nefes kesen bir anlatının içine çekmeyi başarıyor.
7. The Nest (2020)
Glasgow'da yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Emily'nin çocuk sahibi olma arzusu, 18 yaşındaki maddi zorluklar çeken Kaya ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır. Büyük bir ödeme karşılığında taşıyıcı annelik anlaşması yapan taraflar, lüks bir malikanede bir araya gelir. Ancak Kaya’nın geçmişindeki sırlar yüzeye çıktıkça, hikaye ağır tempolu bir psikolojik savaşa dönüşür. İskoçya’nın puslu, kasvetli ve tekinsiz atmosferi, sınıfsal uçurumları ele alan bu gizem dolu hikayenin adeta görünmez bir karakteri haline geliyor.
6. Thirteen(2016)
Henüz 13 yaşındayken kaçırılan Ivy Moxham (Jodie Comer), tam 13 yıl boyunca kapalı kaldığı bodrum katından kaçmayı başardığında 26 yaşındadır. Herkes onun bir kurban olduğuna inanırken, polisin sorgusu derinleştikçe Ivy’nin anlattıklarında büyük tutarsızlıklar belirir. Hafızası parçalanmış bu genç kadının sakladığı sırlar, izleyiciyi klostrofobik bir labirente hapsediyor. Jodie Comer'ın kariyerinin erken dönemindeki o muazzam ve tüyler ürpertici performansı, dizinin o karanlık ve gerçekçi tonunu tek başına omuzluyor.
5. Candy (2022)
1980'lerin Teksas'ında dışarıdan bakıldığında mükemmel bir eş ve anne gibi görünen Candy Montgomery'nin (Jessica Biel), komşusu Betty Gore'u bir baltayla vahşice katletmesine uzanan gerçek bir suç öyküsü. Benzeri diğer yapımlardan farklı olarak ucuz sansasyonlara başvurmayan dizi, kusursuz görünen banliyö hayatlarının ardına gizlenmiş bastırılmış kadınsal öfkeyi inceliyor. Jessica Biel’in bir canavar ile sıradan bir insan arasındaki o ince çizgide yürüyen performansı, izleyicide derin bir varoluşsal sancı bırakıyor.
4. The North Water (2021)
1859 yılında Yorkshire’dan Arktik buzullarına doğru yola çıkan bir balina avlama gemisi, geçmişinden kaçan lekeli bir askeri cerrah (Jack O'Connell) ile insan formundaki şeytan olarak nitelendirilen acımasız zıpkıncı Henry Drax’ı (Colin Farrell) karşı karşıya getirir. Bir tayfanın öldürülmesiyle başlayan süreç, dondurucu soğukla ve insan doğasının en vahşi yönleriyle verilen çiğ bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Colin Farrell’ın tanınmaz haldeki fiziksel dönüşümü ve ahlaki karanlığı, ekran başındakileri kelimenin tam anlamıyla sarsıyor.
3. Patrick Melrose (2018)
Edward St. Aubyn'in yarı otobiyografik romanlarından uyarlanan yapım, çocukluğunda en güvendiği insan tarafından ağır istismara uğrayan bir adamın, 1960'ların Fransa'sından 1980'lerin New York'undaki ağır uyuşturucu bağımlılığına ve ardından Londra’daki sancılı iyileşme sürecine uzanan hayatını beş ayrı zaman diliminde anlatıyor. Benedict Cumberbatch’in kariyer zirvesi olarak kabul edilen bu performans, travmanın yıkıcılığını trajikomik bir dille harmanlayarak televizyon tarihinin en dürüst karakter analizlerinden birini sunuyor.
2. The Narrow Road to the Deep North (2025)
Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü dev romanından uyarlanan bu Avustralya yapımı savaş draması, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından esir alınarak meşhur "Ölüm Demiryolu" inşaatında çalışmaya zorlanan genç cerrah Dorrigo Evans’ın (Jacob Elordi) hikayesini merkezine alıyor. Anlatı; savaşın vahşeti, Dorrigo'nun geçmişteki yasak aşkı ve yaşlılığında (Ciarán Hinds) peşini bırakmayan o ağır suçluluk duygusu arasında gidip geliyor. Justin Kurzel'in imzasını taşıyan bu görsel şiir, tek bir saniyesini bile boşa harcamayan sarsıcı bir başyapıt.
1. Chernobyl (2019)
26 Nisan 1986'da Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen feci patlamayı ve sonrasındaki nükleer felaketi konu alan yapım, mini dizi formatının tartışmasız şah eseri kabul ediliyor. Sistem yalanlarının, bürokrasinin ve saklanan gerçeklerin bedelini hayatlarıyla ödeyen itfaiyecilerin, madencilerin ve ilk müdahale ekiplerinin trajedisi, izleyicide ağır bir nefessizlik hissi yaratıyor. Jared Harris ve Stellan Skarsgård'ın başrollerinde devleştiği, 10 Emmy ödüllü bu tarihi dram, kurgusal süslemeler yerine saf gerçekliğin gücüne inanarak sinema tarihinin zirvesine yerleşiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Tek Oturuşta Bitecek Sinema Tadında Başyapıtlar: Ekran Tarihinin En İyi 5 Bölümlük 7 Mini Dizisi!30 May 2026 - 15:27
.
Televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca bir yapımın başarısı, ekran ömrünün uzunluğuyla ölçülüyordu. Ancak modern televizyon yayıncılığı, izleyiciyi gereksiz yan hikayelerle boğmayan, her dakikasının hakkını veren mini dizi formatını hayatımızın merkezine yerleştirdi. Gereksiz dolgu bölümlerden, ticari kaygılarla sakız gibi uzatılan senaryolardan sıkıldıysanız, beş saatlik bir zaman yatırımıyla zihninize kazınacak bir listeyle karşı karşıyasınız. Eleştirmenlerin tam puan verdiği bu 5 bölümlük yapımlar, ilk dakikadan final jeneriğine kadar izleyiciyi nefes kesen bir anlatının içine çekmeyi başarıyor.
7. The Nest (2020)
Glasgow'da yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Emily'nin çocuk sahibi olma arzusu, 18 yaşındaki maddi zorluklar çeken Kaya ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır. Büyük bir ödeme karşılığında taşıyıcı annelik anlaşması yapan taraflar, lüks bir malikanede bir araya gelir. Ancak Kaya’nın geçmişindeki sırlar yüzeye çıktıkça, hikaye ağır tempolu bir psikolojik savaşa dönüşür. İskoçya’nın puslu, kasvetli ve tekinsiz atmosferi, sınıfsal uçurumları ele alan bu gizem dolu hikayenin adeta görünmez bir karakteri haline geliyor.
6. Thirteen(2016)
Henüz 13 yaşındayken kaçırılan Ivy Moxham (Jodie Comer), tam 13 yıl boyunca kapalı kaldığı bodrum katından kaçmayı başardığında 26 yaşındadır. Herkes onun bir kurban olduğuna inanırken, polisin sorgusu derinleştikçe Ivy’nin anlattıklarında büyük tutarsızlıklar belirir. Hafızası parçalanmış bu genç kadının sakladığı sırlar, izleyiciyi klostrofobik bir labirente hapsediyor. Jodie Comer'ın kariyerinin erken dönemindeki o muazzam ve tüyler ürpertici performansı, dizinin o karanlık ve gerçekçi tonunu tek başına omuzluyor.
5. Candy (2022)
1980'lerin Teksas'ında dışarıdan bakıldığında mükemmel bir eş ve anne gibi görünen Candy Montgomery'nin (Jessica Biel), komşusu Betty Gore'u bir baltayla vahşice katletmesine uzanan gerçek bir suç öyküsü. Benzeri diğer yapımlardan farklı olarak ucuz sansasyonlara başvurmayan dizi, kusursuz görünen banliyö hayatlarının ardına gizlenmiş bastırılmış kadınsal öfkeyi inceliyor. Jessica Biel’in bir canavar ile sıradan bir insan arasındaki o ince çizgide yürüyen performansı, izleyicide derin bir varoluşsal sancı bırakıyor.
4. The North Water (2021)
1859 yılında Yorkshire’dan Arktik buzullarına doğru yola çıkan bir balina avlama gemisi, geçmişinden kaçan lekeli bir askeri cerrah (Jack O'Connell) ile insan formundaki şeytan olarak nitelendirilen acımasız zıpkıncı Henry Drax’ı (Colin Farrell) karşı karşıya getirir. Bir tayfanın öldürülmesiyle başlayan süreç, dondurucu soğukla ve insan doğasının en vahşi yönleriyle verilen çiğ bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Colin Farrell’ın tanınmaz haldeki fiziksel dönüşümü ve ahlaki karanlığı, ekran başındakileri kelimenin tam anlamıyla sarsıyor.
3. Patrick Melrose (2018)
Edward St. Aubyn'in yarı otobiyografik romanlarından uyarlanan yapım, çocukluğunda en güvendiği insan tarafından ağır istismara uğrayan bir adamın, 1960'ların Fransa'sından 1980'lerin New York'undaki ağır uyuşturucu bağımlılığına ve ardından Londra’daki sancılı iyileşme sürecine uzanan hayatını beş ayrı zaman diliminde anlatıyor. Benedict Cumberbatch’in kariyer zirvesi olarak kabul edilen bu performans, travmanın yıkıcılığını trajikomik bir dille harmanlayarak televizyon tarihinin en dürüst karakter analizlerinden birini sunuyor.
2. The Narrow Road to the Deep North (2025)
Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü dev romanından uyarlanan bu Avustralya yapımı savaş draması, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından esir alınarak meşhur "Ölüm Demiryolu" inşaatında çalışmaya zorlanan genç cerrah Dorrigo Evans’ın (Jacob Elordi) hikayesini merkezine alıyor. Anlatı; savaşın vahşeti, Dorrigo'nun geçmişteki yasak aşkı ve yaşlılığında (Ciarán Hinds) peşini bırakmayan o ağır suçluluk duygusu arasında gidip geliyor. Justin Kurzel'in imzasını taşıyan bu görsel şiir, tek bir saniyesini bile boşa harcamayan sarsıcı bir başyapıt.
1. Chernobyl (2019)
26 Nisan 1986'da Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen feci patlamayı ve sonrasındaki nükleer felaketi konu alan yapım, mini dizi formatının tartışmasız şah eseri kabul ediliyor. Sistem yalanlarının, bürokrasinin ve saklanan gerçeklerin bedelini hayatlarıyla ödeyen itfaiyecilerin, madencilerin ve ilk müdahale ekiplerinin trajedisi, izleyicide ağır bir nefessizlik hissi yaratıyor. Jared Harris ve Stellan Skarsgård'ın başrollerinde devleştiği, 10 Emmy ödüllü bu tarihi dram, kurgusal süslemeler yerine saf gerçekliğin gücüne inanarak sinema tarihinin zirvesine yerleşiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Tek Oturuşta Bitecek Sinema Tadında Başyapıtlar: Ekran Tarihinin En İyi 5 Bölümlük 7 Mini Dizisi!30 May 2026 - 15:27
.
Televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca bir yapımın başarısı, ekran ömrünün uzunluğuyla ölçülüyordu. Ancak modern televizyon yayıncılığı, izleyiciyi gereksiz yan hikayelerle boğmayan, her dakikasının hakkını veren mini dizi formatını hayatımızın merkezine yerleştirdi. Gereksiz dolgu bölümlerden, ticari kaygılarla sakız gibi uzatılan senaryolardan sıkıldıysanız, beş saatlik bir zaman yatırımıyla zihninize kazınacak bir listeyle karşı karşıyasınız. Eleştirmenlerin tam puan verdiği bu 5 bölümlük yapımlar, ilk dakikadan final jeneriğine kadar izleyiciyi nefes kesen bir anlatının içine çekmeyi başarıyor.
7. The Nest (2020)
Glasgow'da yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Emily'nin çocuk sahibi olma arzusu, 18 yaşındaki maddi zorluklar çeken Kaya ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır. Büyük bir ödeme karşılığında taşıyıcı annelik anlaşması yapan taraflar, lüks bir malikanede bir araya gelir. Ancak Kaya’nın geçmişindeki sırlar yüzeye çıktıkça, hikaye ağır tempolu bir psikolojik savaşa dönüşür. İskoçya’nın puslu, kasvetli ve tekinsiz atmosferi, sınıfsal uçurumları ele alan bu gizem dolu hikayenin adeta görünmez bir karakteri haline geliyor.
6. Thirteen(2016)
Henüz 13 yaşındayken kaçırılan Ivy Moxham (Jodie Comer), tam 13 yıl boyunca kapalı kaldığı bodrum katından kaçmayı başardığında 26 yaşındadır. Herkes onun bir kurban olduğuna inanırken, polisin sorgusu derinleştikçe Ivy’nin anlattıklarında büyük tutarsızlıklar belirir. Hafızası parçalanmış bu genç kadının sakladığı sırlar, izleyiciyi klostrofobik bir labirente hapsediyor. Jodie Comer'ın kariyerinin erken dönemindeki o muazzam ve tüyler ürpertici performansı, dizinin o karanlık ve gerçekçi tonunu tek başına omuzluyor.
5. Candy (2022)
1980'lerin Teksas'ında dışarıdan bakıldığında mükemmel bir eş ve anne gibi görünen Candy Montgomery'nin (Jessica Biel), komşusu Betty Gore'u bir baltayla vahşice katletmesine uzanan gerçek bir suç öyküsü. Benzeri diğer yapımlardan farklı olarak ucuz sansasyonlara başvurmayan dizi, kusursuz görünen banliyö hayatlarının ardına gizlenmiş bastırılmış kadınsal öfkeyi inceliyor. Jessica Biel’in bir canavar ile sıradan bir insan arasındaki o ince çizgide yürüyen performansı, izleyicide derin bir varoluşsal sancı bırakıyor.
4. The North Water (2021)
1859 yılında Yorkshire’dan Arktik buzullarına doğru yola çıkan bir balina avlama gemisi, geçmişinden kaçan lekeli bir askeri cerrah (Jack O'Connell) ile insan formundaki şeytan olarak nitelendirilen acımasız zıpkıncı Henry Drax’ı (Colin Farrell) karşı karşıya getirir. Bir tayfanın öldürülmesiyle başlayan süreç, dondurucu soğukla ve insan doğasının en vahşi yönleriyle verilen çiğ bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Colin Farrell’ın tanınmaz haldeki fiziksel dönüşümü ve ahlaki karanlığı, ekran başındakileri kelimenin tam anlamıyla sarsıyor.
3. Patrick Melrose (2018)
Edward St. Aubyn'in yarı otobiyografik romanlarından uyarlanan yapım, çocukluğunda en güvendiği insan tarafından ağır istismara uğrayan bir adamın, 1960'ların Fransa'sından 1980'lerin New York'undaki ağır uyuşturucu bağımlılığına ve ardından Londra’daki sancılı iyileşme sürecine uzanan hayatını beş ayrı zaman diliminde anlatıyor. Benedict Cumberbatch’in kariyer zirvesi olarak kabul edilen bu performans, travmanın yıkıcılığını trajikomik bir dille harmanlayarak televizyon tarihinin en dürüst karakter analizlerinden birini sunuyor.
2. The Narrow Road to the Deep North (2025)
Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü dev romanından uyarlanan bu Avustralya yapımı savaş draması, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından esir alınarak meşhur "Ölüm Demiryolu" inşaatında çalışmaya zorlanan genç cerrah Dorrigo Evans’ın (Jacob Elordi) hikayesini merkezine alıyor. Anlatı; savaşın vahşeti, Dorrigo'nun geçmişteki yasak aşkı ve yaşlılığında (Ciarán Hinds) peşini bırakmayan o ağır suçluluk duygusu arasında gidip geliyor. Justin Kurzel'in imzasını taşıyan bu görsel şiir, tek bir saniyesini bile boşa harcamayan sarsıcı bir başyapıt.
1. Chernobyl (2019)
26 Nisan 1986'da Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen feci patlamayı ve sonrasındaki nükleer felaketi konu alan yapım, mini dizi formatının tartışmasız şah eseri kabul ediliyor. Sistem yalanlarının, bürokrasinin ve saklanan gerçeklerin bedelini hayatlarıyla ödeyen itfaiyecilerin, madencilerin ve ilk müdahale ekiplerinin trajedisi, izleyicide ağır bir nefessizlik hissi yaratıyor. Jared Harris ve Stellan Skarsgård'ın başrollerinde devleştiği, 10 Emmy ödüllü bu tarihi dram, kurgusal süslemeler yerine saf gerçekliğin gücüne inanarak sinema tarihinin zirvesine yerleşiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Alfred Hitchcock’un Efsanevi Filmi Dizi Oluyor: Başrolde "Succession"ın Yıldızı Yer Alacak!1 Haz 2026 - 13:38
Universal / MUBI
Alfred Hitchcock’un beyaz perdeye aktardığı efsanevi gerilim filmi “The Birds” (Kuşlar), tam 63 yıl aradan sonra televizyon ekranlarına uyarlanıyor. Universal International Studios ve yapımcı David Heyman’ın şirketi Heyday Television ortaklığında hazırlanan yüksek profilli mini dizi, yayın haklarını satın alacak platformlar için sektöre sunuldu. Televizyon dünyasında büyük ses getiren bu yeni projenin başrolünü, "Succession" dizisindeki Shiv Roy karakteriyle Emmy ödülü kazanan ünlü oyuncu Sarah Snook üstlenirken; dizinin senaryosunu ise "Watchmen" ve "The Leftovers" gibi kült yapımların arkasındaki Tom Spezialy kaleme alıyor.
KuşlarAlaska Bölgesinde Geçen Bir Cinayet Gizemi
Daphne du Maurier’nin 1952 tarihli kısa öyküsünden ve Hitchcock’un 1963 yapımı sinema filminden ilham alan yeni dizi, hikayeyi günümüze ve bambaşka bir coğrafyaya taşıyor. Orijinal öykü İngiltere’nin Cornwall bölgesinde, Hitchcock’un filmi ise California’nın Bodega Bay kasabasında geçiyordu. Yeni dizi ise senarist Tom Spezialy’nin büyüdüğü eyalet olan Alaska’nın tekinsiz ve izole atmosferinde şekillenecek.
Dizide Sarah Snook, doğup büyüdüğü izole Alaska kasabasına geri dönen gezici yargıç Myra Massey karakterine hayat verecek. Sıradan bir faili meçhul dosyasını kapatmayı bekleyen Myra, kasabaya vardığında çocukluk arkadaşının kurşunlanmış cesediyle karşılaşır. Karakter bu cinayet gizemini çözmeye çalışırken, doğanın kendisi de kuş saldırılarıyla insanlığa karşı düşmanca bir tavır almaya başlar. Dizinin, Hitchcock’un filmindeki kurtarılmaya muhtaç kadın imajını tamamen yıkarak, kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalan güçlü bir kadın kahramanı merkeze alacağı belirtiliyor.
Dizinin yapımcı ekibinden Sue Gibbs, geçtiğimiz dönemde katıldığı bir panelde projenin doğrudan Hitchcock’un filmini kopyalamayacağını vurguladı. Doğrudan Daphne du Maurier’nin orijinal novellasına sadık kalacaklarını belirten Gibbs, "Özünde doğanın insanoğluna sırtını dönmesini işliyoruz. Yaşadığımız iklim krizi göz önüne alındığında bu temanın günümüz için oldukça manidar ve zamanlamasının doğru olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Projenin arkasındaki yaratıcı kadro televizyon tarihinin en başarılı isimlerini bir araya getiriyor. Emmy ödüllü senarist Tom Spezialy, son olarak Prime Video'nun merakla beklenen "Blade Runner 2099" dizisinin yürütücü yapımcılığını üstlenmişti. Başrol oyuncusu Sarah Snook ise son dönemin en parlak kariyerlerinden birini çiziyor; oyuncu yakın zamanda "All Her Fault" dizisiyle büyük başarı yakalamış, tiyatro sahnesinde ise Tony Ödülü'nün sahibi olmuştu. Yapımcı David Heyman da halihazırda HBO Max için hazırlanan yeni "Harry Potter" dizisinin yürütücü yapımcılığını üstleniyor. "The Birds", bu güçlü kadrosuyla şimdiden televizyonun en iddialı yapımlarından biri olmaya aday görünüyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Alfred Hitchcock’un Efsanevi Filmi Dizi Oluyor: Başrolde "Succession"ın Yıldızı Yer Alacak!1 Haz 2026 - 13:38
Universal / MUBI
Alfred Hitchcock’un beyaz perdeye aktardığı efsanevi gerilim filmi “The Birds” (Kuşlar), tam 63 yıl aradan sonra televizyon ekranlarına uyarlanıyor. Universal International Studios ve yapımcı David Heyman’ın şirketi Heyday Television ortaklığında hazırlanan yüksek profilli mini dizi, yayın haklarını satın alacak platformlar için sektöre sunuldu. Televizyon dünyasında büyük ses getiren bu yeni projenin başrolünü, "Succession" dizisindeki Shiv Roy karakteriyle Emmy ödülü kazanan ünlü oyuncu Sarah Snook üstlenirken; dizinin senaryosunu ise "Watchmen" ve "The Leftovers" gibi kült yapımların arkasındaki Tom Spezialy kaleme alıyor.
KuşlarAlaska Bölgesinde Geçen Bir Cinayet Gizemi
Daphne du Maurier’nin 1952 tarihli kısa öyküsünden ve Hitchcock’un 1963 yapımı sinema filminden ilham alan yeni dizi, hikayeyi günümüze ve bambaşka bir coğrafyaya taşıyor. Orijinal öykü İngiltere’nin Cornwall bölgesinde, Hitchcock’un filmi ise California’nın Bodega Bay kasabasında geçiyordu. Yeni dizi ise senarist Tom Spezialy’nin büyüdüğü eyalet olan Alaska’nın tekinsiz ve izole atmosferinde şekillenecek.
Dizide Sarah Snook, doğup büyüdüğü izole Alaska kasabasına geri dönen gezici yargıç Myra Massey karakterine hayat verecek. Sıradan bir faili meçhul dosyasını kapatmayı bekleyen Myra, kasabaya vardığında çocukluk arkadaşının kurşunlanmış cesediyle karşılaşır. Karakter bu cinayet gizemini çözmeye çalışırken, doğanın kendisi de kuş saldırılarıyla insanlığa karşı düşmanca bir tavır almaya başlar. Dizinin, Hitchcock’un filmindeki kurtarılmaya muhtaç kadın imajını tamamen yıkarak, kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalan güçlü bir kadın kahramanı merkeze alacağı belirtiliyor.
Dizinin yapımcı ekibinden Sue Gibbs, geçtiğimiz dönemde katıldığı bir panelde projenin doğrudan Hitchcock’un filmini kopyalamayacağını vurguladı. Doğrudan Daphne du Maurier’nin orijinal novellasına sadık kalacaklarını belirten Gibbs, "Özünde doğanın insanoğluna sırtını dönmesini işliyoruz. Yaşadığımız iklim krizi göz önüne alındığında bu temanın günümüz için oldukça manidar ve zamanlamasının doğru olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Projenin arkasındaki yaratıcı kadro televizyon tarihinin en başarılı isimlerini bir araya getiriyor. Emmy ödüllü senarist Tom Spezialy, son olarak Prime Video'nun merakla beklenen "Blade Runner 2099" dizisinin yürütücü yapımcılığını üstlenmişti. Başrol oyuncusu Sarah Snook ise son dönemin en parlak kariyerlerinden birini çiziyor; oyuncu yakın zamanda "All Her Fault" dizisiyle büyük başarı yakalamış, tiyatro sahnesinde ise Tony Ödülü'nün sahibi olmuştu. Yapımcı David Heyman da halihazırda HBO Max için hazırlanan yeni "Harry Potter" dizisinin yürütücü yapımcılığını üstleniyor. "The Birds", bu güçlü kadrosuyla şimdiden televizyonun en iddialı yapımlarından biri olmaya aday görünüyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Alfred Hitchcock’un Efsanevi Filmi Dizi Oluyor: Başrolde "Succession"ın Yıldızı Yer Alacak!1 Haz 2026 - 13:38
Universal / MUBI
Alfred Hitchcock’un beyaz perdeye aktardığı efsanevi gerilim filmi “The Birds” (Kuşlar), tam 63 yıl aradan sonra televizyon ekranlarına uyarlanıyor. Universal International Studios ve yapımcı David Heyman’ın şirketi Heyday Television ortaklığında hazırlanan yüksek profilli mini dizi, yayın haklarını satın alacak platformlar için sektöre sunuldu. Televizyon dünyasında büyük ses getiren bu yeni projenin başrolünü, "Succession" dizisindeki Shiv Roy karakteriyle Emmy ödülü kazanan ünlü oyuncu Sarah Snook üstlenirken; dizinin senaryosunu ise "Watchmen" ve "The Leftovers" gibi kült yapımların arkasındaki Tom Spezialy kaleme alıyor.
KuşlarAlaska Bölgesinde Geçen Bir Cinayet Gizemi
Daphne du Maurier’nin 1952 tarihli kısa öyküsünden ve Hitchcock’un 1963 yapımı sinema filminden ilham alan yeni dizi, hikayeyi günümüze ve bambaşka bir coğrafyaya taşıyor. Orijinal öykü İngiltere’nin Cornwall bölgesinde, Hitchcock’un filmi ise California’nın Bodega Bay kasabasında geçiyordu. Yeni dizi ise senarist Tom Spezialy’nin büyüdüğü eyalet olan Alaska’nın tekinsiz ve izole atmosferinde şekillenecek.
Dizide Sarah Snook, doğup büyüdüğü izole Alaska kasabasına geri dönen gezici yargıç Myra Massey karakterine hayat verecek. Sıradan bir faili meçhul dosyasını kapatmayı bekleyen Myra, kasabaya vardığında çocukluk arkadaşının kurşunlanmış cesediyle karşılaşır. Karakter bu cinayet gizemini çözmeye çalışırken, doğanın kendisi de kuş saldırılarıyla insanlığa karşı düşmanca bir tavır almaya başlar. Dizinin, Hitchcock’un filmindeki kurtarılmaya muhtaç kadın imajını tamamen yıkarak, kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalan güçlü bir kadın kahramanı merkeze alacağı belirtiliyor.
Dizinin yapımcı ekibinden Sue Gibbs, geçtiğimiz dönemde katıldığı bir panelde projenin doğrudan Hitchcock’un filmini kopyalamayacağını vurguladı. Doğrudan Daphne du Maurier’nin orijinal novellasına sadık kalacaklarını belirten Gibbs, "Özünde doğanın insanoğluna sırtını dönmesini işliyoruz. Yaşadığımız iklim krizi göz önüne alındığında bu temanın günümüz için oldukça manidar ve zamanlamasının doğru olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Projenin arkasındaki yaratıcı kadro televizyon tarihinin en başarılı isimlerini bir araya getiriyor. Emmy ödüllü senarist Tom Spezialy, son olarak Prime Video'nun merakla beklenen "Blade Runner 2099" dizisinin yürütücü yapımcılığını üstlenmişti. Başrol oyuncusu Sarah Snook ise son dönemin en parlak kariyerlerinden birini çiziyor; oyuncu yakın zamanda "All Her Fault" dizisiyle büyük başarı yakalamış, tiyatro sahnesinde ise Tony Ödülü'nün sahibi olmuştu. Yapımcı David Heyman da halihazırda HBO Max için hazırlanan yeni "Harry Potter" dizisinin yürütücü yapımcılığını üstleniyor. "The Birds", bu güçlü kadrosuyla şimdiden televizyonun en iddialı yapımlarından biri olmaya aday görünüyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Alfred Hitchcock’un Efsanevi Filmi Dizi Oluyor: Başrolde "Succession"ın Yıldızı Yer Alacak!1 Haz 2026 - 13:38
Universal / MUBI
Alfred Hitchcock’un beyaz perdeye aktardığı efsanevi gerilim filmi “The Birds” (Kuşlar), tam 63 yıl aradan sonra televizyon ekranlarına uyarlanıyor. Universal International Studios ve yapımcı David Heyman’ın şirketi Heyday Television ortaklığında hazırlanan yüksek profilli mini dizi, yayın haklarını satın alacak platformlar için sektöre sunuldu. Televizyon dünyasında büyük ses getiren bu yeni projenin başrolünü, "Succession" dizisindeki Shiv Roy karakteriyle Emmy ödülü kazanan ünlü oyuncu Sarah Snook üstlenirken; dizinin senaryosunu ise "Watchmen" ve "The Leftovers" gibi kült yapımların arkasındaki Tom Spezialy kaleme alıyor.
KuşlarAlaska Bölgesinde Geçen Bir Cinayet Gizemi
Daphne du Maurier’nin 1952 tarihli kısa öyküsünden ve Hitchcock’un 1963 yapımı sinema filminden ilham alan yeni dizi, hikayeyi günümüze ve bambaşka bir coğrafyaya taşıyor. Orijinal öykü İngiltere’nin Cornwall bölgesinde, Hitchcock’un filmi ise California’nın Bodega Bay kasabasında geçiyordu. Yeni dizi ise senarist Tom Spezialy’nin büyüdüğü eyalet olan Alaska’nın tekinsiz ve izole atmosferinde şekillenecek.
Dizide Sarah Snook, doğup büyüdüğü izole Alaska kasabasına geri dönen gezici yargıç Myra Massey karakterine hayat verecek. Sıradan bir faili meçhul dosyasını kapatmayı bekleyen Myra, kasabaya vardığında çocukluk arkadaşının kurşunlanmış cesediyle karşılaşır. Karakter bu cinayet gizemini çözmeye çalışırken, doğanın kendisi de kuş saldırılarıyla insanlığa karşı düşmanca bir tavır almaya başlar. Dizinin, Hitchcock’un filmindeki kurtarılmaya muhtaç kadın imajını tamamen yıkarak, kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalan güçlü bir kadın kahramanı merkeze alacağı belirtiliyor.
Dizinin yapımcı ekibinden Sue Gibbs, geçtiğimiz dönemde katıldığı bir panelde projenin doğrudan Hitchcock’un filmini kopyalamayacağını vurguladı. Doğrudan Daphne du Maurier’nin orijinal novellasına sadık kalacaklarını belirten Gibbs, "Özünde doğanın insanoğluna sırtını dönmesini işliyoruz. Yaşadığımız iklim krizi göz önüne alındığında bu temanın günümüz için oldukça manidar ve zamanlamasının doğru olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Projenin arkasındaki yaratıcı kadro televizyon tarihinin en başarılı isimlerini bir araya getiriyor. Emmy ödüllü senarist Tom Spezialy, son olarak Prime Video'nun merakla beklenen "Blade Runner 2099" dizisinin yürütücü yapımcılığını üstlenmişti. Başrol oyuncusu Sarah Snook ise son dönemin en parlak kariyerlerinden birini çiziyor; oyuncu yakın zamanda "All Her Fault" dizisiyle büyük başarı yakalamış, tiyatro sahnesinde ise Tony Ödülü'nün sahibi olmuştu. Yapımcı David Heyman da halihazırda HBO Max için hazırlanan yeni "Harry Potter" dizisinin yürütücü yapımcılığını üstleniyor. "The Birds", bu güçlü kadrosuyla şimdiden televizyonun en iddialı yapımlarından biri olmaya aday görünüyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Son dakika Muğla deprem haberleri.. Muğla'da deprem mi oldu? Az önce deprem Muğla'da nerede oldu? Muğla Kandilli ve AFAD son depremler.. 31 Mayıs 2026 Muğla deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu Muğla'da? Muğla son deprem büyüklüğü ne kadar? Muğla'da ve Muğla yakınındaki depremler nelerdir? Muğla'da anlık deprem mi oldu? Son dakika Muğla canlı deprem haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD Muğla deprem haberleri.. Muğla'da hangi ilçelerde deprem oldu ve hangi ilçelerde en çok hissedildi? Bugün Muğla'da deprem mi oldu? Deprem Muğla'da ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son Muğla'da nerede deprem oldu? Muğla deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde...
Tarih-saat 31 Mayıs 2026 19:10 itibariyle Datça (Muğla) 3.5 şiddetinde bir deprem olmuştur.
Son dakika Muğla deprem haberleri 31 Mayıs 2026.. Muğla AFAD son depremler ve Muğla Kandilli son dakika deprem listesi..
Son dakika Muğla deprem haberleri.. Muğla'da deprem mi oldu? Az önce deprem Muğla'da nerede oldu? Muğla Kandilli ve AFAD son depremler.. 31 Mayıs 2026 Muğla deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu Muğla'da? Muğla son deprem büyüklüğü ne kadar? Muğla'da ve Muğla yakınındaki depremler nelerdir? Muğla'da anlık deprem mi oldu? Son dakika Muğla canlı deprem haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD Muğla deprem haberleri.. Muğla'da hangi ilçelerde deprem oldu ve hangi ilçelerde en çok hissedildi? Bugün Muğla'da deprem mi oldu? Deprem Muğla'da ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son Muğla'da nerede deprem oldu? Muğla deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde...
Tarih-saat 31 Mayıs 2026 19:10 itibariyle Datça (Muğla) 3.5 şiddetinde bir deprem olmuştur.
Son dakika Muğla deprem haberleri 31 Mayıs 2026.. Muğla AFAD son depremler ve Muğla Kandilli son dakika deprem listesi..
Son dakika Muğla deprem haberleri.. Muğla'da deprem mi oldu? Az önce deprem Muğla'da nerede oldu? Muğla Kandilli ve AFAD son depremler.. 31 Mayıs 2026 Muğla deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu Muğla'da? Muğla son deprem büyüklüğü ne kadar? Muğla'da ve Muğla yakınındaki depremler nelerdir? Muğla'da anlık deprem mi oldu? Son dakika Muğla canlı deprem haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD Muğla deprem haberleri.. Muğla'da hangi ilçelerde deprem oldu ve hangi ilçelerde en çok hissedildi? Bugün Muğla'da deprem mi oldu? Deprem Muğla'da ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son Muğla'da nerede deprem oldu? Muğla deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde...
Tarih-saat 31 Mayıs 2026 19:10 itibariyle Datça (Muğla) 3.5 şiddetinde bir deprem olmuştur.
Son dakika Muğla deprem haberleri 31 Mayıs 2026.. Muğla AFAD son depremler ve Muğla Kandilli son dakika deprem listesi..
Son dakika Muğla deprem haberleri.. Muğla'da deprem mi oldu? Az önce deprem Muğla'da nerede oldu? Muğla Kandilli ve AFAD son depremler.. 31 Mayıs 2026 Muğla deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu Muğla'da? Muğla son deprem büyüklüğü ne kadar? Muğla'da ve Muğla yakınındaki depremler nelerdir? Muğla'da anlık deprem mi oldu? Son dakika Muğla canlı deprem haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD Muğla deprem haberleri.. Muğla'da hangi ilçelerde deprem oldu ve hangi ilçelerde en çok hissedildi? Bugün Muğla'da deprem mi oldu? Deprem Muğla'da ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son Muğla'da nerede deprem oldu? Muğla deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde...
Tarih-saat 31 Mayıs 2026 19:10 itibariyle Datça (Muğla) 3.5 şiddetinde bir deprem olmuştur.
Son dakika Muğla deprem haberleri 31 Mayıs 2026.. Muğla AFAD son depremler ve Muğla Kandilli son dakika deprem listesi..
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 16:05
İHA
IHA
Dün akşam saatlerinde Gar Meydanı'nda trafik polisleri trafik denetimleri gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince durdurulan otomobilin sürücüsü olan Suudi Arabistan uyruklu Canyel H., denetim sırasından alkolmetreyi üflemedi ve araçtan inmeyerek "Anksiyetem tuttu." dedi.
IHA
POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ
Bu sırada "dur" ihtarında bulunan polis memurunun üzerine aracını sürdüğü öne sürülen sürücü nedeniyle polis memuru son anda kendisini yola atarak muhtemel bir kazadan kurtuldu.
Polis ekiplerinin kontrollü takibe aldığı sürücü, Alparslan Türkeş Bulvarında maddi hasarlı trafik kazası yaptıktan sonra yakalandı.
Yapılan kontrolde 1.04 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün ehliyetinin de daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı daimi olarak iptal edildiği tespit edildi.
IHA
TUTUKLANDI
Sürücü hakkında "alkollü araç kullanmak", "ehliyeti iptal edildiği halde araç kullanmak", "dur ihtarına uymamak" ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 557 bin 719 lira idari para cezası uygulanırken araç da 120 gün süreyle trafikten men edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli kadın, "trafik güvenliğini tehlikeye düşürme" ve olayla ilgili diğer suçlamalar kapsamında çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
X.comFacebookInstagram
Adana-
Trafik cezası-
Polis
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 16:05
İHA
IHA
Dün akşam saatlerinde Gar Meydanı'nda trafik polisleri trafik denetimleri gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince durdurulan otomobilin sürücüsü olan Suudi Arabistan uyruklu Canyel H., denetim sırasından alkolmetreyi üflemedi ve araçtan inmeyerek "Anksiyetem tuttu." dedi.
IHA
POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ
Bu sırada "dur" ihtarında bulunan polis memurunun üzerine aracını sürdüğü öne sürülen sürücü nedeniyle polis memuru son anda kendisini yola atarak muhtemel bir kazadan kurtuldu.
Polis ekiplerinin kontrollü takibe aldığı sürücü, Alparslan Türkeş Bulvarında maddi hasarlı trafik kazası yaptıktan sonra yakalandı.
Yapılan kontrolde 1.04 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün ehliyetinin de daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı daimi olarak iptal edildiği tespit edildi.
IHA
TUTUKLANDI
Sürücü hakkında "alkollü araç kullanmak", "ehliyeti iptal edildiği halde araç kullanmak", "dur ihtarına uymamak" ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 557 bin 719 lira idari para cezası uygulanırken araç da 120 gün süreyle trafikten men edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli kadın, "trafik güvenliğini tehlikeye düşürme" ve olayla ilgili diğer suçlamalar kapsamında çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
X.comFacebookInstagram
Adana-
Trafik cezası-
Polis
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 16:05
İHA
IHA
Dün akşam saatlerinde Gar Meydanı'nda trafik polisleri trafik denetimleri gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince durdurulan otomobilin sürücüsü olan Suudi Arabistan uyruklu Canyel H., denetim sırasından alkolmetreyi üflemedi ve araçtan inmeyerek "Anksiyetem tuttu." dedi.
IHA
POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ
Bu sırada "dur" ihtarında bulunan polis memurunun üzerine aracını sürdüğü öne sürülen sürücü nedeniyle polis memuru son anda kendisini yola atarak muhtemel bir kazadan kurtuldu.
Polis ekiplerinin kontrollü takibe aldığı sürücü, Alparslan Türkeş Bulvarında maddi hasarlı trafik kazası yaptıktan sonra yakalandı.
Yapılan kontrolde 1.04 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün ehliyetinin de daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı daimi olarak iptal edildiği tespit edildi.
IHA
TUTUKLANDI
Sürücü hakkında "alkollü araç kullanmak", "ehliyeti iptal edildiği halde araç kullanmak", "dur ihtarına uymamak" ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 557 bin 719 lira idari para cezası uygulanırken araç da 120 gün süreyle trafikten men edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli kadın, "trafik güvenliğini tehlikeye düşürme" ve olayla ilgili diğer suçlamalar kapsamında çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
X.comFacebookInstagram
Adana-
Trafik cezası-
Polis
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 16:05
İHA
IHA
Dün akşam saatlerinde Gar Meydanı'nda trafik polisleri trafik denetimleri gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince durdurulan otomobilin sürücüsü olan Suudi Arabistan uyruklu Canyel H., denetim sırasından alkolmetreyi üflemedi ve araçtan inmeyerek "Anksiyetem tuttu." dedi.
IHA
POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ
Bu sırada "dur" ihtarında bulunan polis memurunun üzerine aracını sürdüğü öne sürülen sürücü nedeniyle polis memuru son anda kendisini yola atarak muhtemel bir kazadan kurtuldu.
Polis ekiplerinin kontrollü takibe aldığı sürücü, Alparslan Türkeş Bulvarında maddi hasarlı trafik kazası yaptıktan sonra yakalandı.
Yapılan kontrolde 1.04 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün ehliyetinin de daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı daimi olarak iptal edildiği tespit edildi.
IHA
TUTUKLANDI
Sürücü hakkında "alkollü araç kullanmak", "ehliyeti iptal edildiği halde araç kullanmak", "dur ihtarına uymamak" ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 557 bin 719 lira idari para cezası uygulanırken araç da 120 gün süreyle trafikten men edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli kadın, "trafik güvenliğini tehlikeye düşürme" ve olayla ilgili diğer suçlamalar kapsamında çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
X.comFacebookInstagram
Adana-
Trafik cezası-
Polis
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
HBO Max, "Bosch" ve "The Lincoln Lawyer"a Rakip Olacak Yeni Suç Dizisini Duyurdu!31 May 2026 - 23:49
Prime Video
Polisiye edebiyatının dünyaca ünlü ismi Michael Connelly’nin yarattığı karakterler, dijital platformlarda uzun süredir büyük başarılar yakalamaya devam ediyor. “Bosch” dizisi Prime Video’nun ilk büyük hitlerinden biri olurken, devamı niteliğindeki “Bosch: Legacy” bu başarıyı başka bir boyuta taşımıştı. Netflix’te izleyicilerle buluşan “The Lincoln Lawyer” ise platformun en çok izlenen hukuk dramalarından biri haline gelmişti. Harry Bosch karakterinin ekran macerasını tamamlaması ve "The Lincoln Lawyer" dizisinin de son davalarını geride bırakmasının ardından, televizyon dünyasında doğan polisiye boşluğunu HBO Max dolduruyor. Platform, Michael Connelly evreninden yeni bir uyarlamayla türe iddialı bir dönüş yapıyor.
Sakin Bir Adada Başlayan Yeni Bir Kâbus
HBO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre platform, Michael Connelly’nin çok satan güncel romanı “Nightshade”den uyarlanacak "Welcome to Catalina" adlı yeni bir polisiye üzerinde çalışıyor. Projenin senaryosunu, daha önce Netflix’in "The Lincoln Lawyer" uyarlamasında da Connelly ile birlikte çalışan televizyon dünyasının usta ismi David E. Kelley kaleme alıyor.
Dizi, Los Angeles Bölge Şerifliği’nde görev yapan ancak departman içi politik sürtüşmeler nedeniyle gözden uzak, sakin bir yer olan Catalina Adası’na sürgün edilen Dedektif Stilwell’in hikayesini konu alacak. Stilwell, adadaki ilk günlerinde sarhoş taşkınlıkları ve küçük hırsızlıklar gibi düşük profilli asayiş olaylarıyla ilgilenirken, limanın dibinde ağırlık bağlanarak batırılmış bir cesedin bulunmasıyla adanın huzurlu atmosferi bir anda dağılır. Bu olay, adadaki görevi bir dinlenme sürecinden ziyade, dedektif için yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
"The Pitt" Modeli Uygulanacak
"Welcome to Catalina", HBO Max’in geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiği ve ödüllü medikal drama dizisi “The Pitt” ile ilk kez uyguladığı yeni bir yapım modeliyle ekrana taşınacak. Bu model, yüksek prodüksiyon maliyetlerini makul seviyelerde tutarak, her yıl düzenli olarak yüksek bölüm sayılarına sahip sezonlar üretmeyi hedefliyor. Tanınan bir yazar tarafından yaratılan güçlü olay örgüsü ve her sezon yeni davaların çözülebileceği polisiye yapısı, platformun bu ekonomik ve uzun soluklu yayın stratejisine tam uyum sağlıyor.
Dizinin yapımcı kadrosunda David E. Kelley’nin yanı sıra Matt Tinker, Barry Jossen, Tana Jamieson, Ross Fineman ve bizzat yazar Michael Connelly yer alıyor. Henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmayan yapım, şimdiden polisiye tutkunlarının radarına girmiş durumda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
HBO Max, "Bosch" ve "The Lincoln Lawyer"a Rakip Olacak Yeni Suç Dizisini Duyurdu!31 May 2026 - 23:49
Prime Video
Polisiye edebiyatının dünyaca ünlü ismi Michael Connelly’nin yarattığı karakterler, dijital platformlarda uzun süredir büyük başarılar yakalamaya devam ediyor. “Bosch” dizisi Prime Video’nun ilk büyük hitlerinden biri olurken, devamı niteliğindeki “Bosch: Legacy” bu başarıyı başka bir boyuta taşımıştı. Netflix’te izleyicilerle buluşan “The Lincoln Lawyer” ise platformun en çok izlenen hukuk dramalarından biri haline gelmişti. Harry Bosch karakterinin ekran macerasını tamamlaması ve "The Lincoln Lawyer" dizisinin de son davalarını geride bırakmasının ardından, televizyon dünyasında doğan polisiye boşluğunu HBO Max dolduruyor. Platform, Michael Connelly evreninden yeni bir uyarlamayla türe iddialı bir dönüş yapıyor.
Sakin Bir Adada Başlayan Yeni Bir Kâbus
HBO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre platform, Michael Connelly’nin çok satan güncel romanı “Nightshade”den uyarlanacak "Welcome to Catalina" adlı yeni bir polisiye üzerinde çalışıyor. Projenin senaryosunu, daha önce Netflix’in "The Lincoln Lawyer" uyarlamasında da Connelly ile birlikte çalışan televizyon dünyasının usta ismi David E. Kelley kaleme alıyor.
Dizi, Los Angeles Bölge Şerifliği’nde görev yapan ancak departman içi politik sürtüşmeler nedeniyle gözden uzak, sakin bir yer olan Catalina Adası’na sürgün edilen Dedektif Stilwell’in hikayesini konu alacak. Stilwell, adadaki ilk günlerinde sarhoş taşkınlıkları ve küçük hırsızlıklar gibi düşük profilli asayiş olaylarıyla ilgilenirken, limanın dibinde ağırlık bağlanarak batırılmış bir cesedin bulunmasıyla adanın huzurlu atmosferi bir anda dağılır. Bu olay, adadaki görevi bir dinlenme sürecinden ziyade, dedektif için yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
"The Pitt" Modeli Uygulanacak
"Welcome to Catalina", HBO Max’in geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiği ve ödüllü medikal drama dizisi “The Pitt” ile ilk kez uyguladığı yeni bir yapım modeliyle ekrana taşınacak. Bu model, yüksek prodüksiyon maliyetlerini makul seviyelerde tutarak, her yıl düzenli olarak yüksek bölüm sayılarına sahip sezonlar üretmeyi hedefliyor. Tanınan bir yazar tarafından yaratılan güçlü olay örgüsü ve her sezon yeni davaların çözülebileceği polisiye yapısı, platformun bu ekonomik ve uzun soluklu yayın stratejisine tam uyum sağlıyor.
Dizinin yapımcı kadrosunda David E. Kelley’nin yanı sıra Matt Tinker, Barry Jossen, Tana Jamieson, Ross Fineman ve bizzat yazar Michael Connelly yer alıyor. Henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmayan yapım, şimdiden polisiye tutkunlarının radarına girmiş durumda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
HBO Max, "Bosch" ve "The Lincoln Lawyer"a Rakip Olacak Yeni Suç Dizisini Duyurdu!31 May 2026 - 23:49
Prime Video
Polisiye edebiyatının dünyaca ünlü ismi Michael Connelly’nin yarattığı karakterler, dijital platformlarda uzun süredir büyük başarılar yakalamaya devam ediyor. “Bosch” dizisi Prime Video’nun ilk büyük hitlerinden biri olurken, devamı niteliğindeki “Bosch: Legacy” bu başarıyı başka bir boyuta taşımıştı. Netflix’te izleyicilerle buluşan “The Lincoln Lawyer” ise platformun en çok izlenen hukuk dramalarından biri haline gelmişti. Harry Bosch karakterinin ekran macerasını tamamlaması ve "The Lincoln Lawyer" dizisinin de son davalarını geride bırakmasının ardından, televizyon dünyasında doğan polisiye boşluğunu HBO Max dolduruyor. Platform, Michael Connelly evreninden yeni bir uyarlamayla türe iddialı bir dönüş yapıyor.
Sakin Bir Adada Başlayan Yeni Bir Kâbus
HBO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre platform, Michael Connelly’nin çok satan güncel romanı “Nightshade”den uyarlanacak "Welcome to Catalina" adlı yeni bir polisiye üzerinde çalışıyor. Projenin senaryosunu, daha önce Netflix’in "The Lincoln Lawyer" uyarlamasında da Connelly ile birlikte çalışan televizyon dünyasının usta ismi David E. Kelley kaleme alıyor.
Dizi, Los Angeles Bölge Şerifliği’nde görev yapan ancak departman içi politik sürtüşmeler nedeniyle gözden uzak, sakin bir yer olan Catalina Adası’na sürgün edilen Dedektif Stilwell’in hikayesini konu alacak. Stilwell, adadaki ilk günlerinde sarhoş taşkınlıkları ve küçük hırsızlıklar gibi düşük profilli asayiş olaylarıyla ilgilenirken, limanın dibinde ağırlık bağlanarak batırılmış bir cesedin bulunmasıyla adanın huzurlu atmosferi bir anda dağılır. Bu olay, adadaki görevi bir dinlenme sürecinden ziyade, dedektif için yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
"The Pitt" Modeli Uygulanacak
"Welcome to Catalina", HBO Max’in geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiği ve ödüllü medikal drama dizisi “The Pitt” ile ilk kez uyguladığı yeni bir yapım modeliyle ekrana taşınacak. Bu model, yüksek prodüksiyon maliyetlerini makul seviyelerde tutarak, her yıl düzenli olarak yüksek bölüm sayılarına sahip sezonlar üretmeyi hedefliyor. Tanınan bir yazar tarafından yaratılan güçlü olay örgüsü ve her sezon yeni davaların çözülebileceği polisiye yapısı, platformun bu ekonomik ve uzun soluklu yayın stratejisine tam uyum sağlıyor.
Dizinin yapımcı kadrosunda David E. Kelley’nin yanı sıra Matt Tinker, Barry Jossen, Tana Jamieson, Ross Fineman ve bizzat yazar Michael Connelly yer alıyor. Henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmayan yapım, şimdiden polisiye tutkunlarının radarına girmiş durumda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
HBO Max, "Bosch" ve "The Lincoln Lawyer"a Rakip Olacak Yeni Suç Dizisini Duyurdu!31 May 2026 - 23:49
Prime Video
Polisiye edebiyatının dünyaca ünlü ismi Michael Connelly’nin yarattığı karakterler, dijital platformlarda uzun süredir büyük başarılar yakalamaya devam ediyor. “Bosch” dizisi Prime Video’nun ilk büyük hitlerinden biri olurken, devamı niteliğindeki “Bosch: Legacy” bu başarıyı başka bir boyuta taşımıştı. Netflix’te izleyicilerle buluşan “The Lincoln Lawyer” ise platformun en çok izlenen hukuk dramalarından biri haline gelmişti. Harry Bosch karakterinin ekran macerasını tamamlaması ve "The Lincoln Lawyer" dizisinin de son davalarını geride bırakmasının ardından, televizyon dünyasında doğan polisiye boşluğunu HBO Max dolduruyor. Platform, Michael Connelly evreninden yeni bir uyarlamayla türe iddialı bir dönüş yapıyor.
Sakin Bir Adada Başlayan Yeni Bir Kâbus
HBO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre platform, Michael Connelly’nin çok satan güncel romanı “Nightshade”den uyarlanacak "Welcome to Catalina" adlı yeni bir polisiye üzerinde çalışıyor. Projenin senaryosunu, daha önce Netflix’in "The Lincoln Lawyer" uyarlamasında da Connelly ile birlikte çalışan televizyon dünyasının usta ismi David E. Kelley kaleme alıyor.
Dizi, Los Angeles Bölge Şerifliği’nde görev yapan ancak departman içi politik sürtüşmeler nedeniyle gözden uzak, sakin bir yer olan Catalina Adası’na sürgün edilen Dedektif Stilwell’in hikayesini konu alacak. Stilwell, adadaki ilk günlerinde sarhoş taşkınlıkları ve küçük hırsızlıklar gibi düşük profilli asayiş olaylarıyla ilgilenirken, limanın dibinde ağırlık bağlanarak batırılmış bir cesedin bulunmasıyla adanın huzurlu atmosferi bir anda dağılır. Bu olay, adadaki görevi bir dinlenme sürecinden ziyade, dedektif için yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
"The Pitt" Modeli Uygulanacak
"Welcome to Catalina", HBO Max’in geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiği ve ödüllü medikal drama dizisi “The Pitt” ile ilk kez uyguladığı yeni bir yapım modeliyle ekrana taşınacak. Bu model, yüksek prodüksiyon maliyetlerini makul seviyelerde tutarak, her yıl düzenli olarak yüksek bölüm sayılarına sahip sezonlar üretmeyi hedefliyor. Tanınan bir yazar tarafından yaratılan güçlü olay örgüsü ve her sezon yeni davaların çözülebileceği polisiye yapısı, platformun bu ekonomik ve uzun soluklu yayın stratejisine tam uyum sağlıyor.
Dizinin yapımcı kadrosunda David E. Kelley’nin yanı sıra Matt Tinker, Barry Jossen, Tana Jamieson, Ross Fineman ve bizzat yazar Michael Connelly yer alıyor. Henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmayan yapım, şimdiden polisiye tutkunlarının radarına girmiş durumda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Ana içeriğe atlaİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildiDünyaBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Kudüs
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.
ABD ve İsrail yönetimlerinden telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle Lübnan'ın başkenti Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği ileri sürülüyor.
İsrail ordusu son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.
İsrail'in Lübnan'a işgal ettiği alanlardan "kademeli çekilmeyi" teklif edeceği iddiası
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Tel Aviv yönetiminin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ilişkin harekete geçmesi şartıyla Lübnan'a işgal ettiği alanlardan geri çekilmeyi teklif edeceği ileri sürüldü.
ABD'li kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin söz konusu teklifi Lübnan'la 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya getireceğini iddia etti.
Haberde, söz konusu teklifin Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonları arttıkça, İsrail ordusunun aşamalı olarak işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesini içerdiği aktarıldı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda toplam 3 bin 371 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
Ateşkes kararına rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini hedef almaya devam ediyor.
ÖncekiÖncekiİsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildiDünyaBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Kudüs
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.
ABD ve İsrail yönetimlerinden telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle Lübnan'ın başkenti Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği ileri sürülüyor.
İsrail ordusu son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.
İsrail'in Lübnan'a işgal ettiği alanlardan "kademeli çekilmeyi" teklif edeceği iddiası
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Tel Aviv yönetiminin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ilişkin harekete geçmesi şartıyla Lübnan'a işgal ettiği alanlardan geri çekilmeyi teklif edeceği ileri sürüldü.
ABD'li kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin söz konusu teklifi Lübnan'la 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya getireceğini iddia etti.
Haberde, söz konusu teklifin Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonları arttıkça, İsrail ordusunun aşamalı olarak işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesini içerdiği aktarıldı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda toplam 3 bin 371 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
Ateşkes kararına rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini hedef almaya devam ediyor.
ÖncekiÖncekiİsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildiDünyaBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Kudüs
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.
ABD ve İsrail yönetimlerinden telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle Lübnan'ın başkenti Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği ileri sürülüyor.
İsrail ordusu son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.
İsrail'in Lübnan'a işgal ettiği alanlardan "kademeli çekilmeyi" teklif edeceği iddiası
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Tel Aviv yönetiminin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ilişkin harekete geçmesi şartıyla Lübnan'a işgal ettiği alanlardan geri çekilmeyi teklif edeceği ileri sürüldü.
ABD'li kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin söz konusu teklifi Lübnan'la 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya getireceğini iddia etti.
Haberde, söz konusu teklifin Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonları arttıkça, İsrail ordusunun aşamalı olarak işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesini içerdiği aktarıldı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda toplam 3 bin 371 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
Ateşkes kararına rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini hedef almaya devam ediyor.
ÖncekiÖncekiİsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildiDünyaBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Kudüs
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.
ABD ve İsrail yönetimlerinden telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle Lübnan'ın başkenti Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği ileri sürülüyor.
İsrail ordusu son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.
İsrail'in Lübnan'a işgal ettiği alanlardan "kademeli çekilmeyi" teklif edeceği iddiası
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Tel Aviv yönetiminin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ilişkin harekete geçmesi şartıyla Lübnan'a işgal ettiği alanlardan geri çekilmeyi teklif edeceği ileri sürüldü.
ABD'li kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin söz konusu teklifi Lübnan'la 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya getireceğini iddia etti.
Haberde, söz konusu teklifin Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonları arttıkça, İsrail ordusunun aşamalı olarak işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesini içerdiği aktarıldı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda toplam 3 bin 371 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
Ateşkes kararına rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini hedef almaya devam ediyor.
ÖncekiÖncekiİsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Camiaya güçlü bir yönetim ve birliktelik gerektiğini vurgulayan Yıldırım, "Zor zamanlar yaşadık. Hepimiz birlikte gözyaşı döktük. İhaneti de gördük, saldırılarla da mücadele ettik. Fenerbahçe, tarihinin her döneminde olduğu gibi yine operasyonlarla karşı karşıya kaldı. Kumpaslar kuruldu. Son maçlarda şampiyonluklar kaybettik. Mücadelemizi hep farklı cephelerde sürdürmek zorunda bırakıldık." ifadelerini kullandı.
Sarı-lacivertli camianın içinde bulunduğu durumdan duyduğu üzüntüyü dile getiren Aziz Yıldırım, "Bugün karşımızdaki tablo hepimizi üzüyor. Çoğumuz geleceğimiz konusunda endişeliyiz. Hatta konuştuğum bazı arkadaşlarımın gözlerinde korku gördüm. 'Nasıl olacak? İçine düştüğümüz bu karanlıktan nasıl çıkacağız?' diye soruyorlar." diye konuştu.
"Kötü duyguların karşısında umut biziz"
Fenerbahçe taraftarına umut mesajı veren Aziz Yıldırım, "Ancak unutmayın, bu kötü duyguların karşısında umut biziz. Cesaret ve cüret bizim karakterimizdir. Çünkü biz Fenerbahçeliyiz." dedi.
Kulübün yeniden yükselişe geçeceğine inandığını belirten Yıldırım, "Bu dönemi kapatıp yeni bir dönem açacağız. Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız. Bunu birlikte başaracağız. Biz olarak başaracağız." değerlendirmesinde bulundu.
Camia içindeki ayrışmalara da değinen Yıldırım, "Bugün Fenerbahçe'nin çeşitli gruplara bölünmüş gibi göründüğünü görüyoruz. Gruplar, klikler, küçük hesaplar ve sosyal medyadaki ayrıştırıcı yaklaşımlar camiamıza zarar veriyor. Oysa omuz omuza olacağız, yan yana duracağız. Kendi küllerimizden doğacak, Zümrüdüanka gibi yeniden yükselecek ve kanaryamızı zafere taşıyacağız." ifadelerini kullandı.
Göreve gelmeleri halinde hayata geçirmek istedikleri projeler hakkında da konuşan Aziz Yıldırım, "Avrupa'da istikrarlı bir başarı modeli oluşturmak en büyük hedeflerimizden biri olacaktır. Yeni nesiller için gelir kaynakları oluşturmak, kulübümüzün dijital dönüşümünü tamamlamak, altyapı ve tesisleşmede yeniden öncü olmak ve 64 bin kişilik stadımızı hayata geçirmek önceliklerimiz arasında yer almaktadır." dedi.
Fenerbahçe'nin dünya markası kimliğini güçlendireceklerini belirten Yıldırım, "Tüm bunların sonunda dünya markası Fenerbahçe'yi yeniden ait olduğu yere taşıyacağımıza yürekten inanıyoruz. Yönetim kurulu aday listemde yer alan arkadaşlarımızın yedisi Ankara'dandır. Ankara'nın desteğini yanımızda görmekten büyük mutluluk duyuyorum." diye konuştu.
Aziz Yıldırım, konuşmasının ardından Fenerbahçe marşı eşliğinde kongre üyeleriyle fotoğraf çektirdi.
ÖncekiSonrakiÖncekiMeksika Milli Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası kadrosu açıklandıSonrakiTürkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Malta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandı
Tümünü Gör
A24 Tarihinde Bir İlk: "Backrooms" Stüdyo Tarihinin En Büyük Açılışına İmza Attı1 Haz 2026 - 11:41
A24
Bağımsız filmlerin kalesi olarak bilinen A24, tarihinin en büyük gişe patlamasına tanıklık ediyor. Kane Parsons’ın YouTube'da viral olan video serisinden sinemaya uyarlanan korku filmi "Backrooms", vizyondaki ilk gününde Kuzey Amerika'da adeta bir çığ yarattı. 3.442 sinema salonunda izleyiciyle buluşan yapım, sadece cuma günü 38 milyon dolar hasılat elde ederek A24’ün gelmiş geçmiş en iyi açılış hafta sonu rekorunu henüz ilk günden paramparça etti. Filmin pazar gecesi itibarıyla hafta sonunu 118 milyon dolarla kapattı. Bu açılış rakamı, şirketin 2024 yılında 25.5 milyon dolarla rekoru elinde tutan Alex Garland imzalı “Civil War” filminin başarısını neredeyse beşe katladığı anlamına geliyor.
Esrarengiz Bir Labirentte Hayatta Kalma Mücadelesi
Görülmemiş bir gişe başarısına imza atan "Backrooms", mobilya mağazası işleten kasabalı bir adamın, showroom'unda başka bir boyuta açılan gizemli bir portal keşfetmesiyle başlayan doğaüstü olayları konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve ve Mark Duplass gibi isimler yer alırken; yapımcı koltuğunda korku sinemasının dâhisi James Wan, Shawn Levy ve Osgood Perkins gibi güçlü isimler oturuyor. Chernin Entertainment ise projenin ortak stüdyosu ve finansörü olarak öne çıkıyor.
Gişeyi domine eden korku filminin gölgesinde kalan haftanın diğer yeni filmleri ise listeye alt sıralardan giriş yapabildi. Komedyen Nate Bargatze’nin başrolünde yer aldığı aile komedisi "The Breadwinner", cuma günü 2.75 milyon dolar kazanarak kendine ancak beşinci sırada yer bulabildi. Brendan Fraser’ın Dwight D. Eisenhower’ı canlandırdığı İkinci Dünya Savaşı draması "Pressure" ise ilk gününde 2.46 milyon dolar toplayarak altıncı sırada kaldı.
"Obsession" Yükselişini Sürdürürken "Star Wars" Çakıldı
Cuma gününün ikincilik madalyası, vizyondaki üçüncü haftasını geçiren bağımsız korku filmi "Obsession"a gitti. Anma Günü tatilindeki harika performansının ardından bu cuma da 8.1 milyon dolar kazanan film, kulaktan kulağa yayılan başarısıyla hasılatını geçen haftaya göre yüzde 19 artırarak hafta sonunu 26.4 milyon dolarla kapattı. Böylece tarihte ilk defa yaz gişe listesinin 1. ve 2. sırasını bağımsız filmler kapmış oldu.
Haftanın en büyük hayal kırıklığını ise Lucasfilm imzalı "Star Wars: The Mandalorian and Grogu" yaşadı. Vizyondaki ikinci cuma gününde sadece 6.5 milyon dolar toplayabilen film, ilk gününe oranla yüzde 70 gibi devasa bir düşüş kaydetti ve hafta sonu hasılatında üçüncülük koltuğuna oturabildi. Lionsgate’in Michael Jackson biyografisi "Michael" ise vizyondaki altıncı hafta sonunda cuma günü 3.5 milyon dolar ekleyerek istikrarlı gidişatını sürdürdü ve dördüncü sıradaki yerini korudu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
A24 Tarihinde Bir İlk: "Backrooms" Stüdyo Tarihinin En Büyük Açılışına İmza Attı1 Haz 2026 - 11:41
A24
Bağımsız filmlerin kalesi olarak bilinen A24, tarihinin en büyük gişe patlamasına tanıklık ediyor. Kane Parsons’ın YouTube'da viral olan video serisinden sinemaya uyarlanan korku filmi "Backrooms", vizyondaki ilk gününde Kuzey Amerika'da adeta bir çığ yarattı. 3.442 sinema salonunda izleyiciyle buluşan yapım, sadece cuma günü 38 milyon dolar hasılat elde ederek A24’ün gelmiş geçmiş en iyi açılış hafta sonu rekorunu henüz ilk günden paramparça etti. Filmin pazar gecesi itibarıyla hafta sonunu 118 milyon dolarla kapattı. Bu açılış rakamı, şirketin 2024 yılında 25.5 milyon dolarla rekoru elinde tutan Alex Garland imzalı “Civil War” filminin başarısını neredeyse beşe katladığı anlamına geliyor.
Esrarengiz Bir Labirentte Hayatta Kalma Mücadelesi
Görülmemiş bir gişe başarısına imza atan "Backrooms", mobilya mağazası işleten kasabalı bir adamın, showroom'unda başka bir boyuta açılan gizemli bir portal keşfetmesiyle başlayan doğaüstü olayları konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve ve Mark Duplass gibi isimler yer alırken; yapımcı koltuğunda korku sinemasının dâhisi James Wan, Shawn Levy ve Osgood Perkins gibi güçlü isimler oturuyor. Chernin Entertainment ise projenin ortak stüdyosu ve finansörü olarak öne çıkıyor.
Gişeyi domine eden korku filminin gölgesinde kalan haftanın diğer yeni filmleri ise listeye alt sıralardan giriş yapabildi. Komedyen Nate Bargatze’nin başrolünde yer aldığı aile komedisi "The Breadwinner", cuma günü 2.75 milyon dolar kazanarak kendine ancak beşinci sırada yer bulabildi. Brendan Fraser’ın Dwight D. Eisenhower’ı canlandırdığı İkinci Dünya Savaşı draması "Pressure" ise ilk gününde 2.46 milyon dolar toplayarak altıncı sırada kaldı.
"Obsession" Yükselişini Sürdürürken "Star Wars" Çakıldı
Cuma gününün ikincilik madalyası, vizyondaki üçüncü haftasını geçiren bağımsız korku filmi "Obsession"a gitti. Anma Günü tatilindeki harika performansının ardından bu cuma da 8.1 milyon dolar kazanan film, kulaktan kulağa yayılan başarısıyla hasılatını geçen haftaya göre yüzde 19 artırarak hafta sonunu 26.4 milyon dolarla kapattı. Böylece tarihte ilk defa yaz gişe listesinin 1. ve 2. sırasını bağımsız filmler kapmış oldu.
Haftanın en büyük hayal kırıklığını ise Lucasfilm imzalı "Star Wars: The Mandalorian and Grogu" yaşadı. Vizyondaki ikinci cuma gününde sadece 6.5 milyon dolar toplayabilen film, ilk gününe oranla yüzde 70 gibi devasa bir düşüş kaydetti ve hafta sonu hasılatında üçüncülük koltuğuna oturabildi. Lionsgate’in Michael Jackson biyografisi "Michael" ise vizyondaki altıncı hafta sonunda cuma günü 3.5 milyon dolar ekleyerek istikrarlı gidişatını sürdürdü ve dördüncü sıradaki yerini korudu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
A24 Tarihinde Bir İlk: "Backrooms" Stüdyo Tarihinin En Büyük Açılışına İmza Attı1 Haz 2026 - 11:41
A24
Bağımsız filmlerin kalesi olarak bilinen A24, tarihinin en büyük gişe patlamasına tanıklık ediyor. Kane Parsons’ın YouTube'da viral olan video serisinden sinemaya uyarlanan korku filmi "Backrooms", vizyondaki ilk gününde Kuzey Amerika'da adeta bir çığ yarattı. 3.442 sinema salonunda izleyiciyle buluşan yapım, sadece cuma günü 38 milyon dolar hasılat elde ederek A24’ün gelmiş geçmiş en iyi açılış hafta sonu rekorunu henüz ilk günden paramparça etti. Filmin pazar gecesi itibarıyla hafta sonunu 118 milyon dolarla kapattı. Bu açılış rakamı, şirketin 2024 yılında 25.5 milyon dolarla rekoru elinde tutan Alex Garland imzalı “Civil War” filminin başarısını neredeyse beşe katladığı anlamına geliyor.
Esrarengiz Bir Labirentte Hayatta Kalma Mücadelesi
Görülmemiş bir gişe başarısına imza atan "Backrooms", mobilya mağazası işleten kasabalı bir adamın, showroom'unda başka bir boyuta açılan gizemli bir portal keşfetmesiyle başlayan doğaüstü olayları konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve ve Mark Duplass gibi isimler yer alırken; yapımcı koltuğunda korku sinemasının dâhisi James Wan, Shawn Levy ve Osgood Perkins gibi güçlü isimler oturuyor. Chernin Entertainment ise projenin ortak stüdyosu ve finansörü olarak öne çıkıyor.
Gişeyi domine eden korku filminin gölgesinde kalan haftanın diğer yeni filmleri ise listeye alt sıralardan giriş yapabildi. Komedyen Nate Bargatze’nin başrolünde yer aldığı aile komedisi "The Breadwinner", cuma günü 2.75 milyon dolar kazanarak kendine ancak beşinci sırada yer bulabildi. Brendan Fraser’ın Dwight D. Eisenhower’ı canlandırdığı İkinci Dünya Savaşı draması "Pressure" ise ilk gününde 2.46 milyon dolar toplayarak altıncı sırada kaldı.
"Obsession" Yükselişini Sürdürürken "Star Wars" Çakıldı
Cuma gününün ikincilik madalyası, vizyondaki üçüncü haftasını geçiren bağımsız korku filmi "Obsession"a gitti. Anma Günü tatilindeki harika performansının ardından bu cuma da 8.1 milyon dolar kazanan film, kulaktan kulağa yayılan başarısıyla hasılatını geçen haftaya göre yüzde 19 artırarak hafta sonunu 26.4 milyon dolarla kapattı. Böylece tarihte ilk defa yaz gişe listesinin 1. ve 2. sırasını bağımsız filmler kapmış oldu.
Haftanın en büyük hayal kırıklığını ise Lucasfilm imzalı "Star Wars: The Mandalorian and Grogu" yaşadı. Vizyondaki ikinci cuma gününde sadece 6.5 milyon dolar toplayabilen film, ilk gününe oranla yüzde 70 gibi devasa bir düşüş kaydetti ve hafta sonu hasılatında üçüncülük koltuğuna oturabildi. Lionsgate’in Michael Jackson biyografisi "Michael" ise vizyondaki altıncı hafta sonunda cuma günü 3.5 milyon dolar ekleyerek istikrarlı gidişatını sürdürdü ve dördüncü sıradaki yerini korudu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
A24 Tarihinde Bir İlk: "Backrooms" Stüdyo Tarihinin En Büyük Açılışına İmza Attı1 Haz 2026 - 11:41
A24
Bağımsız filmlerin kalesi olarak bilinen A24, tarihinin en büyük gişe patlamasına tanıklık ediyor. Kane Parsons’ın YouTube'da viral olan video serisinden sinemaya uyarlanan korku filmi "Backrooms", vizyondaki ilk gününde Kuzey Amerika'da adeta bir çığ yarattı. 3.442 sinema salonunda izleyiciyle buluşan yapım, sadece cuma günü 38 milyon dolar hasılat elde ederek A24’ün gelmiş geçmiş en iyi açılış hafta sonu rekorunu henüz ilk günden paramparça etti. Filmin pazar gecesi itibarıyla hafta sonunu 118 milyon dolarla kapattı. Bu açılış rakamı, şirketin 2024 yılında 25.5 milyon dolarla rekoru elinde tutan Alex Garland imzalı “Civil War” filminin başarısını neredeyse beşe katladığı anlamına geliyor.
Esrarengiz Bir Labirentte Hayatta Kalma Mücadelesi
Görülmemiş bir gişe başarısına imza atan "Backrooms", mobilya mağazası işleten kasabalı bir adamın, showroom'unda başka bir boyuta açılan gizemli bir portal keşfetmesiyle başlayan doğaüstü olayları konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve ve Mark Duplass gibi isimler yer alırken; yapımcı koltuğunda korku sinemasının dâhisi James Wan, Shawn Levy ve Osgood Perkins gibi güçlü isimler oturuyor. Chernin Entertainment ise projenin ortak stüdyosu ve finansörü olarak öne çıkıyor.
Gişeyi domine eden korku filminin gölgesinde kalan haftanın diğer yeni filmleri ise listeye alt sıralardan giriş yapabildi. Komedyen Nate Bargatze’nin başrolünde yer aldığı aile komedisi "The Breadwinner", cuma günü 2.75 milyon dolar kazanarak kendine ancak beşinci sırada yer bulabildi. Brendan Fraser’ın Dwight D. Eisenhower’ı canlandırdığı İkinci Dünya Savaşı draması "Pressure" ise ilk gününde 2.46 milyon dolar toplayarak altıncı sırada kaldı.
"Obsession" Yükselişini Sürdürürken "Star Wars" Çakıldı
Cuma gününün ikincilik madalyası, vizyondaki üçüncü haftasını geçiren bağımsız korku filmi "Obsession"a gitti. Anma Günü tatilindeki harika performansının ardından bu cuma da 8.1 milyon dolar kazanan film, kulaktan kulağa yayılan başarısıyla hasılatını geçen haftaya göre yüzde 19 artırarak hafta sonunu 26.4 milyon dolarla kapattı. Böylece tarihte ilk defa yaz gişe listesinin 1. ve 2. sırasını bağımsız filmler kapmış oldu.
Haftanın en büyük hayal kırıklığını ise Lucasfilm imzalı "Star Wars: The Mandalorian and Grogu" yaşadı. Vizyondaki ikinci cuma gününde sadece 6.5 milyon dolar toplayabilen film, ilk gününe oranla yüzde 70 gibi devasa bir düşüş kaydetti ve hafta sonu hasılatında üçüncülük koltuğuna oturabildi. Lionsgate’in Michael Jackson biyografisi "Michael" ise vizyondaki altıncı hafta sonunda cuma günü 3.5 milyon dolar ekleyerek istikrarlı gidişatını sürdürdü ve dördüncü sıradaki yerini korudu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar rotası değiştirilen gemi sayısının 118'e ulaştığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar rotası değiştirilen gemi sayısının 118'e ulaştığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar rotası değiştirilen gemi sayısının 118'e ulaştığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar rotası değiştirilen gemi sayısının 118'e ulaştığını bildirdi.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 15:29
DHA
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun 115'inci yıl dönümüydü.
DHA
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun 115'inci yıl dönümü dolayısıyla Hava Kuvvetleri Komutanı Ziya Cemal Kadıoğlu ve beraberindeki Hava Kuvvetleri personelini kabul etti.
Kabulde, Hava Kuvvetleri'nin kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bakan Güler, personele görevlerinde başarılar diledi.
Milli Savunma-
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler-
Türk Hava Kuvvetleri
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 15:29
DHA
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun 115'inci yıl dönümüydü.
DHA
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun 115'inci yıl dönümü dolayısıyla Hava Kuvvetleri Komutanı Ziya Cemal Kadıoğlu ve beraberindeki Hava Kuvvetleri personelini kabul etti.
Kabulde, Hava Kuvvetleri'nin kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bakan Güler, personele görevlerinde başarılar diledi.
Milli Savunma-
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler-
Türk Hava Kuvvetleri
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 15:29
DHA
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun 115'inci yıl dönümüydü.
DHA
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun 115'inci yıl dönümü dolayısıyla Hava Kuvvetleri Komutanı Ziya Cemal Kadıoğlu ve beraberindeki Hava Kuvvetleri personelini kabul etti.
Kabulde, Hava Kuvvetleri'nin kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bakan Güler, personele görevlerinde başarılar diledi.
Milli Savunma-
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler-
Türk Hava Kuvvetleri
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 15:29
DHA
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun 115'inci yıl dönümüydü.
DHA
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun 115'inci yıl dönümü dolayısıyla Hava Kuvvetleri Komutanı Ziya Cemal Kadıoğlu ve beraberindeki Hava Kuvvetleri personelini kabul etti.
Kabulde, Hava Kuvvetleri'nin kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bakan Güler, personele görevlerinde başarılar diledi.
Milli Savunma-
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler-
Türk Hava Kuvvetleri
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 20:02
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit olan jandarma astsubayının ailesine başsağlığı mesajı gönderdi.
AA
Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, dün Ankara-Niğde Otoyolu'nun Bala kesiminde yoldaki lastik parçalarını temizlemek için çalışma yaptığı sırada, Esra Ç'nin idaresindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.
37 yaşındaki Ergün'ün cenazesi bugün memleketi Kırıkkale'de toprağa verildi.
Üç kardeş olduğu öğrenilen şehidin uzman çavuş olan erkek kardeşi, cenaze törenine kamuflajıyla katıldı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Ergün'ün naaşı, Kırıkkale Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine Ergün'ün ailesi, yakınları ile siyasiler ve vatandaşlar da katıldı.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da trafik kazasında şehit olan Ergün'ün ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Cumhurbaşkanı-
Şehit
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 20:02
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit olan jandarma astsubayının ailesine başsağlığı mesajı gönderdi.
AA
Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, dün Ankara-Niğde Otoyolu'nun Bala kesiminde yoldaki lastik parçalarını temizlemek için çalışma yaptığı sırada, Esra Ç'nin idaresindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.
37 yaşındaki Ergün'ün cenazesi bugün memleketi Kırıkkale'de toprağa verildi.
Üç kardeş olduğu öğrenilen şehidin uzman çavuş olan erkek kardeşi, cenaze törenine kamuflajıyla katıldı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Ergün'ün naaşı, Kırıkkale Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine Ergün'ün ailesi, yakınları ile siyasiler ve vatandaşlar da katıldı.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da trafik kazasında şehit olan Ergün'ün ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Cumhurbaşkanı-
Şehit
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 20:02
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit olan jandarma astsubayının ailesine başsağlığı mesajı gönderdi.
AA
Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, dün Ankara-Niğde Otoyolu'nun Bala kesiminde yoldaki lastik parçalarını temizlemek için çalışma yaptığı sırada, Esra Ç'nin idaresindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.
37 yaşındaki Ergün'ün cenazesi bugün memleketi Kırıkkale'de toprağa verildi.
Üç kardeş olduğu öğrenilen şehidin uzman çavuş olan erkek kardeşi, cenaze törenine kamuflajıyla katıldı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Ergün'ün naaşı, Kırıkkale Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine Ergün'ün ailesi, yakınları ile siyasiler ve vatandaşlar da katıldı.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da trafik kazasında şehit olan Ergün'ün ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Cumhurbaşkanı-
Şehit
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 20:02
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit olan jandarma astsubayının ailesine başsağlığı mesajı gönderdi.
AA
Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, dün Ankara-Niğde Otoyolu'nun Bala kesiminde yoldaki lastik parçalarını temizlemek için çalışma yaptığı sırada, Esra Ç'nin idaresindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.
37 yaşındaki Ergün'ün cenazesi bugün memleketi Kırıkkale'de toprağa verildi.
Üç kardeş olduğu öğrenilen şehidin uzman çavuş olan erkek kardeşi, cenaze törenine kamuflajıyla katıldı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Ergün'ün naaşı, Kırıkkale Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine Ergün'ün ailesi, yakınları ile siyasiler ve vatandaşlar da katıldı.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da trafik kazasında şehit olan Ergün'ün ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Cumhurbaşkanı-
Şehit
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:16
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:15
DHANTV - Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek'in "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE EDİLDİ SONRA YENİDEN TUTUKLANDI
Zuhal Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ağustos 2025'te "suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Böcek, 19 Aralık 2025'te tahliye edilmişti. Zuhal Böcek, 30 Nisan'da soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından, 3 Mayıs'ta çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.EK İFADE VERDİZuhal Böcek ifadesinde Veli Ağbaba'nın Gökhan Böcek 'ten Özgür Özel adına 1 milyon euro istediğini öne sürdü.
Zuhal Böcek'in ifadesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de Gökhan Böcek'in İstanbul Kapalıçarşı'da yaptığı para işlemleri oldu. Zuhal Böcek; eşinin medya işleriyle uğraşan E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlattı.
Çıkışta Gökhan Böcek'in kendisine “dövizciye şifre olarak para gösterildiğini” söylediğini iddia etti.
NTV
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek (sağda)
ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURULARI
Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Muhittin Böcek yerel seçimler öncesinde CHP'nin kampanya çalışmaları için maddi talepte bulunduğunu ve bununla ilgili yardım yapılması için oğluna talimat verdiğini savundu.
Gökhan Böcek ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Veli Ağbaba'nın kendisini aradığını, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini öne sürüp babasının da “Gereğini yap” dediğini iddia etti.
Muhittin Böcek ise “Oğlum Gökhan'ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur.” iddiasını dile getirdi.
Gökhan Böcek, seçim döneminde parti yönetiminin taleplerinin devam ettiğini öne sürdü. Böcek, Özgür Özel'e verildiği öne sürülen 20 milyon dolar ile ve eşinin Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdiği iddiasını yalanlamıştı.
AĞBABA: GERÇEKLE BAĞDAŞMAYAN İFTİRALAR
Veli Ağbaba'dan iddialara yönelik "Gerçekle bağdaşmayan iftiralar." yanıtı gelmişti.
Antalya-
Muhittin Böcek-
Rüşvet
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:16
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:15
DHANTV - Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek'in "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE EDİLDİ SONRA YENİDEN TUTUKLANDI
Zuhal Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ağustos 2025'te "suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Böcek, 19 Aralık 2025'te tahliye edilmişti. Zuhal Böcek, 30 Nisan'da soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından, 3 Mayıs'ta çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.EK İFADE VERDİZuhal Böcek ifadesinde Veli Ağbaba'nın Gökhan Böcek 'ten Özgür Özel adına 1 milyon euro istediğini öne sürdü.
Zuhal Böcek'in ifadesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de Gökhan Böcek'in İstanbul Kapalıçarşı'da yaptığı para işlemleri oldu. Zuhal Böcek; eşinin medya işleriyle uğraşan E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlattı.
Çıkışta Gökhan Böcek'in kendisine “dövizciye şifre olarak para gösterildiğini” söylediğini iddia etti.
NTV
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek (sağda)
ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURULARI
Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Muhittin Böcek yerel seçimler öncesinde CHP'nin kampanya çalışmaları için maddi talepte bulunduğunu ve bununla ilgili yardım yapılması için oğluna talimat verdiğini savundu.
Gökhan Böcek ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Veli Ağbaba'nın kendisini aradığını, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini öne sürüp babasının da “Gereğini yap” dediğini iddia etti.
Muhittin Böcek ise “Oğlum Gökhan'ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur.” iddiasını dile getirdi.
Gökhan Böcek, seçim döneminde parti yönetiminin taleplerinin devam ettiğini öne sürdü. Böcek, Özgür Özel'e verildiği öne sürülen 20 milyon dolar ile ve eşinin Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdiği iddiasını yalanlamıştı.
AĞBABA: GERÇEKLE BAĞDAŞMAYAN İFTİRALAR
Veli Ağbaba'dan iddialara yönelik "Gerçekle bağdaşmayan iftiralar." yanıtı gelmişti.
Antalya-
Muhittin Böcek-
Rüşvet
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:16
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:15
DHANTV - Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek'in "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE EDİLDİ SONRA YENİDEN TUTUKLANDI
Zuhal Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ağustos 2025'te "suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Böcek, 19 Aralık 2025'te tahliye edilmişti. Zuhal Böcek, 30 Nisan'da soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından, 3 Mayıs'ta çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.EK İFADE VERDİZuhal Böcek ifadesinde Veli Ağbaba'nın Gökhan Böcek 'ten Özgür Özel adına 1 milyon euro istediğini öne sürdü.
Zuhal Böcek'in ifadesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de Gökhan Böcek'in İstanbul Kapalıçarşı'da yaptığı para işlemleri oldu. Zuhal Böcek; eşinin medya işleriyle uğraşan E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlattı.
Çıkışta Gökhan Böcek'in kendisine “dövizciye şifre olarak para gösterildiğini” söylediğini iddia etti.
NTV
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek (sağda)
ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURULARI
Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Muhittin Böcek yerel seçimler öncesinde CHP'nin kampanya çalışmaları için maddi talepte bulunduğunu ve bununla ilgili yardım yapılması için oğluna talimat verdiğini savundu.
Gökhan Böcek ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Veli Ağbaba'nın kendisini aradığını, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini öne sürüp babasının da “Gereğini yap” dediğini iddia etti.
Muhittin Böcek ise “Oğlum Gökhan'ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur.” iddiasını dile getirdi.
Gökhan Böcek, seçim döneminde parti yönetiminin taleplerinin devam ettiğini öne sürdü. Böcek, Özgür Özel'e verildiği öne sürülen 20 milyon dolar ile ve eşinin Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdiği iddiasını yalanlamıştı.
AĞBABA: GERÇEKLE BAĞDAŞMAYAN İFTİRALAR
Veli Ağbaba'dan iddialara yönelik "Gerçekle bağdaşmayan iftiralar." yanıtı gelmişti.
Antalya-
Muhittin Böcek-
Rüşvet
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:16
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:15
DHANTV - Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek'in "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE EDİLDİ SONRA YENİDEN TUTUKLANDI
Zuhal Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ağustos 2025'te "suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Böcek, 19 Aralık 2025'te tahliye edilmişti. Zuhal Böcek, 30 Nisan'da soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından, 3 Mayıs'ta çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.EK İFADE VERDİZuhal Böcek ifadesinde Veli Ağbaba'nın Gökhan Böcek 'ten Özgür Özel adına 1 milyon euro istediğini öne sürdü.
Zuhal Böcek'in ifadesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de Gökhan Böcek'in İstanbul Kapalıçarşı'da yaptığı para işlemleri oldu. Zuhal Böcek; eşinin medya işleriyle uğraşan E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlattı.
Çıkışta Gökhan Böcek'in kendisine “dövizciye şifre olarak para gösterildiğini” söylediğini iddia etti.
NTV
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek (sağda)
ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURULARI
Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Muhittin Böcek yerel seçimler öncesinde CHP'nin kampanya çalışmaları için maddi talepte bulunduğunu ve bununla ilgili yardım yapılması için oğluna talimat verdiğini savundu.
Gökhan Böcek ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Veli Ağbaba'nın kendisini aradığını, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini öne sürüp babasının da “Gereğini yap” dediğini iddia etti.
Muhittin Böcek ise “Oğlum Gökhan'ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur.” iddiasını dile getirdi.
Gökhan Böcek, seçim döneminde parti yönetiminin taleplerinin devam ettiğini öne sürdü. Böcek, Özgür Özel'e verildiği öne sürülen 20 milyon dolar ile ve eşinin Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdiği iddiasını yalanlamıştı.
AĞBABA: GERÇEKLE BAĞDAŞMAYAN İFTİRALAR
Veli Ağbaba'dan iddialara yönelik "Gerçekle bağdaşmayan iftiralar." yanıtı gelmişti.
Antalya-
Muhittin Böcek-
Rüşvet
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Harlan Coben İmzalı Netflix Dizisi "I Will Find You"dan Fragman Geldi!1 Haz 2026 - 19:10
Netflix
Küresel çapta 80 milyondan fazla kitap satan ve gerilim edebiyatının dünyadaki en güçlü kalemlerinden biri olan Harlan Coben, Netflix ile olan başarılı ortaklığına hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın başlarında yayınlanan “Run Away” uyarlamasının ardından ünlü yazar, hayranlarını ekran başına kilitleyecek yeni projesi "I Will Find You" (Seni Bulacağım) ile geri dönüyor. Coben’ın 2023 yılında yayımlanan popüler romanından uyarlanan ve yürütücü yapımcılığını bizzat üstlendiği sekiz bölümlük mini dizinin ilk tanıtım fragmanı resmi olarak yayınlandı. Yapım, 18 Haziran tarihinden itibaren tüm dünyayla aynı anda Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Hapishaneden Kaçış ve Gerçeklerin Peşinde Bir Baba
"Quantum Leap" ve "Alcatraz" gibi yapımlarla tanınan Robert Hull tarafından ekrana taşınan dizi, işlemediği bir suç yüzünden hayatı kararan bir babanın trajik hikayesini merkezine alıyor. Başroldeki Sam Worthington, kendi oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan David Burroughs karakterine hayat veriyor. David, parmaklıklar ardında her gün kendini suçlayarak vicdan azabı çekerken, bir gün şok edici bir haber alır: Öldüğünü sandığı oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair güçlü kanıtlar eline ulaşır. Bu sarsıcı gelişmenin ardından David, gerçeği gün yüzüne çıkarmak ve oğlunu bulabilmek adına ne pahasına olursa olsun hapishaneden kaçmaya karar verir. Bu firar, onu yalanlar ve tehlikelerle dolu karanlık bir labirentin içine sürükleyecektir.
Dizinin arkasında, televizyon ve sinema dünyasının en yetenekli isimlerini bir araya getiren rüya gibi bir kadro var. Başroldeki Sam Worthington’a, David’in eski baldızı ve mesleğine geri dönmek için bu davayı büyük bir fırsat olarak gören eski muhabir Rachel Mills rolünde Britt Lower eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Boston'ın köklü ailelerinden birine mensup olan Hayden rolünde Milo Ventimiglia, FBI Kaçak Takip Timi ajanları olarak Logan Browning ve efsanevi aktör Chi McBride ile David'in çocuk cerrahı olan eski eşi rolünde Erin Richards yer alıyor.
Netflix
Coben Evreninde Bir İlk: Hikaye ABD Topraklarında Geçiyor
"I Will Find You", Harlan Coben ve Netflix ortaklığı için çok önemli bir ilke de sahne oluyor. Yazarın daha önce yayınlanan ve büyük ilgi gören "Fool Me Once", "The Stranger" ve "The Innocent" gibi popüler dizileri İngiltere, Fransa ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde, dört farklı dilde çekilmişti. Yeni dizi ise bu ortaklığın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde geçen ilk yapımı olma özelliğini taşıyor. Yazar Harlan Coben, "Netflix dünya çapında harika bir yaratıcı ortak oldu ve şimdi evimize dönüp bu hikayeyi ABD'de hayata geçirme şansı yakaladık. Gerçek bir rüya takımıyla çalışıyoruz." diyerek heyecanını dile getirdi. Gizem ve ters köşelerle dolu bu büyük kaçış hikayesi için geri sayım başladı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Harlan Coben İmzalı Netflix Dizisi "I Will Find You"dan Fragman Geldi!1 Haz 2026 - 19:10
Netflix
Küresel çapta 80 milyondan fazla kitap satan ve gerilim edebiyatının dünyadaki en güçlü kalemlerinden biri olan Harlan Coben, Netflix ile olan başarılı ortaklığına hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın başlarında yayınlanan “Run Away” uyarlamasının ardından ünlü yazar, hayranlarını ekran başına kilitleyecek yeni projesi "I Will Find You" (Seni Bulacağım) ile geri dönüyor. Coben’ın 2023 yılında yayımlanan popüler romanından uyarlanan ve yürütücü yapımcılığını bizzat üstlendiği sekiz bölümlük mini dizinin ilk tanıtım fragmanı resmi olarak yayınlandı. Yapım, 18 Haziran tarihinden itibaren tüm dünyayla aynı anda Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Hapishaneden Kaçış ve Gerçeklerin Peşinde Bir Baba
"Quantum Leap" ve "Alcatraz" gibi yapımlarla tanınan Robert Hull tarafından ekrana taşınan dizi, işlemediği bir suç yüzünden hayatı kararan bir babanın trajik hikayesini merkezine alıyor. Başroldeki Sam Worthington, kendi oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan David Burroughs karakterine hayat veriyor. David, parmaklıklar ardında her gün kendini suçlayarak vicdan azabı çekerken, bir gün şok edici bir haber alır: Öldüğünü sandığı oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair güçlü kanıtlar eline ulaşır. Bu sarsıcı gelişmenin ardından David, gerçeği gün yüzüne çıkarmak ve oğlunu bulabilmek adına ne pahasına olursa olsun hapishaneden kaçmaya karar verir. Bu firar, onu yalanlar ve tehlikelerle dolu karanlık bir labirentin içine sürükleyecektir.
Dizinin arkasında, televizyon ve sinema dünyasının en yetenekli isimlerini bir araya getiren rüya gibi bir kadro var. Başroldeki Sam Worthington’a, David’in eski baldızı ve mesleğine geri dönmek için bu davayı büyük bir fırsat olarak gören eski muhabir Rachel Mills rolünde Britt Lower eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Boston'ın köklü ailelerinden birine mensup olan Hayden rolünde Milo Ventimiglia, FBI Kaçak Takip Timi ajanları olarak Logan Browning ve efsanevi aktör Chi McBride ile David'in çocuk cerrahı olan eski eşi rolünde Erin Richards yer alıyor.
Netflix
Coben Evreninde Bir İlk: Hikaye ABD Topraklarında Geçiyor
"I Will Find You", Harlan Coben ve Netflix ortaklığı için çok önemli bir ilke de sahne oluyor. Yazarın daha önce yayınlanan ve büyük ilgi gören "Fool Me Once", "The Stranger" ve "The Innocent" gibi popüler dizileri İngiltere, Fransa ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde, dört farklı dilde çekilmişti. Yeni dizi ise bu ortaklığın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde geçen ilk yapımı olma özelliğini taşıyor. Yazar Harlan Coben, "Netflix dünya çapında harika bir yaratıcı ortak oldu ve şimdi evimize dönüp bu hikayeyi ABD'de hayata geçirme şansı yakaladık. Gerçek bir rüya takımıyla çalışıyoruz." diyerek heyecanını dile getirdi. Gizem ve ters köşelerle dolu bu büyük kaçış hikayesi için geri sayım başladı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Harlan Coben İmzalı Netflix Dizisi "I Will Find You"dan Fragman Geldi!1 Haz 2026 - 19:10
Netflix
Küresel çapta 80 milyondan fazla kitap satan ve gerilim edebiyatının dünyadaki en güçlü kalemlerinden biri olan Harlan Coben, Netflix ile olan başarılı ortaklığına hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın başlarında yayınlanan “Run Away” uyarlamasının ardından ünlü yazar, hayranlarını ekran başına kilitleyecek yeni projesi "I Will Find You" (Seni Bulacağım) ile geri dönüyor. Coben’ın 2023 yılında yayımlanan popüler romanından uyarlanan ve yürütücü yapımcılığını bizzat üstlendiği sekiz bölümlük mini dizinin ilk tanıtım fragmanı resmi olarak yayınlandı. Yapım, 18 Haziran tarihinden itibaren tüm dünyayla aynı anda Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Hapishaneden Kaçış ve Gerçeklerin Peşinde Bir Baba
"Quantum Leap" ve "Alcatraz" gibi yapımlarla tanınan Robert Hull tarafından ekrana taşınan dizi, işlemediği bir suç yüzünden hayatı kararan bir babanın trajik hikayesini merkezine alıyor. Başroldeki Sam Worthington, kendi oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan David Burroughs karakterine hayat veriyor. David, parmaklıklar ardında her gün kendini suçlayarak vicdan azabı çekerken, bir gün şok edici bir haber alır: Öldüğünü sandığı oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair güçlü kanıtlar eline ulaşır. Bu sarsıcı gelişmenin ardından David, gerçeği gün yüzüne çıkarmak ve oğlunu bulabilmek adına ne pahasına olursa olsun hapishaneden kaçmaya karar verir. Bu firar, onu yalanlar ve tehlikelerle dolu karanlık bir labirentin içine sürükleyecektir.
Dizinin arkasında, televizyon ve sinema dünyasının en yetenekli isimlerini bir araya getiren rüya gibi bir kadro var. Başroldeki Sam Worthington’a, David’in eski baldızı ve mesleğine geri dönmek için bu davayı büyük bir fırsat olarak gören eski muhabir Rachel Mills rolünde Britt Lower eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Boston'ın köklü ailelerinden birine mensup olan Hayden rolünde Milo Ventimiglia, FBI Kaçak Takip Timi ajanları olarak Logan Browning ve efsanevi aktör Chi McBride ile David'in çocuk cerrahı olan eski eşi rolünde Erin Richards yer alıyor.
Netflix
Coben Evreninde Bir İlk: Hikaye ABD Topraklarında Geçiyor
"I Will Find You", Harlan Coben ve Netflix ortaklığı için çok önemli bir ilke de sahne oluyor. Yazarın daha önce yayınlanan ve büyük ilgi gören "Fool Me Once", "The Stranger" ve "The Innocent" gibi popüler dizileri İngiltere, Fransa ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde, dört farklı dilde çekilmişti. Yeni dizi ise bu ortaklığın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde geçen ilk yapımı olma özelliğini taşıyor. Yazar Harlan Coben, "Netflix dünya çapında harika bir yaratıcı ortak oldu ve şimdi evimize dönüp bu hikayeyi ABD'de hayata geçirme şansı yakaladık. Gerçek bir rüya takımıyla çalışıyoruz." diyerek heyecanını dile getirdi. Gizem ve ters köşelerle dolu bu büyük kaçış hikayesi için geri sayım başladı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Harlan Coben İmzalı Netflix Dizisi "I Will Find You"dan Fragman Geldi!1 Haz 2026 - 19:10
Netflix
Küresel çapta 80 milyondan fazla kitap satan ve gerilim edebiyatının dünyadaki en güçlü kalemlerinden biri olan Harlan Coben, Netflix ile olan başarılı ortaklığına hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın başlarında yayınlanan “Run Away” uyarlamasının ardından ünlü yazar, hayranlarını ekran başına kilitleyecek yeni projesi "I Will Find You" (Seni Bulacağım) ile geri dönüyor. Coben’ın 2023 yılında yayımlanan popüler romanından uyarlanan ve yürütücü yapımcılığını bizzat üstlendiği sekiz bölümlük mini dizinin ilk tanıtım fragmanı resmi olarak yayınlandı. Yapım, 18 Haziran tarihinden itibaren tüm dünyayla aynı anda Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Hapishaneden Kaçış ve Gerçeklerin Peşinde Bir Baba
"Quantum Leap" ve "Alcatraz" gibi yapımlarla tanınan Robert Hull tarafından ekrana taşınan dizi, işlemediği bir suç yüzünden hayatı kararan bir babanın trajik hikayesini merkezine alıyor. Başroldeki Sam Worthington, kendi oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan David Burroughs karakterine hayat veriyor. David, parmaklıklar ardında her gün kendini suçlayarak vicdan azabı çekerken, bir gün şok edici bir haber alır: Öldüğünü sandığı oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair güçlü kanıtlar eline ulaşır. Bu sarsıcı gelişmenin ardından David, gerçeği gün yüzüne çıkarmak ve oğlunu bulabilmek adına ne pahasına olursa olsun hapishaneden kaçmaya karar verir. Bu firar, onu yalanlar ve tehlikelerle dolu karanlık bir labirentin içine sürükleyecektir.
Dizinin arkasında, televizyon ve sinema dünyasının en yetenekli isimlerini bir araya getiren rüya gibi bir kadro var. Başroldeki Sam Worthington’a, David’in eski baldızı ve mesleğine geri dönmek için bu davayı büyük bir fırsat olarak gören eski muhabir Rachel Mills rolünde Britt Lower eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Boston'ın köklü ailelerinden birine mensup olan Hayden rolünde Milo Ventimiglia, FBI Kaçak Takip Timi ajanları olarak Logan Browning ve efsanevi aktör Chi McBride ile David'in çocuk cerrahı olan eski eşi rolünde Erin Richards yer alıyor.
Netflix
Coben Evreninde Bir İlk: Hikaye ABD Topraklarında Geçiyor
"I Will Find You", Harlan Coben ve Netflix ortaklığı için çok önemli bir ilke de sahne oluyor. Yazarın daha önce yayınlanan ve büyük ilgi gören "Fool Me Once", "The Stranger" ve "The Innocent" gibi popüler dizileri İngiltere, Fransa ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde, dört farklı dilde çekilmişti. Yeni dizi ise bu ortaklığın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde geçen ilk yapımı olma özelliğini taşıyor. Yazar Harlan Coben, "Netflix dünya çapında harika bir yaratıcı ortak oldu ve şimdi evimize dönüp bu hikayeyi ABD'de hayata geçirme şansı yakaladık. Gerçek bir rüya takımıyla çalışıyoruz." diyerek heyecanını dile getirdi. Gizem ve ters köşelerle dolu bu büyük kaçış hikayesi için geri sayım başladı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
"Oyuncak Hikayesi 5"in Şarkısı Bir Pop İkonunun Elinden Çıkacak1 Haz 2026 - 23:13
Pixar
Pop müziğin küresel ikonu Taylor Swift, günlerdir süren gizemli geri sayımın ardından hayranlarının merakla beklediği büyük haberi nihayet duyurdu. New York’taki Times Meydanı’ndaki dev dijital panolardan sanatçının resmi web sitesine kadar her yerde senkronize şekilde geri sayan saatler, Taylor Swift hayranlarını çıldırtmaya yetti. Ünlü şarkıcı, Disney ve Pixar ortaklığında hazırlanan fenomen animasyon serisinin yeni filmi “Toy Story 5” (Oyuncak Hikayesi 5) için orijinal bir şarkı bestelediğini açıkladı. "I Knew It, I Knew You" adını taşıyan bu özel parça, 5 Haziran Cuma günü tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak.
Bu gönderiyi Instagram'da görTaylor Swift (@taylorswift)'in paylaştığı bir gönderi
Disney tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, bu projenin Taylor Swift’in kariyerinde köklerine, yani country müzik tarzına büyüleyici bir geri dönüş olacağı vurgulandı. Şarkı, serinin ikinci filminden bu yana izleyicilerin sevgilisi olan neşeli kovboy kız Jessie’nin "Toy Story 5" boyunca devam eden kişisel yolculuğundan ilham alıyor. Pop kulvarında kırdığı rekorların ardından eski günleri yâd edecek olan Swift, bu parçanın söz ve yapımcılığını, The Tortured Poets Department albümünde de birlikte çalıştığı uzun yıllardır ortağı olan ünlü prodüktör Jack Antonoff ile birlikte üstlendi.
Taylor Swift, hayranlarına gönderdiği duygusal mesajda heyecanını şu sözlerle paylaştı:
"Bu tam anlamıyla bir Oyuncak Hikayesi. Henüz 5 yaşında ilk filmi izleyen bir çocukken tapmaya başladığım bu karakterler için bir şeyler yazabilmek her zaman en büyük hayalimdi. Filmi yapım aşamasındayken izleme şansı yakaladım ve hikayeye anında aşık oldum. Gösterimden eve döner dönmez de bu şarkıyı yazdım. Bazen sadece hissedersiniz, değil mi?"
Filmin yazar ve yönetmeni Andrew Stanton ise yaptığı açıklamada, Swift'in projeye dahil olmasının kendileri için ne kadar anlamlı olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taylor’ın Jessie karakteriyle kurduğu bağ ve onun neler yaşadığını bu kadar hızlı kavraması tek kelimeyle inkar edilemezdi. Şarkıyı ilk dinlediğimizde, sanki en başından beri bu filmin bir parçasıymış, uzun süredir kayıp olan bir aile üyemiz eve dönmüş gibi hissettik. Bu tam bir kısmetti."
Fiziksel olarak da satışa sunulacak olan şarkının CD single versiyonu, stüdyo kaydının yanı sıra akustik ve piyano yorumlarını da içerecek. Sınırlı sayıdaki bu CD'ler, filmin dünya genelinde vizyona gireceği 19 Haziran 2026 tarihinde sahiplerine kargolanacak. Gelecek hafta gerçekleştirilecek olan görkemli galada, bu şarkının Swift’in filme tek katkısı olup olmadığı da netlik kazanacak.
Oyuncak Hikayesi 5YönetmenAndrew Stanton,
McKenna Harris
beraberinde
Tom Hanks,
Tim Allen,
Joan Cusack
Vizyon tarihi
19 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Oyuncak Hikayesi 5"in Şarkısı Bir Pop İkonunun Elinden Çıkacak1 Haz 2026 - 23:13
Pixar
Pop müziğin küresel ikonu Taylor Swift, günlerdir süren gizemli geri sayımın ardından hayranlarının merakla beklediği büyük haberi nihayet duyurdu. New York’taki Times Meydanı’ndaki dev dijital panolardan sanatçının resmi web sitesine kadar her yerde senkronize şekilde geri sayan saatler, Taylor Swift hayranlarını çıldırtmaya yetti. Ünlü şarkıcı, Disney ve Pixar ortaklığında hazırlanan fenomen animasyon serisinin yeni filmi “Toy Story 5” (Oyuncak Hikayesi 5) için orijinal bir şarkı bestelediğini açıkladı. "I Knew It, I Knew You" adını taşıyan bu özel parça, 5 Haziran Cuma günü tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak.
Bu gönderiyi Instagram'da görTaylor Swift (@taylorswift)'in paylaştığı bir gönderi
Disney tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, bu projenin Taylor Swift’in kariyerinde köklerine, yani country müzik tarzına büyüleyici bir geri dönüş olacağı vurgulandı. Şarkı, serinin ikinci filminden bu yana izleyicilerin sevgilisi olan neşeli kovboy kız Jessie’nin "Toy Story 5" boyunca devam eden kişisel yolculuğundan ilham alıyor. Pop kulvarında kırdığı rekorların ardından eski günleri yâd edecek olan Swift, bu parçanın söz ve yapımcılığını, The Tortured Poets Department albümünde de birlikte çalıştığı uzun yıllardır ortağı olan ünlü prodüktör Jack Antonoff ile birlikte üstlendi.
Taylor Swift, hayranlarına gönderdiği duygusal mesajda heyecanını şu sözlerle paylaştı:
"Bu tam anlamıyla bir Oyuncak Hikayesi. Henüz 5 yaşında ilk filmi izleyen bir çocukken tapmaya başladığım bu karakterler için bir şeyler yazabilmek her zaman en büyük hayalimdi. Filmi yapım aşamasındayken izleme şansı yakaladım ve hikayeye anında aşık oldum. Gösterimden eve döner dönmez de bu şarkıyı yazdım. Bazen sadece hissedersiniz, değil mi?"
Filmin yazar ve yönetmeni Andrew Stanton ise yaptığı açıklamada, Swift'in projeye dahil olmasının kendileri için ne kadar anlamlı olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taylor’ın Jessie karakteriyle kurduğu bağ ve onun neler yaşadığını bu kadar hızlı kavraması tek kelimeyle inkar edilemezdi. Şarkıyı ilk dinlediğimizde, sanki en başından beri bu filmin bir parçasıymış, uzun süredir kayıp olan bir aile üyemiz eve dönmüş gibi hissettik. Bu tam bir kısmetti."
Fiziksel olarak da satışa sunulacak olan şarkının CD single versiyonu, stüdyo kaydının yanı sıra akustik ve piyano yorumlarını da içerecek. Sınırlı sayıdaki bu CD'ler, filmin dünya genelinde vizyona gireceği 19 Haziran 2026 tarihinde sahiplerine kargolanacak. Gelecek hafta gerçekleştirilecek olan görkemli galada, bu şarkının Swift’in filme tek katkısı olup olmadığı da netlik kazanacak.
Oyuncak Hikayesi 5YönetmenAndrew Stanton,
McKenna Harris
beraberinde
Tom Hanks,
Tim Allen,
Joan Cusack
Vizyon tarihi
19 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Oyuncak Hikayesi 5"in Şarkısı Bir Pop İkonunun Elinden Çıkacak1 Haz 2026 - 23:13
Pixar
Pop müziğin küresel ikonu Taylor Swift, günlerdir süren gizemli geri sayımın ardından hayranlarının merakla beklediği büyük haberi nihayet duyurdu. New York’taki Times Meydanı’ndaki dev dijital panolardan sanatçının resmi web sitesine kadar her yerde senkronize şekilde geri sayan saatler, Taylor Swift hayranlarını çıldırtmaya yetti. Ünlü şarkıcı, Disney ve Pixar ortaklığında hazırlanan fenomen animasyon serisinin yeni filmi “Toy Story 5” (Oyuncak Hikayesi 5) için orijinal bir şarkı bestelediğini açıkladı. "I Knew It, I Knew You" adını taşıyan bu özel parça, 5 Haziran Cuma günü tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak.
Bu gönderiyi Instagram'da görTaylor Swift (@taylorswift)'in paylaştığı bir gönderi
Disney tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, bu projenin Taylor Swift’in kariyerinde köklerine, yani country müzik tarzına büyüleyici bir geri dönüş olacağı vurgulandı. Şarkı, serinin ikinci filminden bu yana izleyicilerin sevgilisi olan neşeli kovboy kız Jessie’nin "Toy Story 5" boyunca devam eden kişisel yolculuğundan ilham alıyor. Pop kulvarında kırdığı rekorların ardından eski günleri yâd edecek olan Swift, bu parçanın söz ve yapımcılığını, The Tortured Poets Department albümünde de birlikte çalıştığı uzun yıllardır ortağı olan ünlü prodüktör Jack Antonoff ile birlikte üstlendi.
Taylor Swift, hayranlarına gönderdiği duygusal mesajda heyecanını şu sözlerle paylaştı:
"Bu tam anlamıyla bir Oyuncak Hikayesi. Henüz 5 yaşında ilk filmi izleyen bir çocukken tapmaya başladığım bu karakterler için bir şeyler yazabilmek her zaman en büyük hayalimdi. Filmi yapım aşamasındayken izleme şansı yakaladım ve hikayeye anında aşık oldum. Gösterimden eve döner dönmez de bu şarkıyı yazdım. Bazen sadece hissedersiniz, değil mi?"
Filmin yazar ve yönetmeni Andrew Stanton ise yaptığı açıklamada, Swift'in projeye dahil olmasının kendileri için ne kadar anlamlı olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taylor’ın Jessie karakteriyle kurduğu bağ ve onun neler yaşadığını bu kadar hızlı kavraması tek kelimeyle inkar edilemezdi. Şarkıyı ilk dinlediğimizde, sanki en başından beri bu filmin bir parçasıymış, uzun süredir kayıp olan bir aile üyemiz eve dönmüş gibi hissettik. Bu tam bir kısmetti."
Fiziksel olarak da satışa sunulacak olan şarkının CD single versiyonu, stüdyo kaydının yanı sıra akustik ve piyano yorumlarını da içerecek. Sınırlı sayıdaki bu CD'ler, filmin dünya genelinde vizyona gireceği 19 Haziran 2026 tarihinde sahiplerine kargolanacak. Gelecek hafta gerçekleştirilecek olan görkemli galada, bu şarkının Swift’in filme tek katkısı olup olmadığı da netlik kazanacak.
Oyuncak Hikayesi 5YönetmenAndrew Stanton,
McKenna Harris
beraberinde
Tom Hanks,
Tim Allen,
Joan Cusack
Vizyon tarihi
19 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Oyuncak Hikayesi 5"in Şarkısı Bir Pop İkonunun Elinden Çıkacak1 Haz 2026 - 23:13
Pixar
Pop müziğin küresel ikonu Taylor Swift, günlerdir süren gizemli geri sayımın ardından hayranlarının merakla beklediği büyük haberi nihayet duyurdu. New York’taki Times Meydanı’ndaki dev dijital panolardan sanatçının resmi web sitesine kadar her yerde senkronize şekilde geri sayan saatler, Taylor Swift hayranlarını çıldırtmaya yetti. Ünlü şarkıcı, Disney ve Pixar ortaklığında hazırlanan fenomen animasyon serisinin yeni filmi “Toy Story 5” (Oyuncak Hikayesi 5) için orijinal bir şarkı bestelediğini açıkladı. "I Knew It, I Knew You" adını taşıyan bu özel parça, 5 Haziran Cuma günü tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak.
Bu gönderiyi Instagram'da görTaylor Swift (@taylorswift)'in paylaştığı bir gönderi
Disney tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, bu projenin Taylor Swift’in kariyerinde köklerine, yani country müzik tarzına büyüleyici bir geri dönüş olacağı vurgulandı. Şarkı, serinin ikinci filminden bu yana izleyicilerin sevgilisi olan neşeli kovboy kız Jessie’nin "Toy Story 5" boyunca devam eden kişisel yolculuğundan ilham alıyor. Pop kulvarında kırdığı rekorların ardından eski günleri yâd edecek olan Swift, bu parçanın söz ve yapımcılığını, The Tortured Poets Department albümünde de birlikte çalıştığı uzun yıllardır ortağı olan ünlü prodüktör Jack Antonoff ile birlikte üstlendi.
Taylor Swift, hayranlarına gönderdiği duygusal mesajda heyecanını şu sözlerle paylaştı:
"Bu tam anlamıyla bir Oyuncak Hikayesi. Henüz 5 yaşında ilk filmi izleyen bir çocukken tapmaya başladığım bu karakterler için bir şeyler yazabilmek her zaman en büyük hayalimdi. Filmi yapım aşamasındayken izleme şansı yakaladım ve hikayeye anında aşık oldum. Gösterimden eve döner dönmez de bu şarkıyı yazdım. Bazen sadece hissedersiniz, değil mi?"
Filmin yazar ve yönetmeni Andrew Stanton ise yaptığı açıklamada, Swift'in projeye dahil olmasının kendileri için ne kadar anlamlı olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taylor’ın Jessie karakteriyle kurduğu bağ ve onun neler yaşadığını bu kadar hızlı kavraması tek kelimeyle inkar edilemezdi. Şarkıyı ilk dinlediğimizde, sanki en başından beri bu filmin bir parçasıymış, uzun süredir kayıp olan bir aile üyemiz eve dönmüş gibi hissettik. Bu tam bir kısmetti."
Fiziksel olarak da satışa sunulacak olan şarkının CD single versiyonu, stüdyo kaydının yanı sıra akustik ve piyano yorumlarını da içerecek. Sınırlı sayıdaki bu CD'ler, filmin dünya genelinde vizyona gireceği 19 Haziran 2026 tarihinde sahiplerine kargolanacak. Gelecek hafta gerçekleştirilecek olan görkemli galada, bu şarkının Swift’in filme tek katkısı olup olmadığı da netlik kazanacak.
Oyuncak Hikayesi 5YönetmenAndrew Stanton,
McKenna Harris
beraberinde
Tom Hanks,
Tim Allen,
Joan Cusack
Vizyon tarihi
19 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla kutsal topraklarda hac ibadetini yerine getiren hacıların yurda dönüşleri devam ediyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla kutsal topraklarda hac ibadetini yerine getiren hacıların yurda dönüşleri devam ediyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla kutsal topraklarda hac ibadetini yerine getiren hacıların yurda dönüşleri devam ediyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla kutsal topraklarda hac ibadetini yerine getiren hacıların yurda dönüşleri devam ediyor.
"Superman"in Devam Filmi "Man of Tomorrow"dan İlk Lex Luthor Görseli Yayınlandı!1 Haz 2026 - 20:19
Warner Bros.
DC Sinematik Evreni’ni yeni baştan inşa eden yönetmen James Gunn, merakla beklenen yeni Superman devam filminden heyecan verici bir paylaşıma imza attı. Resmi adı "Man of Tomorrow" olarak açıklanan devam halkasının çekimleri tüm hızıyla sürerken Gunn, sosyal medya hesabından Nicholas Hoult’un canlandırdığı efsanevi kötü karakter Lex Luthor’ın ikonik savaş zırhını ilk kez gün yüzüne çıkardı. Ünlü yönetmen setten paylaştığı fotoğrafın altına "Kostüm kontrolü. 'Man of Tomorrow' setinden canlı yayın." notunu düşerek sinema dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.
Bu gönderiyi Instagram'da görJames Gunn (@jamesgunn)'in paylaştığı bir gönderi
Çizgi Roman Efsanesi Beyaz Perdede
DC çizgi romanlarında dahi milyarder Lex Luthor, Superman'in tanrısal güçleriyle baş edebilmek ve aradaki fiziksel farkı kapatabilmek için ileri teknoloji ürünü, silahlarla donatılmış özel zırhlar geliştirir. Bu zırhlar Luthor'a insanüstü bir güç, uçma yeteneği, koruyucu güç kalkanları ve yıkıcı bir cephane kapasitesi sağlar. Paylaşılan ilk görsel, Lex Luthor'ın parmaklıklar ardında çok fazla kalmayacağını gösteriyor.
Yönetmen koltuğuna yeniden James Gunn’ın oturduğu bu yeni macerada, David Corenswet'in hayat verdiği Superman ile Hoult'un canlandırdığı Lex Luthor, galaksiler arası çok daha büyük bir tehdide karşı yan yana gelmek zorunda kalacak. Lars Eidinger tarafından canlandırılacak olan Brainiac'ı alt etmek için Superman ve ezeli düşmanı ittifak kuracak. Bu sıra dışı ortaklığı konu alan film, 9 Temmuz 2027 tarihinde vizyona girecek.
Devam filminde Lois Lane rolüyle Rachel Brosnahan, Jimmy Olsen rolüyle Skyler Gisondo ve Eve Teschmacher rolüyle Sara Sampaio gibi tanıdık yüzler geri dönüyor. Ayrıca DC evreninin diğer kahramanları Hawkgirl (Isabela Merced), Green Lantern üyesi Guy Gardner (Nathan Fillion) ve Mister Terrific (Edi Gathegi) de kadrodaki yerlerini koruyor. İlk filmde kısa bir süre görünen, Superman'in kuzeni Kara Zor-El (Milly Alcock) ise bu yaz vizyona girecek kendi solo filmi "Supergirl"ün ardından "Man of Tomorrow" ile ana hikayeye güçlü bir geri dönüş yapacak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Superman"in Devam Filmi "Man of Tomorrow"dan İlk Lex Luthor Görseli Yayınlandı!1 Haz 2026 - 20:19
Warner Bros.
DC Sinematik Evreni’ni yeni baştan inşa eden yönetmen James Gunn, merakla beklenen yeni Superman devam filminden heyecan verici bir paylaşıma imza attı. Resmi adı "Man of Tomorrow" olarak açıklanan devam halkasının çekimleri tüm hızıyla sürerken Gunn, sosyal medya hesabından Nicholas Hoult’un canlandırdığı efsanevi kötü karakter Lex Luthor’ın ikonik savaş zırhını ilk kez gün yüzüne çıkardı. Ünlü yönetmen setten paylaştığı fotoğrafın altına "Kostüm kontrolü. 'Man of Tomorrow' setinden canlı yayın." notunu düşerek sinema dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.
Bu gönderiyi Instagram'da görJames Gunn (@jamesgunn)'in paylaştığı bir gönderi
Çizgi Roman Efsanesi Beyaz Perdede
DC çizgi romanlarında dahi milyarder Lex Luthor, Superman'in tanrısal güçleriyle baş edebilmek ve aradaki fiziksel farkı kapatabilmek için ileri teknoloji ürünü, silahlarla donatılmış özel zırhlar geliştirir. Bu zırhlar Luthor'a insanüstü bir güç, uçma yeteneği, koruyucu güç kalkanları ve yıkıcı bir cephane kapasitesi sağlar. Paylaşılan ilk görsel, Lex Luthor'ın parmaklıklar ardında çok fazla kalmayacağını gösteriyor.
Yönetmen koltuğuna yeniden James Gunn’ın oturduğu bu yeni macerada, David Corenswet'in hayat verdiği Superman ile Hoult'un canlandırdığı Lex Luthor, galaksiler arası çok daha büyük bir tehdide karşı yan yana gelmek zorunda kalacak. Lars Eidinger tarafından canlandırılacak olan Brainiac'ı alt etmek için Superman ve ezeli düşmanı ittifak kuracak. Bu sıra dışı ortaklığı konu alan film, 9 Temmuz 2027 tarihinde vizyona girecek.
Devam filminde Lois Lane rolüyle Rachel Brosnahan, Jimmy Olsen rolüyle Skyler Gisondo ve Eve Teschmacher rolüyle Sara Sampaio gibi tanıdık yüzler geri dönüyor. Ayrıca DC evreninin diğer kahramanları Hawkgirl (Isabela Merced), Green Lantern üyesi Guy Gardner (Nathan Fillion) ve Mister Terrific (Edi Gathegi) de kadrodaki yerlerini koruyor. İlk filmde kısa bir süre görünen, Superman'in kuzeni Kara Zor-El (Milly Alcock) ise bu yaz vizyona girecek kendi solo filmi "Supergirl"ün ardından "Man of Tomorrow" ile ana hikayeye güçlü bir geri dönüş yapacak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Superman"in Devam Filmi "Man of Tomorrow"dan İlk Lex Luthor Görseli Yayınlandı!1 Haz 2026 - 20:19
Warner Bros.
DC Sinematik Evreni’ni yeni baştan inşa eden yönetmen James Gunn, merakla beklenen yeni Superman devam filminden heyecan verici bir paylaşıma imza attı. Resmi adı "Man of Tomorrow" olarak açıklanan devam halkasının çekimleri tüm hızıyla sürerken Gunn, sosyal medya hesabından Nicholas Hoult’un canlandırdığı efsanevi kötü karakter Lex Luthor’ın ikonik savaş zırhını ilk kez gün yüzüne çıkardı. Ünlü yönetmen setten paylaştığı fotoğrafın altına "Kostüm kontrolü. 'Man of Tomorrow' setinden canlı yayın." notunu düşerek sinema dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.
Bu gönderiyi Instagram'da görJames Gunn (@jamesgunn)'in paylaştığı bir gönderi
Çizgi Roman Efsanesi Beyaz Perdede
DC çizgi romanlarında dahi milyarder Lex Luthor, Superman'in tanrısal güçleriyle baş edebilmek ve aradaki fiziksel farkı kapatabilmek için ileri teknoloji ürünü, silahlarla donatılmış özel zırhlar geliştirir. Bu zırhlar Luthor'a insanüstü bir güç, uçma yeteneği, koruyucu güç kalkanları ve yıkıcı bir cephane kapasitesi sağlar. Paylaşılan ilk görsel, Lex Luthor'ın parmaklıklar ardında çok fazla kalmayacağını gösteriyor.
Yönetmen koltuğuna yeniden James Gunn’ın oturduğu bu yeni macerada, David Corenswet'in hayat verdiği Superman ile Hoult'un canlandırdığı Lex Luthor, galaksiler arası çok daha büyük bir tehdide karşı yan yana gelmek zorunda kalacak. Lars Eidinger tarafından canlandırılacak olan Brainiac'ı alt etmek için Superman ve ezeli düşmanı ittifak kuracak. Bu sıra dışı ortaklığı konu alan film, 9 Temmuz 2027 tarihinde vizyona girecek.
Devam filminde Lois Lane rolüyle Rachel Brosnahan, Jimmy Olsen rolüyle Skyler Gisondo ve Eve Teschmacher rolüyle Sara Sampaio gibi tanıdık yüzler geri dönüyor. Ayrıca DC evreninin diğer kahramanları Hawkgirl (Isabela Merced), Green Lantern üyesi Guy Gardner (Nathan Fillion) ve Mister Terrific (Edi Gathegi) de kadrodaki yerlerini koruyor. İlk filmde kısa bir süre görünen, Superman'in kuzeni Kara Zor-El (Milly Alcock) ise bu yaz vizyona girecek kendi solo filmi "Supergirl"ün ardından "Man of Tomorrow" ile ana hikayeye güçlü bir geri dönüş yapacak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Superman"in Devam Filmi "Man of Tomorrow"dan İlk Lex Luthor Görseli Yayınlandı!1 Haz 2026 - 20:19
Warner Bros.
DC Sinematik Evreni’ni yeni baştan inşa eden yönetmen James Gunn, merakla beklenen yeni Superman devam filminden heyecan verici bir paylaşıma imza attı. Resmi adı "Man of Tomorrow" olarak açıklanan devam halkasının çekimleri tüm hızıyla sürerken Gunn, sosyal medya hesabından Nicholas Hoult’un canlandırdığı efsanevi kötü karakter Lex Luthor’ın ikonik savaş zırhını ilk kez gün yüzüne çıkardı. Ünlü yönetmen setten paylaştığı fotoğrafın altına "Kostüm kontrolü. 'Man of Tomorrow' setinden canlı yayın." notunu düşerek sinema dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.
Bu gönderiyi Instagram'da görJames Gunn (@jamesgunn)'in paylaştığı bir gönderi
Çizgi Roman Efsanesi Beyaz Perdede
DC çizgi romanlarında dahi milyarder Lex Luthor, Superman'in tanrısal güçleriyle baş edebilmek ve aradaki fiziksel farkı kapatabilmek için ileri teknoloji ürünü, silahlarla donatılmış özel zırhlar geliştirir. Bu zırhlar Luthor'a insanüstü bir güç, uçma yeteneği, koruyucu güç kalkanları ve yıkıcı bir cephane kapasitesi sağlar. Paylaşılan ilk görsel, Lex Luthor'ın parmaklıklar ardında çok fazla kalmayacağını gösteriyor.
Yönetmen koltuğuna yeniden James Gunn’ın oturduğu bu yeni macerada, David Corenswet'in hayat verdiği Superman ile Hoult'un canlandırdığı Lex Luthor, galaksiler arası çok daha büyük bir tehdide karşı yan yana gelmek zorunda kalacak. Lars Eidinger tarafından canlandırılacak olan Brainiac'ı alt etmek için Superman ve ezeli düşmanı ittifak kuracak. Bu sıra dışı ortaklığı konu alan film, 9 Temmuz 2027 tarihinde vizyona girecek.
Devam filminde Lois Lane rolüyle Rachel Brosnahan, Jimmy Olsen rolüyle Skyler Gisondo ve Eve Teschmacher rolüyle Sara Sampaio gibi tanıdık yüzler geri dönüyor. Ayrıca DC evreninin diğer kahramanları Hawkgirl (Isabela Merced), Green Lantern üyesi Guy Gardner (Nathan Fillion) ve Mister Terrific (Edi Gathegi) de kadrodaki yerlerini koruyor. İlk filmde kısa bir süre görünen, Superman'in kuzeni Kara Zor-El (Milly Alcock) ise bu yaz vizyona girecek kendi solo filmi "Supergirl"ün ardından "Man of Tomorrow" ile ana hikayeye güçlü bir geri dönüş yapacak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 18:12
Son Güncelleme: 31.05.2026 18:16
Anadolu Ajansı
TEM Otoyolu'nda yol bakım onarım çalışması başlatılıyor.
NTV - Haber Merkezi
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre TEM Otoyolu İstanbul yönünde yol çalışması yapılacak. 2 Haziran Salı günü saat 08.00'den itibaren Muallimköy Kavşağı-Gebze Kavşağı arasında 24 saat esasına göre yapılacak iyileştirme ve onarım çalışması sebebiyle yol ulaşıma kapatılacak. Çalışma süresince trafik akışı Muallimköy Kavşağı'ndan D-100 Devlet Yolu'na ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendirilecek.D-100 ve Kuzey Marmara Otoyolu'ndan gelip, TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı üzerinden İstanbul yönüne girişler de bu sürede kapalı olacak. Bu istikamete gitmek isteyenler D-100 Devlet Yolu'nu kullanabilecek veya Bilişim Vadisi Kavşağı öncesindeki alt geçitten U dönüşü yapabilecek.Ayrıca Osmangazi Köprüsü istikametinden gelip, TEM Otoyolu İstanbul ve Ankara istikametine bağlanan kollar Muallimköy Kavşağı'nda trafiğe kapatılacak. İstanbul ve Ankara yönündeki ulaşım yine D-100 Devlet Yolu'na aktarılacak.
Anadolu Otoyolu-
Kapanan yollar-
Trafik
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 18:12
Son Güncelleme: 31.05.2026 18:16
Anadolu Ajansı
TEM Otoyolu'nda yol bakım onarım çalışması başlatılıyor.
NTV - Haber Merkezi
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre TEM Otoyolu İstanbul yönünde yol çalışması yapılacak. 2 Haziran Salı günü saat 08.00'den itibaren Muallimköy Kavşağı-Gebze Kavşağı arasında 24 saat esasına göre yapılacak iyileştirme ve onarım çalışması sebebiyle yol ulaşıma kapatılacak. Çalışma süresince trafik akışı Muallimköy Kavşağı'ndan D-100 Devlet Yolu'na ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendirilecek.D-100 ve Kuzey Marmara Otoyolu'ndan gelip, TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı üzerinden İstanbul yönüne girişler de bu sürede kapalı olacak. Bu istikamete gitmek isteyenler D-100 Devlet Yolu'nu kullanabilecek veya Bilişim Vadisi Kavşağı öncesindeki alt geçitten U dönüşü yapabilecek.Ayrıca Osmangazi Köprüsü istikametinden gelip, TEM Otoyolu İstanbul ve Ankara istikametine bağlanan kollar Muallimköy Kavşağı'nda trafiğe kapatılacak. İstanbul ve Ankara yönündeki ulaşım yine D-100 Devlet Yolu'na aktarılacak.
Anadolu Otoyolu-
Kapanan yollar-
Trafik
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 18:12
Son Güncelleme: 31.05.2026 18:16
Anadolu Ajansı
TEM Otoyolu'nda yol bakım onarım çalışması başlatılıyor.
NTV - Haber Merkezi
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre TEM Otoyolu İstanbul yönünde yol çalışması yapılacak. 2 Haziran Salı günü saat 08.00'den itibaren Muallimköy Kavşağı-Gebze Kavşağı arasında 24 saat esasına göre yapılacak iyileştirme ve onarım çalışması sebebiyle yol ulaşıma kapatılacak. Çalışma süresince trafik akışı Muallimköy Kavşağı'ndan D-100 Devlet Yolu'na ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendirilecek.D-100 ve Kuzey Marmara Otoyolu'ndan gelip, TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı üzerinden İstanbul yönüne girişler de bu sürede kapalı olacak. Bu istikamete gitmek isteyenler D-100 Devlet Yolu'nu kullanabilecek veya Bilişim Vadisi Kavşağı öncesindeki alt geçitten U dönüşü yapabilecek.Ayrıca Osmangazi Köprüsü istikametinden gelip, TEM Otoyolu İstanbul ve Ankara istikametine bağlanan kollar Muallimköy Kavşağı'nda trafiğe kapatılacak. İstanbul ve Ankara yönündeki ulaşım yine D-100 Devlet Yolu'na aktarılacak.
Anadolu Otoyolu-
Kapanan yollar-
Trafik
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 18:12
Son Güncelleme: 31.05.2026 18:16
Anadolu Ajansı
TEM Otoyolu'nda yol bakım onarım çalışması başlatılıyor.
NTV - Haber Merkezi
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre TEM Otoyolu İstanbul yönünde yol çalışması yapılacak. 2 Haziran Salı günü saat 08.00'den itibaren Muallimköy Kavşağı-Gebze Kavşağı arasında 24 saat esasına göre yapılacak iyileştirme ve onarım çalışması sebebiyle yol ulaşıma kapatılacak. Çalışma süresince trafik akışı Muallimköy Kavşağı'ndan D-100 Devlet Yolu'na ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendirilecek.D-100 ve Kuzey Marmara Otoyolu'ndan gelip, TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı üzerinden İstanbul yönüne girişler de bu sürede kapalı olacak. Bu istikamete gitmek isteyenler D-100 Devlet Yolu'nu kullanabilecek veya Bilişim Vadisi Kavşağı öncesindeki alt geçitten U dönüşü yapabilecek.Ayrıca Osmangazi Köprüsü istikametinden gelip, TEM Otoyolu İstanbul ve Ankara istikametine bağlanan kollar Muallimköy Kavşağı'nda trafiğe kapatılacak. İstanbul ve Ankara yönündeki ulaşım yine D-100 Devlet Yolu'na aktarılacak.
Anadolu Otoyolu-
Kapanan yollar-
Trafik
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 17:00
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:57
Anadolu Ajansı
Kurtulmuş, usulüne uygun olması halinde Meclis TV'nin yayın yapacağını da kaydetti.
NTV - Haber Merkezi
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmalar devam ediyor .
Partide yarın haftalık grup toplantısı yapılıp yapılmayacağı merak konusu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta yazılı bir açıklama yaparak grup toplantılarının ikinci bir açıklamaya kadar ertelendiğini duyurmuştu .
CHP Grup Başkanı Özgür Özel ise Meclis grubunu, grup başkanı olarak toplayacağını belirtip, yarın toplanacaklarını söylemişti .
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'tan konuya ilişkin önemli bir açıklama geldi.
Anadolu Ajansı
Kurtulmuş, taraflar arasındaki çekişmenin TBMM'de değil, mahkemede çözülebileceğini kaydetti.
“USÜL BELLİ, VEKİLLER TALEP EDERSE TOPLANTI YAPILIR”
Kurtulmuş, "Usül bellidir, vekiller talep ederse grup toplantısı yapılır." dedi. TBMM Başkanı, usullere uygun olması halinde grup toplantısının Meclis TV'den de yayınlanacağını kaydetti.
CHP'deki taraflar arası çekişmenin TBMM'de değil, mahkemelerde giderilebileceğini belirten Numan Kurtulmuş, "Kara mercii Meclis Başkanlığı değil. Parti içi ihtilaflarda 'Sen haklısın' deme vazifemiz yok." ifadelerini kullandı.KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA MEKTUP GÖNDERİLDİ“Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz.” diyen Kurtulmuş, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir.” dedi.
“ARZUMUZ SORUNU KURUMSAL YAPILARINDA ÇÖZMELERİ”
"Arzumuz sorunu kurumsal yapılarında sorunu çözmeleri." diyen Numan Kurtulmuş, sorunun en hızlı şekilde çözülmesini umduklarını söyledi.
Meclis Başkanı, parti içindeki ayrışmanın Terörsüz Türkiye sürecine yansımamasını umduğunu da belirterek, "Partiler arası geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım." şeklinde konuştu.TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Bir gazetecinin Terörsüz Türkiye sürecini hatırlatarak, "Pervin Buldan açıkladı, böyle bir yasal düzenleme sürecinde bu bölünmüşlüğün Meclis'e bir yansıması olacağına dönük bir endişeniz var mı?" sorusu üzerine Kurtulmuş, parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ettiğini söyledi.
Kurtulmuş, "Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim: Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarf ettik, çok büyük emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım." dedi.
Anadolu Ajansı
MUTLAK BUTLAN KRİZİ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP için mutlak butlan kararı vermişti. Mahkeme, 4-5 Kasım 2023'te CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nın iptaline hükmetmişti .
Böylece Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmüştü.
Kurultayın iptal edilmesiyle o tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ve alınan kararlar da hükümsüz kalmıştı.
Geçen hafta cumartesi günü polis CHP Genel Merkezi'ne girmiş, parti binasında olaylar çıkmıştı .
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunCHP-
Mutlak butlan-
TBMM-
Kemal Kılıçdaroğlu-
Özgür Özel-
Numan Kurtulmuş
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 17:00
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:57
Anadolu Ajansı
Kurtulmuş, usulüne uygun olması halinde Meclis TV'nin yayın yapacağını da kaydetti.
NTV - Haber Merkezi
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmalar devam ediyor .
Partide yarın haftalık grup toplantısı yapılıp yapılmayacağı merak konusu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta yazılı bir açıklama yaparak grup toplantılarının ikinci bir açıklamaya kadar ertelendiğini duyurmuştu .
CHP Grup Başkanı Özgür Özel ise Meclis grubunu, grup başkanı olarak toplayacağını belirtip, yarın toplanacaklarını söylemişti .
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'tan konuya ilişkin önemli bir açıklama geldi.
Anadolu Ajansı
Kurtulmuş, taraflar arasındaki çekişmenin TBMM'de değil, mahkemede çözülebileceğini kaydetti.
“USÜL BELLİ, VEKİLLER TALEP EDERSE TOPLANTI YAPILIR”
Kurtulmuş, "Usül bellidir, vekiller talep ederse grup toplantısı yapılır." dedi. TBMM Başkanı, usullere uygun olması halinde grup toplantısının Meclis TV'den de yayınlanacağını kaydetti.
CHP'deki taraflar arası çekişmenin TBMM'de değil, mahkemelerde giderilebileceğini belirten Numan Kurtulmuş, "Kara mercii Meclis Başkanlığı değil. Parti içi ihtilaflarda 'Sen haklısın' deme vazifemiz yok." ifadelerini kullandı.KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA MEKTUP GÖNDERİLDİ“Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz.” diyen Kurtulmuş, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir.” dedi.
“ARZUMUZ SORUNU KURUMSAL YAPILARINDA ÇÖZMELERİ”
"Arzumuz sorunu kurumsal yapılarında sorunu çözmeleri." diyen Numan Kurtulmuş, sorunun en hızlı şekilde çözülmesini umduklarını söyledi.
Meclis Başkanı, parti içindeki ayrışmanın Terörsüz Türkiye sürecine yansımamasını umduğunu da belirterek, "Partiler arası geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım." şeklinde konuştu.TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Bir gazetecinin Terörsüz Türkiye sürecini hatırlatarak, "Pervin Buldan açıkladı, böyle bir yasal düzenleme sürecinde bu bölünmüşlüğün Meclis'e bir yansıması olacağına dönük bir endişeniz var mı?" sorusu üzerine Kurtulmuş, parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ettiğini söyledi.
Kurtulmuş, "Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim: Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarf ettik, çok büyük emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım." dedi.
Anadolu Ajansı
MUTLAK BUTLAN KRİZİ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP için mutlak butlan kararı vermişti. Mahkeme, 4-5 Kasım 2023'te CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nın iptaline hükmetmişti .
Böylece Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmüştü.
Kurultayın iptal edilmesiyle o tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ve alınan kararlar da hükümsüz kalmıştı.
Geçen hafta cumartesi günü polis CHP Genel Merkezi'ne girmiş, parti binasında olaylar çıkmıştı .
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunCHP-
Mutlak butlan-
TBMM-
Kemal Kılıçdaroğlu-
Özgür Özel-
Numan Kurtulmuş
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 17:00
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:57
Anadolu Ajansı
Kurtulmuş, usulüne uygun olması halinde Meclis TV'nin yayın yapacağını da kaydetti.
NTV - Haber Merkezi
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmalar devam ediyor .
Partide yarın haftalık grup toplantısı yapılıp yapılmayacağı merak konusu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta yazılı bir açıklama yaparak grup toplantılarının ikinci bir açıklamaya kadar ertelendiğini duyurmuştu .
CHP Grup Başkanı Özgür Özel ise Meclis grubunu, grup başkanı olarak toplayacağını belirtip, yarın toplanacaklarını söylemişti .
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'tan konuya ilişkin önemli bir açıklama geldi.
Anadolu Ajansı
Kurtulmuş, taraflar arasındaki çekişmenin TBMM'de değil, mahkemede çözülebileceğini kaydetti.
“USÜL BELLİ, VEKİLLER TALEP EDERSE TOPLANTI YAPILIR”
Kurtulmuş, "Usül bellidir, vekiller talep ederse grup toplantısı yapılır." dedi. TBMM Başkanı, usullere uygun olması halinde grup toplantısının Meclis TV'den de yayınlanacağını kaydetti.
CHP'deki taraflar arası çekişmenin TBMM'de değil, mahkemelerde giderilebileceğini belirten Numan Kurtulmuş, "Kara mercii Meclis Başkanlığı değil. Parti içi ihtilaflarda 'Sen haklısın' deme vazifemiz yok." ifadelerini kullandı.KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA MEKTUP GÖNDERİLDİ“Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz.” diyen Kurtulmuş, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir.” dedi.
“ARZUMUZ SORUNU KURUMSAL YAPILARINDA ÇÖZMELERİ”
"Arzumuz sorunu kurumsal yapılarında sorunu çözmeleri." diyen Numan Kurtulmuş, sorunun en hızlı şekilde çözülmesini umduklarını söyledi.
Meclis Başkanı, parti içindeki ayrışmanın Terörsüz Türkiye sürecine yansımamasını umduğunu da belirterek, "Partiler arası geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım." şeklinde konuştu.TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Bir gazetecinin Terörsüz Türkiye sürecini hatırlatarak, "Pervin Buldan açıkladı, böyle bir yasal düzenleme sürecinde bu bölünmüşlüğün Meclis'e bir yansıması olacağına dönük bir endişeniz var mı?" sorusu üzerine Kurtulmuş, parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ettiğini söyledi.
Kurtulmuş, "Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim: Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarf ettik, çok büyük emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım." dedi.
Anadolu Ajansı
MUTLAK BUTLAN KRİZİ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP için mutlak butlan kararı vermişti. Mahkeme, 4-5 Kasım 2023'te CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nın iptaline hükmetmişti .
Böylece Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmüştü.
Kurultayın iptal edilmesiyle o tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ve alınan kararlar da hükümsüz kalmıştı.
Geçen hafta cumartesi günü polis CHP Genel Merkezi'ne girmiş, parti binasında olaylar çıkmıştı .
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunCHP-
Mutlak butlan-
TBMM-
Kemal Kılıçdaroğlu-
Özgür Özel-
Numan Kurtulmuş
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 17:00
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:57
Anadolu Ajansı
Kurtulmuş, usulüne uygun olması halinde Meclis TV'nin yayın yapacağını da kaydetti.
NTV - Haber Merkezi
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmalar devam ediyor .
Partide yarın haftalık grup toplantısı yapılıp yapılmayacağı merak konusu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta yazılı bir açıklama yaparak grup toplantılarının ikinci bir açıklamaya kadar ertelendiğini duyurmuştu .
CHP Grup Başkanı Özgür Özel ise Meclis grubunu, grup başkanı olarak toplayacağını belirtip, yarın toplanacaklarını söylemişti .
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'tan konuya ilişkin önemli bir açıklama geldi.
Anadolu Ajansı
Kurtulmuş, taraflar arasındaki çekişmenin TBMM'de değil, mahkemede çözülebileceğini kaydetti.
“USÜL BELLİ, VEKİLLER TALEP EDERSE TOPLANTI YAPILIR”
Kurtulmuş, "Usül bellidir, vekiller talep ederse grup toplantısı yapılır." dedi. TBMM Başkanı, usullere uygun olması halinde grup toplantısının Meclis TV'den de yayınlanacağını kaydetti.
CHP'deki taraflar arası çekişmenin TBMM'de değil, mahkemelerde giderilebileceğini belirten Numan Kurtulmuş, "Kara mercii Meclis Başkanlığı değil. Parti içi ihtilaflarda 'Sen haklısın' deme vazifemiz yok." ifadelerini kullandı.KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA MEKTUP GÖNDERİLDİ“Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz.” diyen Kurtulmuş, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir.” dedi.
“ARZUMUZ SORUNU KURUMSAL YAPILARINDA ÇÖZMELERİ”
"Arzumuz sorunu kurumsal yapılarında sorunu çözmeleri." diyen Numan Kurtulmuş, sorunun en hızlı şekilde çözülmesini umduklarını söyledi.
Meclis Başkanı, parti içindeki ayrışmanın Terörsüz Türkiye sürecine yansımamasını umduğunu da belirterek, "Partiler arası geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım." şeklinde konuştu.TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Bir gazetecinin Terörsüz Türkiye sürecini hatırlatarak, "Pervin Buldan açıkladı, böyle bir yasal düzenleme sürecinde bu bölünmüşlüğün Meclis'e bir yansıması olacağına dönük bir endişeniz var mı?" sorusu üzerine Kurtulmuş, parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ettiğini söyledi.
Kurtulmuş, "Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim: Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarf ettik, çok büyük emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım." dedi.
Anadolu Ajansı
MUTLAK BUTLAN KRİZİ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP için mutlak butlan kararı vermişti. Mahkeme, 4-5 Kasım 2023'te CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nın iptaline hükmetmişti .
Böylece Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmüştü.
Kurultayın iptal edilmesiyle o tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ve alınan kararlar da hükümsüz kalmıştı.
Geçen hafta cumartesi günü polis CHP Genel Merkezi'ne girmiş, parti binasında olaylar çıkmıştı .
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunCHP-
Mutlak butlan-
TBMM-
Kemal Kılıçdaroğlu-
Özgür Özel-
Numan Kurtulmuş
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.