Zack Snyder, Ünlü Aksiyon Klasiğini Yeniden Çekecek2 Haz 2026 - 17:24
Deadline / Embassy Pictures
Sinema dünyasında epik görsel tarzı ve büyük ölçekli aksiyon sahneleriyle tanınan ünlü yönetmen Zack Snyder, sinema tarihinin en ikonik distopik klasiklerinden birini devralmaya hazırlanıyor. Snyder; usta yönetmen John Carpenter’ın 1981 yapımı bilim kurgu ve aksiyon başyapıtı "Escape from New York" (New York’tan Kaçış) filminin yeni nesil uyarlamasını yazmak ve yönetmek üzere stüdyoyla el sıkıştı. İlk olarak geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen CinemaCon etkinliğinde StudioCanal tarafından sinyalleri verilen proje, Snyder’ın dümene geçmesiyle birlikte resmiyet kazandı ve Hollywood'un en çok konuşulan işlerinden biri haline geldi.
Konusu şimdilik belli olmayan yeni sinema filmi, orijinal yapımın o dönem için devrim niteliğindeki konseptini modern bir vizyonla yeniden inşa edecek. 1981 yılında vizyona giren orijinal film; Kurt Russell tarafından canlandırılan, göz bandı ve asi tavırlarıyla sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından birine dönüşen S.D. "Snake" Plissken karakterini kitlelerle tanıştırmıştı. Hikaye; tüm Manhattan adasının etrafı devasa surlarla çevrili, yüksek güvenlikli bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü karanlık bir gelecekte geçiyordu. Eski bir Özel Kuvvetler gazisi olan ancak sonradan federal bir suçluya dönüşen Snake Plissken, uçağı bu tehlikeli adaya düşen ABD Başkanı'nı kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye zorlanıyordu.
Düşük bir bütçeyle çekilip dünya genelinde devasa bir ticari başarı yakalayan ve 15 yıl sonra “Escape from L.A.” adında bir devam filmine de kavuşan bu klasiği yeniden çekmek, aslında Hollywood stüdyolarının onlarca yıldır hayaliydi. Geçmiş yıllarda Joel Silver, Robert Rodriguez, Radio Silence grubu ve Leigh Whannell gibi pek çok ünlü sinemacı projeyi hayata geçirmek için girişimlerde bulunmuş ancak hiçbiri prodüksiyon aşamasına geçmeyi başaramamıştı.
Filmin yapımcılığını StudioCanal ile yaptıkları özel anlaşma doğrultusunda The Picture Company’den Andrew Rona ve Alex Heineman üstlenirken; orijinal filmin yaratıcısı John Carpenter da hak sahibi olarak projede yürütücü yapımcı rolüyle yer alacak. Zack Snyder, eşi Deborah Snyder ve Wesley Coller ise kendi şirketleri Stone Quarry aracılığıyla yapımcı koltuğundaki yerlerini alacaklar.
“300”, “Watchmen”, “Zack Snyder’s Justice League” ve son olarak Netflix için çektiği “Rebel Moon” serisiyle adından söz ettiren Snyder, şu sıralar Güney Amerika'da kayıp çocukları arayan eski bir DEA ajanı ile bir savaş fotoğrafçısının hikayesini anlatan “The Last Photograph” adlı dram filminin post-prodüksiyon aşamasıyla meşgul. Bu projesini tamamlar tamamlamaz yönünü doğrudan Manhattan'ın fütüristik kâbusuna çevirecek olan Snyder’ın, nasıl bir görsel şölen sunacağı şimdiden büyük bir merak konusu.
New York’tan Kaçış1s 39dkYönetmenJohn CarpenterberaberindeKurt Russell,
Lee Van Cleef,
Ernest Borgnine
Üyeler
3,6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Zack Snyder, Ünlü Aksiyon Klasiğini Yeniden Çekecek2 Haz 2026 - 17:24
Deadline / Embassy Pictures
Sinema dünyasında epik görsel tarzı ve büyük ölçekli aksiyon sahneleriyle tanınan ünlü yönetmen Zack Snyder, sinema tarihinin en ikonik distopik klasiklerinden birini devralmaya hazırlanıyor. Snyder; usta yönetmen John Carpenter’ın 1981 yapımı bilim kurgu ve aksiyon başyapıtı "Escape from New York" (New York’tan Kaçış) filminin yeni nesil uyarlamasını yazmak ve yönetmek üzere stüdyoyla el sıkıştı. İlk olarak geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen CinemaCon etkinliğinde StudioCanal tarafından sinyalleri verilen proje, Snyder’ın dümene geçmesiyle birlikte resmiyet kazandı ve Hollywood'un en çok konuşulan işlerinden biri haline geldi.
Konusu şimdilik belli olmayan yeni sinema filmi, orijinal yapımın o dönem için devrim niteliğindeki konseptini modern bir vizyonla yeniden inşa edecek. 1981 yılında vizyona giren orijinal film; Kurt Russell tarafından canlandırılan, göz bandı ve asi tavırlarıyla sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından birine dönüşen S.D. "Snake" Plissken karakterini kitlelerle tanıştırmıştı. Hikaye; tüm Manhattan adasının etrafı devasa surlarla çevrili, yüksek güvenlikli bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü karanlık bir gelecekte geçiyordu. Eski bir Özel Kuvvetler gazisi olan ancak sonradan federal bir suçluya dönüşen Snake Plissken, uçağı bu tehlikeli adaya düşen ABD Başkanı'nı kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye zorlanıyordu.
Düşük bir bütçeyle çekilip dünya genelinde devasa bir ticari başarı yakalayan ve 15 yıl sonra “Escape from L.A.” adında bir devam filmine de kavuşan bu klasiği yeniden çekmek, aslında Hollywood stüdyolarının onlarca yıldır hayaliydi. Geçmiş yıllarda Joel Silver, Robert Rodriguez, Radio Silence grubu ve Leigh Whannell gibi pek çok ünlü sinemacı projeyi hayata geçirmek için girişimlerde bulunmuş ancak hiçbiri prodüksiyon aşamasına geçmeyi başaramamıştı.
Filmin yapımcılığını StudioCanal ile yaptıkları özel anlaşma doğrultusunda The Picture Company’den Andrew Rona ve Alex Heineman üstlenirken; orijinal filmin yaratıcısı John Carpenter da hak sahibi olarak projede yürütücü yapımcı rolüyle yer alacak. Zack Snyder, eşi Deborah Snyder ve Wesley Coller ise kendi şirketleri Stone Quarry aracılığıyla yapımcı koltuğundaki yerlerini alacaklar.
“300”, “Watchmen”, “Zack Snyder’s Justice League” ve son olarak Netflix için çektiği “Rebel Moon” serisiyle adından söz ettiren Snyder, şu sıralar Güney Amerika'da kayıp çocukları arayan eski bir DEA ajanı ile bir savaş fotoğrafçısının hikayesini anlatan “The Last Photograph” adlı dram filminin post-prodüksiyon aşamasıyla meşgul. Bu projesini tamamlar tamamlamaz yönünü doğrudan Manhattan'ın fütüristik kâbusuna çevirecek olan Snyder’ın, nasıl bir görsel şölen sunacağı şimdiden büyük bir merak konusu.
New York’tan Kaçış1s 39dkYönetmenJohn CarpenterberaberindeKurt Russell,
Lee Van Cleef,
Ernest Borgnine
Üyeler
3,6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Zack Snyder, Ünlü Aksiyon Klasiğini Yeniden Çekecek2 Haz 2026 - 17:24
Deadline / Embassy Pictures
Sinema dünyasında epik görsel tarzı ve büyük ölçekli aksiyon sahneleriyle tanınan ünlü yönetmen Zack Snyder, sinema tarihinin en ikonik distopik klasiklerinden birini devralmaya hazırlanıyor. Snyder; usta yönetmen John Carpenter’ın 1981 yapımı bilim kurgu ve aksiyon başyapıtı "Escape from New York" (New York’tan Kaçış) filminin yeni nesil uyarlamasını yazmak ve yönetmek üzere stüdyoyla el sıkıştı. İlk olarak geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen CinemaCon etkinliğinde StudioCanal tarafından sinyalleri verilen proje, Snyder’ın dümene geçmesiyle birlikte resmiyet kazandı ve Hollywood'un en çok konuşulan işlerinden biri haline geldi.
Konusu şimdilik belli olmayan yeni sinema filmi, orijinal yapımın o dönem için devrim niteliğindeki konseptini modern bir vizyonla yeniden inşa edecek. 1981 yılında vizyona giren orijinal film; Kurt Russell tarafından canlandırılan, göz bandı ve asi tavırlarıyla sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından birine dönüşen S.D. "Snake" Plissken karakterini kitlelerle tanıştırmıştı. Hikaye; tüm Manhattan adasının etrafı devasa surlarla çevrili, yüksek güvenlikli bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü karanlık bir gelecekte geçiyordu. Eski bir Özel Kuvvetler gazisi olan ancak sonradan federal bir suçluya dönüşen Snake Plissken, uçağı bu tehlikeli adaya düşen ABD Başkanı'nı kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye zorlanıyordu.
Düşük bir bütçeyle çekilip dünya genelinde devasa bir ticari başarı yakalayan ve 15 yıl sonra “Escape from L.A.” adında bir devam filmine de kavuşan bu klasiği yeniden çekmek, aslında Hollywood stüdyolarının onlarca yıldır hayaliydi. Geçmiş yıllarda Joel Silver, Robert Rodriguez, Radio Silence grubu ve Leigh Whannell gibi pek çok ünlü sinemacı projeyi hayata geçirmek için girişimlerde bulunmuş ancak hiçbiri prodüksiyon aşamasına geçmeyi başaramamıştı.
Filmin yapımcılığını StudioCanal ile yaptıkları özel anlaşma doğrultusunda The Picture Company’den Andrew Rona ve Alex Heineman üstlenirken; orijinal filmin yaratıcısı John Carpenter da hak sahibi olarak projede yürütücü yapımcı rolüyle yer alacak. Zack Snyder, eşi Deborah Snyder ve Wesley Coller ise kendi şirketleri Stone Quarry aracılığıyla yapımcı koltuğundaki yerlerini alacaklar.
“300”, “Watchmen”, “Zack Snyder’s Justice League” ve son olarak Netflix için çektiği “Rebel Moon” serisiyle adından söz ettiren Snyder, şu sıralar Güney Amerika'da kayıp çocukları arayan eski bir DEA ajanı ile bir savaş fotoğrafçısının hikayesini anlatan “The Last Photograph” adlı dram filminin post-prodüksiyon aşamasıyla meşgul. Bu projesini tamamlar tamamlamaz yönünü doğrudan Manhattan'ın fütüristik kâbusuna çevirecek olan Snyder’ın, nasıl bir görsel şölen sunacağı şimdiden büyük bir merak konusu.
New York’tan Kaçış1s 39dkYönetmenJohn CarpenterberaberindeKurt Russell,
Lee Van Cleef,
Ernest Borgnine
Üyeler
3,6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Zack Snyder, Ünlü Aksiyon Klasiğini Yeniden Çekecek2 Haz 2026 - 17:24
Deadline / Embassy Pictures
Sinema dünyasında epik görsel tarzı ve büyük ölçekli aksiyon sahneleriyle tanınan ünlü yönetmen Zack Snyder, sinema tarihinin en ikonik distopik klasiklerinden birini devralmaya hazırlanıyor. Snyder; usta yönetmen John Carpenter’ın 1981 yapımı bilim kurgu ve aksiyon başyapıtı "Escape from New York" (New York’tan Kaçış) filminin yeni nesil uyarlamasını yazmak ve yönetmek üzere stüdyoyla el sıkıştı. İlk olarak geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen CinemaCon etkinliğinde StudioCanal tarafından sinyalleri verilen proje, Snyder’ın dümene geçmesiyle birlikte resmiyet kazandı ve Hollywood'un en çok konuşulan işlerinden biri haline geldi.
Konusu şimdilik belli olmayan yeni sinema filmi, orijinal yapımın o dönem için devrim niteliğindeki konseptini modern bir vizyonla yeniden inşa edecek. 1981 yılında vizyona giren orijinal film; Kurt Russell tarafından canlandırılan, göz bandı ve asi tavırlarıyla sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından birine dönüşen S.D. "Snake" Plissken karakterini kitlelerle tanıştırmıştı. Hikaye; tüm Manhattan adasının etrafı devasa surlarla çevrili, yüksek güvenlikli bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü karanlık bir gelecekte geçiyordu. Eski bir Özel Kuvvetler gazisi olan ancak sonradan federal bir suçluya dönüşen Snake Plissken, uçağı bu tehlikeli adaya düşen ABD Başkanı'nı kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadeleye zorlanıyordu.
Düşük bir bütçeyle çekilip dünya genelinde devasa bir ticari başarı yakalayan ve 15 yıl sonra “Escape from L.A.” adında bir devam filmine de kavuşan bu klasiği yeniden çekmek, aslında Hollywood stüdyolarının onlarca yıldır hayaliydi. Geçmiş yıllarda Joel Silver, Robert Rodriguez, Radio Silence grubu ve Leigh Whannell gibi pek çok ünlü sinemacı projeyi hayata geçirmek için girişimlerde bulunmuş ancak hiçbiri prodüksiyon aşamasına geçmeyi başaramamıştı.
Filmin yapımcılığını StudioCanal ile yaptıkları özel anlaşma doğrultusunda The Picture Company’den Andrew Rona ve Alex Heineman üstlenirken; orijinal filmin yaratıcısı John Carpenter da hak sahibi olarak projede yürütücü yapımcı rolüyle yer alacak. Zack Snyder, eşi Deborah Snyder ve Wesley Coller ise kendi şirketleri Stone Quarry aracılığıyla yapımcı koltuğundaki yerlerini alacaklar.
“300”, “Watchmen”, “Zack Snyder’s Justice League” ve son olarak Netflix için çektiği “Rebel Moon” serisiyle adından söz ettiren Snyder, şu sıralar Güney Amerika'da kayıp çocukları arayan eski bir DEA ajanı ile bir savaş fotoğrafçısının hikayesini anlatan “The Last Photograph” adlı dram filminin post-prodüksiyon aşamasıyla meşgul. Bu projesini tamamlar tamamlamaz yönünü doğrudan Manhattan'ın fütüristik kâbusuna çevirecek olan Snyder’ın, nasıl bir görsel şölen sunacağı şimdiden büyük bir merak konusu.
New York’tan Kaçış1s 39dkYönetmenJohn CarpenterberaberindeKurt Russell,
Lee Van Cleef,
Ernest Borgnine
Üyeler
3,6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:31
Anadolu Ajansı
Hakan Fidan ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi
NTV - Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü.
Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde gelinen nokta ele alındı.
Hakan Fidan-
Abbas Arakçi-
Dışişleri Bakanlığı
CHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiCumhurbaşkanı Erdoğan: Ana muhalefetin tartışması bizi ilgilendirmiyorMuhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, adli kontrolle tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:31
Anadolu Ajansı
Hakan Fidan ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi
NTV - Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü.
Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde gelinen nokta ele alındı.
Hakan Fidan-
Abbas Arakçi-
Dışişleri Bakanlığı
CHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiCumhurbaşkanı Erdoğan: Ana muhalefetin tartışması bizi ilgilendirmiyorMuhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, adli kontrolle tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:31
Anadolu Ajansı
Hakan Fidan ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi
NTV - Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü.
Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde gelinen nokta ele alındı.
Hakan Fidan-
Abbas Arakçi-
Dışişleri Bakanlığı
CHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiCumhurbaşkanı Erdoğan: Ana muhalefetin tartışması bizi ilgilendirmiyorMuhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, adli kontrolle tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:31
Anadolu Ajansı
Hakan Fidan ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi
NTV - Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü.
Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde gelinen nokta ele alındı.
Hakan Fidan-
Abbas Arakçi-
Dışişleri Bakanlığı
CHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiCumhurbaşkanı Erdoğan: Ana muhalefetin tartışması bizi ilgilendirmiyorMuhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, adli kontrolle tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:21
DHA
Çiftin durumu ağır.
DHA
Olay, saat 12.00 sıralarında, Çankaya ilçesi Yakupabdal Mahallesi'nde Kaleli çiftinin işlettiği dükkanda meydana geldi.
Aynı bölgede seyyar tezgahta canlı tavuk ve horoz satan Sancak Karıksız ile Kaleli çifti arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Sancak Karıksız, kavgaya dönen olayda, üzerindeki tabanca ile Zemzem Kaleli'ye ateş etti. Rıfat Kaleli de fırın küreği ile Sancak Karıksız'ı başından yaraladı.
Olay yerinden ayrılan Sancak Karıksız, kısa süre sonra elinde av tüfeğiyle gelip bu kez Rıfat Kaleli'yi vurdu. Karıksız, daha sonra üzerindeki tabancayla kendisini de vurdu.
İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kaleli çifti, ilk müdahalenin ardından Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Çiftin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, Rıfat Karıksız'ın cansız bedeni ise Ankara Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Bölgede esnaflık yapan Erhan Kaçar, "Silah sesini duyunca çıktık. Rıfat Ağabey'in hanımını vurmuş. O da kürekle tavukçuya vurmuş. Hanımına ilk yardım yaparken, adam tüfekle Rıfat Ağabey'i de vurmuş." dedi.
Seyyar satıcı-
Ankara-
Silahlı Saldırı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:21
DHA
Çiftin durumu ağır.
DHA
Olay, saat 12.00 sıralarında, Çankaya ilçesi Yakupabdal Mahallesi'nde Kaleli çiftinin işlettiği dükkanda meydana geldi.
Aynı bölgede seyyar tezgahta canlı tavuk ve horoz satan Sancak Karıksız ile Kaleli çifti arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Sancak Karıksız, kavgaya dönen olayda, üzerindeki tabanca ile Zemzem Kaleli'ye ateş etti. Rıfat Kaleli de fırın küreği ile Sancak Karıksız'ı başından yaraladı.
Olay yerinden ayrılan Sancak Karıksız, kısa süre sonra elinde av tüfeğiyle gelip bu kez Rıfat Kaleli'yi vurdu. Karıksız, daha sonra üzerindeki tabancayla kendisini de vurdu.
İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kaleli çifti, ilk müdahalenin ardından Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Çiftin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, Rıfat Karıksız'ın cansız bedeni ise Ankara Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Bölgede esnaflık yapan Erhan Kaçar, "Silah sesini duyunca çıktık. Rıfat Ağabey'in hanımını vurmuş. O da kürekle tavukçuya vurmuş. Hanımına ilk yardım yaparken, adam tüfekle Rıfat Ağabey'i de vurmuş." dedi.
Seyyar satıcı-
Ankara-
Silahlı Saldırı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:21
DHA
Çiftin durumu ağır.
DHA
Olay, saat 12.00 sıralarında, Çankaya ilçesi Yakupabdal Mahallesi'nde Kaleli çiftinin işlettiği dükkanda meydana geldi.
Aynı bölgede seyyar tezgahta canlı tavuk ve horoz satan Sancak Karıksız ile Kaleli çifti arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Sancak Karıksız, kavgaya dönen olayda, üzerindeki tabanca ile Zemzem Kaleli'ye ateş etti. Rıfat Kaleli de fırın küreği ile Sancak Karıksız'ı başından yaraladı.
Olay yerinden ayrılan Sancak Karıksız, kısa süre sonra elinde av tüfeğiyle gelip bu kez Rıfat Kaleli'yi vurdu. Karıksız, daha sonra üzerindeki tabancayla kendisini de vurdu.
İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kaleli çifti, ilk müdahalenin ardından Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Çiftin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, Rıfat Karıksız'ın cansız bedeni ise Ankara Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Bölgede esnaflık yapan Erhan Kaçar, "Silah sesini duyunca çıktık. Rıfat Ağabey'in hanımını vurmuş. O da kürekle tavukçuya vurmuş. Hanımına ilk yardım yaparken, adam tüfekle Rıfat Ağabey'i de vurmuş." dedi.
Seyyar satıcı-
Ankara-
Silahlı Saldırı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:21
DHA
Çiftin durumu ağır.
DHA
Olay, saat 12.00 sıralarında, Çankaya ilçesi Yakupabdal Mahallesi'nde Kaleli çiftinin işlettiği dükkanda meydana geldi.
Aynı bölgede seyyar tezgahta canlı tavuk ve horoz satan Sancak Karıksız ile Kaleli çifti arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Sancak Karıksız, kavgaya dönen olayda, üzerindeki tabanca ile Zemzem Kaleli'ye ateş etti. Rıfat Kaleli de fırın küreği ile Sancak Karıksız'ı başından yaraladı.
Olay yerinden ayrılan Sancak Karıksız, kısa süre sonra elinde av tüfeğiyle gelip bu kez Rıfat Kaleli'yi vurdu. Karıksız, daha sonra üzerindeki tabancayla kendisini de vurdu.
İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kaleli çifti, ilk müdahalenin ardından Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Çiftin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, Rıfat Karıksız'ın cansız bedeni ise Ankara Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Bölgede esnaflık yapan Erhan Kaçar, "Silah sesini duyunca çıktık. Rıfat Ağabey'in hanımını vurmuş. O da kürekle tavukçuya vurmuş. Hanımına ilk yardım yaparken, adam tüfekle Rıfat Ağabey'i de vurmuş." dedi.
Seyyar satıcı-
Ankara-
Silahlı Saldırı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Uluslararası Gastronomi Film Festivali Direktörü Gülper Ergün, Festivale Dair Sorularımızı Yanıtladı3 Haz 2026 - 19:24
Uluslararası Gastronomi Film Festivali
Sinema ve gastronominin duyulara hitap eden ortak hafızası, Ege'nin kalbi Çeşme'de çok katmanlı bir deneyime dönüşüyor. Bu yıl 6-7 Haziran tarihlerinde Altın Yunus Hotel ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Uluslararası Gastronomi Film Festivali öncesinde, festivalin Kurucu Direktörü Gülper Ergün ile bir araya geldik. Ergün ile gerçekleştirdiğimiz bu derinlikli röportajda; festivalin perde arkasını, eşzamanlı tadım sürprizlerini, atölyeleri ve Klazomenai Kısa Film Yarışması’nı konuştuk.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Uluslararası Gastronomi Film Festivali Direktörü Gülper Ergün, Festivale Dair Sorularımızı Yanıtladı3 Haz 2026 - 19:24
Uluslararası Gastronomi Film Festivali
Sinema ve gastronominin duyulara hitap eden ortak hafızası, Ege'nin kalbi Çeşme'de çok katmanlı bir deneyime dönüşüyor. Bu yıl 6-7 Haziran tarihlerinde Altın Yunus Hotel ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Uluslararası Gastronomi Film Festivali öncesinde, festivalin Kurucu Direktörü Gülper Ergün ile bir araya geldik. Ergün ile gerçekleştirdiğimiz bu derinlikli röportajda; festivalin perde arkasını, eşzamanlı tadım sürprizlerini, atölyeleri ve Klazomenai Kısa Film Yarışması’nı konuştuk.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Uluslararası Gastronomi Film Festivali Direktörü Gülper Ergün, Festivale Dair Sorularımızı Yanıtladı3 Haz 2026 - 19:24
Uluslararası Gastronomi Film Festivali
Sinema ve gastronominin duyulara hitap eden ortak hafızası, Ege'nin kalbi Çeşme'de çok katmanlı bir deneyime dönüşüyor. Bu yıl 6-7 Haziran tarihlerinde Altın Yunus Hotel ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Uluslararası Gastronomi Film Festivali öncesinde, festivalin Kurucu Direktörü Gülper Ergün ile bir araya geldik. Ergün ile gerçekleştirdiğimiz bu derinlikli röportajda; festivalin perde arkasını, eşzamanlı tadım sürprizlerini, atölyeleri ve Klazomenai Kısa Film Yarışması’nı konuştuk.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Uluslararası Gastronomi Film Festivali Direktörü Gülper Ergün, Festivale Dair Sorularımızı Yanıtladı3 Haz 2026 - 19:24
Uluslararası Gastronomi Film Festivali
Sinema ve gastronominin duyulara hitap eden ortak hafızası, Ege'nin kalbi Çeşme'de çok katmanlı bir deneyime dönüşüyor. Bu yıl 6-7 Haziran tarihlerinde Altın Yunus Hotel ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Uluslararası Gastronomi Film Festivali öncesinde, festivalin Kurucu Direktörü Gülper Ergün ile bir araya geldik. Ergün ile gerçekleştirdiğimiz bu derinlikli röportajda; festivalin perde arkasını, eşzamanlı tadım sürprizlerini, atölyeleri ve Klazomenai Kısa Film Yarışması’nı konuştuk.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 22:31
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı Akın Gürlek.
NTV - Haber Merkezi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önceden duyurduğu, adalet teşkilatı bünyesinde istihdam edilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımınının ayrıntılarını paylaştı.
Gürlek, sözleşmeli personellerin 8 bininin adliyelerde, 6 bin 100'ünün Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nde ve 900'ünün ise İcra Katibi olarak İcra Daireleri'nde istihdam edileceğini bildirdi.
İlan detaylarımız 6 Haziran'da Resmi Gazete'de ve bakanlığın web sitesinde yayımlanacak.
Adaylar başvurularını 7-22 Haziran tarihleri arasında e-Devlet ve Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden yapabilecekler.
Gürlek X'teki paylaşımının sonunda şunları söyledi: ‘’Tensipleriyle bizlere bu imkânı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza adalet teşkilatımız adına şükranlarımı arz ediyor, adalet ailemize katılacak tüm gençlerimize şimdiden başarılar diliyorum. Ülkemize ve teşkilatımıza hayırlı olsun."
Adalet Bakanı Akın Gürlek-
Adalet Bakanlığı-
Personel Alımı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeKaradeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı. 1 ölü, 4 yaralı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 22:31
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı Akın Gürlek.
NTV - Haber Merkezi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önceden duyurduğu, adalet teşkilatı bünyesinde istihdam edilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımınının ayrıntılarını paylaştı.
Gürlek, sözleşmeli personellerin 8 bininin adliyelerde, 6 bin 100'ünün Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nde ve 900'ünün ise İcra Katibi olarak İcra Daireleri'nde istihdam edileceğini bildirdi.
İlan detaylarımız 6 Haziran'da Resmi Gazete'de ve bakanlığın web sitesinde yayımlanacak.
Adaylar başvurularını 7-22 Haziran tarihleri arasında e-Devlet ve Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden yapabilecekler.
Gürlek X'teki paylaşımının sonunda şunları söyledi: ‘’Tensipleriyle bizlere bu imkânı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza adalet teşkilatımız adına şükranlarımı arz ediyor, adalet ailemize katılacak tüm gençlerimize şimdiden başarılar diliyorum. Ülkemize ve teşkilatımıza hayırlı olsun."
Adalet Bakanı Akın Gürlek-
Adalet Bakanlığı-
Personel Alımı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeKaradeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı. 1 ölü, 4 yaralı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 22:31
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı Akın Gürlek.
NTV - Haber Merkezi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önceden duyurduğu, adalet teşkilatı bünyesinde istihdam edilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımınının ayrıntılarını paylaştı.
Gürlek, sözleşmeli personellerin 8 bininin adliyelerde, 6 bin 100'ünün Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nde ve 900'ünün ise İcra Katibi olarak İcra Daireleri'nde istihdam edileceğini bildirdi.
İlan detaylarımız 6 Haziran'da Resmi Gazete'de ve bakanlığın web sitesinde yayımlanacak.
Adaylar başvurularını 7-22 Haziran tarihleri arasında e-Devlet ve Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden yapabilecekler.
Gürlek X'teki paylaşımının sonunda şunları söyledi: ‘’Tensipleriyle bizlere bu imkânı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza adalet teşkilatımız adına şükranlarımı arz ediyor, adalet ailemize katılacak tüm gençlerimize şimdiden başarılar diliyorum. Ülkemize ve teşkilatımıza hayırlı olsun."
Adalet Bakanı Akın Gürlek-
Adalet Bakanlığı-
Personel Alımı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeKaradeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı. 1 ölü, 4 yaralı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 22:31
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı Akın Gürlek.
NTV - Haber Merkezi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önceden duyurduğu, adalet teşkilatı bünyesinde istihdam edilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımınının ayrıntılarını paylaştı.
Gürlek, sözleşmeli personellerin 8 bininin adliyelerde, 6 bin 100'ünün Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nde ve 900'ünün ise İcra Katibi olarak İcra Daireleri'nde istihdam edileceğini bildirdi.
İlan detaylarımız 6 Haziran'da Resmi Gazete'de ve bakanlığın web sitesinde yayımlanacak.
Adaylar başvurularını 7-22 Haziran tarihleri arasında e-Devlet ve Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden yapabilecekler.
Gürlek X'teki paylaşımının sonunda şunları söyledi: ‘’Tensipleriyle bizlere bu imkânı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza adalet teşkilatımız adına şükranlarımı arz ediyor, adalet ailemize katılacak tüm gençlerimize şimdiden başarılar diliyorum. Ülkemize ve teşkilatımıza hayırlı olsun."
Adalet Bakanı Akın Gürlek-
Adalet Bakanlığı-
Personel Alımı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeKaradeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı. 1 ölü, 4 yaralı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 20:59
Son Güncelleme: 05.06.2026 21:40
Anadolu Ajansı
Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de bir Türk balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı. Foto: Arşiv
NTV - Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı.
Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, bugün Kırım'ın batısında Sivastopol açıklarında, Türk bayraklı "Duru 67" isimli tekneye saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu hasar alan tekne battı.
Bölgede bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralıyı kurtardı. İnebolu istikametine doğru yola çıkan teknedeki ağır yaralı 1 kişi, intikal sırasında hayatını kaybetti.
İhbar üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisi, saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan hareket etti.
Gemide, 4 doktor ile 15 UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman tıbbi ekip yer aldı.
Görevlendirilen unsur, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine ulaştı.
Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralılar, Sahil Güvenlik gemisine alındı. Yaralılara tıbbi müdahaleye başlandı ve İnebolu Limanı'na dönüşe geçildi.
Karadeniz-
Saldırı-
Balıkçı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 20:59
Son Güncelleme: 05.06.2026 21:40
Anadolu Ajansı
Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de bir Türk balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı. Foto: Arşiv
NTV - Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı.
Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, bugün Kırım'ın batısında Sivastopol açıklarında, Türk bayraklı "Duru 67" isimli tekneye saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu hasar alan tekne battı.
Bölgede bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralıyı kurtardı. İnebolu istikametine doğru yola çıkan teknedeki ağır yaralı 1 kişi, intikal sırasında hayatını kaybetti.
İhbar üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisi, saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan hareket etti.
Gemide, 4 doktor ile 15 UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman tıbbi ekip yer aldı.
Görevlendirilen unsur, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine ulaştı.
Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralılar, Sahil Güvenlik gemisine alındı. Yaralılara tıbbi müdahaleye başlandı ve İnebolu Limanı'na dönüşe geçildi.
Karadeniz-
Saldırı-
Balıkçı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 20:59
Son Güncelleme: 05.06.2026 21:40
Anadolu Ajansı
Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de bir Türk balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı. Foto: Arşiv
NTV - Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı.
Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, bugün Kırım'ın batısında Sivastopol açıklarında, Türk bayraklı "Duru 67" isimli tekneye saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu hasar alan tekne battı.
Bölgede bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralıyı kurtardı. İnebolu istikametine doğru yola çıkan teknedeki ağır yaralı 1 kişi, intikal sırasında hayatını kaybetti.
İhbar üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisi, saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan hareket etti.
Gemide, 4 doktor ile 15 UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman tıbbi ekip yer aldı.
Görevlendirilen unsur, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine ulaştı.
Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralılar, Sahil Güvenlik gemisine alındı. Yaralılara tıbbi müdahaleye başlandı ve İnebolu Limanı'na dönüşe geçildi.
Karadeniz-
Saldırı-
Balıkçı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 20:59
Son Güncelleme: 05.06.2026 21:40
Anadolu Ajansı
Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de bir Türk balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı. Foto: Arşiv
NTV - Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı.
Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, bugün Kırım'ın batısında Sivastopol açıklarında, Türk bayraklı "Duru 67" isimli tekneye saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu hasar alan tekne battı.
Bölgede bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralıyı kurtardı. İnebolu istikametine doğru yola çıkan teknedeki ağır yaralı 1 kişi, intikal sırasında hayatını kaybetti.
İhbar üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisi, saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan hareket etti.
Gemide, 4 doktor ile 15 UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman tıbbi ekip yer aldı.
Görevlendirilen unsur, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine ulaştı.
Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralılar, Sahil Güvenlik gemisine alındı. Yaralılara tıbbi müdahaleye başlandı ve İnebolu Limanı'na dönüşe geçildi.
Karadeniz-
Saldırı-
Balıkçı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
"2 Aile Arasında" Filminin Tarih Duyurusu Eğlenceli Bir Teaser'la Yapıldı4 Haz 2026 - 11:47
BKM
Türk sinemasında izlenme rekorları kıran, replikleri dilden dile dolanan efsane komedi Aile Arasında hayranlarının yıllardır sürdürdüğü bekleyiş nihayet son buluyor. Başarılı senarist ve oyuncu Gülse Birsel’in senaryonun bittiğini müjdelemesinin ardından, sinemaseverleri heyecandan havaya uçuracak asıl büyük sürpriz geldi: 2 Aile Arasında filminden ilk teaser yayınlandı ve vizyon tarihi resmi olarak açıklandı!
2017 yılında vizyona girdiğinde BKM yapımcılığında 5 milyon 300 bini aşkın izleyiciyi sinema salonlarına çekerek adını tarihe yazdıran yapım, tam 9 yıllık bir aranın ardından beyaz perdeye geri dönüyor. Yayınlanan ilk video izleyiciyi yeniden özlenen o kahkaha dolu atmosfere götürmeyi başarıyor.
Efsane Kadro Korundu, Yeni İsimler Dahil Oldu
Filmin en büyük müjdelerinden biri de şüphesiz ana kadronun bozulmamış olması. Fikret ve Solmaz karakterlerine hayat veren Engin Günaydın ve Demet Evgar başta olmak üzere; Erdal Özyağcılar, Devrim Yakut, Ayta Sözeri, Fatih Artman, Derya Karadaş ve Şevket Çoruh yeniden karşımızda olacak. Üstelik bu kez hikayeye Batuhan Bozkurt ve Yavuz Günal gibi yeni ve sürpriz isimler de eşlik edecek.
Sosyal medyayı kısa sürede kasıp kavuran ve binlerce yorum alan teaser, Fiko ve Solmaz ikilisini ne kadar özlediğimizi bir kez daha kanıtladı. Sinemalarda kahkaha tufanı estirmeye hazırlanan 2 Aile Arasında, 4 Aralık 2026'da izleyiciyle buluşacak!
2 Aile ArasındaYönetmenOzan AçıktanberaberindeEngin Günaydın,
Demet Evgar,
Gülse Birsel
Vizyon tarihi
4 Aralık 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"2 Aile Arasında" Filminin Tarih Duyurusu Eğlenceli Bir Teaser'la Yapıldı4 Haz 2026 - 11:47
BKM
Türk sinemasında izlenme rekorları kıran, replikleri dilden dile dolanan efsane komedi Aile Arasında hayranlarının yıllardır sürdürdüğü bekleyiş nihayet son buluyor. Başarılı senarist ve oyuncu Gülse Birsel’in senaryonun bittiğini müjdelemesinin ardından, sinemaseverleri heyecandan havaya uçuracak asıl büyük sürpriz geldi: 2 Aile Arasında filminden ilk teaser yayınlandı ve vizyon tarihi resmi olarak açıklandı!
2017 yılında vizyona girdiğinde BKM yapımcılığında 5 milyon 300 bini aşkın izleyiciyi sinema salonlarına çekerek adını tarihe yazdıran yapım, tam 9 yıllık bir aranın ardından beyaz perdeye geri dönüyor. Yayınlanan ilk video izleyiciyi yeniden özlenen o kahkaha dolu atmosfere götürmeyi başarıyor.
Efsane Kadro Korundu, Yeni İsimler Dahil Oldu
Filmin en büyük müjdelerinden biri de şüphesiz ana kadronun bozulmamış olması. Fikret ve Solmaz karakterlerine hayat veren Engin Günaydın ve Demet Evgar başta olmak üzere; Erdal Özyağcılar, Devrim Yakut, Ayta Sözeri, Fatih Artman, Derya Karadaş ve Şevket Çoruh yeniden karşımızda olacak. Üstelik bu kez hikayeye Batuhan Bozkurt ve Yavuz Günal gibi yeni ve sürpriz isimler de eşlik edecek.
Sosyal medyayı kısa sürede kasıp kavuran ve binlerce yorum alan teaser, Fiko ve Solmaz ikilisini ne kadar özlediğimizi bir kez daha kanıtladı. Sinemalarda kahkaha tufanı estirmeye hazırlanan 2 Aile Arasında, 4 Aralık 2026'da izleyiciyle buluşacak!
2 Aile ArasındaYönetmenOzan AçıktanberaberindeEngin Günaydın,
Demet Evgar,
Gülse Birsel
Vizyon tarihi
4 Aralık 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"2 Aile Arasında" Filminin Tarih Duyurusu Eğlenceli Bir Teaser'la Yapıldı4 Haz 2026 - 11:47
BKM
Türk sinemasında izlenme rekorları kıran, replikleri dilden dile dolanan efsane komedi Aile Arasında hayranlarının yıllardır sürdürdüğü bekleyiş nihayet son buluyor. Başarılı senarist ve oyuncu Gülse Birsel’in senaryonun bittiğini müjdelemesinin ardından, sinemaseverleri heyecandan havaya uçuracak asıl büyük sürpriz geldi: 2 Aile Arasında filminden ilk teaser yayınlandı ve vizyon tarihi resmi olarak açıklandı!
2017 yılında vizyona girdiğinde BKM yapımcılığında 5 milyon 300 bini aşkın izleyiciyi sinema salonlarına çekerek adını tarihe yazdıran yapım, tam 9 yıllık bir aranın ardından beyaz perdeye geri dönüyor. Yayınlanan ilk video izleyiciyi yeniden özlenen o kahkaha dolu atmosfere götürmeyi başarıyor.
Efsane Kadro Korundu, Yeni İsimler Dahil Oldu
Filmin en büyük müjdelerinden biri de şüphesiz ana kadronun bozulmamış olması. Fikret ve Solmaz karakterlerine hayat veren Engin Günaydın ve Demet Evgar başta olmak üzere; Erdal Özyağcılar, Devrim Yakut, Ayta Sözeri, Fatih Artman, Derya Karadaş ve Şevket Çoruh yeniden karşımızda olacak. Üstelik bu kez hikayeye Batuhan Bozkurt ve Yavuz Günal gibi yeni ve sürpriz isimler de eşlik edecek.
Sosyal medyayı kısa sürede kasıp kavuran ve binlerce yorum alan teaser, Fiko ve Solmaz ikilisini ne kadar özlediğimizi bir kez daha kanıtladı. Sinemalarda kahkaha tufanı estirmeye hazırlanan 2 Aile Arasında, 4 Aralık 2026'da izleyiciyle buluşacak!
2 Aile ArasındaYönetmenOzan AçıktanberaberindeEngin Günaydın,
Demet Evgar,
Gülse Birsel
Vizyon tarihi
4 Aralık 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"2 Aile Arasında" Filminin Tarih Duyurusu Eğlenceli Bir Teaser'la Yapıldı4 Haz 2026 - 11:47
BKM
Türk sinemasında izlenme rekorları kıran, replikleri dilden dile dolanan efsane komedi Aile Arasında hayranlarının yıllardır sürdürdüğü bekleyiş nihayet son buluyor. Başarılı senarist ve oyuncu Gülse Birsel’in senaryonun bittiğini müjdelemesinin ardından, sinemaseverleri heyecandan havaya uçuracak asıl büyük sürpriz geldi: 2 Aile Arasında filminden ilk teaser yayınlandı ve vizyon tarihi resmi olarak açıklandı!
2017 yılında vizyona girdiğinde BKM yapımcılığında 5 milyon 300 bini aşkın izleyiciyi sinema salonlarına çekerek adını tarihe yazdıran yapım, tam 9 yıllık bir aranın ardından beyaz perdeye geri dönüyor. Yayınlanan ilk video izleyiciyi yeniden özlenen o kahkaha dolu atmosfere götürmeyi başarıyor.
Efsane Kadro Korundu, Yeni İsimler Dahil Oldu
Filmin en büyük müjdelerinden biri de şüphesiz ana kadronun bozulmamış olması. Fikret ve Solmaz karakterlerine hayat veren Engin Günaydın ve Demet Evgar başta olmak üzere; Erdal Özyağcılar, Devrim Yakut, Ayta Sözeri, Fatih Artman, Derya Karadaş ve Şevket Çoruh yeniden karşımızda olacak. Üstelik bu kez hikayeye Batuhan Bozkurt ve Yavuz Günal gibi yeni ve sürpriz isimler de eşlik edecek.
Sosyal medyayı kısa sürede kasıp kavuran ve binlerce yorum alan teaser, Fiko ve Solmaz ikilisini ne kadar özlediğimizi bir kez daha kanıtladı. Sinemalarda kahkaha tufanı estirmeye hazırlanan 2 Aile Arasında, 4 Aralık 2026'da izleyiciyle buluşacak!
2 Aile ArasındaYönetmenOzan AçıktanberaberindeEngin Günaydın,
Demet Evgar,
Gülse Birsel
Vizyon tarihi
4 Aralık 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:25
Anadolu Ajansı
Alaattin Köseler ile 25 sanığın yargılandığı davada mütalaa açıklandı.
AA
Görevden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu "ihaleye fesat karıştırma" ile "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından 4'ü tutuklu 26 sanığın yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaa açıklandı.
Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve Uğur İnci getirildi.
Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmayı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ve Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ise izleyici olarak takip etti.
Duruşmada Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı.
Mütalaada, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler ve Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 25 yıldan 77 yıl 9'ar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Ayrıca, sanık Alaattin Köseler örgüt lideri kapsamında ayrıca örgütte işlenen tüm suçlardan sorumlu olduğu belirtildi.
Tutuklu sanık Uğur İnci hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahteciliğe yardım etme" suçlarından 21 yıl 9 aydan 63 yıl 9 aya kadar hapis cezası mütalaada istendi.
Mütalaada, tutuklu sanık Havva Dindar hakkında ise "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahteciliğe yardım etme" suçlarından 15 yıl 3 aydan 50 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi.
Savcı, tutuksuz sanıklar Metin Ülgey ve Nuray Unutur'un üzerlerine atılı tüm suçlardan beraatına karar verilmesi talep etti.
Esasa ilişkin mütalaada, 20 sanık hakkında da farklı suçlardan değişen oranlarda hapis cezası istendi.
Mütalaada, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamına, tutuklu sanık Havva Dindar'ın ise tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verilmesi talep edildi.
Mahkeme heyeti, sanık Havva Dindar'ın adli kontrol tedbiriyle tahliyesine, sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Heyet, sanıklara ve avukatlara esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamaları için süre vererek, duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.
FEZLEKE VE İDDİANAME
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 402 sayfalık fezlekede, Belediye Başkanlığınca bir kısım mal ve hizmet alımı, belediye personeli ve ihale süreçlerine katılan bazı firma yetkililerinin yaptıkları iddia edilen hukuka aykırılıklar nedeniyle yürütülen soruşturmanın tamamlandığı belirtilmişti.
Beykoz Belediye Başkanlığı bünyesindeki destek hizmetleri, işletme ve iştiraklerle sosyal yardım işleri müdürlüklerinin yapmış olduğu birçok mal ve hizmet alımında, ihalelerde açıklık, eşit muamele, rekabet, doğruluk ve gizlilik ilkelerine aykırı davranıldığı belirtilen fezlekede, birbiriyle irtibatlı aynı firmalardan dönüşümlü tekliflerin alındığı kaydedilmişti.
Fezlekede, bazı ihale yüklenicisi firma ve teklif veren diğer firmalar arasında adres, akrabalık ve ortaklık düzeyinde organik bağ olduğu bilgisine yer verilmişti.
Bazı mal ve hizmet kabullerinin açık hesap şeklinde ihalelerden önceki tarihlerde gerçekleştirildiği belirtilen fezlekede, belediye stok kayıtlarına göre eksik ya da hiç mal teslimi olmamasına rağmen ödeme yapılan ihalelerin olduğu ifade edilmişti.
Görevden uzaklaştırılan tutuklu Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in yolsuzluk örgütünün kurucusu, Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve Özel Kalem personeli Metin Ülgey'in ise yönetici olarak değerlendirildiği fezlekede, 26 şüphelinin çeşitli suçlardan cezalandırılması talep edilmişti.
Fezlekede, Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Hazırlanan fezleke, ağır ceza mahkemesinde kamu davası açılması için Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 26 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından toplam 17 yıl 6 aydan, 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Diğer 25 sanık hakkında da çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edilmişti.
TUTUKLU SANIKLARIN HEPSİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ
Mahkeme heyeti, ilk celsenin 3. gününde kurduğu ara kararda, aralarında Alaattin Köseler'in de bulunduğu 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar vermişti.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ise Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ile Uğur İnci'nin "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol kararıyla tahliye edilmelerine itirazda bulunmuştu.
Talebi değerlendiren Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu tahliye kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmişti.
Mahkeme, söz konusu kararı ve itirazı değerlendirmesi için dosyayı bir üst mahkeme olan Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti.
Kararı değerlendiren üst mahkeme, itirazı kabul ederek Köseler'in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.
Bunun üzerine Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar tutuklanmış, hakkında tutuklama kararı verilen diğer sanıklar Serdar Karahan ve Uğur İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.
Tahliye edilen, sonradan ise Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci duruşma salonunda tutuklanmıştı.
Beykoz-
Beykoz Belediyesi-
Soruşturma
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:25
Anadolu Ajansı
Alaattin Köseler ile 25 sanığın yargılandığı davada mütalaa açıklandı.
AA
Görevden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu "ihaleye fesat karıştırma" ile "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından 4'ü tutuklu 26 sanığın yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaa açıklandı.
Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve Uğur İnci getirildi.
Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmayı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ve Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ise izleyici olarak takip etti.
Duruşmada Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı.
Mütalaada, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler ve Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 25 yıldan 77 yıl 9'ar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Ayrıca, sanık Alaattin Köseler örgüt lideri kapsamında ayrıca örgütte işlenen tüm suçlardan sorumlu olduğu belirtildi.
Tutuklu sanık Uğur İnci hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahteciliğe yardım etme" suçlarından 21 yıl 9 aydan 63 yıl 9 aya kadar hapis cezası mütalaada istendi.
Mütalaada, tutuklu sanık Havva Dindar hakkında ise "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahteciliğe yardım etme" suçlarından 15 yıl 3 aydan 50 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi.
Savcı, tutuksuz sanıklar Metin Ülgey ve Nuray Unutur'un üzerlerine atılı tüm suçlardan beraatına karar verilmesi talep etti.
Esasa ilişkin mütalaada, 20 sanık hakkında da farklı suçlardan değişen oranlarda hapis cezası istendi.
Mütalaada, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamına, tutuklu sanık Havva Dindar'ın ise tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verilmesi talep edildi.
Mahkeme heyeti, sanık Havva Dindar'ın adli kontrol tedbiriyle tahliyesine, sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Heyet, sanıklara ve avukatlara esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamaları için süre vererek, duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.
FEZLEKE VE İDDİANAME
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 402 sayfalık fezlekede, Belediye Başkanlığınca bir kısım mal ve hizmet alımı, belediye personeli ve ihale süreçlerine katılan bazı firma yetkililerinin yaptıkları iddia edilen hukuka aykırılıklar nedeniyle yürütülen soruşturmanın tamamlandığı belirtilmişti.
Beykoz Belediye Başkanlığı bünyesindeki destek hizmetleri, işletme ve iştiraklerle sosyal yardım işleri müdürlüklerinin yapmış olduğu birçok mal ve hizmet alımında, ihalelerde açıklık, eşit muamele, rekabet, doğruluk ve gizlilik ilkelerine aykırı davranıldığı belirtilen fezlekede, birbiriyle irtibatlı aynı firmalardan dönüşümlü tekliflerin alındığı kaydedilmişti.
Fezlekede, bazı ihale yüklenicisi firma ve teklif veren diğer firmalar arasında adres, akrabalık ve ortaklık düzeyinde organik bağ olduğu bilgisine yer verilmişti.
Bazı mal ve hizmet kabullerinin açık hesap şeklinde ihalelerden önceki tarihlerde gerçekleştirildiği belirtilen fezlekede, belediye stok kayıtlarına göre eksik ya da hiç mal teslimi olmamasına rağmen ödeme yapılan ihalelerin olduğu ifade edilmişti.
Görevden uzaklaştırılan tutuklu Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in yolsuzluk örgütünün kurucusu, Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve Özel Kalem personeli Metin Ülgey'in ise yönetici olarak değerlendirildiği fezlekede, 26 şüphelinin çeşitli suçlardan cezalandırılması talep edilmişti.
Fezlekede, Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Hazırlanan fezleke, ağır ceza mahkemesinde kamu davası açılması için Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 26 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından toplam 17 yıl 6 aydan, 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Diğer 25 sanık hakkında da çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edilmişti.
TUTUKLU SANIKLARIN HEPSİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ
Mahkeme heyeti, ilk celsenin 3. gününde kurduğu ara kararda, aralarında Alaattin Köseler'in de bulunduğu 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar vermişti.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ise Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ile Uğur İnci'nin "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol kararıyla tahliye edilmelerine itirazda bulunmuştu.
Talebi değerlendiren Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu tahliye kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmişti.
Mahkeme, söz konusu kararı ve itirazı değerlendirmesi için dosyayı bir üst mahkeme olan Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti.
Kararı değerlendiren üst mahkeme, itirazı kabul ederek Köseler'in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.
Bunun üzerine Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar tutuklanmış, hakkında tutuklama kararı verilen diğer sanıklar Serdar Karahan ve Uğur İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.
Tahliye edilen, sonradan ise Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci duruşma salonunda tutuklanmıştı.
Beykoz-
Beykoz Belediyesi-
Soruşturma
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:25
Anadolu Ajansı
Alaattin Köseler ile 25 sanığın yargılandığı davada mütalaa açıklandı.
AA
Görevden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu "ihaleye fesat karıştırma" ile "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından 4'ü tutuklu 26 sanığın yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaa açıklandı.
Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve Uğur İnci getirildi.
Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmayı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ve Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ise izleyici olarak takip etti.
Duruşmada Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı.
Mütalaada, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler ve Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 25 yıldan 77 yıl 9'ar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Ayrıca, sanık Alaattin Köseler örgüt lideri kapsamında ayrıca örgütte işlenen tüm suçlardan sorumlu olduğu belirtildi.
Tutuklu sanık Uğur İnci hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahteciliğe yardım etme" suçlarından 21 yıl 9 aydan 63 yıl 9 aya kadar hapis cezası mütalaada istendi.
Mütalaada, tutuklu sanık Havva Dindar hakkında ise "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahteciliğe yardım etme" suçlarından 15 yıl 3 aydan 50 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi.
Savcı, tutuksuz sanıklar Metin Ülgey ve Nuray Unutur'un üzerlerine atılı tüm suçlardan beraatına karar verilmesi talep etti.
Esasa ilişkin mütalaada, 20 sanık hakkında da farklı suçlardan değişen oranlarda hapis cezası istendi.
Mütalaada, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamına, tutuklu sanık Havva Dindar'ın ise tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verilmesi talep edildi.
Mahkeme heyeti, sanık Havva Dindar'ın adli kontrol tedbiriyle tahliyesine, sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Heyet, sanıklara ve avukatlara esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamaları için süre vererek, duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.
FEZLEKE VE İDDİANAME
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 402 sayfalık fezlekede, Belediye Başkanlığınca bir kısım mal ve hizmet alımı, belediye personeli ve ihale süreçlerine katılan bazı firma yetkililerinin yaptıkları iddia edilen hukuka aykırılıklar nedeniyle yürütülen soruşturmanın tamamlandığı belirtilmişti.
Beykoz Belediye Başkanlığı bünyesindeki destek hizmetleri, işletme ve iştiraklerle sosyal yardım işleri müdürlüklerinin yapmış olduğu birçok mal ve hizmet alımında, ihalelerde açıklık, eşit muamele, rekabet, doğruluk ve gizlilik ilkelerine aykırı davranıldığı belirtilen fezlekede, birbiriyle irtibatlı aynı firmalardan dönüşümlü tekliflerin alındığı kaydedilmişti.
Fezlekede, bazı ihale yüklenicisi firma ve teklif veren diğer firmalar arasında adres, akrabalık ve ortaklık düzeyinde organik bağ olduğu bilgisine yer verilmişti.
Bazı mal ve hizmet kabullerinin açık hesap şeklinde ihalelerden önceki tarihlerde gerçekleştirildiği belirtilen fezlekede, belediye stok kayıtlarına göre eksik ya da hiç mal teslimi olmamasına rağmen ödeme yapılan ihalelerin olduğu ifade edilmişti.
Görevden uzaklaştırılan tutuklu Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in yolsuzluk örgütünün kurucusu, Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve Özel Kalem personeli Metin Ülgey'in ise yönetici olarak değerlendirildiği fezlekede, 26 şüphelinin çeşitli suçlardan cezalandırılması talep edilmişti.
Fezlekede, Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Hazırlanan fezleke, ağır ceza mahkemesinde kamu davası açılması için Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 26 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından toplam 17 yıl 6 aydan, 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Diğer 25 sanık hakkında da çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edilmişti.
TUTUKLU SANIKLARIN HEPSİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ
Mahkeme heyeti, ilk celsenin 3. gününde kurduğu ara kararda, aralarında Alaattin Köseler'in de bulunduğu 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar vermişti.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ise Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ile Uğur İnci'nin "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol kararıyla tahliye edilmelerine itirazda bulunmuştu.
Talebi değerlendiren Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu tahliye kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmişti.
Mahkeme, söz konusu kararı ve itirazı değerlendirmesi için dosyayı bir üst mahkeme olan Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti.
Kararı değerlendiren üst mahkeme, itirazı kabul ederek Köseler'in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.
Bunun üzerine Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar tutuklanmış, hakkında tutuklama kararı verilen diğer sanıklar Serdar Karahan ve Uğur İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.
Tahliye edilen, sonradan ise Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci duruşma salonunda tutuklanmıştı.
Beykoz-
Beykoz Belediyesi-
Soruşturma
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:25
Anadolu Ajansı
Alaattin Köseler ile 25 sanığın yargılandığı davada mütalaa açıklandı.
AA
Görevden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu "ihaleye fesat karıştırma" ile "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından 4'ü tutuklu 26 sanığın yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaa açıklandı.
Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve Uğur İnci getirildi.
Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmayı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ve Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ise izleyici olarak takip etti.
Duruşmada Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı.
Mütalaada, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler ve Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 25 yıldan 77 yıl 9'ar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Ayrıca, sanık Alaattin Köseler örgüt lideri kapsamında ayrıca örgütte işlenen tüm suçlardan sorumlu olduğu belirtildi.
Tutuklu sanık Uğur İnci hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahteciliğe yardım etme" suçlarından 21 yıl 9 aydan 63 yıl 9 aya kadar hapis cezası mütalaada istendi.
Mütalaada, tutuklu sanık Havva Dindar hakkında ise "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "zincirleme şekilde resmi belgede sahteciliğe yardım etme" suçlarından 15 yıl 3 aydan 50 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi.
Savcı, tutuksuz sanıklar Metin Ülgey ve Nuray Unutur'un üzerlerine atılı tüm suçlardan beraatına karar verilmesi talep etti.
Esasa ilişkin mütalaada, 20 sanık hakkında da farklı suçlardan değişen oranlarda hapis cezası istendi.
Mütalaada, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamına, tutuklu sanık Havva Dindar'ın ise tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verilmesi talep edildi.
Mahkeme heyeti, sanık Havva Dindar'ın adli kontrol tedbiriyle tahliyesine, sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Heyet, sanıklara ve avukatlara esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamaları için süre vererek, duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.
FEZLEKE VE İDDİANAME
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 402 sayfalık fezlekede, Belediye Başkanlığınca bir kısım mal ve hizmet alımı, belediye personeli ve ihale süreçlerine katılan bazı firma yetkililerinin yaptıkları iddia edilen hukuka aykırılıklar nedeniyle yürütülen soruşturmanın tamamlandığı belirtilmişti.
Beykoz Belediye Başkanlığı bünyesindeki destek hizmetleri, işletme ve iştiraklerle sosyal yardım işleri müdürlüklerinin yapmış olduğu birçok mal ve hizmet alımında, ihalelerde açıklık, eşit muamele, rekabet, doğruluk ve gizlilik ilkelerine aykırı davranıldığı belirtilen fezlekede, birbiriyle irtibatlı aynı firmalardan dönüşümlü tekliflerin alındığı kaydedilmişti.
Fezlekede, bazı ihale yüklenicisi firma ve teklif veren diğer firmalar arasında adres, akrabalık ve ortaklık düzeyinde organik bağ olduğu bilgisine yer verilmişti.
Bazı mal ve hizmet kabullerinin açık hesap şeklinde ihalelerden önceki tarihlerde gerçekleştirildiği belirtilen fezlekede, belediye stok kayıtlarına göre eksik ya da hiç mal teslimi olmamasına rağmen ödeme yapılan ihalelerin olduğu ifade edilmişti.
Görevden uzaklaştırılan tutuklu Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in yolsuzluk örgütünün kurucusu, Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve Özel Kalem personeli Metin Ülgey'in ise yönetici olarak değerlendirildiği fezlekede, 26 şüphelinin çeşitli suçlardan cezalandırılması talep edilmişti.
Fezlekede, Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Hazırlanan fezleke, ağır ceza mahkemesinde kamu davası açılması için Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 26 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından toplam 17 yıl 6 aydan, 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Diğer 25 sanık hakkında da çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edilmişti.
TUTUKLU SANIKLARIN HEPSİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ
Mahkeme heyeti, ilk celsenin 3. gününde kurduğu ara kararda, aralarında Alaattin Köseler'in de bulunduğu 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar vermişti.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ise Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ile Uğur İnci'nin "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol kararıyla tahliye edilmelerine itirazda bulunmuştu.
Talebi değerlendiren Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu tahliye kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmişti.
Mahkeme, söz konusu kararı ve itirazı değerlendirmesi için dosyayı bir üst mahkeme olan Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti.
Kararı değerlendiren üst mahkeme, itirazı kabul ederek Köseler'in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.
Bunun üzerine Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar tutuklanmış, hakkında tutuklama kararı verilen diğer sanıklar Serdar Karahan ve Uğur İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.
Tahliye edilen, sonradan ise Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci duruşma salonunda tutuklanmıştı.
Beykoz-
Beykoz Belediyesi-
Soruşturma
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
"Silo" 3. Sezon Fragmanı Geçmiş ve Geleceği Bir Araya Getiriyor3 Haz 2026 - 15:46
Apple TV
Bilim kurgu ve distopya meraklılarının gözde yapımlarından biri olan Apple TV dizisi "Silo", heyecanla beklenen üçüncü sezonu için geri sayımı başlattı. Dizinin 3 Temmuz’da başlayacak olan yeni sezonundan ilk fragman paylaşıldı. Yayınlanan videoda, dizinin hayranlarını hem Juliette Nichols’ın hayatta kalma mücadelesiyle sarsacak hem de sığınağın karanlık kökenlerine doğru gizemli bir yolculuğa çıkaracak yepyeni bir hikaye gözler önüne seriliyor.
10 bölümden oluşacak olan yeni sezonda izleyicileri en çok şaşırtacak yenilik, hikayenin çift zaman çizgisi üzerinden ilerleyecek olması. Bu zaman dilimlerinden ilki, günümüzde hayatta kalmayı başaran Juliette’in tehlikeli serüvenine odaklanacak. İkinci zaman çizgisi ise kıyamet öncesi döneme uzanarak, insanlığın yeraltındaki bu devasa silolara hapsolmadan önceki yaşamını ve bu sığınakların inşa edilme sürecini derinlemesine inceleyecek.
Fragmanda öne çıkan detaylara göre, ikinci sezonun finalinde bir çöp fırınına kilitlenen Rebecca Ferguson’ın canlandırdığı Juliette Nichols, alevlerin arasından mucizevi bir şekilde sağ çıkmayı başarır. Ancak bu ölümcül tehlikeyi atlatsa da ağır bir hafıza kaybı yaşar. Aynaya baktığında kim olduğunu bile hatırlamakta zorlanan Juliette, isyanın yıkıcı etkilerini atlatmaya çalışan silonun içinde yeni ve büyük bir tehditle karşı karşıya kalırken, Camille (Alexandria Riley) tarafından kendisine fısıldanan tehlikeli bir anlatıyla manipüle edilir.
Kıyamet Öncesindeki Büyük Komplo
Dizinin yeni sezon özeti, yeraltında gizemli kurallarla yaşayan 10.000 kişilik distopik toplumun öyküsünü sürdürürken, yüzyıllar öncesine ait bir köken hikayesini de gün yüzüne çıkarıyor. "Eski Günler" olarak adlandırılan geçmiş zaman diliminde; gazeteci Helen Drew (Jessica Henwick) ve Kongre Üyesi Daniel Keene (Ashley Zukerman), dünyayı geri dönülemez felaketlere sürükleyecek küresel bir komployu açığa çıkarırlar. Juliette’in dış ses olarak fragmana eşlik eden "Neden burada olduğumuzu, her şeyin neden böyle olduğunu ve tüm bunların nasıl biteceğini öğrenmeden önce, her şeyin nasıl başladığını anlamamız gerekiyor." sözleri, yeni sezonun derinliğini de ortaya koyuyor.
3 Temmuz tarihinde ilk bölümüyle ekranlara gelecek olan Silo, her Cuma yeni bir bölümle izleyiciyle buluşarak 4 Eylül’e kadar devam edecek.
SiloVizyon tarihi2023-05-05Diziler :SiloberaberindeRebecca Ferguson,
Common,
Harriet Walter
Üyeler
3,7
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Silo" 3. Sezon Fragmanı Geçmiş ve Geleceği Bir Araya Getiriyor3 Haz 2026 - 15:46
Apple TV
Bilim kurgu ve distopya meraklılarının gözde yapımlarından biri olan Apple TV dizisi "Silo", heyecanla beklenen üçüncü sezonu için geri sayımı başlattı. Dizinin 3 Temmuz’da başlayacak olan yeni sezonundan ilk fragman paylaşıldı. Yayınlanan videoda, dizinin hayranlarını hem Juliette Nichols’ın hayatta kalma mücadelesiyle sarsacak hem de sığınağın karanlık kökenlerine doğru gizemli bir yolculuğa çıkaracak yepyeni bir hikaye gözler önüne seriliyor.
10 bölümden oluşacak olan yeni sezonda izleyicileri en çok şaşırtacak yenilik, hikayenin çift zaman çizgisi üzerinden ilerleyecek olması. Bu zaman dilimlerinden ilki, günümüzde hayatta kalmayı başaran Juliette’in tehlikeli serüvenine odaklanacak. İkinci zaman çizgisi ise kıyamet öncesi döneme uzanarak, insanlığın yeraltındaki bu devasa silolara hapsolmadan önceki yaşamını ve bu sığınakların inşa edilme sürecini derinlemesine inceleyecek.
Fragmanda öne çıkan detaylara göre, ikinci sezonun finalinde bir çöp fırınına kilitlenen Rebecca Ferguson’ın canlandırdığı Juliette Nichols, alevlerin arasından mucizevi bir şekilde sağ çıkmayı başarır. Ancak bu ölümcül tehlikeyi atlatsa da ağır bir hafıza kaybı yaşar. Aynaya baktığında kim olduğunu bile hatırlamakta zorlanan Juliette, isyanın yıkıcı etkilerini atlatmaya çalışan silonun içinde yeni ve büyük bir tehditle karşı karşıya kalırken, Camille (Alexandria Riley) tarafından kendisine fısıldanan tehlikeli bir anlatıyla manipüle edilir.
Kıyamet Öncesindeki Büyük Komplo
Dizinin yeni sezon özeti, yeraltında gizemli kurallarla yaşayan 10.000 kişilik distopik toplumun öyküsünü sürdürürken, yüzyıllar öncesine ait bir köken hikayesini de gün yüzüne çıkarıyor. "Eski Günler" olarak adlandırılan geçmiş zaman diliminde; gazeteci Helen Drew (Jessica Henwick) ve Kongre Üyesi Daniel Keene (Ashley Zukerman), dünyayı geri dönülemez felaketlere sürükleyecek küresel bir komployu açığa çıkarırlar. Juliette’in dış ses olarak fragmana eşlik eden "Neden burada olduğumuzu, her şeyin neden böyle olduğunu ve tüm bunların nasıl biteceğini öğrenmeden önce, her şeyin nasıl başladığını anlamamız gerekiyor." sözleri, yeni sezonun derinliğini de ortaya koyuyor.
3 Temmuz tarihinde ilk bölümüyle ekranlara gelecek olan Silo, her Cuma yeni bir bölümle izleyiciyle buluşarak 4 Eylül’e kadar devam edecek.
SiloVizyon tarihi2023-05-05Diziler :SiloberaberindeRebecca Ferguson,
Common,
Harriet Walter
Üyeler
3,7
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Silo" 3. Sezon Fragmanı Geçmiş ve Geleceği Bir Araya Getiriyor3 Haz 2026 - 15:46
Apple TV
Bilim kurgu ve distopya meraklılarının gözde yapımlarından biri olan Apple TV dizisi "Silo", heyecanla beklenen üçüncü sezonu için geri sayımı başlattı. Dizinin 3 Temmuz’da başlayacak olan yeni sezonundan ilk fragman paylaşıldı. Yayınlanan videoda, dizinin hayranlarını hem Juliette Nichols’ın hayatta kalma mücadelesiyle sarsacak hem de sığınağın karanlık kökenlerine doğru gizemli bir yolculuğa çıkaracak yepyeni bir hikaye gözler önüne seriliyor.
10 bölümden oluşacak olan yeni sezonda izleyicileri en çok şaşırtacak yenilik, hikayenin çift zaman çizgisi üzerinden ilerleyecek olması. Bu zaman dilimlerinden ilki, günümüzde hayatta kalmayı başaran Juliette’in tehlikeli serüvenine odaklanacak. İkinci zaman çizgisi ise kıyamet öncesi döneme uzanarak, insanlığın yeraltındaki bu devasa silolara hapsolmadan önceki yaşamını ve bu sığınakların inşa edilme sürecini derinlemesine inceleyecek.
Fragmanda öne çıkan detaylara göre, ikinci sezonun finalinde bir çöp fırınına kilitlenen Rebecca Ferguson’ın canlandırdığı Juliette Nichols, alevlerin arasından mucizevi bir şekilde sağ çıkmayı başarır. Ancak bu ölümcül tehlikeyi atlatsa da ağır bir hafıza kaybı yaşar. Aynaya baktığında kim olduğunu bile hatırlamakta zorlanan Juliette, isyanın yıkıcı etkilerini atlatmaya çalışan silonun içinde yeni ve büyük bir tehditle karşı karşıya kalırken, Camille (Alexandria Riley) tarafından kendisine fısıldanan tehlikeli bir anlatıyla manipüle edilir.
Kıyamet Öncesindeki Büyük Komplo
Dizinin yeni sezon özeti, yeraltında gizemli kurallarla yaşayan 10.000 kişilik distopik toplumun öyküsünü sürdürürken, yüzyıllar öncesine ait bir köken hikayesini de gün yüzüne çıkarıyor. "Eski Günler" olarak adlandırılan geçmiş zaman diliminde; gazeteci Helen Drew (Jessica Henwick) ve Kongre Üyesi Daniel Keene (Ashley Zukerman), dünyayı geri dönülemez felaketlere sürükleyecek küresel bir komployu açığa çıkarırlar. Juliette’in dış ses olarak fragmana eşlik eden "Neden burada olduğumuzu, her şeyin neden böyle olduğunu ve tüm bunların nasıl biteceğini öğrenmeden önce, her şeyin nasıl başladığını anlamamız gerekiyor." sözleri, yeni sezonun derinliğini de ortaya koyuyor.
3 Temmuz tarihinde ilk bölümüyle ekranlara gelecek olan Silo, her Cuma yeni bir bölümle izleyiciyle buluşarak 4 Eylül’e kadar devam edecek.
SiloVizyon tarihi2023-05-05Diziler :SiloberaberindeRebecca Ferguson,
Common,
Harriet Walter
Üyeler
3,7
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Silo" 3. Sezon Fragmanı Geçmiş ve Geleceği Bir Araya Getiriyor3 Haz 2026 - 15:46
Apple TV
Bilim kurgu ve distopya meraklılarının gözde yapımlarından biri olan Apple TV dizisi "Silo", heyecanla beklenen üçüncü sezonu için geri sayımı başlattı. Dizinin 3 Temmuz’da başlayacak olan yeni sezonundan ilk fragman paylaşıldı. Yayınlanan videoda, dizinin hayranlarını hem Juliette Nichols’ın hayatta kalma mücadelesiyle sarsacak hem de sığınağın karanlık kökenlerine doğru gizemli bir yolculuğa çıkaracak yepyeni bir hikaye gözler önüne seriliyor.
10 bölümden oluşacak olan yeni sezonda izleyicileri en çok şaşırtacak yenilik, hikayenin çift zaman çizgisi üzerinden ilerleyecek olması. Bu zaman dilimlerinden ilki, günümüzde hayatta kalmayı başaran Juliette’in tehlikeli serüvenine odaklanacak. İkinci zaman çizgisi ise kıyamet öncesi döneme uzanarak, insanlığın yeraltındaki bu devasa silolara hapsolmadan önceki yaşamını ve bu sığınakların inşa edilme sürecini derinlemesine inceleyecek.
Fragmanda öne çıkan detaylara göre, ikinci sezonun finalinde bir çöp fırınına kilitlenen Rebecca Ferguson’ın canlandırdığı Juliette Nichols, alevlerin arasından mucizevi bir şekilde sağ çıkmayı başarır. Ancak bu ölümcül tehlikeyi atlatsa da ağır bir hafıza kaybı yaşar. Aynaya baktığında kim olduğunu bile hatırlamakta zorlanan Juliette, isyanın yıkıcı etkilerini atlatmaya çalışan silonun içinde yeni ve büyük bir tehditle karşı karşıya kalırken, Camille (Alexandria Riley) tarafından kendisine fısıldanan tehlikeli bir anlatıyla manipüle edilir.
Kıyamet Öncesindeki Büyük Komplo
Dizinin yeni sezon özeti, yeraltında gizemli kurallarla yaşayan 10.000 kişilik distopik toplumun öyküsünü sürdürürken, yüzyıllar öncesine ait bir köken hikayesini de gün yüzüne çıkarıyor. "Eski Günler" olarak adlandırılan geçmiş zaman diliminde; gazeteci Helen Drew (Jessica Henwick) ve Kongre Üyesi Daniel Keene (Ashley Zukerman), dünyayı geri dönülemez felaketlere sürükleyecek küresel bir komployu açığa çıkarırlar. Juliette’in dış ses olarak fragmana eşlik eden "Neden burada olduğumuzu, her şeyin neden böyle olduğunu ve tüm bunların nasıl biteceğini öğrenmeden önce, her şeyin nasıl başladığını anlamamız gerekiyor." sözleri, yeni sezonun derinliğini de ortaya koyuyor.
3 Temmuz tarihinde ilk bölümüyle ekranlara gelecek olan Silo, her Cuma yeni bir bölümle izleyiciyle buluşarak 4 Eylül’e kadar devam edecek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:39
Son Güncelleme: 05.06.2026 19:41
Anadolu Ajansı
UYAP'taki soruşturma dosyalarını kapatan katip hakkında 27 yıl hapis ve şartlı tahliye kararı verildi.
AA
Ankara Adliyesi'nde kendisine ve savcılara ait şifreyle Ulusal Yargı Ağı Sistemi'ne (UYAP) girerek soruşturma dosyalarını kapatan zabıt katibi Ahmet Yılmaz'ın da arasında olduğu 15 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı.
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Ahmet Yılmaz, bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı, önceki celsede esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaların alındığını hatırlatarak sanıklara son sözlerini sordu.
Suçsuz olduğunu savunan sanık Ahmet Yılmaz, beraatine ve tahliyesine karar verilmesini istedi.
Yaşadıklarından dolayı psikolojisinin bozulduğunu söyleyen sanık Yılmaz, "Eşimle boşandım. Kızım evlenmiş ondan bile haberim yok. Bunlar ağır gelmeye başladı. Şizofreni ilaçları kullanmaya başladım." ifadelerini kullandı.
Diğer sanıklar da suçsuz olduklarını öne sürerek, beraat talebinde bulundu.
4 SANIĞA HAPİS CEZASI VERİLDİ
Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki hükmü açıkladı.
Buna göre, tutuklu sanık Yılmaz, "silahlı terör örgütüne üye olma", "bilişim sistemine girme", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından 27 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Yılmaz, hükümle birlikte adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Sanık Reşat Yıldırım "silahlı terör örgütüne üye olma", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 18 yıl 1 ay, sanık Ömer Faruk Bol, "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "rüşvet" suçlarından 12 yıl 11 ay, sanık Yusuf Ersin Gürbüz ise "rüşvet" suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Sanık Abdülkadir Ceylani Özgül hakkında "rüşvet" suçundan "ceza verilmesine yer olmadığına" hükmedilirken, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dosyası ayrıldı.
Sanıklar Atilla Kırkoç, Ayhan Garip, Emrullah Doğanay, Halil Ziya Zaimoğlu, Muhammed Kamil Gözütok, Murat Barın, Mustafa Şahin, Zeliha Ulubay, Şadıman Gözütok ve Tuba Gürbüz ise beraat etti.
FETÖ-
Soruşturma-
Tutuklama
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:39
Son Güncelleme: 05.06.2026 19:41
Anadolu Ajansı
UYAP'taki soruşturma dosyalarını kapatan katip hakkında 27 yıl hapis ve şartlı tahliye kararı verildi.
AA
Ankara Adliyesi'nde kendisine ve savcılara ait şifreyle Ulusal Yargı Ağı Sistemi'ne (UYAP) girerek soruşturma dosyalarını kapatan zabıt katibi Ahmet Yılmaz'ın da arasında olduğu 15 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı.
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Ahmet Yılmaz, bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı, önceki celsede esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaların alındığını hatırlatarak sanıklara son sözlerini sordu.
Suçsuz olduğunu savunan sanık Ahmet Yılmaz, beraatine ve tahliyesine karar verilmesini istedi.
Yaşadıklarından dolayı psikolojisinin bozulduğunu söyleyen sanık Yılmaz, "Eşimle boşandım. Kızım evlenmiş ondan bile haberim yok. Bunlar ağır gelmeye başladı. Şizofreni ilaçları kullanmaya başladım." ifadelerini kullandı.
Diğer sanıklar da suçsuz olduklarını öne sürerek, beraat talebinde bulundu.
4 SANIĞA HAPİS CEZASI VERİLDİ
Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki hükmü açıkladı.
Buna göre, tutuklu sanık Yılmaz, "silahlı terör örgütüne üye olma", "bilişim sistemine girme", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından 27 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Yılmaz, hükümle birlikte adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Sanık Reşat Yıldırım "silahlı terör örgütüne üye olma", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 18 yıl 1 ay, sanık Ömer Faruk Bol, "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "rüşvet" suçlarından 12 yıl 11 ay, sanık Yusuf Ersin Gürbüz ise "rüşvet" suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Sanık Abdülkadir Ceylani Özgül hakkında "rüşvet" suçundan "ceza verilmesine yer olmadığına" hükmedilirken, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dosyası ayrıldı.
Sanıklar Atilla Kırkoç, Ayhan Garip, Emrullah Doğanay, Halil Ziya Zaimoğlu, Muhammed Kamil Gözütok, Murat Barın, Mustafa Şahin, Zeliha Ulubay, Şadıman Gözütok ve Tuba Gürbüz ise beraat etti.
FETÖ-
Soruşturma-
Tutuklama
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:39
Son Güncelleme: 05.06.2026 19:41
Anadolu Ajansı
UYAP'taki soruşturma dosyalarını kapatan katip hakkında 27 yıl hapis ve şartlı tahliye kararı verildi.
AA
Ankara Adliyesi'nde kendisine ve savcılara ait şifreyle Ulusal Yargı Ağı Sistemi'ne (UYAP) girerek soruşturma dosyalarını kapatan zabıt katibi Ahmet Yılmaz'ın da arasında olduğu 15 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı.
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Ahmet Yılmaz, bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı, önceki celsede esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaların alındığını hatırlatarak sanıklara son sözlerini sordu.
Suçsuz olduğunu savunan sanık Ahmet Yılmaz, beraatine ve tahliyesine karar verilmesini istedi.
Yaşadıklarından dolayı psikolojisinin bozulduğunu söyleyen sanık Yılmaz, "Eşimle boşandım. Kızım evlenmiş ondan bile haberim yok. Bunlar ağır gelmeye başladı. Şizofreni ilaçları kullanmaya başladım." ifadelerini kullandı.
Diğer sanıklar da suçsuz olduklarını öne sürerek, beraat talebinde bulundu.
4 SANIĞA HAPİS CEZASI VERİLDİ
Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki hükmü açıkladı.
Buna göre, tutuklu sanık Yılmaz, "silahlı terör örgütüne üye olma", "bilişim sistemine girme", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından 27 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Yılmaz, hükümle birlikte adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Sanık Reşat Yıldırım "silahlı terör örgütüne üye olma", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 18 yıl 1 ay, sanık Ömer Faruk Bol, "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "rüşvet" suçlarından 12 yıl 11 ay, sanık Yusuf Ersin Gürbüz ise "rüşvet" suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Sanık Abdülkadir Ceylani Özgül hakkında "rüşvet" suçundan "ceza verilmesine yer olmadığına" hükmedilirken, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dosyası ayrıldı.
Sanıklar Atilla Kırkoç, Ayhan Garip, Emrullah Doğanay, Halil Ziya Zaimoğlu, Muhammed Kamil Gözütok, Murat Barın, Mustafa Şahin, Zeliha Ulubay, Şadıman Gözütok ve Tuba Gürbüz ise beraat etti.
FETÖ-
Soruşturma-
Tutuklama
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:39
Son Güncelleme: 05.06.2026 19:41
Anadolu Ajansı
UYAP'taki soruşturma dosyalarını kapatan katip hakkında 27 yıl hapis ve şartlı tahliye kararı verildi.
AA
Ankara Adliyesi'nde kendisine ve savcılara ait şifreyle Ulusal Yargı Ağı Sistemi'ne (UYAP) girerek soruşturma dosyalarını kapatan zabıt katibi Ahmet Yılmaz'ın da arasında olduğu 15 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı.
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Ahmet Yılmaz, bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı, önceki celsede esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaların alındığını hatırlatarak sanıklara son sözlerini sordu.
Suçsuz olduğunu savunan sanık Ahmet Yılmaz, beraatine ve tahliyesine karar verilmesini istedi.
Yaşadıklarından dolayı psikolojisinin bozulduğunu söyleyen sanık Yılmaz, "Eşimle boşandım. Kızım evlenmiş ondan bile haberim yok. Bunlar ağır gelmeye başladı. Şizofreni ilaçları kullanmaya başladım." ifadelerini kullandı.
Diğer sanıklar da suçsuz olduklarını öne sürerek, beraat talebinde bulundu.
4 SANIĞA HAPİS CEZASI VERİLDİ
Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki hükmü açıkladı.
Buna göre, tutuklu sanık Yılmaz, "silahlı terör örgütüne üye olma", "bilişim sistemine girme", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından 27 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Yılmaz, hükümle birlikte adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Sanık Reşat Yıldırım "silahlı terör örgütüne üye olma", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 18 yıl 1 ay, sanık Ömer Faruk Bol, "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "rüşvet" suçlarından 12 yıl 11 ay, sanık Yusuf Ersin Gürbüz ise "rüşvet" suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Sanık Abdülkadir Ceylani Özgül hakkında "rüşvet" suçundan "ceza verilmesine yer olmadığına" hükmedilirken, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dosyası ayrıldı.
Sanıklar Atilla Kırkoç, Ayhan Garip, Emrullah Doğanay, Halil Ziya Zaimoğlu, Muhammed Kamil Gözütok, Murat Barın, Mustafa Şahin, Zeliha Ulubay, Şadıman Gözütok ve Tuba Gürbüz ise beraat etti.
FETÖ-
Soruşturma-
Tutuklama
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Netflix
Haziran ayıyla birlikte yaz mevsimini karşılayan Netflix Türkiye, izleyicilerine umut, dostluk ve neşe dolu yepyeni bir seçki sunuyor.
Bu ayın en dikkat çeken yapımlarının başında, arkadaşlığın ve bağların gücünü izleyiciye derinden hissettiren yerli yapım Zeytin Ağacı geliyor; Ada, Sevgi ve Leyla’nın hayatına odaklanan dizi, üçüncü sezonuyla hikayeyi duygusal bir sona ulaştırırken karakterleri yeni başlangıçlara sürüklüyor. Ekranların bir diğer sıcak dostluk hikayesi Sweet Magnolias ise beşinci sezonuyla geri dönüyor ve yaklaşan bir düğün arifesinde hayatları değişen "Manolyalar"ın birbirine kenetlenme mücadelesini anlatıyor.
Sinema için ise bu ay adeta yıldızlar geçidi yaşanıyor; Oscar Isaac, Gal Gadot, Gerard Butler ve Al Pacino gibi dev isimleri buluşturan Dante'nin Elinden, İlahi Komedya'nın doğuşunu sıra dışı bir perspektifle beyaz perdeye taşırken, Jennifer Lopez ve Brett Goldstein’ın başrollerini paylaştığı romantik komedi Ofis Aşkı ise izleyicileri eğlenceli ve gizli bir iş yeri macerasına ortak ediyor.
Netflix
Haziran ayıyla birlikte yaz mevsimini karşılayan Netflix Türkiye, izleyicilerine umut, dostluk ve neşe dolu yepyeni bir seçki sunuyor.
Bu ayın en dikkat çeken yapımlarının başında, arkadaşlığın ve bağların gücünü izleyiciye derinden hissettiren yerli yapım Zeytin Ağacı geliyor; Ada, Sevgi ve Leyla’nın hayatına odaklanan dizi, üçüncü sezonuyla hikayeyi duygusal bir sona ulaştırırken karakterleri yeni başlangıçlara sürüklüyor. Ekranların bir diğer sıcak dostluk hikayesi Sweet Magnolias ise beşinci sezonuyla geri dönüyor ve yaklaşan bir düğün arifesinde hayatları değişen "Manolyalar"ın birbirine kenetlenme mücadelesini anlatıyor.
Sinema için ise bu ay adeta yıldızlar geçidi yaşanıyor; Oscar Isaac, Gal Gadot, Gerard Butler ve Al Pacino gibi dev isimleri buluşturan Dante'nin Elinden, İlahi Komedya'nın doğuşunu sıra dışı bir perspektifle beyaz perdeye taşırken, Jennifer Lopez ve Brett Goldstein’ın başrollerini paylaştığı romantik komedi Ofis Aşkı ise izleyicileri eğlenceli ve gizli bir iş yeri macerasına ortak ediyor.
Netflix
Haziran ayıyla birlikte yaz mevsimini karşılayan Netflix Türkiye, izleyicilerine umut, dostluk ve neşe dolu yepyeni bir seçki sunuyor.
Bu ayın en dikkat çeken yapımlarının başında, arkadaşlığın ve bağların gücünü izleyiciye derinden hissettiren yerli yapım Zeytin Ağacı geliyor; Ada, Sevgi ve Leyla’nın hayatına odaklanan dizi, üçüncü sezonuyla hikayeyi duygusal bir sona ulaştırırken karakterleri yeni başlangıçlara sürüklüyor. Ekranların bir diğer sıcak dostluk hikayesi Sweet Magnolias ise beşinci sezonuyla geri dönüyor ve yaklaşan bir düğün arifesinde hayatları değişen "Manolyalar"ın birbirine kenetlenme mücadelesini anlatıyor.
Sinema için ise bu ay adeta yıldızlar geçidi yaşanıyor; Oscar Isaac, Gal Gadot, Gerard Butler ve Al Pacino gibi dev isimleri buluşturan Dante'nin Elinden, İlahi Komedya'nın doğuşunu sıra dışı bir perspektifle beyaz perdeye taşırken, Jennifer Lopez ve Brett Goldstein’ın başrollerini paylaştığı romantik komedi Ofis Aşkı ise izleyicileri eğlenceli ve gizli bir iş yeri macerasına ortak ediyor.
Netflix
Haziran ayıyla birlikte yaz mevsimini karşılayan Netflix Türkiye, izleyicilerine umut, dostluk ve neşe dolu yepyeni bir seçki sunuyor.
Bu ayın en dikkat çeken yapımlarının başında, arkadaşlığın ve bağların gücünü izleyiciye derinden hissettiren yerli yapım Zeytin Ağacı geliyor; Ada, Sevgi ve Leyla’nın hayatına odaklanan dizi, üçüncü sezonuyla hikayeyi duygusal bir sona ulaştırırken karakterleri yeni başlangıçlara sürüklüyor. Ekranların bir diğer sıcak dostluk hikayesi Sweet Magnolias ise beşinci sezonuyla geri dönüyor ve yaklaşan bir düğün arifesinde hayatları değişen "Manolyalar"ın birbirine kenetlenme mücadelesini anlatıyor.
Sinema için ise bu ay adeta yıldızlar geçidi yaşanıyor; Oscar Isaac, Gal Gadot, Gerard Butler ve Al Pacino gibi dev isimleri buluşturan Dante'nin Elinden, İlahi Komedya'nın doğuşunu sıra dışı bir perspektifle beyaz perdeye taşırken, Jennifer Lopez ve Brett Goldstein’ın başrollerini paylaştığı romantik komedi Ofis Aşkı ise izleyicileri eğlenceli ve gizli bir iş yeri macerasına ortak ediyor.
UIP
Sinema tarihinde parodi türünün en ikonik ve unutulmaz serilerinden biri olan “Korkunç Bir Film” (Scary Movie), beyaz perdeyi yeniden kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Paramount Pictures ve Miramax ortaklığında hayata geçirilen yeni yapımın resmi fragmanı sinemaseverlerle buluştu. İlk filmin üzerinden geçen yirmi altı yılın ardından, maskeli katil “Ghostface”ten kaçmayı başaran çekirdek ekip, kendilerini bir kez daha aynı gizemli katilin hedefinde buluyor.
Hiçbir Klişe Hayatta Kalmayacak, Sınırlar Aşılacak
Kült serinin bu yeni halkasında Marlon Wayans (“Shorty”), Shawn Wayans (“Ray”), Anna Faris (“Cindy”) ve Regina Hall (“Brenda”) gibi hayranların sevgilisi olan orijinal kadro, hem eski favori karakterlerle hem de yepyeni yüzlerle beyaz perdede yeniden bir araya geliyor. Tanıtımda da vurgulandığı üzere; bu filmde hiçbir şey kutsal sayılmıyor, hiçbir sinema klişesi hayatta kalamıyor ve her sınır sonuna kadar aşılıyor. Film; reboot’lar, remake’ler, requel’lar, prequel’lar, sequel’lar, spin-off’lar, elevated horror akımı, origin hikâyeleri, içinde “legacy” geçen her şey ve aslında hiç final olmayan “final chapter”larla dalga geçerek hepsini biçip geçiyor.
Yönetmen koltuğunda Michael Tiddes’ın oturduğu yapımın senaryosu; Marlon Wayans, Shawn Wayans, Keenen Ivory Wayans, Craig Wayans ve Rick Alvarez’in ortak imzasını taşıyor. Filmin dev oyuncu kadrosunda; ana ekibin yanı sıra Damon Wayans Jr., Gregg Wayans, Kim Wayans, Benny Zielke, Cameron Scott Roberts gibi pek çok başarılı isim yer alıyor. Nostalji rüzgarları estirirken günümüz sinema sektörünü sert bir dille hicvedecek olan Scary Movie, vizyonda korku ve komediyi yeniden harmanlayacak.
Korkunç Bir FilmVizyon tarihi
5 Haziran 2026
|1s 36dkYönetmenMichael TiddesberaberindeMarlon Wayans,
Shawn Wayans,
Anna Faris
Seanslar! (236)
UIP
Sinema tarihinde parodi türünün en ikonik ve unutulmaz serilerinden biri olan “Korkunç Bir Film” (Scary Movie), beyaz perdeyi yeniden kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Paramount Pictures ve Miramax ortaklığında hayata geçirilen yeni yapımın resmi fragmanı sinemaseverlerle buluştu. İlk filmin üzerinden geçen yirmi altı yılın ardından, maskeli katil “Ghostface”ten kaçmayı başaran çekirdek ekip, kendilerini bir kez daha aynı gizemli katilin hedefinde buluyor.
Hiçbir Klişe Hayatta Kalmayacak, Sınırlar Aşılacak
Kült serinin bu yeni halkasında Marlon Wayans (“Shorty”), Shawn Wayans (“Ray”), Anna Faris (“Cindy”) ve Regina Hall (“Brenda”) gibi hayranların sevgilisi olan orijinal kadro, hem eski favori karakterlerle hem de yepyeni yüzlerle beyaz perdede yeniden bir araya geliyor. Tanıtımda da vurgulandığı üzere; bu filmde hiçbir şey kutsal sayılmıyor, hiçbir sinema klişesi hayatta kalamıyor ve her sınır sonuna kadar aşılıyor. Film; reboot’lar, remake’ler, requel’lar, prequel’lar, sequel’lar, spin-off’lar, elevated horror akımı, origin hikâyeleri, içinde “legacy” geçen her şey ve aslında hiç final olmayan “final chapter”larla dalga geçerek hepsini biçip geçiyor.
Yönetmen koltuğunda Michael Tiddes’ın oturduğu yapımın senaryosu; Marlon Wayans, Shawn Wayans, Keenen Ivory Wayans, Craig Wayans ve Rick Alvarez’in ortak imzasını taşıyor. Filmin dev oyuncu kadrosunda; ana ekibin yanı sıra Damon Wayans Jr., Gregg Wayans, Kim Wayans, Benny Zielke, Cameron Scott Roberts gibi pek çok başarılı isim yer alıyor. Nostalji rüzgarları estirirken günümüz sinema sektörünü sert bir dille hicvedecek olan Scary Movie, vizyonda korku ve komediyi yeniden harmanlayacak.
Korkunç Bir FilmVizyon tarihi
5 Haziran 2026
|1s 36dkYönetmenMichael TiddesberaberindeMarlon Wayans,
Shawn Wayans,
Anna Faris
Seanslar! (236)
UIP
Sinema tarihinde parodi türünün en ikonik ve unutulmaz serilerinden biri olan “Korkunç Bir Film” (Scary Movie), beyaz perdeyi yeniden kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Paramount Pictures ve Miramax ortaklığında hayata geçirilen yeni yapımın resmi fragmanı sinemaseverlerle buluştu. İlk filmin üzerinden geçen yirmi altı yılın ardından, maskeli katil “Ghostface”ten kaçmayı başaran çekirdek ekip, kendilerini bir kez daha aynı gizemli katilin hedefinde buluyor.
Hiçbir Klişe Hayatta Kalmayacak, Sınırlar Aşılacak
Kült serinin bu yeni halkasında Marlon Wayans (“Shorty”), Shawn Wayans (“Ray”), Anna Faris (“Cindy”) ve Regina Hall (“Brenda”) gibi hayranların sevgilisi olan orijinal kadro, hem eski favori karakterlerle hem de yepyeni yüzlerle beyaz perdede yeniden bir araya geliyor. Tanıtımda da vurgulandığı üzere; bu filmde hiçbir şey kutsal sayılmıyor, hiçbir sinema klişesi hayatta kalamıyor ve her sınır sonuna kadar aşılıyor. Film; reboot’lar, remake’ler, requel’lar, prequel’lar, sequel’lar, spin-off’lar, elevated horror akımı, origin hikâyeleri, içinde “legacy” geçen her şey ve aslında hiç final olmayan “final chapter”larla dalga geçerek hepsini biçip geçiyor.
Yönetmen koltuğunda Michael Tiddes’ın oturduğu yapımın senaryosu; Marlon Wayans, Shawn Wayans, Keenen Ivory Wayans, Craig Wayans ve Rick Alvarez’in ortak imzasını taşıyor. Filmin dev oyuncu kadrosunda; ana ekibin yanı sıra Damon Wayans Jr., Gregg Wayans, Kim Wayans, Benny Zielke, Cameron Scott Roberts gibi pek çok başarılı isim yer alıyor. Nostalji rüzgarları estirirken günümüz sinema sektörünü sert bir dille hicvedecek olan Scary Movie, vizyonda korku ve komediyi yeniden harmanlayacak.
Korkunç Bir FilmVizyon tarihi
5 Haziran 2026
|1s 36dkYönetmenMichael TiddesberaberindeMarlon Wayans,
Shawn Wayans,
Anna Faris
Seanslar! (236)
UIP
Sinema tarihinde parodi türünün en ikonik ve unutulmaz serilerinden biri olan “Korkunç Bir Film” (Scary Movie), beyaz perdeyi yeniden kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Paramount Pictures ve Miramax ortaklığında hayata geçirilen yeni yapımın resmi fragmanı sinemaseverlerle buluştu. İlk filmin üzerinden geçen yirmi altı yılın ardından, maskeli katil “Ghostface”ten kaçmayı başaran çekirdek ekip, kendilerini bir kez daha aynı gizemli katilin hedefinde buluyor.
Hiçbir Klişe Hayatta Kalmayacak, Sınırlar Aşılacak
Kült serinin bu yeni halkasında Marlon Wayans (“Shorty”), Shawn Wayans (“Ray”), Anna Faris (“Cindy”) ve Regina Hall (“Brenda”) gibi hayranların sevgilisi olan orijinal kadro, hem eski favori karakterlerle hem de yepyeni yüzlerle beyaz perdede yeniden bir araya geliyor. Tanıtımda da vurgulandığı üzere; bu filmde hiçbir şey kutsal sayılmıyor, hiçbir sinema klişesi hayatta kalamıyor ve her sınır sonuna kadar aşılıyor. Film; reboot’lar, remake’ler, requel’lar, prequel’lar, sequel’lar, spin-off’lar, elevated horror akımı, origin hikâyeleri, içinde “legacy” geçen her şey ve aslında hiç final olmayan “final chapter”larla dalga geçerek hepsini biçip geçiyor.
Yönetmen koltuğunda Michael Tiddes’ın oturduğu yapımın senaryosu; Marlon Wayans, Shawn Wayans, Keenen Ivory Wayans, Craig Wayans ve Rick Alvarez’in ortak imzasını taşıyor. Filmin dev oyuncu kadrosunda; ana ekibin yanı sıra Damon Wayans Jr., Gregg Wayans, Kim Wayans, Benny Zielke, Cameron Scott Roberts gibi pek çok başarılı isim yer alıyor. Nostalji rüzgarları estirirken günümüz sinema sektörünü sert bir dille hicvedecek olan Scary Movie, vizyonda korku ve komediyi yeniden harmanlayacak.
Korkunç Bir FilmVizyon tarihi
5 Haziran 2026
|1s 36dkYönetmenMichael TiddesberaberindeMarlon Wayans,
DC Evreninde Geri Sayım Başladı: "Supergirl"ün Son Fragmanı Yayınlandı4 Haz 2026 - 12:39
DC
DC Stüdyoları’nın heyecanla beklenen yeni süper kahraman filmi Supergirl için geri sayım resmen başladı. Kara Zor-El’in ilk solo filminin vizyonuna sadece birkaç hafta kalmışken, aksiyon dozunu zirveye çıkaran son fragman sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Yayınlanan bu son tanıtım; patlayıcı dövüş sahneleri, yüksek enerjili müzikleri, sinema dünyasının en sevilen evcil hayvanlarından Krypto’yu ve en önemlisi Jason Momoa’nın hayat verdiği ikonik "Lobo" karakterini ilk kez bu kadar net bir şekilde gözler önüne seriyor. Fragmanla birlikte, filmin sinema biletleri de ön satışa açıldı.
Yayınlanan fragmanda, Milly Alcock’un canlandırdığı Kara Zor-El’in, tıpkı kuzeni Superman gibi kozmos genelindeki insanlara yardım etme konusundaki sorumluluk duygusuyla yüzleşmesine tanık oluyoruz. Kendi gezegenini ve halkını kaybetmenin verdiği derin acıyı alkolle dindirmeye çalışan Kara'nın yolu, babası galakside yıkım yaratan acımasız Krem (Matthias Schoenaerts) tarafından öldürülen Ruthye Marye Knoll (Eve Ridley) ile kesişiyor.
Yönetmen koltuğunda Craig Gillespie’nin oturduğu, senaryosunu ise Ana Nogueira’nın kaleme aldığı Supergirl, Tom King tarafından yazılan ve Bilquis Evely tarafından resmedilen ünlü "Supergirl: Woman of Tomorrow" çizgi roman serisinden ilham alıyor. Babası vahşice katledilen ve katili hala serbest olan Ruthye Marye Knoll adındaki genç uzaylı Ruthye intikam ateşiyle yanmaktadır. Bu acımasız görevde kendisine yardım etmesi için Supergirl’ü bulur. Eğer Supergirl ona yardım etmezse, bedeli ne olursa olsun bu intikamı kendi başına alacaktır.
Fragman boyunca Kara’nın zincirlerini kırışını, hayata dair değerli dersler alışını ve kötülüklerle dolu bir dünyada kendi kimliğini kabul edişini izliyoruz.
Filmin oyuncu kadrosu da karakterler kadar göz dolduruyor. Başrolde Supergirl (Kara Zor-El) karakteriyle yükselen yıldız Milly Alcock yer alırken; filmin ana kötüsü "Krem" karakterine Matthias Schoenaerts hayat veriyor. Kadroda ayrıca Alura rolünde Emily Beechum, efsanevi ödül avcısı Lobo rolünde Jason Momoa, Zor-El rolünde David Krumholtz ve Ruthye Marye Knoll karakteriyle genç yetenek Eve Ridley yer alıyor. Görsel bir şölen ve derinlikli bir büyüme hikayesi vadeden Supergirl, sinema salonlarında unutulmaz bir çizgi roman uyarlaması izlemek isteyenleri bekliyor.
SupergirlYönetmenCraig GillespieberaberindeMilly Alcock,
Matthias Schoenaerts,
Eve Ridley
Vizyon tarihi
26 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
DC Evreninde Geri Sayım Başladı: "Supergirl"ün Son Fragmanı Yayınlandı4 Haz 2026 - 12:39
DC
DC Stüdyoları’nın heyecanla beklenen yeni süper kahraman filmi Supergirl için geri sayım resmen başladı. Kara Zor-El’in ilk solo filminin vizyonuna sadece birkaç hafta kalmışken, aksiyon dozunu zirveye çıkaran son fragman sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Yayınlanan bu son tanıtım; patlayıcı dövüş sahneleri, yüksek enerjili müzikleri, sinema dünyasının en sevilen evcil hayvanlarından Krypto’yu ve en önemlisi Jason Momoa’nın hayat verdiği ikonik "Lobo" karakterini ilk kez bu kadar net bir şekilde gözler önüne seriyor. Fragmanla birlikte, filmin sinema biletleri de ön satışa açıldı.
Yayınlanan fragmanda, Milly Alcock’un canlandırdığı Kara Zor-El’in, tıpkı kuzeni Superman gibi kozmos genelindeki insanlara yardım etme konusundaki sorumluluk duygusuyla yüzleşmesine tanık oluyoruz. Kendi gezegenini ve halkını kaybetmenin verdiği derin acıyı alkolle dindirmeye çalışan Kara'nın yolu, babası galakside yıkım yaratan acımasız Krem (Matthias Schoenaerts) tarafından öldürülen Ruthye Marye Knoll (Eve Ridley) ile kesişiyor.
Yönetmen koltuğunda Craig Gillespie’nin oturduğu, senaryosunu ise Ana Nogueira’nın kaleme aldığı Supergirl, Tom King tarafından yazılan ve Bilquis Evely tarafından resmedilen ünlü "Supergirl: Woman of Tomorrow" çizgi roman serisinden ilham alıyor. Babası vahşice katledilen ve katili hala serbest olan Ruthye Marye Knoll adındaki genç uzaylı Ruthye intikam ateşiyle yanmaktadır. Bu acımasız görevde kendisine yardım etmesi için Supergirl’ü bulur. Eğer Supergirl ona yardım etmezse, bedeli ne olursa olsun bu intikamı kendi başına alacaktır.
Fragman boyunca Kara’nın zincirlerini kırışını, hayata dair değerli dersler alışını ve kötülüklerle dolu bir dünyada kendi kimliğini kabul edişini izliyoruz.
Filmin oyuncu kadrosu da karakterler kadar göz dolduruyor. Başrolde Supergirl (Kara Zor-El) karakteriyle yükselen yıldız Milly Alcock yer alırken; filmin ana kötüsü "Krem" karakterine Matthias Schoenaerts hayat veriyor. Kadroda ayrıca Alura rolünde Emily Beechum, efsanevi ödül avcısı Lobo rolünde Jason Momoa, Zor-El rolünde David Krumholtz ve Ruthye Marye Knoll karakteriyle genç yetenek Eve Ridley yer alıyor. Görsel bir şölen ve derinlikli bir büyüme hikayesi vadeden Supergirl, sinema salonlarında unutulmaz bir çizgi roman uyarlaması izlemek isteyenleri bekliyor.
SupergirlYönetmenCraig GillespieberaberindeMilly Alcock,
Matthias Schoenaerts,
Eve Ridley
Vizyon tarihi
26 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
DC Evreninde Geri Sayım Başladı: "Supergirl"ün Son Fragmanı Yayınlandı4 Haz 2026 - 12:39
DC
DC Stüdyoları’nın heyecanla beklenen yeni süper kahraman filmi Supergirl için geri sayım resmen başladı. Kara Zor-El’in ilk solo filminin vizyonuna sadece birkaç hafta kalmışken, aksiyon dozunu zirveye çıkaran son fragman sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Yayınlanan bu son tanıtım; patlayıcı dövüş sahneleri, yüksek enerjili müzikleri, sinema dünyasının en sevilen evcil hayvanlarından Krypto’yu ve en önemlisi Jason Momoa’nın hayat verdiği ikonik "Lobo" karakterini ilk kez bu kadar net bir şekilde gözler önüne seriyor. Fragmanla birlikte, filmin sinema biletleri de ön satışa açıldı.
Yayınlanan fragmanda, Milly Alcock’un canlandırdığı Kara Zor-El’in, tıpkı kuzeni Superman gibi kozmos genelindeki insanlara yardım etme konusundaki sorumluluk duygusuyla yüzleşmesine tanık oluyoruz. Kendi gezegenini ve halkını kaybetmenin verdiği derin acıyı alkolle dindirmeye çalışan Kara'nın yolu, babası galakside yıkım yaratan acımasız Krem (Matthias Schoenaerts) tarafından öldürülen Ruthye Marye Knoll (Eve Ridley) ile kesişiyor.
Yönetmen koltuğunda Craig Gillespie’nin oturduğu, senaryosunu ise Ana Nogueira’nın kaleme aldığı Supergirl, Tom King tarafından yazılan ve Bilquis Evely tarafından resmedilen ünlü "Supergirl: Woman of Tomorrow" çizgi roman serisinden ilham alıyor. Babası vahşice katledilen ve katili hala serbest olan Ruthye Marye Knoll adındaki genç uzaylı Ruthye intikam ateşiyle yanmaktadır. Bu acımasız görevde kendisine yardım etmesi için Supergirl’ü bulur. Eğer Supergirl ona yardım etmezse, bedeli ne olursa olsun bu intikamı kendi başına alacaktır.
Fragman boyunca Kara’nın zincirlerini kırışını, hayata dair değerli dersler alışını ve kötülüklerle dolu bir dünyada kendi kimliğini kabul edişini izliyoruz.
Filmin oyuncu kadrosu da karakterler kadar göz dolduruyor. Başrolde Supergirl (Kara Zor-El) karakteriyle yükselen yıldız Milly Alcock yer alırken; filmin ana kötüsü "Krem" karakterine Matthias Schoenaerts hayat veriyor. Kadroda ayrıca Alura rolünde Emily Beechum, efsanevi ödül avcısı Lobo rolünde Jason Momoa, Zor-El rolünde David Krumholtz ve Ruthye Marye Knoll karakteriyle genç yetenek Eve Ridley yer alıyor. Görsel bir şölen ve derinlikli bir büyüme hikayesi vadeden Supergirl, sinema salonlarında unutulmaz bir çizgi roman uyarlaması izlemek isteyenleri bekliyor.
SupergirlYönetmenCraig GillespieberaberindeMilly Alcock,
Matthias Schoenaerts,
Eve Ridley
Vizyon tarihi
26 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
DC Evreninde Geri Sayım Başladı: "Supergirl"ün Son Fragmanı Yayınlandı4 Haz 2026 - 12:39
DC
DC Stüdyoları’nın heyecanla beklenen yeni süper kahraman filmi Supergirl için geri sayım resmen başladı. Kara Zor-El’in ilk solo filminin vizyonuna sadece birkaç hafta kalmışken, aksiyon dozunu zirveye çıkaran son fragman sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Yayınlanan bu son tanıtım; patlayıcı dövüş sahneleri, yüksek enerjili müzikleri, sinema dünyasının en sevilen evcil hayvanlarından Krypto’yu ve en önemlisi Jason Momoa’nın hayat verdiği ikonik "Lobo" karakterini ilk kez bu kadar net bir şekilde gözler önüne seriyor. Fragmanla birlikte, filmin sinema biletleri de ön satışa açıldı.
Yayınlanan fragmanda, Milly Alcock’un canlandırdığı Kara Zor-El’in, tıpkı kuzeni Superman gibi kozmos genelindeki insanlara yardım etme konusundaki sorumluluk duygusuyla yüzleşmesine tanık oluyoruz. Kendi gezegenini ve halkını kaybetmenin verdiği derin acıyı alkolle dindirmeye çalışan Kara'nın yolu, babası galakside yıkım yaratan acımasız Krem (Matthias Schoenaerts) tarafından öldürülen Ruthye Marye Knoll (Eve Ridley) ile kesişiyor.
Yönetmen koltuğunda Craig Gillespie’nin oturduğu, senaryosunu ise Ana Nogueira’nın kaleme aldığı Supergirl, Tom King tarafından yazılan ve Bilquis Evely tarafından resmedilen ünlü "Supergirl: Woman of Tomorrow" çizgi roman serisinden ilham alıyor. Babası vahşice katledilen ve katili hala serbest olan Ruthye Marye Knoll adındaki genç uzaylı Ruthye intikam ateşiyle yanmaktadır. Bu acımasız görevde kendisine yardım etmesi için Supergirl’ü bulur. Eğer Supergirl ona yardım etmezse, bedeli ne olursa olsun bu intikamı kendi başına alacaktır.
Fragman boyunca Kara’nın zincirlerini kırışını, hayata dair değerli dersler alışını ve kötülüklerle dolu bir dünyada kendi kimliğini kabul edişini izliyoruz.
Filmin oyuncu kadrosu da karakterler kadar göz dolduruyor. Başrolde Supergirl (Kara Zor-El) karakteriyle yükselen yıldız Milly Alcock yer alırken; filmin ana kötüsü "Krem" karakterine Matthias Schoenaerts hayat veriyor. Kadroda ayrıca Alura rolünde Emily Beechum, efsanevi ödül avcısı Lobo rolünde Jason Momoa, Zor-El rolünde David Krumholtz ve Ruthye Marye Knoll karakteriyle genç yetenek Eve Ridley yer alıyor. Görsel bir şölen ve derinlikli bir büyüme hikayesi vadeden Supergirl, sinema salonlarında unutulmaz bir çizgi roman uyarlaması izlemek isteyenleri bekliyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Netflix’ten İzlenme Rekorları Kıran Yapıma Devam Filmi Geliyor3 Haz 2026 - 12:46
Netflix
Netflix, son dönemin en büyük izlenme rekorlarından birine imza atan askeri temalı bilimkurgu ve aksiyon filmi "War Machine" için resmi olarak bir devam filmi hazırlığına başladı. TheWrap’in özel haberine göre; yayınlandığı günden bu yana platformda adeta izlenme rekoru kıran yapım, gördüğü küresel ilginin ardından Netflix tarafından bir seriye dönüştürülüyor.
Tüm Zamanların En Çok İzlenen İlk 10 Filmi Arasına Girdi
War Machine, 26 Mart tarihindeki prömiyerinden bu yana geçen kısa sürede 139 milyon izlenmeye ulaşarak büyük bir başarıya imza attı. Bu çarpıcı istatistik, filmi Netflix tarihinin en popüler ilk 10 orijinal yapımı arasına sokmaya yetti. Şu an tüm zamanlar listesinin onuncu sırasında yer alan film, Netflix'in 91 günlük resmi ölçüm süresi devam ettiği için önümüzdeki günlerde dokuzunculuğa yükselme potansiyeli de taşıyor.
İlk filmde, bir askeri görev simülasyonu sırasında doğaüstü bir öldürme makinesiyle karşı karşıya gelen bir kurmay çavuşu canlandıran ünlü aktör Alan Ritchson’ın yeni filmde yer alıp almayacağıyla ilgili henüz bilgi yok. Ancak ilk filmin ucu açık şekilde sonlanması, Ritchson’ın karakterinin geri dönüş ihtimalini oldukça güçlendiriyor. İlk filmin kadrosunda Dennis Quaid, Stephan James, Jai Courtney ve Esai Morales gibi güçlü isimler yer almıştı.
Devam filminin yönetmen koltuğunda, “The Hitman’s Bodyguard” ve “The Hitman’s Wife’s Bodyguard” serilerinden tanınan başarılı yönetmen Patrick Hughes yeniden oturacak. Hughes, yönetmenliğin yanı sıra senaryoyu James Beaufort ile birlikte kaleme alacak.
Katil MakineVizyon tarihi6 Mart 2026|1s 46dkYönetmenPatrick Hughes (II)beraberindeAlan Ritchson,
Joshua Diaz,
Daniel Webber
Üyeler
3,1
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Netflix’ten İzlenme Rekorları Kıran Yapıma Devam Filmi Geliyor3 Haz 2026 - 12:46
Netflix
Netflix, son dönemin en büyük izlenme rekorlarından birine imza atan askeri temalı bilimkurgu ve aksiyon filmi "War Machine" için resmi olarak bir devam filmi hazırlığına başladı. TheWrap’in özel haberine göre; yayınlandığı günden bu yana platformda adeta izlenme rekoru kıran yapım, gördüğü küresel ilginin ardından Netflix tarafından bir seriye dönüştürülüyor.
Tüm Zamanların En Çok İzlenen İlk 10 Filmi Arasına Girdi
War Machine, 26 Mart tarihindeki prömiyerinden bu yana geçen kısa sürede 139 milyon izlenmeye ulaşarak büyük bir başarıya imza attı. Bu çarpıcı istatistik, filmi Netflix tarihinin en popüler ilk 10 orijinal yapımı arasına sokmaya yetti. Şu an tüm zamanlar listesinin onuncu sırasında yer alan film, Netflix'in 91 günlük resmi ölçüm süresi devam ettiği için önümüzdeki günlerde dokuzunculuğa yükselme potansiyeli de taşıyor.
İlk filmde, bir askeri görev simülasyonu sırasında doğaüstü bir öldürme makinesiyle karşı karşıya gelen bir kurmay çavuşu canlandıran ünlü aktör Alan Ritchson’ın yeni filmde yer alıp almayacağıyla ilgili henüz bilgi yok. Ancak ilk filmin ucu açık şekilde sonlanması, Ritchson’ın karakterinin geri dönüş ihtimalini oldukça güçlendiriyor. İlk filmin kadrosunda Dennis Quaid, Stephan James, Jai Courtney ve Esai Morales gibi güçlü isimler yer almıştı.
Devam filminin yönetmen koltuğunda, “The Hitman’s Bodyguard” ve “The Hitman’s Wife’s Bodyguard” serilerinden tanınan başarılı yönetmen Patrick Hughes yeniden oturacak. Hughes, yönetmenliğin yanı sıra senaryoyu James Beaufort ile birlikte kaleme alacak.
Katil MakineVizyon tarihi6 Mart 2026|1s 46dkYönetmenPatrick Hughes (II)beraberindeAlan Ritchson,
Joshua Diaz,
Daniel Webber
Üyeler
3,1
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Netflix’ten İzlenme Rekorları Kıran Yapıma Devam Filmi Geliyor3 Haz 2026 - 12:46
Netflix
Netflix, son dönemin en büyük izlenme rekorlarından birine imza atan askeri temalı bilimkurgu ve aksiyon filmi "War Machine" için resmi olarak bir devam filmi hazırlığına başladı. TheWrap’in özel haberine göre; yayınlandığı günden bu yana platformda adeta izlenme rekoru kıran yapım, gördüğü küresel ilginin ardından Netflix tarafından bir seriye dönüştürülüyor.
Tüm Zamanların En Çok İzlenen İlk 10 Filmi Arasına Girdi
War Machine, 26 Mart tarihindeki prömiyerinden bu yana geçen kısa sürede 139 milyon izlenmeye ulaşarak büyük bir başarıya imza attı. Bu çarpıcı istatistik, filmi Netflix tarihinin en popüler ilk 10 orijinal yapımı arasına sokmaya yetti. Şu an tüm zamanlar listesinin onuncu sırasında yer alan film, Netflix'in 91 günlük resmi ölçüm süresi devam ettiği için önümüzdeki günlerde dokuzunculuğa yükselme potansiyeli de taşıyor.
İlk filmde, bir askeri görev simülasyonu sırasında doğaüstü bir öldürme makinesiyle karşı karşıya gelen bir kurmay çavuşu canlandıran ünlü aktör Alan Ritchson’ın yeni filmde yer alıp almayacağıyla ilgili henüz bilgi yok. Ancak ilk filmin ucu açık şekilde sonlanması, Ritchson’ın karakterinin geri dönüş ihtimalini oldukça güçlendiriyor. İlk filmin kadrosunda Dennis Quaid, Stephan James, Jai Courtney ve Esai Morales gibi güçlü isimler yer almıştı.
Devam filminin yönetmen koltuğunda, “The Hitman’s Bodyguard” ve “The Hitman’s Wife’s Bodyguard” serilerinden tanınan başarılı yönetmen Patrick Hughes yeniden oturacak. Hughes, yönetmenliğin yanı sıra senaryoyu James Beaufort ile birlikte kaleme alacak.
Katil MakineVizyon tarihi6 Mart 2026|1s 46dkYönetmenPatrick Hughes (II)beraberindeAlan Ritchson,
Joshua Diaz,
Daniel Webber
Üyeler
3,1
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Netflix’ten İzlenme Rekorları Kıran Yapıma Devam Filmi Geliyor3 Haz 2026 - 12:46
Netflix
Netflix, son dönemin en büyük izlenme rekorlarından birine imza atan askeri temalı bilimkurgu ve aksiyon filmi "War Machine" için resmi olarak bir devam filmi hazırlığına başladı. TheWrap’in özel haberine göre; yayınlandığı günden bu yana platformda adeta izlenme rekoru kıran yapım, gördüğü küresel ilginin ardından Netflix tarafından bir seriye dönüştürülüyor.
Tüm Zamanların En Çok İzlenen İlk 10 Filmi Arasına Girdi
War Machine, 26 Mart tarihindeki prömiyerinden bu yana geçen kısa sürede 139 milyon izlenmeye ulaşarak büyük bir başarıya imza attı. Bu çarpıcı istatistik, filmi Netflix tarihinin en popüler ilk 10 orijinal yapımı arasına sokmaya yetti. Şu an tüm zamanlar listesinin onuncu sırasında yer alan film, Netflix'in 91 günlük resmi ölçüm süresi devam ettiği için önümüzdeki günlerde dokuzunculuğa yükselme potansiyeli de taşıyor.
İlk filmde, bir askeri görev simülasyonu sırasında doğaüstü bir öldürme makinesiyle karşı karşıya gelen bir kurmay çavuşu canlandıran ünlü aktör Alan Ritchson’ın yeni filmde yer alıp almayacağıyla ilgili henüz bilgi yok. Ancak ilk filmin ucu açık şekilde sonlanması, Ritchson’ın karakterinin geri dönüş ihtimalini oldukça güçlendiriyor. İlk filmin kadrosunda Dennis Quaid, Stephan James, Jai Courtney ve Esai Morales gibi güçlü isimler yer almıştı.
Devam filminin yönetmen koltuğunda, “The Hitman’s Bodyguard” ve “The Hitman’s Wife’s Bodyguard” serilerinden tanınan başarılı yönetmen Patrick Hughes yeniden oturacak. Hughes, yönetmenliğin yanı sıra senaryoyu James Beaufort ile birlikte kaleme alacak.
Katil MakineVizyon tarihi6 Mart 2026|1s 46dkYönetmenPatrick Hughes (II)beraberindeAlan Ritchson,
Joshua Diaz,
Daniel Webber
Üyeler
3,1
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:33
Anadolu Ajansı
Emine Erdoğan
AA
Emine Erdoğan, İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026'nın açılışına katıldı.
Burada konuşan Erdoğan, İstanbul'un insanlığın ortak hafızasını taşıyan, medeniyetlerin buluştuğu, dünyanın en uzun ömürlü başkenti olduğunu belirterek bugün forumda 183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcıyı ağırladıklarını söyledi.
Emine Erdoğan, İstanbul'un bir kez daha kültürleri bir araya getirdiğini ifade ederek "Tam da bu nedenle bu forumu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz. Bu güçlü uluslararası katılımın, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.' mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Foruma katılan herkese şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Temennim odur ki, buradan yükselecek sinerji, ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçların vesilesi olsun. Bu anlamlı buluşma dolayısıyla Sıfır Atık Vakfımıza forumun düzenlenmesinde ortaya koydukları büyük emek için teşekkür ediyorum. Dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyorlar. Vakfımızın her bir mensubunu kutluyor, kendilerini yürekten alkışlıyorum. Destek veren Bakanlıklarımıza ve İstanbul Valiliğimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum."
‘’İNSANLIĞIN GEÇTİĞİ DAR BOĞAZIN BİR ANITI''
Emine Erdoğan, Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde, tonlarca çöp ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğünde çöpten bir kıta olduğunu, burasının o engin maviliğin ortasında, kaynaklarını hoyratça kullanan insanlığın dramının ve geçtiği dar boğazın bir anıtı olarak durduğunu kaydetti.
Türkiye'nin neredeyse iki katı büyüklüğünde bir yüzölçümüne sahip bu atık birikiminin iklim krizinin perde arkasındaki israf ve tüketim krizini anlattığına dikkati çeken Erdoğan, "Her gün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastik atığın okyanuslara karışması yalnızca atık yönetimiyle ilgili bir mesele değildir. Tıpkı, mikroplastiklerin Antarktika'dan Everest'in zirvesine kadar, dünyamızın en ücra köşelerine dahi ulaşmasının alelade bir çevre kirliliği olmadığı gibi." değerlendirmesini yaptı.
Erdoğan, tüm bunların göz ardı edilen bir hakikati anlattığını, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar çok üretildiğini, hiç olmadığı kadar büyük bir refah biriktirdiğini dile getirdi.
"Bugün çöp depolama alanlarına bakarsanız birkaç nesli giydirmeye yetecek giysilerle, planlı eskitmeye kurban edilmiş eşyalarla, yalnızca şeklini beğenmediğimiz için ayıkladığımız yiyeceklerle dolu olduğunu görürsünüz." diyen Erdoğan, fakat aynı dünyada milyonlarca insanın temel ihtiyacını dahi karşılayamadığını söyledi.
Başka hiçbir veriye bakmadan, yalnızca üretilen atık miktarına bakılsa bile elde edilen bu refahın yanı başında büyüyen büyük bir adaletsizlik olduğunu açıkça görüldüğünü aktaran Erdoğan, "Yani kullan-at, at-unut, düşünme-tüket anlayışı, doğal kaynaklarla birlikte insanlığın öz değerlerini de tüketiyor. Sanayileşmeyle gelişen tüketim kültürü bir yandan plastiklerden sahte bir konfor alanı inşa ederken diğer yandan insanlığın sağduyusunu ve vicdanını da ziyadesiyle zedeliyor. İşte insanlık, geleceğe ağır bir ekolojik yükle birlikte kırılmış bir adalet terazisi miras bırakıyor. Başkasını yaşatma ahlakıyla elimizdekileri paylaşarak kolektif mutluluğu artırmak yerine, elimizdekileri atığa dönüştürüyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Emine Erdoğan, sıfır atığı insanlığın öze dönüş yolculuğunun bileti olarak gördüklerinin altını çizerek, bunun yaygınlaşmasıyla doğa kadar insanlık değerlerinin de iyileşeceğine inandıklarına işaret etti.
2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek başlattıkları Sıfır Atık Hareketi'nin fikri temellerini, bu anlayışın oluşturduğunu belirten Erdoğan, 2023'te kurdukları Sıfır Atık Vakfının küresel ölçekte yürüttüğü girişimleriyle sıfır atık vizyonunu uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıdığını, sıfır atığın iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve toplumsal dayanıklılık başlıklarıyla bütünleşmesine önemli katkılar sağladığını dile getirdi.
"ZİRVE ÖNCESİNDE SIFIR ATIĞI BİR İKLİM EYLEMİ OLARAK TEKLİF EDİYORUZ''
Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yılki forumumuzun Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'yle aynı döneme denk gelmesi, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik değerini anlatmak açısından önemli bir fırsattır. Çünkü iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu olsa da sıfır atık tüm bu yolları birleştiren bir köprüdür. Hatta iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücüdür. Dolayısıyla biz bu yılki forumumuzu, Türkiye'nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz. İnanıyorum ki forum kapsamında konuşulacak her diyalog sıfır atığın bu merkezi rolünün anlaşılmasında önemli katkılar sunacaktır. Dünyada her yıl, 5,8 trilyon tabak yemek ona ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan olduğu gibi çöpe gidiyor. 2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor. Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin neredeyse üçte birini kullanıyoruz. Bu ölçekteki bir israf ekosistemlerin bozulmasını da beraberinde getiriyor. Üstüne üstlük, iklim değişikliğinde çok yüksek bir payı olan metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 14'ü gıda israfından kaynaklanıyor. İşin insani faturasına baktığımızda ise bir o kadar ağır ve hazin bir tablo görüyoruz. Bizler 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği bir dünyada yaşıyoruz."
Emine Erdoğan, 5 yaşını göremeden hayattan kopan çocukların yarısının açlıktan öldüğünü, bugün bu salonda konuşurken bile dünyanın bir köşesinde bir çocuğun açlığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.
Bir anne ya da babanın çocuğunu besleyememenin kederiyle kavrulduğundan bahseden Erdoğan, "İşin en acı yanıysa, çöpe attığımız gıdanın yalnızca dörtte birini kurtararak, küresel açlığı bitirebileceğimizi bildiğimiz halde bu vahim çelişkiyi ortadan kaldıramamamızdır. Bir yanda çöp kutuları dolup taşarken ve el değmemiş gıdalar çöp kamyonlarına yüklenirken diğer yanda bomboş kalan tabaklar ve sönen umutlar hepimiz için çok ağır bir vicdan yüküdür." diye konuştu.
‘’İSRAFIN YÜZDE 60'I EVLERDE GERÇEKLEŞİYOR''
Ziyan edilen her bir lokmada, yarını görüp göremeyeceği o lokmaya bağlı nice insanın hakkı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, gıda israfının yüzde 60'ının evlerde gerçekleştiğini vurguladı.
Emine Erdoğan, Türkiye'nin gıda israfı konusunda örnek çalışmalar yürüttüğünün altını çizerek "2008 yılında başlattığımız 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası'yla israfı yüzde 40 oranında azalttık. 2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığımız sırasında, 'Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması' temasını uluslararası gündeme taşıdık. Bu çabaların bir sonucu olarak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Sekreterliğinde, Roma’da Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu kuruldu. 2020 yılında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyası vesilesiyle milyonlarca vatandaşımıza ulaştık. Bu girişimimiz Birleşmiş Milletler nezdinde en iyi uygulama örneği olarak gösterildi." bilgisini verdi.
Bu yıl "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" için gıda israfı temasını seçerek, Birleşmiş Milletler çatısı altında konuyu bir kez daha küresel gündeme taşıdıklarına işaret eden Erdoğan, tüm bu adımlarla, "Sıfır Açlık Hedefi"ne, küresel gıda sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olmasına önemli katkılar sunduklarını ancak bu meselenin daha büyük bir küresel işbirliği gerektirdiğini anlattı.
Erdoğan, bu mücadelede yol alabilmenin dünyanın bugün geldiği noktada, sanayisiyle ve tüketim oranlarıyla en büyük paya sahip ülkelerin de sorumluluğu üstlenmesine bağlı olduğunu belirterek "Yükü en ağır olanların ön safta yer almadığı bir dayanışma eksik kalır. Zira kimsenin geride kalmadığı, kaynakların israf edilmediği bir dünya ancak böyle kurulabilir." dedi.
İklim değişikliğiyle mücadelede ıskalanan en önemli hususun tek merkezli bilgi sistemlerinin yerel bilgeliği parantez içinde tutarak saf dışı etmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ne yazık ki yerel kültürlerin özünü oluşturan döngüsel yaşam pratikleri, modern dünyada birer yitik hazine haline geldi. Oysa 'İnsanlık beşten büyüktür.' dedik. O halde her yerel kültürü, iklim değişikliğine gerçek çözümler sunacak, doğayla dost bir yaşamın el kitabı olarak görmeliyiz." diye konuştu.
Emine Erdoğan, sıfır atık yolculuğu boyunca insanların doğayla uyumlu bir yaşam kurmaya ne kadar istekli olduklarına defalarca şahit olduğunu anlatarak, sıfır atık felsefesini benimseyen herkesin iklim değişikliğiyle mücadelenin aktif bir aktörü haline geldiğini belirtti.
Sıfır atık gönüllülerinin daha adil bir dünyayı mümkün kılacak dönüşümün lokomotif gücü olduğuna yürekten inandıklarını kaydeden Erdoğan, "İşte bu noktada, sizlerin liderliğine ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü sıfır atığı teoriden hayata, söylemden uygulamaya taşıyacak ve böylelikle herkes için adil bir dünya inşa edecek olan, önce devletler marifetiyle kurumlar, sonra da sivil toplum kuruluşlarıdır." ifadelerini kullandı.
Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin "benden bize" uzanan bu medeniyet tasavvurundan geçtiğini aktaran Erdoğan, programda emeği geçenlere teşekkür etti.
Programda Birleşmiş Milletler Habitat Genel Sekreter Yardımcısı ve İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da konuşma yaptı.
KİMLER KATILDI?
Foruma, Ürdün Prensesi Dana Firas, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa ve Burundi Cumhuriyeti liderinin eşi Angeline Ndayishimiye, BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı Jose Manuel Moller, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı ve İklim Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriev, eski Morityus Devlet Başkanı Ameenah Gurib, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadic, eski Şili Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet ve eski Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor da katıldı.
Foruma, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu üyeleri, çok sayıda ülkenin tarım, orman, çevre, balıkçılık, sanayi, teknoloji, ekonomi, enerji ve su ekonomisi bakanları, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül de katıldı.
Emine Erdoğan, oturumunun ardından üst düzey yabancı konuklarla birlikte sergi alanını gezdi.
Daha sonra Sıfır Atık Festival alanını gezen Emine Erdoğan'a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Recep Tayyip Erdoğan-
Emine Erdoğan-
Sıfır atık-
Cumhurbaşkanı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:33
Anadolu Ajansı
Emine Erdoğan
AA
Emine Erdoğan, İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026'nın açılışına katıldı.
Burada konuşan Erdoğan, İstanbul'un insanlığın ortak hafızasını taşıyan, medeniyetlerin buluştuğu, dünyanın en uzun ömürlü başkenti olduğunu belirterek bugün forumda 183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcıyı ağırladıklarını söyledi.
Emine Erdoğan, İstanbul'un bir kez daha kültürleri bir araya getirdiğini ifade ederek "Tam da bu nedenle bu forumu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz. Bu güçlü uluslararası katılımın, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.' mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Foruma katılan herkese şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Temennim odur ki, buradan yükselecek sinerji, ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçların vesilesi olsun. Bu anlamlı buluşma dolayısıyla Sıfır Atık Vakfımıza forumun düzenlenmesinde ortaya koydukları büyük emek için teşekkür ediyorum. Dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyorlar. Vakfımızın her bir mensubunu kutluyor, kendilerini yürekten alkışlıyorum. Destek veren Bakanlıklarımıza ve İstanbul Valiliğimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum."
‘’İNSANLIĞIN GEÇTİĞİ DAR BOĞAZIN BİR ANITI''
Emine Erdoğan, Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde, tonlarca çöp ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğünde çöpten bir kıta olduğunu, burasının o engin maviliğin ortasında, kaynaklarını hoyratça kullanan insanlığın dramının ve geçtiği dar boğazın bir anıtı olarak durduğunu kaydetti.
Türkiye'nin neredeyse iki katı büyüklüğünde bir yüzölçümüne sahip bu atık birikiminin iklim krizinin perde arkasındaki israf ve tüketim krizini anlattığına dikkati çeken Erdoğan, "Her gün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastik atığın okyanuslara karışması yalnızca atık yönetimiyle ilgili bir mesele değildir. Tıpkı, mikroplastiklerin Antarktika'dan Everest'in zirvesine kadar, dünyamızın en ücra köşelerine dahi ulaşmasının alelade bir çevre kirliliği olmadığı gibi." değerlendirmesini yaptı.
Erdoğan, tüm bunların göz ardı edilen bir hakikati anlattığını, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar çok üretildiğini, hiç olmadığı kadar büyük bir refah biriktirdiğini dile getirdi.
"Bugün çöp depolama alanlarına bakarsanız birkaç nesli giydirmeye yetecek giysilerle, planlı eskitmeye kurban edilmiş eşyalarla, yalnızca şeklini beğenmediğimiz için ayıkladığımız yiyeceklerle dolu olduğunu görürsünüz." diyen Erdoğan, fakat aynı dünyada milyonlarca insanın temel ihtiyacını dahi karşılayamadığını söyledi.
Başka hiçbir veriye bakmadan, yalnızca üretilen atık miktarına bakılsa bile elde edilen bu refahın yanı başında büyüyen büyük bir adaletsizlik olduğunu açıkça görüldüğünü aktaran Erdoğan, "Yani kullan-at, at-unut, düşünme-tüket anlayışı, doğal kaynaklarla birlikte insanlığın öz değerlerini de tüketiyor. Sanayileşmeyle gelişen tüketim kültürü bir yandan plastiklerden sahte bir konfor alanı inşa ederken diğer yandan insanlığın sağduyusunu ve vicdanını da ziyadesiyle zedeliyor. İşte insanlık, geleceğe ağır bir ekolojik yükle birlikte kırılmış bir adalet terazisi miras bırakıyor. Başkasını yaşatma ahlakıyla elimizdekileri paylaşarak kolektif mutluluğu artırmak yerine, elimizdekileri atığa dönüştürüyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Emine Erdoğan, sıfır atığı insanlığın öze dönüş yolculuğunun bileti olarak gördüklerinin altını çizerek, bunun yaygınlaşmasıyla doğa kadar insanlık değerlerinin de iyileşeceğine inandıklarına işaret etti.
2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek başlattıkları Sıfır Atık Hareketi'nin fikri temellerini, bu anlayışın oluşturduğunu belirten Erdoğan, 2023'te kurdukları Sıfır Atık Vakfının küresel ölçekte yürüttüğü girişimleriyle sıfır atık vizyonunu uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıdığını, sıfır atığın iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve toplumsal dayanıklılık başlıklarıyla bütünleşmesine önemli katkılar sağladığını dile getirdi.
"ZİRVE ÖNCESİNDE SIFIR ATIĞI BİR İKLİM EYLEMİ OLARAK TEKLİF EDİYORUZ''
Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yılki forumumuzun Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'yle aynı döneme denk gelmesi, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik değerini anlatmak açısından önemli bir fırsattır. Çünkü iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu olsa da sıfır atık tüm bu yolları birleştiren bir köprüdür. Hatta iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücüdür. Dolayısıyla biz bu yılki forumumuzu, Türkiye'nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz. İnanıyorum ki forum kapsamında konuşulacak her diyalog sıfır atığın bu merkezi rolünün anlaşılmasında önemli katkılar sunacaktır. Dünyada her yıl, 5,8 trilyon tabak yemek ona ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan olduğu gibi çöpe gidiyor. 2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor. Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin neredeyse üçte birini kullanıyoruz. Bu ölçekteki bir israf ekosistemlerin bozulmasını da beraberinde getiriyor. Üstüne üstlük, iklim değişikliğinde çok yüksek bir payı olan metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 14'ü gıda israfından kaynaklanıyor. İşin insani faturasına baktığımızda ise bir o kadar ağır ve hazin bir tablo görüyoruz. Bizler 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği bir dünyada yaşıyoruz."
Emine Erdoğan, 5 yaşını göremeden hayattan kopan çocukların yarısının açlıktan öldüğünü, bugün bu salonda konuşurken bile dünyanın bir köşesinde bir çocuğun açlığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.
Bir anne ya da babanın çocuğunu besleyememenin kederiyle kavrulduğundan bahseden Erdoğan, "İşin en acı yanıysa, çöpe attığımız gıdanın yalnızca dörtte birini kurtararak, küresel açlığı bitirebileceğimizi bildiğimiz halde bu vahim çelişkiyi ortadan kaldıramamamızdır. Bir yanda çöp kutuları dolup taşarken ve el değmemiş gıdalar çöp kamyonlarına yüklenirken diğer yanda bomboş kalan tabaklar ve sönen umutlar hepimiz için çok ağır bir vicdan yüküdür." diye konuştu.
‘’İSRAFIN YÜZDE 60'I EVLERDE GERÇEKLEŞİYOR''
Ziyan edilen her bir lokmada, yarını görüp göremeyeceği o lokmaya bağlı nice insanın hakkı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, gıda israfının yüzde 60'ının evlerde gerçekleştiğini vurguladı.
Emine Erdoğan, Türkiye'nin gıda israfı konusunda örnek çalışmalar yürüttüğünün altını çizerek "2008 yılında başlattığımız 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası'yla israfı yüzde 40 oranında azalttık. 2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığımız sırasında, 'Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması' temasını uluslararası gündeme taşıdık. Bu çabaların bir sonucu olarak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Sekreterliğinde, Roma’da Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu kuruldu. 2020 yılında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyası vesilesiyle milyonlarca vatandaşımıza ulaştık. Bu girişimimiz Birleşmiş Milletler nezdinde en iyi uygulama örneği olarak gösterildi." bilgisini verdi.
Bu yıl "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" için gıda israfı temasını seçerek, Birleşmiş Milletler çatısı altında konuyu bir kez daha küresel gündeme taşıdıklarına işaret eden Erdoğan, tüm bu adımlarla, "Sıfır Açlık Hedefi"ne, küresel gıda sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olmasına önemli katkılar sunduklarını ancak bu meselenin daha büyük bir küresel işbirliği gerektirdiğini anlattı.
Erdoğan, bu mücadelede yol alabilmenin dünyanın bugün geldiği noktada, sanayisiyle ve tüketim oranlarıyla en büyük paya sahip ülkelerin de sorumluluğu üstlenmesine bağlı olduğunu belirterek "Yükü en ağır olanların ön safta yer almadığı bir dayanışma eksik kalır. Zira kimsenin geride kalmadığı, kaynakların israf edilmediği bir dünya ancak böyle kurulabilir." dedi.
İklim değişikliğiyle mücadelede ıskalanan en önemli hususun tek merkezli bilgi sistemlerinin yerel bilgeliği parantez içinde tutarak saf dışı etmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ne yazık ki yerel kültürlerin özünü oluşturan döngüsel yaşam pratikleri, modern dünyada birer yitik hazine haline geldi. Oysa 'İnsanlık beşten büyüktür.' dedik. O halde her yerel kültürü, iklim değişikliğine gerçek çözümler sunacak, doğayla dost bir yaşamın el kitabı olarak görmeliyiz." diye konuştu.
Emine Erdoğan, sıfır atık yolculuğu boyunca insanların doğayla uyumlu bir yaşam kurmaya ne kadar istekli olduklarına defalarca şahit olduğunu anlatarak, sıfır atık felsefesini benimseyen herkesin iklim değişikliğiyle mücadelenin aktif bir aktörü haline geldiğini belirtti.
Sıfır atık gönüllülerinin daha adil bir dünyayı mümkün kılacak dönüşümün lokomotif gücü olduğuna yürekten inandıklarını kaydeden Erdoğan, "İşte bu noktada, sizlerin liderliğine ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü sıfır atığı teoriden hayata, söylemden uygulamaya taşıyacak ve böylelikle herkes için adil bir dünya inşa edecek olan, önce devletler marifetiyle kurumlar, sonra da sivil toplum kuruluşlarıdır." ifadelerini kullandı.
Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin "benden bize" uzanan bu medeniyet tasavvurundan geçtiğini aktaran Erdoğan, programda emeği geçenlere teşekkür etti.
Programda Birleşmiş Milletler Habitat Genel Sekreter Yardımcısı ve İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da konuşma yaptı.
KİMLER KATILDI?
Foruma, Ürdün Prensesi Dana Firas, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa ve Burundi Cumhuriyeti liderinin eşi Angeline Ndayishimiye, BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı Jose Manuel Moller, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı ve İklim Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriev, eski Morityus Devlet Başkanı Ameenah Gurib, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadic, eski Şili Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet ve eski Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor da katıldı.
Foruma, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu üyeleri, çok sayıda ülkenin tarım, orman, çevre, balıkçılık, sanayi, teknoloji, ekonomi, enerji ve su ekonomisi bakanları, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül de katıldı.
Emine Erdoğan, oturumunun ardından üst düzey yabancı konuklarla birlikte sergi alanını gezdi.
Daha sonra Sıfır Atık Festival alanını gezen Emine Erdoğan'a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Recep Tayyip Erdoğan-
Emine Erdoğan-
Sıfır atık-
Cumhurbaşkanı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:33
Anadolu Ajansı
Emine Erdoğan
AA
Emine Erdoğan, İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026'nın açılışına katıldı.
Burada konuşan Erdoğan, İstanbul'un insanlığın ortak hafızasını taşıyan, medeniyetlerin buluştuğu, dünyanın en uzun ömürlü başkenti olduğunu belirterek bugün forumda 183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcıyı ağırladıklarını söyledi.
Emine Erdoğan, İstanbul'un bir kez daha kültürleri bir araya getirdiğini ifade ederek "Tam da bu nedenle bu forumu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz. Bu güçlü uluslararası katılımın, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.' mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Foruma katılan herkese şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Temennim odur ki, buradan yükselecek sinerji, ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçların vesilesi olsun. Bu anlamlı buluşma dolayısıyla Sıfır Atık Vakfımıza forumun düzenlenmesinde ortaya koydukları büyük emek için teşekkür ediyorum. Dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyorlar. Vakfımızın her bir mensubunu kutluyor, kendilerini yürekten alkışlıyorum. Destek veren Bakanlıklarımıza ve İstanbul Valiliğimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum."
‘’İNSANLIĞIN GEÇTİĞİ DAR BOĞAZIN BİR ANITI''
Emine Erdoğan, Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde, tonlarca çöp ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğünde çöpten bir kıta olduğunu, burasının o engin maviliğin ortasında, kaynaklarını hoyratça kullanan insanlığın dramının ve geçtiği dar boğazın bir anıtı olarak durduğunu kaydetti.
Türkiye'nin neredeyse iki katı büyüklüğünde bir yüzölçümüne sahip bu atık birikiminin iklim krizinin perde arkasındaki israf ve tüketim krizini anlattığına dikkati çeken Erdoğan, "Her gün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastik atığın okyanuslara karışması yalnızca atık yönetimiyle ilgili bir mesele değildir. Tıpkı, mikroplastiklerin Antarktika'dan Everest'in zirvesine kadar, dünyamızın en ücra köşelerine dahi ulaşmasının alelade bir çevre kirliliği olmadığı gibi." değerlendirmesini yaptı.
Erdoğan, tüm bunların göz ardı edilen bir hakikati anlattığını, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar çok üretildiğini, hiç olmadığı kadar büyük bir refah biriktirdiğini dile getirdi.
"Bugün çöp depolama alanlarına bakarsanız birkaç nesli giydirmeye yetecek giysilerle, planlı eskitmeye kurban edilmiş eşyalarla, yalnızca şeklini beğenmediğimiz için ayıkladığımız yiyeceklerle dolu olduğunu görürsünüz." diyen Erdoğan, fakat aynı dünyada milyonlarca insanın temel ihtiyacını dahi karşılayamadığını söyledi.
Başka hiçbir veriye bakmadan, yalnızca üretilen atık miktarına bakılsa bile elde edilen bu refahın yanı başında büyüyen büyük bir adaletsizlik olduğunu açıkça görüldüğünü aktaran Erdoğan, "Yani kullan-at, at-unut, düşünme-tüket anlayışı, doğal kaynaklarla birlikte insanlığın öz değerlerini de tüketiyor. Sanayileşmeyle gelişen tüketim kültürü bir yandan plastiklerden sahte bir konfor alanı inşa ederken diğer yandan insanlığın sağduyusunu ve vicdanını da ziyadesiyle zedeliyor. İşte insanlık, geleceğe ağır bir ekolojik yükle birlikte kırılmış bir adalet terazisi miras bırakıyor. Başkasını yaşatma ahlakıyla elimizdekileri paylaşarak kolektif mutluluğu artırmak yerine, elimizdekileri atığa dönüştürüyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Emine Erdoğan, sıfır atığı insanlığın öze dönüş yolculuğunun bileti olarak gördüklerinin altını çizerek, bunun yaygınlaşmasıyla doğa kadar insanlık değerlerinin de iyileşeceğine inandıklarına işaret etti.
2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek başlattıkları Sıfır Atık Hareketi'nin fikri temellerini, bu anlayışın oluşturduğunu belirten Erdoğan, 2023'te kurdukları Sıfır Atık Vakfının küresel ölçekte yürüttüğü girişimleriyle sıfır atık vizyonunu uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıdığını, sıfır atığın iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve toplumsal dayanıklılık başlıklarıyla bütünleşmesine önemli katkılar sağladığını dile getirdi.
"ZİRVE ÖNCESİNDE SIFIR ATIĞI BİR İKLİM EYLEMİ OLARAK TEKLİF EDİYORUZ''
Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yılki forumumuzun Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'yle aynı döneme denk gelmesi, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik değerini anlatmak açısından önemli bir fırsattır. Çünkü iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu olsa da sıfır atık tüm bu yolları birleştiren bir köprüdür. Hatta iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücüdür. Dolayısıyla biz bu yılki forumumuzu, Türkiye'nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz. İnanıyorum ki forum kapsamında konuşulacak her diyalog sıfır atığın bu merkezi rolünün anlaşılmasında önemli katkılar sunacaktır. Dünyada her yıl, 5,8 trilyon tabak yemek ona ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan olduğu gibi çöpe gidiyor. 2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor. Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin neredeyse üçte birini kullanıyoruz. Bu ölçekteki bir israf ekosistemlerin bozulmasını da beraberinde getiriyor. Üstüne üstlük, iklim değişikliğinde çok yüksek bir payı olan metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 14'ü gıda israfından kaynaklanıyor. İşin insani faturasına baktığımızda ise bir o kadar ağır ve hazin bir tablo görüyoruz. Bizler 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği bir dünyada yaşıyoruz."
Emine Erdoğan, 5 yaşını göremeden hayattan kopan çocukların yarısının açlıktan öldüğünü, bugün bu salonda konuşurken bile dünyanın bir köşesinde bir çocuğun açlığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.
Bir anne ya da babanın çocuğunu besleyememenin kederiyle kavrulduğundan bahseden Erdoğan, "İşin en acı yanıysa, çöpe attığımız gıdanın yalnızca dörtte birini kurtararak, küresel açlığı bitirebileceğimizi bildiğimiz halde bu vahim çelişkiyi ortadan kaldıramamamızdır. Bir yanda çöp kutuları dolup taşarken ve el değmemiş gıdalar çöp kamyonlarına yüklenirken diğer yanda bomboş kalan tabaklar ve sönen umutlar hepimiz için çok ağır bir vicdan yüküdür." diye konuştu.
‘’İSRAFIN YÜZDE 60'I EVLERDE GERÇEKLEŞİYOR''
Ziyan edilen her bir lokmada, yarını görüp göremeyeceği o lokmaya bağlı nice insanın hakkı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, gıda israfının yüzde 60'ının evlerde gerçekleştiğini vurguladı.
Emine Erdoğan, Türkiye'nin gıda israfı konusunda örnek çalışmalar yürüttüğünün altını çizerek "2008 yılında başlattığımız 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası'yla israfı yüzde 40 oranında azalttık. 2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığımız sırasında, 'Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması' temasını uluslararası gündeme taşıdık. Bu çabaların bir sonucu olarak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Sekreterliğinde, Roma’da Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu kuruldu. 2020 yılında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyası vesilesiyle milyonlarca vatandaşımıza ulaştık. Bu girişimimiz Birleşmiş Milletler nezdinde en iyi uygulama örneği olarak gösterildi." bilgisini verdi.
Bu yıl "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" için gıda israfı temasını seçerek, Birleşmiş Milletler çatısı altında konuyu bir kez daha küresel gündeme taşıdıklarına işaret eden Erdoğan, tüm bu adımlarla, "Sıfır Açlık Hedefi"ne, küresel gıda sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olmasına önemli katkılar sunduklarını ancak bu meselenin daha büyük bir küresel işbirliği gerektirdiğini anlattı.
Erdoğan, bu mücadelede yol alabilmenin dünyanın bugün geldiği noktada, sanayisiyle ve tüketim oranlarıyla en büyük paya sahip ülkelerin de sorumluluğu üstlenmesine bağlı olduğunu belirterek "Yükü en ağır olanların ön safta yer almadığı bir dayanışma eksik kalır. Zira kimsenin geride kalmadığı, kaynakların israf edilmediği bir dünya ancak böyle kurulabilir." dedi.
İklim değişikliğiyle mücadelede ıskalanan en önemli hususun tek merkezli bilgi sistemlerinin yerel bilgeliği parantez içinde tutarak saf dışı etmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ne yazık ki yerel kültürlerin özünü oluşturan döngüsel yaşam pratikleri, modern dünyada birer yitik hazine haline geldi. Oysa 'İnsanlık beşten büyüktür.' dedik. O halde her yerel kültürü, iklim değişikliğine gerçek çözümler sunacak, doğayla dost bir yaşamın el kitabı olarak görmeliyiz." diye konuştu.
Emine Erdoğan, sıfır atık yolculuğu boyunca insanların doğayla uyumlu bir yaşam kurmaya ne kadar istekli olduklarına defalarca şahit olduğunu anlatarak, sıfır atık felsefesini benimseyen herkesin iklim değişikliğiyle mücadelenin aktif bir aktörü haline geldiğini belirtti.
Sıfır atık gönüllülerinin daha adil bir dünyayı mümkün kılacak dönüşümün lokomotif gücü olduğuna yürekten inandıklarını kaydeden Erdoğan, "İşte bu noktada, sizlerin liderliğine ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü sıfır atığı teoriden hayata, söylemden uygulamaya taşıyacak ve böylelikle herkes için adil bir dünya inşa edecek olan, önce devletler marifetiyle kurumlar, sonra da sivil toplum kuruluşlarıdır." ifadelerini kullandı.
Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin "benden bize" uzanan bu medeniyet tasavvurundan geçtiğini aktaran Erdoğan, programda emeği geçenlere teşekkür etti.
Programda Birleşmiş Milletler Habitat Genel Sekreter Yardımcısı ve İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da konuşma yaptı.
KİMLER KATILDI?
Foruma, Ürdün Prensesi Dana Firas, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa ve Burundi Cumhuriyeti liderinin eşi Angeline Ndayishimiye, BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı Jose Manuel Moller, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı ve İklim Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriev, eski Morityus Devlet Başkanı Ameenah Gurib, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadic, eski Şili Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet ve eski Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor da katıldı.
Foruma, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu üyeleri, çok sayıda ülkenin tarım, orman, çevre, balıkçılık, sanayi, teknoloji, ekonomi, enerji ve su ekonomisi bakanları, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül de katıldı.
Emine Erdoğan, oturumunun ardından üst düzey yabancı konuklarla birlikte sergi alanını gezdi.
Daha sonra Sıfır Atık Festival alanını gezen Emine Erdoğan'a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Recep Tayyip Erdoğan-
Emine Erdoğan-
Sıfır atık-
Cumhurbaşkanı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 19:33
Anadolu Ajansı
Emine Erdoğan
AA
Emine Erdoğan, İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026'nın açılışına katıldı.
Burada konuşan Erdoğan, İstanbul'un insanlığın ortak hafızasını taşıyan, medeniyetlerin buluştuğu, dünyanın en uzun ömürlü başkenti olduğunu belirterek bugün forumda 183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcıyı ağırladıklarını söyledi.
Emine Erdoğan, İstanbul'un bir kez daha kültürleri bir araya getirdiğini ifade ederek "Tam da bu nedenle bu forumu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz. Bu güçlü uluslararası katılımın, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.' mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Foruma katılan herkese şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Temennim odur ki, buradan yükselecek sinerji, ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçların vesilesi olsun. Bu anlamlı buluşma dolayısıyla Sıfır Atık Vakfımıza forumun düzenlenmesinde ortaya koydukları büyük emek için teşekkür ediyorum. Dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyorlar. Vakfımızın her bir mensubunu kutluyor, kendilerini yürekten alkışlıyorum. Destek veren Bakanlıklarımıza ve İstanbul Valiliğimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum."
‘’İNSANLIĞIN GEÇTİĞİ DAR BOĞAZIN BİR ANITI''
Emine Erdoğan, Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde, tonlarca çöp ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğünde çöpten bir kıta olduğunu, burasının o engin maviliğin ortasında, kaynaklarını hoyratça kullanan insanlığın dramının ve geçtiği dar boğazın bir anıtı olarak durduğunu kaydetti.
Türkiye'nin neredeyse iki katı büyüklüğünde bir yüzölçümüne sahip bu atık birikiminin iklim krizinin perde arkasındaki israf ve tüketim krizini anlattığına dikkati çeken Erdoğan, "Her gün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastik atığın okyanuslara karışması yalnızca atık yönetimiyle ilgili bir mesele değildir. Tıpkı, mikroplastiklerin Antarktika'dan Everest'in zirvesine kadar, dünyamızın en ücra köşelerine dahi ulaşmasının alelade bir çevre kirliliği olmadığı gibi." değerlendirmesini yaptı.
Erdoğan, tüm bunların göz ardı edilen bir hakikati anlattığını, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar çok üretildiğini, hiç olmadığı kadar büyük bir refah biriktirdiğini dile getirdi.
"Bugün çöp depolama alanlarına bakarsanız birkaç nesli giydirmeye yetecek giysilerle, planlı eskitmeye kurban edilmiş eşyalarla, yalnızca şeklini beğenmediğimiz için ayıkladığımız yiyeceklerle dolu olduğunu görürsünüz." diyen Erdoğan, fakat aynı dünyada milyonlarca insanın temel ihtiyacını dahi karşılayamadığını söyledi.
Başka hiçbir veriye bakmadan, yalnızca üretilen atık miktarına bakılsa bile elde edilen bu refahın yanı başında büyüyen büyük bir adaletsizlik olduğunu açıkça görüldüğünü aktaran Erdoğan, "Yani kullan-at, at-unut, düşünme-tüket anlayışı, doğal kaynaklarla birlikte insanlığın öz değerlerini de tüketiyor. Sanayileşmeyle gelişen tüketim kültürü bir yandan plastiklerden sahte bir konfor alanı inşa ederken diğer yandan insanlığın sağduyusunu ve vicdanını da ziyadesiyle zedeliyor. İşte insanlık, geleceğe ağır bir ekolojik yükle birlikte kırılmış bir adalet terazisi miras bırakıyor. Başkasını yaşatma ahlakıyla elimizdekileri paylaşarak kolektif mutluluğu artırmak yerine, elimizdekileri atığa dönüştürüyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Emine Erdoğan, sıfır atığı insanlığın öze dönüş yolculuğunun bileti olarak gördüklerinin altını çizerek, bunun yaygınlaşmasıyla doğa kadar insanlık değerlerinin de iyileşeceğine inandıklarına işaret etti.
2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek başlattıkları Sıfır Atık Hareketi'nin fikri temellerini, bu anlayışın oluşturduğunu belirten Erdoğan, 2023'te kurdukları Sıfır Atık Vakfının küresel ölçekte yürüttüğü girişimleriyle sıfır atık vizyonunu uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıdığını, sıfır atığın iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve toplumsal dayanıklılık başlıklarıyla bütünleşmesine önemli katkılar sağladığını dile getirdi.
"ZİRVE ÖNCESİNDE SIFIR ATIĞI BİR İKLİM EYLEMİ OLARAK TEKLİF EDİYORUZ''
Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yılki forumumuzun Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'yle aynı döneme denk gelmesi, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik değerini anlatmak açısından önemli bir fırsattır. Çünkü iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu olsa da sıfır atık tüm bu yolları birleştiren bir köprüdür. Hatta iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücüdür. Dolayısıyla biz bu yılki forumumuzu, Türkiye'nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz. İnanıyorum ki forum kapsamında konuşulacak her diyalog sıfır atığın bu merkezi rolünün anlaşılmasında önemli katkılar sunacaktır. Dünyada her yıl, 5,8 trilyon tabak yemek ona ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan olduğu gibi çöpe gidiyor. 2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor. Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin neredeyse üçte birini kullanıyoruz. Bu ölçekteki bir israf ekosistemlerin bozulmasını da beraberinde getiriyor. Üstüne üstlük, iklim değişikliğinde çok yüksek bir payı olan metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 14'ü gıda israfından kaynaklanıyor. İşin insani faturasına baktığımızda ise bir o kadar ağır ve hazin bir tablo görüyoruz. Bizler 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği bir dünyada yaşıyoruz."
Emine Erdoğan, 5 yaşını göremeden hayattan kopan çocukların yarısının açlıktan öldüğünü, bugün bu salonda konuşurken bile dünyanın bir köşesinde bir çocuğun açlığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.
Bir anne ya da babanın çocuğunu besleyememenin kederiyle kavrulduğundan bahseden Erdoğan, "İşin en acı yanıysa, çöpe attığımız gıdanın yalnızca dörtte birini kurtararak, küresel açlığı bitirebileceğimizi bildiğimiz halde bu vahim çelişkiyi ortadan kaldıramamamızdır. Bir yanda çöp kutuları dolup taşarken ve el değmemiş gıdalar çöp kamyonlarına yüklenirken diğer yanda bomboş kalan tabaklar ve sönen umutlar hepimiz için çok ağır bir vicdan yüküdür." diye konuştu.
‘’İSRAFIN YÜZDE 60'I EVLERDE GERÇEKLEŞİYOR''
Ziyan edilen her bir lokmada, yarını görüp göremeyeceği o lokmaya bağlı nice insanın hakkı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, gıda israfının yüzde 60'ının evlerde gerçekleştiğini vurguladı.
Emine Erdoğan, Türkiye'nin gıda israfı konusunda örnek çalışmalar yürüttüğünün altını çizerek "2008 yılında başlattığımız 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası'yla israfı yüzde 40 oranında azalttık. 2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığımız sırasında, 'Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması' temasını uluslararası gündeme taşıdık. Bu çabaların bir sonucu olarak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Sekreterliğinde, Roma’da Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu kuruldu. 2020 yılında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyası vesilesiyle milyonlarca vatandaşımıza ulaştık. Bu girişimimiz Birleşmiş Milletler nezdinde en iyi uygulama örneği olarak gösterildi." bilgisini verdi.
Bu yıl "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" için gıda israfı temasını seçerek, Birleşmiş Milletler çatısı altında konuyu bir kez daha küresel gündeme taşıdıklarına işaret eden Erdoğan, tüm bu adımlarla, "Sıfır Açlık Hedefi"ne, küresel gıda sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olmasına önemli katkılar sunduklarını ancak bu meselenin daha büyük bir küresel işbirliği gerektirdiğini anlattı.
Erdoğan, bu mücadelede yol alabilmenin dünyanın bugün geldiği noktada, sanayisiyle ve tüketim oranlarıyla en büyük paya sahip ülkelerin de sorumluluğu üstlenmesine bağlı olduğunu belirterek "Yükü en ağır olanların ön safta yer almadığı bir dayanışma eksik kalır. Zira kimsenin geride kalmadığı, kaynakların israf edilmediği bir dünya ancak böyle kurulabilir." dedi.
İklim değişikliğiyle mücadelede ıskalanan en önemli hususun tek merkezli bilgi sistemlerinin yerel bilgeliği parantez içinde tutarak saf dışı etmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ne yazık ki yerel kültürlerin özünü oluşturan döngüsel yaşam pratikleri, modern dünyada birer yitik hazine haline geldi. Oysa 'İnsanlık beşten büyüktür.' dedik. O halde her yerel kültürü, iklim değişikliğine gerçek çözümler sunacak, doğayla dost bir yaşamın el kitabı olarak görmeliyiz." diye konuştu.
Emine Erdoğan, sıfır atık yolculuğu boyunca insanların doğayla uyumlu bir yaşam kurmaya ne kadar istekli olduklarına defalarca şahit olduğunu anlatarak, sıfır atık felsefesini benimseyen herkesin iklim değişikliğiyle mücadelenin aktif bir aktörü haline geldiğini belirtti.
Sıfır atık gönüllülerinin daha adil bir dünyayı mümkün kılacak dönüşümün lokomotif gücü olduğuna yürekten inandıklarını kaydeden Erdoğan, "İşte bu noktada, sizlerin liderliğine ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü sıfır atığı teoriden hayata, söylemden uygulamaya taşıyacak ve böylelikle herkes için adil bir dünya inşa edecek olan, önce devletler marifetiyle kurumlar, sonra da sivil toplum kuruluşlarıdır." ifadelerini kullandı.
Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin "benden bize" uzanan bu medeniyet tasavvurundan geçtiğini aktaran Erdoğan, programda emeği geçenlere teşekkür etti.
Programda Birleşmiş Milletler Habitat Genel Sekreter Yardımcısı ve İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da konuşma yaptı.
KİMLER KATILDI?
Foruma, Ürdün Prensesi Dana Firas, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa ve Burundi Cumhuriyeti liderinin eşi Angeline Ndayishimiye, BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı Jose Manuel Moller, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı ve İklim Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriev, eski Morityus Devlet Başkanı Ameenah Gurib, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadic, eski Şili Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet ve eski Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor da katıldı.
Foruma, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu üyeleri, çok sayıda ülkenin tarım, orman, çevre, balıkçılık, sanayi, teknoloji, ekonomi, enerji ve su ekonomisi bakanları, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül de katıldı.
Emine Erdoğan, oturumunun ardından üst düzey yabancı konuklarla birlikte sergi alanını gezdi.
Daha sonra Sıfır Atık Festival alanını gezen Emine Erdoğan'a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Recep Tayyip Erdoğan-
Emine Erdoğan-
Sıfır atık-
Cumhurbaşkanı
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 17:32
Sosyal Medya
Gazeteci İsmail Arı, 75 gündür tutukluydu.
NTV - Haber Merkezi
Gazeteci İsmail Arı'nın yargılandığı davanın ilk duruşmasında Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi ara kararını açıkladı. Arı'nın tahliyesine karar verildi.
Duruşma 9 Ekim'e ertelendi.
İsmail Arı, 23 Mart'ta bayramda aile ziyareti için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınmış ve daha sonra da tutuklanmıştı.
Arı hakkında düzenlenen iddianamede gazeteci hakkında "Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" ile "Gizliliğin İhlali" suçlarından 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
BirGün Gazetesi muhabiri olan Arı mahkemedeki savunmasında tutuklanmasına gerekçe gösterilen haberlerinin ve sosyal medya paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi.
Gazeteci-
Tutuklama-
Tahliye
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 17:32
Sosyal Medya
Gazeteci İsmail Arı, 75 gündür tutukluydu.
NTV - Haber Merkezi
Gazeteci İsmail Arı'nın yargılandığı davanın ilk duruşmasında Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi ara kararını açıkladı. Arı'nın tahliyesine karar verildi.
Duruşma 9 Ekim'e ertelendi.
İsmail Arı, 23 Mart'ta bayramda aile ziyareti için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınmış ve daha sonra da tutuklanmıştı.
Arı hakkında düzenlenen iddianamede gazeteci hakkında "Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" ile "Gizliliğin İhlali" suçlarından 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
BirGün Gazetesi muhabiri olan Arı mahkemedeki savunmasında tutuklanmasına gerekçe gösterilen haberlerinin ve sosyal medya paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi.
Gazeteci-
Tutuklama-
Tahliye
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 17:32
Sosyal Medya
Gazeteci İsmail Arı, 75 gündür tutukluydu.
NTV - Haber Merkezi
Gazeteci İsmail Arı'nın yargılandığı davanın ilk duruşmasında Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi ara kararını açıkladı. Arı'nın tahliyesine karar verildi.
Duruşma 9 Ekim'e ertelendi.
İsmail Arı, 23 Mart'ta bayramda aile ziyareti için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınmış ve daha sonra da tutuklanmıştı.
Arı hakkında düzenlenen iddianamede gazeteci hakkında "Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" ile "Gizliliğin İhlali" suçlarından 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
BirGün Gazetesi muhabiri olan Arı mahkemedeki savunmasında tutuklanmasına gerekçe gösterilen haberlerinin ve sosyal medya paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi.
Gazeteci-
Tutuklama-
Tahliye
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 17:32
Sosyal Medya
Gazeteci İsmail Arı, 75 gündür tutukluydu.
NTV - Haber Merkezi
Gazeteci İsmail Arı'nın yargılandığı davanın ilk duruşmasında Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi ara kararını açıkladı. Arı'nın tahliyesine karar verildi.
Duruşma 9 Ekim'e ertelendi.
İsmail Arı, 23 Mart'ta bayramda aile ziyareti için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınmış ve daha sonra da tutuklanmıştı.
Arı hakkında düzenlenen iddianamede gazeteci hakkında "Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" ile "Gizliliğin İhlali" suçlarından 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
BirGün Gazetesi muhabiri olan Arı mahkemedeki savunmasında tutuklanmasına gerekçe gösterilen haberlerinin ve sosyal medya paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi.
Gazeteci-
Tutuklama-
Tahliye
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Kapadokya Bienali İlk Üç Haftada 1 Milyon Ziyaretçi Sınırını Aştı3 Haz 2026 - 12:03
Kapadokya Bienali
Doğal güzellikleri, tarihi dokusu, peri bacaları ve sıcak hava balonlarıyla dünya çapında bir cazibe merkezi olan Kapadokya, 2026 yılında kapılarını açan yepyeni bir kültür sanat organizasyonuyla küresel ölçekte adından söz ettiriyor. Bu yıl ilk edisyonuyla sanatseverlerin beğenisine sunulan ve 7 Mayıs'ta başlayan Kapadokya Bienali, açılışının üzerinden henüz üç hafta gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayarak muazzam bir başarıya imza attı. 19 Mayıs haftasında, bayram tatili döneminin getirdiği turizm hareketliliğiyle birleşen etkinlik, hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğradı. Fiziksel alanlardaki bu yoğun ilginin yanı sıra, bienalin yankıları dijital dünyada da karşılık buldu ve organizasyon internet ortamında 4 milyon görüntülenme sayısına ulaştı.
Kapadokya Bienali
Tarihi ve Doğal Mekânlar Sanat Galerisine Dönüştü
Sinemasal Kültür Sanat Derneği öncülüğünde, New Saga Fikir Sanat A.Ş. ortaklığıyla hayata geçirilen bu büyük organizasyonun direktörlüğünü Enes Kaya üstleniyor. Yaklaşık 15 aylık titiz bir hazırlık evresinin ardından kapılarını açan etkinlik, Kapadokya'nın eşsiz coğrafyası ile çağdaş sanatı birbirine entegre eden sıra dışı bir yapı sunuyor. 3 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan bienal; Göreme, Ürgüp, Avanos, Uçhisar, Ortahisar, Mustafapaşa ve Kayaşehir gibi bölgenin en ikonik noktalarına yayılmış durumda. Etkinlik kapsamında vadiler, mağaralar, peribacaları ve asırlık tarihi yapılar birer sergi alanına dönüştürüldü. Böylece sanatseverler, 14 farklı ülkeden katılım sağlayan 109 sanatçının imzasını taşıyan 101 benzersiz eseri, bölgenin büyüleyici ve otantik atmosferi içerisinde 23 ayrı mekânda deneyimleme şansı yakalıyor.
"DOĞUM" Teması ve "Peki Ya Şimdi?" Sloganıyla Dönüşüm Yolculuğu
Kapadokya Bienali, ilk yılında ana eksen olarak "DOĞUM" temasını merkezine alıyor ve bu başlık altında yenilenme, iyileşme ile yeniden başlangıç yapabilme gibi evrensel kavramları masaya yatırıyor. Sergilenen çalışmalar “peki ya şimdi?” mottosuyla, toplumsal ve bireysel düzeydeki dönüşüm hikayelerini farklı sanat disiplinlerinin penceresinden sorguluyor. Organizasyon komitesi, sanatın birleştirici gücünü kullanarak küresel ve toplumsal meselelere dair kitlesel bir farkındalık yaratmayı ve çok sesli bakış açılarını görünür kılmayı amaçladıklarını ifade ediyor. Uluslararası çağdaş sanat takviminde kalıcı bir rota haline gelmeyi hedefleyen bienal; heykel, resim, enstalasyon, fotoğraf, video art, sinema, müzik ve canlı performanslar gibi çok zengin bir disiplin çeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca dört ay sürecek etkinlik takvimi boyunca rehberli turlar, eğitici programlar, yaratıcı atölyeler, konserler ve film gösterimleri de ziyaretçilerle buluşmaya devam edecek.
Bu gönderiyi Instagram'da görMehmet Aslan (@mehmetaslan.arts)'in paylaştığı bir gönderi
Hedef 3 Milyon Ziyaretçiye Ulaşmak
Kapadokya Bienali Direktörü Enes Kaya, kısa sürede yakalanan bu yüksek ziyaretçi istatistiğinin, projenin toplumda ne kadar büyük bir karşılık bulduğunun en somut kanıtı olduğunu vurguladı. Organizasyonun hedefleri arasında, Eylül ayındaki kapanışa kadar toplamda 3 milyon fiziksel ziyaretçiyi ağırlamak ve dijital mecralarda ise 10 milyon görüntülenme barajını aşmak yer alıyor. Henüz bu eşsiz deneyimi yerinde yaşamamış olanlar, impactofart.tr adresinden "Sinemasal | Impact of Art" mobil uygulamasını indirerek etkinlik detaylarına ulaşabilir veya gelişmeleri @kapadokyabienali resmi Instagram hesabı üzerinden yakından takip edebilir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Kapadokya Bienali İlk Üç Haftada 1 Milyon Ziyaretçi Sınırını Aştı3 Haz 2026 - 12:03
Kapadokya Bienali
Doğal güzellikleri, tarihi dokusu, peri bacaları ve sıcak hava balonlarıyla dünya çapında bir cazibe merkezi olan Kapadokya, 2026 yılında kapılarını açan yepyeni bir kültür sanat organizasyonuyla küresel ölçekte adından söz ettiriyor. Bu yıl ilk edisyonuyla sanatseverlerin beğenisine sunulan ve 7 Mayıs'ta başlayan Kapadokya Bienali, açılışının üzerinden henüz üç hafta gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayarak muazzam bir başarıya imza attı. 19 Mayıs haftasında, bayram tatili döneminin getirdiği turizm hareketliliğiyle birleşen etkinlik, hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğradı. Fiziksel alanlardaki bu yoğun ilginin yanı sıra, bienalin yankıları dijital dünyada da karşılık buldu ve organizasyon internet ortamında 4 milyon görüntülenme sayısına ulaştı.
Kapadokya Bienali
Tarihi ve Doğal Mekânlar Sanat Galerisine Dönüştü
Sinemasal Kültür Sanat Derneği öncülüğünde, New Saga Fikir Sanat A.Ş. ortaklığıyla hayata geçirilen bu büyük organizasyonun direktörlüğünü Enes Kaya üstleniyor. Yaklaşık 15 aylık titiz bir hazırlık evresinin ardından kapılarını açan etkinlik, Kapadokya'nın eşsiz coğrafyası ile çağdaş sanatı birbirine entegre eden sıra dışı bir yapı sunuyor. 3 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan bienal; Göreme, Ürgüp, Avanos, Uçhisar, Ortahisar, Mustafapaşa ve Kayaşehir gibi bölgenin en ikonik noktalarına yayılmış durumda. Etkinlik kapsamında vadiler, mağaralar, peribacaları ve asırlık tarihi yapılar birer sergi alanına dönüştürüldü. Böylece sanatseverler, 14 farklı ülkeden katılım sağlayan 109 sanatçının imzasını taşıyan 101 benzersiz eseri, bölgenin büyüleyici ve otantik atmosferi içerisinde 23 ayrı mekânda deneyimleme şansı yakalıyor.
"DOĞUM" Teması ve "Peki Ya Şimdi?" Sloganıyla Dönüşüm Yolculuğu
Kapadokya Bienali, ilk yılında ana eksen olarak "DOĞUM" temasını merkezine alıyor ve bu başlık altında yenilenme, iyileşme ile yeniden başlangıç yapabilme gibi evrensel kavramları masaya yatırıyor. Sergilenen çalışmalar “peki ya şimdi?” mottosuyla, toplumsal ve bireysel düzeydeki dönüşüm hikayelerini farklı sanat disiplinlerinin penceresinden sorguluyor. Organizasyon komitesi, sanatın birleştirici gücünü kullanarak küresel ve toplumsal meselelere dair kitlesel bir farkındalık yaratmayı ve çok sesli bakış açılarını görünür kılmayı amaçladıklarını ifade ediyor. Uluslararası çağdaş sanat takviminde kalıcı bir rota haline gelmeyi hedefleyen bienal; heykel, resim, enstalasyon, fotoğraf, video art, sinema, müzik ve canlı performanslar gibi çok zengin bir disiplin çeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca dört ay sürecek etkinlik takvimi boyunca rehberli turlar, eğitici programlar, yaratıcı atölyeler, konserler ve film gösterimleri de ziyaretçilerle buluşmaya devam edecek.
Bu gönderiyi Instagram'da görMehmet Aslan (@mehmetaslan.arts)'in paylaştığı bir gönderi
Hedef 3 Milyon Ziyaretçiye Ulaşmak
Kapadokya Bienali Direktörü Enes Kaya, kısa sürede yakalanan bu yüksek ziyaretçi istatistiğinin, projenin toplumda ne kadar büyük bir karşılık bulduğunun en somut kanıtı olduğunu vurguladı. Organizasyonun hedefleri arasında, Eylül ayındaki kapanışa kadar toplamda 3 milyon fiziksel ziyaretçiyi ağırlamak ve dijital mecralarda ise 10 milyon görüntülenme barajını aşmak yer alıyor. Henüz bu eşsiz deneyimi yerinde yaşamamış olanlar, impactofart.tr adresinden "Sinemasal | Impact of Art" mobil uygulamasını indirerek etkinlik detaylarına ulaşabilir veya gelişmeleri @kapadokyabienali resmi Instagram hesabı üzerinden yakından takip edebilir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Kapadokya Bienali İlk Üç Haftada 1 Milyon Ziyaretçi Sınırını Aştı3 Haz 2026 - 12:03
Kapadokya Bienali
Doğal güzellikleri, tarihi dokusu, peri bacaları ve sıcak hava balonlarıyla dünya çapında bir cazibe merkezi olan Kapadokya, 2026 yılında kapılarını açan yepyeni bir kültür sanat organizasyonuyla küresel ölçekte adından söz ettiriyor. Bu yıl ilk edisyonuyla sanatseverlerin beğenisine sunulan ve 7 Mayıs'ta başlayan Kapadokya Bienali, açılışının üzerinden henüz üç hafta gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayarak muazzam bir başarıya imza attı. 19 Mayıs haftasında, bayram tatili döneminin getirdiği turizm hareketliliğiyle birleşen etkinlik, hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğradı. Fiziksel alanlardaki bu yoğun ilginin yanı sıra, bienalin yankıları dijital dünyada da karşılık buldu ve organizasyon internet ortamında 4 milyon görüntülenme sayısına ulaştı.
Kapadokya Bienali
Tarihi ve Doğal Mekânlar Sanat Galerisine Dönüştü
Sinemasal Kültür Sanat Derneği öncülüğünde, New Saga Fikir Sanat A.Ş. ortaklığıyla hayata geçirilen bu büyük organizasyonun direktörlüğünü Enes Kaya üstleniyor. Yaklaşık 15 aylık titiz bir hazırlık evresinin ardından kapılarını açan etkinlik, Kapadokya'nın eşsiz coğrafyası ile çağdaş sanatı birbirine entegre eden sıra dışı bir yapı sunuyor. 3 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan bienal; Göreme, Ürgüp, Avanos, Uçhisar, Ortahisar, Mustafapaşa ve Kayaşehir gibi bölgenin en ikonik noktalarına yayılmış durumda. Etkinlik kapsamında vadiler, mağaralar, peribacaları ve asırlık tarihi yapılar birer sergi alanına dönüştürüldü. Böylece sanatseverler, 14 farklı ülkeden katılım sağlayan 109 sanatçının imzasını taşıyan 101 benzersiz eseri, bölgenin büyüleyici ve otantik atmosferi içerisinde 23 ayrı mekânda deneyimleme şansı yakalıyor.
"DOĞUM" Teması ve "Peki Ya Şimdi?" Sloganıyla Dönüşüm Yolculuğu
Kapadokya Bienali, ilk yılında ana eksen olarak "DOĞUM" temasını merkezine alıyor ve bu başlık altında yenilenme, iyileşme ile yeniden başlangıç yapabilme gibi evrensel kavramları masaya yatırıyor. Sergilenen çalışmalar “peki ya şimdi?” mottosuyla, toplumsal ve bireysel düzeydeki dönüşüm hikayelerini farklı sanat disiplinlerinin penceresinden sorguluyor. Organizasyon komitesi, sanatın birleştirici gücünü kullanarak küresel ve toplumsal meselelere dair kitlesel bir farkındalık yaratmayı ve çok sesli bakış açılarını görünür kılmayı amaçladıklarını ifade ediyor. Uluslararası çağdaş sanat takviminde kalıcı bir rota haline gelmeyi hedefleyen bienal; heykel, resim, enstalasyon, fotoğraf, video art, sinema, müzik ve canlı performanslar gibi çok zengin bir disiplin çeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca dört ay sürecek etkinlik takvimi boyunca rehberli turlar, eğitici programlar, yaratıcı atölyeler, konserler ve film gösterimleri de ziyaretçilerle buluşmaya devam edecek.
Bu gönderiyi Instagram'da görMehmet Aslan (@mehmetaslan.arts)'in paylaştığı bir gönderi
Hedef 3 Milyon Ziyaretçiye Ulaşmak
Kapadokya Bienali Direktörü Enes Kaya, kısa sürede yakalanan bu yüksek ziyaretçi istatistiğinin, projenin toplumda ne kadar büyük bir karşılık bulduğunun en somut kanıtı olduğunu vurguladı. Organizasyonun hedefleri arasında, Eylül ayındaki kapanışa kadar toplamda 3 milyon fiziksel ziyaretçiyi ağırlamak ve dijital mecralarda ise 10 milyon görüntülenme barajını aşmak yer alıyor. Henüz bu eşsiz deneyimi yerinde yaşamamış olanlar, impactofart.tr adresinden "Sinemasal | Impact of Art" mobil uygulamasını indirerek etkinlik detaylarına ulaşabilir veya gelişmeleri @kapadokyabienali resmi Instagram hesabı üzerinden yakından takip edebilir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Kapadokya Bienali İlk Üç Haftada 1 Milyon Ziyaretçi Sınırını Aştı3 Haz 2026 - 12:03
Kapadokya Bienali
Doğal güzellikleri, tarihi dokusu, peri bacaları ve sıcak hava balonlarıyla dünya çapında bir cazibe merkezi olan Kapadokya, 2026 yılında kapılarını açan yepyeni bir kültür sanat organizasyonuyla küresel ölçekte adından söz ettiriyor. Bu yıl ilk edisyonuyla sanatseverlerin beğenisine sunulan ve 7 Mayıs'ta başlayan Kapadokya Bienali, açılışının üzerinden henüz üç hafta gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayarak muazzam bir başarıya imza attı. 19 Mayıs haftasında, bayram tatili döneminin getirdiği turizm hareketliliğiyle birleşen etkinlik, hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğradı. Fiziksel alanlardaki bu yoğun ilginin yanı sıra, bienalin yankıları dijital dünyada da karşılık buldu ve organizasyon internet ortamında 4 milyon görüntülenme sayısına ulaştı.
Kapadokya Bienali
Tarihi ve Doğal Mekânlar Sanat Galerisine Dönüştü
Sinemasal Kültür Sanat Derneği öncülüğünde, New Saga Fikir Sanat A.Ş. ortaklığıyla hayata geçirilen bu büyük organizasyonun direktörlüğünü Enes Kaya üstleniyor. Yaklaşık 15 aylık titiz bir hazırlık evresinin ardından kapılarını açan etkinlik, Kapadokya'nın eşsiz coğrafyası ile çağdaş sanatı birbirine entegre eden sıra dışı bir yapı sunuyor. 3 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan bienal; Göreme, Ürgüp, Avanos, Uçhisar, Ortahisar, Mustafapaşa ve Kayaşehir gibi bölgenin en ikonik noktalarına yayılmış durumda. Etkinlik kapsamında vadiler, mağaralar, peribacaları ve asırlık tarihi yapılar birer sergi alanına dönüştürüldü. Böylece sanatseverler, 14 farklı ülkeden katılım sağlayan 109 sanatçının imzasını taşıyan 101 benzersiz eseri, bölgenin büyüleyici ve otantik atmosferi içerisinde 23 ayrı mekânda deneyimleme şansı yakalıyor.
"DOĞUM" Teması ve "Peki Ya Şimdi?" Sloganıyla Dönüşüm Yolculuğu
Kapadokya Bienali, ilk yılında ana eksen olarak "DOĞUM" temasını merkezine alıyor ve bu başlık altında yenilenme, iyileşme ile yeniden başlangıç yapabilme gibi evrensel kavramları masaya yatırıyor. Sergilenen çalışmalar “peki ya şimdi?” mottosuyla, toplumsal ve bireysel düzeydeki dönüşüm hikayelerini farklı sanat disiplinlerinin penceresinden sorguluyor. Organizasyon komitesi, sanatın birleştirici gücünü kullanarak küresel ve toplumsal meselelere dair kitlesel bir farkındalık yaratmayı ve çok sesli bakış açılarını görünür kılmayı amaçladıklarını ifade ediyor. Uluslararası çağdaş sanat takviminde kalıcı bir rota haline gelmeyi hedefleyen bienal; heykel, resim, enstalasyon, fotoğraf, video art, sinema, müzik ve canlı performanslar gibi çok zengin bir disiplin çeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca dört ay sürecek etkinlik takvimi boyunca rehberli turlar, eğitici programlar, yaratıcı atölyeler, konserler ve film gösterimleri de ziyaretçilerle buluşmaya devam edecek.
Bu gönderiyi Instagram'da görMehmet Aslan (@mehmetaslan.arts)'in paylaştığı bir gönderi
Hedef 3 Milyon Ziyaretçiye Ulaşmak
Kapadokya Bienali Direktörü Enes Kaya, kısa sürede yakalanan bu yüksek ziyaretçi istatistiğinin, projenin toplumda ne kadar büyük bir karşılık bulduğunun en somut kanıtı olduğunu vurguladı. Organizasyonun hedefleri arasında, Eylül ayındaki kapanışa kadar toplamda 3 milyon fiziksel ziyaretçiyi ağırlamak ve dijital mecralarda ise 10 milyon görüntülenme barajını aşmak yer alıyor. Henüz bu eşsiz deneyimi yerinde yaşamamış olanlar, impactofart.tr adresinden "Sinemasal | Impact of Art" mobil uygulamasını indirerek etkinlik detaylarına ulaşabilir veya gelişmeleri @kapadokyabienali resmi Instagram hesabı üzerinden yakından takip edebilir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 17:26
Son Güncelleme: 05.06.2026 17:27
Resmi KurumNTV - Haber Merkezi
Küresel çevre sorunlarıyla mücadelede ortak akıl ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen Sıfır Atık Forumu 2026 dünyanın dört bir yanından kamu yöneticilerini, akademisyenleri, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Sıfır atık politikalarının geleceği, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ele alındığı forumun Güven Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri konulu panelinde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı. Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.
Çevre sorunlarının küresel ölçekte giderek büyüdüğü, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedildiği bir dönemde sıfır atık uygulamaları sürdürülebilir bir gelecek için en önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Kaynakların verimli kullanılması, atık oluşumunun azaltılması ve doğal varlıkların korunmasına yönelik politikalar ise uluslararası gündemin ön sıralarında yer almayı sürdürüyor.
Uluslararası ilginin yoğun olduğu forumun açılışı Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın konuşmalarıyla başladı. Açılaşa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak katıldı.
Açılın ardından forum kapsamında düzenlenen "Güven, Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri" konulu panelde konuşan Bakan Ersoy, çevre krizleriyle mücadelede sıfır atık yaklaşımının önemine ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurguladı ve çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı.
Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.
ATIKSU ARITMA YATIRIMLARINI BAKANLIK OLARAK ÜSTLENDİK
Turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına destek verdiklerini belirten Ersoy, son sekiz yılda bu alanda yaklaşık 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını bildirdi.
Atık su arıtma tesislerinden içme suyu yatırımlarına kadar birçok projenin desteklendiğini ifade eden Ersoy, ihtiyaç duyulan bazı yatırımların ise doğrudan Bakanlık tarafından üstlenildiğini söyledi.
Serik, Bodrum ve Kemer'de hayata geçirilen atıksu arıtma projeleri örnek gösteren Ersoy, bu yatırımların doğal yapının korunmasına ve turizmin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.
MAVİ BAYRAKTA DÜNYANIN İLK ÜÇÜNDE
Mavi Bayrak Programı'nın çevre bilincinin geliştirilmesi ve kıyıların korunması açısından önemli bir rol üstlendiğini belirten Ersoy, Türkiye'nin bu alandaki başarısına dikkat çekti.
Ersoy, "Bugün Türkiye 580 mavi bayraklı plajıyla bu alanda dünyanın üçüncü büyük ülkesidir." ifadelerini kullandı.
"ORTAK HAREKETTE MESAFE ALINAMADI! BEDELİNİ AĞIR ÖDÜYORUZ"
Dünyanın çevre sorunlarıyla ilgili uzun yıllardır yüzleştiğini hatırlatan Ersoy, buna rağmen bugün karşı karşıya kalınan çevresel krizlerin büyüklüğünün ve yaygınlığının ortak hareket konusunda yeterli mesafe alınamadığını gösterdiğini söyledi.
Devletler düzeyinde verilen sözlere ve alınan kararlara rağmen uygulamaya yansıyan ortak bir iradenin hâlâ görülemediğine dikkat çeken Ersoy, "Küresel ölçekte hâlihazırda maalesef çok geç kalınmış durumda. Bunun bedelini de hepimiz en ağır şekilde ödüyoruz." ifadelerini kullandı.
Yangınlardan sellere, kuraklıktan kıtlıklara kadar yaşanan gelişmelerin insanlığın karşı karşıya olduğu tabloyu ortaya koyduğunu belirten Ersoy, herkesi sıfır atık anlayışını bu bilinçle değerlendirmeye ve sorumluluk üstlenmeye çağırdı.
SIFIR ATIKTA BAŞARININ YOL HARİTASI
Sıfır atık uygulamalarının çevreyi korumanın yanı sıra ekonomiye de önemli katkılar sunduğunu belirten Ersoy, atıkların geri kazanılması ve organik atıkların değerlendirilmesiyle iklim kriziyle mücadelede önemli sonuçlar elde edilebildiğini söyledi.
Doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayan bu uygulamaların su ve enerji tüketiminde de tasarruf sağladığını ifade eden Ersoy, sıfır atık hareketinin başarısı için tüketimin azaltılması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve yeniden kullanım kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
TÜRKİYE'DEN KÜRESEL SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRİYOR
Türkiye'nin uluslararası alanda üstlendiği sorumlulukları yerine getirmek için yoğun çaba gösterdiğini belirten Ersoy, bugüne kadar ortaya konulan gayretlerin hedeflerine ulaştığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Dünya Beşten Büyüktür" ve "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" yaklaşımının Türkiye'nin küresel politikalarına yön verdiğini kaydeden Ersoy, ülkenin çıkarları korunurken insanlığın ortak geleceğinin hiçbir zaman ikinci plana atılmadığını vurguladı.
Türkiye'nin taraf olduğu anlaşmalar ve verdiği taahhütler doğrultusunda hareket ettiğini belirten Ersoy, sıfır atık çalışmalarında elde edilen sonuçların da bu yaklaşımın önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
KÜRESEL SIFIR ATIK HAREKETİNE 7 ULUSLARARASI ÖDÜL
Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk imzayı attığı "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"nın bugün dünya genelinde çevre bilincinin etrafında şekillenen güçlü bir iradeye dönüştüğünü belirten Ersoy, Sıfır Atık Projesi'nin uluslararası kuruluşlardan toplam yedi ödül aldığını hatırlattı.
Sıfır Atık Hareketi kapsamında yürütülen çalışmaların somut sonuçlar ortaya koyduğunu hatırlatan Ersoy, 2025 yılı sonu itibarıyla 90 milyon ton atığın geri kazandırıldığını ve ekonomiye 365 milyar liralık katkı sağlandığını açıkladı.
Elektrikten suya, petrolden depolama alanına, kurtarılan ağaç sayısından engellenen sera gazı salımına kadar birçok alanda önemli kazanımlar elde edildiğini vurgulayan Ersoy, Türkiye'nin sıfır atık uygulamalarında örnek sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.
Bakan Ersoy, “Sayın Bakanımız Murat Kurum, çalışma arkadaşları ve paydaşları ile birlikte ülkemize adeta kendisiyle yarışan öncü bir konuma taşımıştır. Kendilerine canı gönülden teşekkür ediyorum.” dedi.
TÜRKİYE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE DÜNYADA BİR İLK
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak sürdürülebilirliği turizm politikalarının merkezine yerleştirdiklerini belirten Ersoy, "Dünyada bir ilki gerçekleştirerek 2022 yılında Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile iş birliği içinde 'Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programımızı hazırladık ve uygulamaya koyduk." dedi.
Üç aşamalı sertifikasyon sistemiyle ilerlediklerini ifade eden Ersoy, üçüncü aşama GSTC sertifikasına sahip tesis sayısının 2 bini aştığını, 2030 yılına kadar tüm tesislerin uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik yeni bir sürdürülebilirlik çerçevesi üzerinde çalıştıklarını da açıklayan Ersoy, karbon ayak izi hesaplama gibi uygulamalarla sektörün çevresel performansını güçlendirmeyi sürdüreceklerini kaydetti.
SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK
Sıfır atık anlayışının yalnızca çevresel değil, küresel ölçekte ekonomik ve insani sonuçlar doğuran bir gereklilik olduğunu vurgulayan Ersoy, israfın önlenmesi, kaynakların geri kazanılması ve döngüsel ekonomi modelinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti.
"Yani Sıfır Atık hareketi dünya için bugün bir seçenek değil bir zarurettir." ifadelerini kullanan Ersoy, gelecek nesiller adına daha güçlü adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Dünya için harekete geçme ve daha güçlü adımlar atma çağrısında bulunan Ersoy, Sıfır Atık Vakfı ve tüm paydaşlara teşekkür etti.
Sıfır atık-
Mehmet Ersoy-
Kültür Ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 17:26
Son Güncelleme: 05.06.2026 17:27
Resmi KurumNTV - Haber Merkezi
Küresel çevre sorunlarıyla mücadelede ortak akıl ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen Sıfır Atık Forumu 2026 dünyanın dört bir yanından kamu yöneticilerini, akademisyenleri, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Sıfır atık politikalarının geleceği, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ele alındığı forumun Güven Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri konulu panelinde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı. Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.
Çevre sorunlarının küresel ölçekte giderek büyüdüğü, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedildiği bir dönemde sıfır atık uygulamaları sürdürülebilir bir gelecek için en önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Kaynakların verimli kullanılması, atık oluşumunun azaltılması ve doğal varlıkların korunmasına yönelik politikalar ise uluslararası gündemin ön sıralarında yer almayı sürdürüyor.
Uluslararası ilginin yoğun olduğu forumun açılışı Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın konuşmalarıyla başladı. Açılaşa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak katıldı.
Açılın ardından forum kapsamında düzenlenen "Güven, Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri" konulu panelde konuşan Bakan Ersoy, çevre krizleriyle mücadelede sıfır atık yaklaşımının önemine ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurguladı ve çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı.
Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.
ATIKSU ARITMA YATIRIMLARINI BAKANLIK OLARAK ÜSTLENDİK
Turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına destek verdiklerini belirten Ersoy, son sekiz yılda bu alanda yaklaşık 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını bildirdi.
Atık su arıtma tesislerinden içme suyu yatırımlarına kadar birçok projenin desteklendiğini ifade eden Ersoy, ihtiyaç duyulan bazı yatırımların ise doğrudan Bakanlık tarafından üstlenildiğini söyledi.
Serik, Bodrum ve Kemer'de hayata geçirilen atıksu arıtma projeleri örnek gösteren Ersoy, bu yatırımların doğal yapının korunmasına ve turizmin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.
MAVİ BAYRAKTA DÜNYANIN İLK ÜÇÜNDE
Mavi Bayrak Programı'nın çevre bilincinin geliştirilmesi ve kıyıların korunması açısından önemli bir rol üstlendiğini belirten Ersoy, Türkiye'nin bu alandaki başarısına dikkat çekti.
Ersoy, "Bugün Türkiye 580 mavi bayraklı plajıyla bu alanda dünyanın üçüncü büyük ülkesidir." ifadelerini kullandı.
"ORTAK HAREKETTE MESAFE ALINAMADI! BEDELİNİ AĞIR ÖDÜYORUZ"
Dünyanın çevre sorunlarıyla ilgili uzun yıllardır yüzleştiğini hatırlatan Ersoy, buna rağmen bugün karşı karşıya kalınan çevresel krizlerin büyüklüğünün ve yaygınlığının ortak hareket konusunda yeterli mesafe alınamadığını gösterdiğini söyledi.
Devletler düzeyinde verilen sözlere ve alınan kararlara rağmen uygulamaya yansıyan ortak bir iradenin hâlâ görülemediğine dikkat çeken Ersoy, "Küresel ölçekte hâlihazırda maalesef çok geç kalınmış durumda. Bunun bedelini de hepimiz en ağır şekilde ödüyoruz." ifadelerini kullandı.
Yangınlardan sellere, kuraklıktan kıtlıklara kadar yaşanan gelişmelerin insanlığın karşı karşıya olduğu tabloyu ortaya koyduğunu belirten Ersoy, herkesi sıfır atık anlayışını bu bilinçle değerlendirmeye ve sorumluluk üstlenmeye çağırdı.
SIFIR ATIKTA BAŞARININ YOL HARİTASI
Sıfır atık uygulamalarının çevreyi korumanın yanı sıra ekonomiye de önemli katkılar sunduğunu belirten Ersoy, atıkların geri kazanılması ve organik atıkların değerlendirilmesiyle iklim kriziyle mücadelede önemli sonuçlar elde edilebildiğini söyledi.
Doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayan bu uygulamaların su ve enerji tüketiminde de tasarruf sağladığını ifade eden Ersoy, sıfır atık hareketinin başarısı için tüketimin azaltılması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve yeniden kullanım kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
TÜRKİYE'DEN KÜRESEL SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRİYOR
Türkiye'nin uluslararası alanda üstlendiği sorumlulukları yerine getirmek için yoğun çaba gösterdiğini belirten Ersoy, bugüne kadar ortaya konulan gayretlerin hedeflerine ulaştığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Dünya Beşten Büyüktür" ve "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" yaklaşımının Türkiye'nin küresel politikalarına yön verdiğini kaydeden Ersoy, ülkenin çıkarları korunurken insanlığın ortak geleceğinin hiçbir zaman ikinci plana atılmadığını vurguladı.
Türkiye'nin taraf olduğu anlaşmalar ve verdiği taahhütler doğrultusunda hareket ettiğini belirten Ersoy, sıfır atık çalışmalarında elde edilen sonuçların da bu yaklaşımın önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
KÜRESEL SIFIR ATIK HAREKETİNE 7 ULUSLARARASI ÖDÜL
Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk imzayı attığı "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"nın bugün dünya genelinde çevre bilincinin etrafında şekillenen güçlü bir iradeye dönüştüğünü belirten Ersoy, Sıfır Atık Projesi'nin uluslararası kuruluşlardan toplam yedi ödül aldığını hatırlattı.
Sıfır Atık Hareketi kapsamında yürütülen çalışmaların somut sonuçlar ortaya koyduğunu hatırlatan Ersoy, 2025 yılı sonu itibarıyla 90 milyon ton atığın geri kazandırıldığını ve ekonomiye 365 milyar liralık katkı sağlandığını açıkladı.
Elektrikten suya, petrolden depolama alanına, kurtarılan ağaç sayısından engellenen sera gazı salımına kadar birçok alanda önemli kazanımlar elde edildiğini vurgulayan Ersoy, Türkiye'nin sıfır atık uygulamalarında örnek sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.
Bakan Ersoy, “Sayın Bakanımız Murat Kurum, çalışma arkadaşları ve paydaşları ile birlikte ülkemize adeta kendisiyle yarışan öncü bir konuma taşımıştır. Kendilerine canı gönülden teşekkür ediyorum.” dedi.
TÜRKİYE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE DÜNYADA BİR İLK
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak sürdürülebilirliği turizm politikalarının merkezine yerleştirdiklerini belirten Ersoy, "Dünyada bir ilki gerçekleştirerek 2022 yılında Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile iş birliği içinde 'Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programımızı hazırladık ve uygulamaya koyduk." dedi.
Üç aşamalı sertifikasyon sistemiyle ilerlediklerini ifade eden Ersoy, üçüncü aşama GSTC sertifikasına sahip tesis sayısının 2 bini aştığını, 2030 yılına kadar tüm tesislerin uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik yeni bir sürdürülebilirlik çerçevesi üzerinde çalıştıklarını da açıklayan Ersoy, karbon ayak izi hesaplama gibi uygulamalarla sektörün çevresel performansını güçlendirmeyi sürdüreceklerini kaydetti.
SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK
Sıfır atık anlayışının yalnızca çevresel değil, küresel ölçekte ekonomik ve insani sonuçlar doğuran bir gereklilik olduğunu vurgulayan Ersoy, israfın önlenmesi, kaynakların geri kazanılması ve döngüsel ekonomi modelinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti.
"Yani Sıfır Atık hareketi dünya için bugün bir seçenek değil bir zarurettir." ifadelerini kullanan Ersoy, gelecek nesiller adına daha güçlü adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Dünya için harekete geçme ve daha güçlü adımlar atma çağrısında bulunan Ersoy, Sıfır Atık Vakfı ve tüm paydaşlara teşekkür etti.
Sıfır atık-
Mehmet Ersoy-
Kültür Ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 17:26
Son Güncelleme: 05.06.2026 17:27
Resmi KurumNTV - Haber Merkezi
Küresel çevre sorunlarıyla mücadelede ortak akıl ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen Sıfır Atık Forumu 2026 dünyanın dört bir yanından kamu yöneticilerini, akademisyenleri, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Sıfır atık politikalarının geleceği, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ele alındığı forumun Güven Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri konulu panelinde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı. Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.
Çevre sorunlarının küresel ölçekte giderek büyüdüğü, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedildiği bir dönemde sıfır atık uygulamaları sürdürülebilir bir gelecek için en önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Kaynakların verimli kullanılması, atık oluşumunun azaltılması ve doğal varlıkların korunmasına yönelik politikalar ise uluslararası gündemin ön sıralarında yer almayı sürdürüyor.
Uluslararası ilginin yoğun olduğu forumun açılışı Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın konuşmalarıyla başladı. Açılaşa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak katıldı.
Açılın ardından forum kapsamında düzenlenen "Güven, Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri" konulu panelde konuşan Bakan Ersoy, çevre krizleriyle mücadelede sıfır atık yaklaşımının önemine ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurguladı ve çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı.
Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.
ATIKSU ARITMA YATIRIMLARINI BAKANLIK OLARAK ÜSTLENDİK
Turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına destek verdiklerini belirten Ersoy, son sekiz yılda bu alanda yaklaşık 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını bildirdi.
Atık su arıtma tesislerinden içme suyu yatırımlarına kadar birçok projenin desteklendiğini ifade eden Ersoy, ihtiyaç duyulan bazı yatırımların ise doğrudan Bakanlık tarafından üstlenildiğini söyledi.
Serik, Bodrum ve Kemer'de hayata geçirilen atıksu arıtma projeleri örnek gösteren Ersoy, bu yatırımların doğal yapının korunmasına ve turizmin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.
MAVİ BAYRAKTA DÜNYANIN İLK ÜÇÜNDE
Mavi Bayrak Programı'nın çevre bilincinin geliştirilmesi ve kıyıların korunması açısından önemli bir rol üstlendiğini belirten Ersoy, Türkiye'nin bu alandaki başarısına dikkat çekti.
Ersoy, "Bugün Türkiye 580 mavi bayraklı plajıyla bu alanda dünyanın üçüncü büyük ülkesidir." ifadelerini kullandı.
"ORTAK HAREKETTE MESAFE ALINAMADI! BEDELİNİ AĞIR ÖDÜYORUZ"
Dünyanın çevre sorunlarıyla ilgili uzun yıllardır yüzleştiğini hatırlatan Ersoy, buna rağmen bugün karşı karşıya kalınan çevresel krizlerin büyüklüğünün ve yaygınlığının ortak hareket konusunda yeterli mesafe alınamadığını gösterdiğini söyledi.
Devletler düzeyinde verilen sözlere ve alınan kararlara rağmen uygulamaya yansıyan ortak bir iradenin hâlâ görülemediğine dikkat çeken Ersoy, "Küresel ölçekte hâlihazırda maalesef çok geç kalınmış durumda. Bunun bedelini de hepimiz en ağır şekilde ödüyoruz." ifadelerini kullandı.
Yangınlardan sellere, kuraklıktan kıtlıklara kadar yaşanan gelişmelerin insanlığın karşı karşıya olduğu tabloyu ortaya koyduğunu belirten Ersoy, herkesi sıfır atık anlayışını bu bilinçle değerlendirmeye ve sorumluluk üstlenmeye çağırdı.
SIFIR ATIKTA BAŞARININ YOL HARİTASI
Sıfır atık uygulamalarının çevreyi korumanın yanı sıra ekonomiye de önemli katkılar sunduğunu belirten Ersoy, atıkların geri kazanılması ve organik atıkların değerlendirilmesiyle iklim kriziyle mücadelede önemli sonuçlar elde edilebildiğini söyledi.
Doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayan bu uygulamaların su ve enerji tüketiminde de tasarruf sağladığını ifade eden Ersoy, sıfır atık hareketinin başarısı için tüketimin azaltılması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve yeniden kullanım kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
TÜRKİYE'DEN KÜRESEL SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRİYOR
Türkiye'nin uluslararası alanda üstlendiği sorumlulukları yerine getirmek için yoğun çaba gösterdiğini belirten Ersoy, bugüne kadar ortaya konulan gayretlerin hedeflerine ulaştığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Dünya Beşten Büyüktür" ve "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" yaklaşımının Türkiye'nin küresel politikalarına yön verdiğini kaydeden Ersoy, ülkenin çıkarları korunurken insanlığın ortak geleceğinin hiçbir zaman ikinci plana atılmadığını vurguladı.
Türkiye'nin taraf olduğu anlaşmalar ve verdiği taahhütler doğrultusunda hareket ettiğini belirten Ersoy, sıfır atık çalışmalarında elde edilen sonuçların da bu yaklaşımın önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
KÜRESEL SIFIR ATIK HAREKETİNE 7 ULUSLARARASI ÖDÜL
Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk imzayı attığı "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"nın bugün dünya genelinde çevre bilincinin etrafında şekillenen güçlü bir iradeye dönüştüğünü belirten Ersoy, Sıfır Atık Projesi'nin uluslararası kuruluşlardan toplam yedi ödül aldığını hatırlattı.
Sıfır Atık Hareketi kapsamında yürütülen çalışmaların somut sonuçlar ortaya koyduğunu hatırlatan Ersoy, 2025 yılı sonu itibarıyla 90 milyon ton atığın geri kazandırıldığını ve ekonomiye 365 milyar liralık katkı sağlandığını açıkladı.
Elektrikten suya, petrolden depolama alanına, kurtarılan ağaç sayısından engellenen sera gazı salımına kadar birçok alanda önemli kazanımlar elde edildiğini vurgulayan Ersoy, Türkiye'nin sıfır atık uygulamalarında örnek sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.
Bakan Ersoy, “Sayın Bakanımız Murat Kurum, çalışma arkadaşları ve paydaşları ile birlikte ülkemize adeta kendisiyle yarışan öncü bir konuma taşımıştır. Kendilerine canı gönülden teşekkür ediyorum.” dedi.
TÜRKİYE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE DÜNYADA BİR İLK
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak sürdürülebilirliği turizm politikalarının merkezine yerleştirdiklerini belirten Ersoy, "Dünyada bir ilki gerçekleştirerek 2022 yılında Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile iş birliği içinde 'Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programımızı hazırladık ve uygulamaya koyduk." dedi.
Üç aşamalı sertifikasyon sistemiyle ilerlediklerini ifade eden Ersoy, üçüncü aşama GSTC sertifikasına sahip tesis sayısının 2 bini aştığını, 2030 yılına kadar tüm tesislerin uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik yeni bir sürdürülebilirlik çerçevesi üzerinde çalıştıklarını da açıklayan Ersoy, karbon ayak izi hesaplama gibi uygulamalarla sektörün çevresel performansını güçlendirmeyi sürdüreceklerini kaydetti.
SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK
Sıfır atık anlayışının yalnızca çevresel değil, küresel ölçekte ekonomik ve insani sonuçlar doğuran bir gereklilik olduğunu vurgulayan Ersoy, israfın önlenmesi, kaynakların geri kazanılması ve döngüsel ekonomi modelinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti.
"Yani Sıfır Atık hareketi dünya için bugün bir seçenek değil bir zarurettir." ifadelerini kullanan Ersoy, gelecek nesiller adına daha güçlü adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Dünya için harekete geçme ve daha güçlü adımlar atma çağrısında bulunan Ersoy, Sıfır Atık Vakfı ve tüm paydaşlara teşekkür etti.
Sıfır atık-
Mehmet Ersoy-
Kültür Ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
05.06.2026 17:26
Son Güncelleme: 05.06.2026 17:27
Resmi KurumNTV - Haber Merkezi
Küresel çevre sorunlarıyla mücadelede ortak akıl ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen Sıfır Atık Forumu 2026 dünyanın dört bir yanından kamu yöneticilerini, akademisyenleri, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Sıfır atık politikalarının geleceği, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ele alındığı forumun Güven Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri konulu panelinde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı. Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.
Çevre sorunlarının küresel ölçekte giderek büyüdüğü, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedildiği bir dönemde sıfır atık uygulamaları sürdürülebilir bir gelecek için en önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Kaynakların verimli kullanılması, atık oluşumunun azaltılması ve doğal varlıkların korunmasına yönelik politikalar ise uluslararası gündemin ön sıralarında yer almayı sürdürüyor.
Uluslararası ilginin yoğun olduğu forumun açılışı Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın konuşmalarıyla başladı. Açılaşa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak katıldı.
Açılın ardından forum kapsamında düzenlenen "Güven, Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri" konulu panelde konuşan Bakan Ersoy, çevre krizleriyle mücadelede sıfır atık yaklaşımının önemine ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurguladı ve çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı.
Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.
ATIKSU ARITMA YATIRIMLARINI BAKANLIK OLARAK ÜSTLENDİK
Turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına destek verdiklerini belirten Ersoy, son sekiz yılda bu alanda yaklaşık 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını bildirdi.
Atık su arıtma tesislerinden içme suyu yatırımlarına kadar birçok projenin desteklendiğini ifade eden Ersoy, ihtiyaç duyulan bazı yatırımların ise doğrudan Bakanlık tarafından üstlenildiğini söyledi.
Serik, Bodrum ve Kemer'de hayata geçirilen atıksu arıtma projeleri örnek gösteren Ersoy, bu yatırımların doğal yapının korunmasına ve turizmin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.
MAVİ BAYRAKTA DÜNYANIN İLK ÜÇÜNDE
Mavi Bayrak Programı'nın çevre bilincinin geliştirilmesi ve kıyıların korunması açısından önemli bir rol üstlendiğini belirten Ersoy, Türkiye'nin bu alandaki başarısına dikkat çekti.
Ersoy, "Bugün Türkiye 580 mavi bayraklı plajıyla bu alanda dünyanın üçüncü büyük ülkesidir." ifadelerini kullandı.
Dünyanın çevre sorunlarıyla ilgili uzun yıllardır yüzleştiğini hatırlatan Ersoy, buna rağmen bugün karşı karşıya kalınan çevresel krizlerin büyüklüğünün ve yaygınlığının ortak hareket konusunda yeterli mesafe alınamadığını gösterdiğini söyledi.
Devletler düzeyinde verilen sözlere ve alınan kararlara rağmen uygulamaya yansıyan ortak bir iradenin hâlâ görülemediğine dikkat çeken Ersoy, "Küresel ölçekte hâlihazırda maalesef çok geç kalınmış durumda. Bunun bedelini de hepimiz en ağır şekilde ödüyoruz." ifadelerini kullandı.
Yangınlardan sellere, kuraklıktan kıtlıklara kadar yaşanan gelişmelerin insanlığın karşı karşıya olduğu tabloyu ortaya koyduğunu belirten Ersoy, herkesi sıfır atık anlayışını bu bilinçle değerlendirmeye ve sorumluluk üstlenmeye çağırdı.
SIFIR ATIKTA BAŞARININ YOL HARİTASI
Sıfır atık uygulamalarının çevreyi korumanın yanı sıra ekonomiye de önemli katkılar sunduğunu belirten Ersoy, atıkların geri kazanılması ve organik atıkların değerlendirilmesiyle iklim kriziyle mücadelede önemli sonuçlar elde edilebildiğini söyledi.
Doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayan bu uygulamaların su ve enerji tüketiminde de tasarruf sağladığını ifade eden Ersoy, sıfır atık hareketinin başarısı için tüketimin azaltılması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve yeniden kullanım kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye'nin uluslararası alanda üstlendiği sorumlulukları yerine getirmek için yoğun çaba gösterdiğini belirten Ersoy, bugüne kadar ortaya konulan gayretlerin hedeflerine ulaştığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Dünya Beşten Büyüktür" ve "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" yaklaşımının Türkiye'nin küresel politikalarına yön verdiğini kaydeden Ersoy, ülkenin çıkarları korunurken insanlığın ortak geleceğinin hiçbir zaman ikinci plana atılmadığını vurguladı.
Türkiye'nin taraf olduğu anlaşmalar ve verdiği taahhütler doğrultusunda hareket ettiğini belirten Ersoy, sıfır atık çalışmalarında elde edilen sonuçların da bu yaklaşımın önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
KÜRESEL SIFIR ATIK HAREKETİNE 7 ULUSLARARASI ÖDÜL
Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk imzayı attığı "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"nın bugün dünya genelinde çevre bilincinin etrafında şekillenen güçlü bir iradeye dönüştüğünü belirten Ersoy, Sıfır Atık Projesi'nin uluslararası kuruluşlardan toplam yedi ödül aldığını hatırlattı.
Sıfır Atık Hareketi kapsamında yürütülen çalışmaların somut sonuçlar ortaya koyduğunu hatırlatan Ersoy, 2025 yılı sonu itibarıyla 90 milyon ton atığın geri kazandırıldığını ve ekonomiye 365 milyar liralık katkı sağlandığını açıkladı.
Elektrikten suya, petrolden depolama alanına, kurtarılan ağaç sayısından engellenen sera gazı salımına kadar birçok alanda önemli kazanımlar elde edildiğini vurgulayan Ersoy, Türkiye'nin sıfır atık uygulamalarında örnek sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.
Bakan Ersoy, “Sayın Bakanımız Murat Kurum, çalışma arkadaşları ve paydaşları ile birlikte ülkemize adeta kendisiyle yarışan öncü bir konuma taşımıştır. Kendilerine canı gönülden teşekkür ediyorum.” dedi.
TÜRKİYE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE DÜNYADA BİR İLK
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak sürdürülebilirliği turizm politikalarının merkezine yerleştirdiklerini belirten Ersoy, "Dünyada bir ilki gerçekleştirerek 2022 yılında Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile iş birliği içinde 'Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programımızı hazırladık ve uygulamaya koyduk." dedi.
Üç aşamalı sertifikasyon sistemiyle ilerlediklerini ifade eden Ersoy, üçüncü aşama GSTC sertifikasına sahip tesis sayısının 2 bini aştığını, 2030 yılına kadar tüm tesislerin uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik yeni bir sürdürülebilirlik çerçevesi üzerinde çalıştıklarını da açıklayan Ersoy, karbon ayak izi hesaplama gibi uygulamalarla sektörün çevresel performansını güçlendirmeyi sürdüreceklerini kaydetti.
SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK
Sıfır atık anlayışının yalnızca çevresel değil, küresel ölçekte ekonomik ve insani sonuçlar doğuran bir gereklilik olduğunu vurgulayan Ersoy, israfın önlenmesi, kaynakların geri kazanılması ve döngüsel ekonomi modelinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti.
"Yani Sıfır Atık hareketi dünya için bugün bir seçenek değil bir zarurettir." ifadelerini kullanan Ersoy, gelecek nesiller adına daha güçlü adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Dünya için harekete geçme ve daha güçlü adımlar atma çağrısında bulunan Ersoy, Sıfır Atık Vakfı ve tüm paydaşlara teşekkür etti.
Sıfır atık-
Mehmet Ersoy-
Kültür Ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy
Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 06 Haziran 2026Adalar Belediyesi’ne yönelik mali incelemeBakan Gürlek, 15 bin personel alımının ayrıntılarını açıkladı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı.
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı.
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı.
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı.
İran’ın ABD ile imzalanma ihtimali bulunan mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacağı bildirildi.
İran’ın ABD ile imzalanma ihtimali bulunan mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacağı bildirildi.
İran’ın ABD ile imzalanma ihtimali bulunan mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacağı bildirildi.
İran’ın ABD ile imzalanma ihtimali bulunan mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacağı bildirildi.
Ana içeriğe atlaAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağıDünyaCüneyt Karadağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Berlin
Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 412'ye ulaştı.
PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüSonrakiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Ana içeriğe atlaAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağıDünyaCüneyt Karadağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Berlin
Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 412'ye ulaştı.
PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüSonrakiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Ana içeriğe atlaAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağıDünyaCüneyt Karadağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Berlin
Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 412'ye ulaştı.
PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüSonrakiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Ana içeriğe atlaAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağıDünyaCüneyt Karadağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Berlin
Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 412'ye ulaştı.
PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüSonrakiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Ana içeriğe atlaSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüDünyaMuhammed Karabacak31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Şam
Suriye Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şara, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü.
Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki siyasi ve güvenlikle ilgili son gelişmeler ele alındı.
Şara ile Trump, Suriye’nin istikrarını destekleyecek ve gelecek dönemde ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlayacak ortak işbirliği yollarını değerlendirdi.
Bölgedeki güvenlik durumu ve bölgesel gerilimlerin yol açtığı zorlukların da ele alındığı görüşmede Şara, Suriye’nin yeniden inşa ve toparlanma aşamasında uluslararası desteğin devam etmesinin önemini vurgulayarak, kalan yaptırımların kaldırılmasının, Suriye ekonomisinin yeniden canlanması ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için temel adım olduğunu belirtti.
Suriye Cumhurbaşkanı, bunun yatırımları teşvik edeceğini, çeşitli hayati öneme sahip sektörlerde ekonomi ve kalkınma projelerinin gerçekleştirilmesi için uygun ortam hazırlayacağını kaydetti.
Şara, diplomatik yol ve diyaloğun önceliklendirilmesinin, bölgesel güvenlik ve barışın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ve bölgeyi daha fazla tırmanıştan koruyacağını vurguladı.
Trump ise Suriye ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, istikrarın korunması ile Suriye’de toparlanma ve yeniden inşa sürecinin desteklenmesinin önemine dikkati çekti.
İki lider, görüşmenin sonunda temas ve koordinasyonun sürdürülmesi, ortak önemi haiz dosyaların takip edilmesi konusunda mutabık kaldı. Taraflar bu yaklaşımın iki ülkenin çıkarlarına hizmet edeceğini ve bölgede güvenlik ile istikrarın desteklenmesine katkı sunacağını ifade etti.
ÖncekiSonrakiÖncekiİran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladıSonrakiAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüDünyaMuhammed Karabacak31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Şam
Suriye Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şara, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü.
Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki siyasi ve güvenlikle ilgili son gelişmeler ele alındı.
Şara ile Trump, Suriye’nin istikrarını destekleyecek ve gelecek dönemde ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlayacak ortak işbirliği yollarını değerlendirdi.
Bölgedeki güvenlik durumu ve bölgesel gerilimlerin yol açtığı zorlukların da ele alındığı görüşmede Şara, Suriye’nin yeniden inşa ve toparlanma aşamasında uluslararası desteğin devam etmesinin önemini vurgulayarak, kalan yaptırımların kaldırılmasının, Suriye ekonomisinin yeniden canlanması ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için temel adım olduğunu belirtti.
Suriye Cumhurbaşkanı, bunun yatırımları teşvik edeceğini, çeşitli hayati öneme sahip sektörlerde ekonomi ve kalkınma projelerinin gerçekleştirilmesi için uygun ortam hazırlayacağını kaydetti.
Şara, diplomatik yol ve diyaloğun önceliklendirilmesinin, bölgesel güvenlik ve barışın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ve bölgeyi daha fazla tırmanıştan koruyacağını vurguladı.
Trump ise Suriye ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, istikrarın korunması ile Suriye’de toparlanma ve yeniden inşa sürecinin desteklenmesinin önemine dikkati çekti.
İki lider, görüşmenin sonunda temas ve koordinasyonun sürdürülmesi, ortak önemi haiz dosyaların takip edilmesi konusunda mutabık kaldı. Taraflar bu yaklaşımın iki ülkenin çıkarlarına hizmet edeceğini ve bölgede güvenlik ile istikrarın desteklenmesine katkı sunacağını ifade etti.
ÖncekiSonrakiÖncekiİran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladıSonrakiAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüDünyaMuhammed Karabacak31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Şam
Suriye Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şara, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü.
Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki siyasi ve güvenlikle ilgili son gelişmeler ele alındı.
Şara ile Trump, Suriye’nin istikrarını destekleyecek ve gelecek dönemde ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlayacak ortak işbirliği yollarını değerlendirdi.
Bölgedeki güvenlik durumu ve bölgesel gerilimlerin yol açtığı zorlukların da ele alındığı görüşmede Şara, Suriye’nin yeniden inşa ve toparlanma aşamasında uluslararası desteğin devam etmesinin önemini vurgulayarak, kalan yaptırımların kaldırılmasının, Suriye ekonomisinin yeniden canlanması ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için temel adım olduğunu belirtti.
Suriye Cumhurbaşkanı, bunun yatırımları teşvik edeceğini, çeşitli hayati öneme sahip sektörlerde ekonomi ve kalkınma projelerinin gerçekleştirilmesi için uygun ortam hazırlayacağını kaydetti.
Şara, diplomatik yol ve diyaloğun önceliklendirilmesinin, bölgesel güvenlik ve barışın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ve bölgeyi daha fazla tırmanıştan koruyacağını vurguladı.
Trump ise Suriye ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, istikrarın korunması ile Suriye’de toparlanma ve yeniden inşa sürecinin desteklenmesinin önemine dikkati çekti.
İki lider, görüşmenin sonunda temas ve koordinasyonun sürdürülmesi, ortak önemi haiz dosyaların takip edilmesi konusunda mutabık kaldı. Taraflar bu yaklaşımın iki ülkenin çıkarlarına hizmet edeceğini ve bölgede güvenlik ile istikrarın desteklenmesine katkı sunacağını ifade etti.
ÖncekiSonrakiÖncekiİran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladıSonrakiAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüDünyaMuhammed Karabacak31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Şam
Suriye Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şara, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü.
Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki siyasi ve güvenlikle ilgili son gelişmeler ele alındı.
Şara ile Trump, Suriye’nin istikrarını destekleyecek ve gelecek dönemde ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlayacak ortak işbirliği yollarını değerlendirdi.
Bölgedeki güvenlik durumu ve bölgesel gerilimlerin yol açtığı zorlukların da ele alındığı görüşmede Şara, Suriye’nin yeniden inşa ve toparlanma aşamasında uluslararası desteğin devam etmesinin önemini vurgulayarak, kalan yaptırımların kaldırılmasının, Suriye ekonomisinin yeniden canlanması ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için temel adım olduğunu belirtti.
Suriye Cumhurbaşkanı, bunun yatırımları teşvik edeceğini, çeşitli hayati öneme sahip sektörlerde ekonomi ve kalkınma projelerinin gerçekleştirilmesi için uygun ortam hazırlayacağını kaydetti.
Şara, diplomatik yol ve diyaloğun önceliklendirilmesinin, bölgesel güvenlik ve barışın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ve bölgeyi daha fazla tırmanıştan koruyacağını vurguladı.
Trump ise Suriye ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, istikrarın korunması ile Suriye’de toparlanma ve yeniden inşa sürecinin desteklenmesinin önemine dikkati çekti.
İki lider, görüşmenin sonunda temas ve koordinasyonun sürdürülmesi, ortak önemi haiz dosyaların takip edilmesi konusunda mutabık kaldı. Taraflar bu yaklaşımın iki ülkenin çıkarlarına hizmet edeceğini ve bölgede güvenlik ile istikrarın desteklenmesine katkı sunacağını ifade etti.
ÖncekiSonrakiÖncekiİran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladıSonrakiAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaBeşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldüGündemMücahit Türetken, Lale Bildirici Büyükkarakaya31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026İstanbul
Bebek Sahili açıklarında Boğaz turu hizmeti veren 20 metre boyundaki teknenin motor kısmında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Teknede bulunan 2 kişi kendi imkanlarıyla karaya çıktı.
Ekiplerin denizden ve karadan müdahalesiyle söndürülen yangında teknede hasar meydana geldi.
Yangın nedeniyle Cevdet Paşa Caddesi'nde oluşan trafik yoğunluğu, itfaiye ekiplerinin çalışmasını tamamlamasının ardından normale döndü.
ÖncekiÖncekiBakan Kurum, Oğlaklı Deprem Konutları'nda yaşayan ailenin görüntülerini paylaştı PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaBeşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldüGündemMücahit Türetken, Lale Bildirici Büyükkarakaya31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026İstanbul
Bebek Sahili açıklarında Boğaz turu hizmeti veren 20 metre boyundaki teknenin motor kısmında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Teknede bulunan 2 kişi kendi imkanlarıyla karaya çıktı.
Ekiplerin denizden ve karadan müdahalesiyle söndürülen yangında teknede hasar meydana geldi.
Yangın nedeniyle Cevdet Paşa Caddesi'nde oluşan trafik yoğunluğu, itfaiye ekiplerinin çalışmasını tamamlamasının ardından normale döndü.
ÖncekiÖncekiBakan Kurum, Oğlaklı Deprem Konutları'nda yaşayan ailenin görüntülerini paylaştı PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaBeşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldüGündemMücahit Türetken, Lale Bildirici Büyükkarakaya31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026İstanbul
Bebek Sahili açıklarında Boğaz turu hizmeti veren 20 metre boyundaki teknenin motor kısmında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Teknede bulunan 2 kişi kendi imkanlarıyla karaya çıktı.
Ekiplerin denizden ve karadan müdahalesiyle söndürülen yangında teknede hasar meydana geldi.
Yangın nedeniyle Cevdet Paşa Caddesi'nde oluşan trafik yoğunluğu, itfaiye ekiplerinin çalışmasını tamamlamasının ardından normale döndü.
ÖncekiÖncekiBakan Kurum, Oğlaklı Deprem Konutları'nda yaşayan ailenin görüntülerini paylaştı PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaBeşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldüGündemMücahit Türetken, Lale Bildirici Büyükkarakaya31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026İstanbul
Bebek Sahili açıklarında Boğaz turu hizmeti veren 20 metre boyundaki teknenin motor kısmında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Teknede bulunan 2 kişi kendi imkanlarıyla karaya çıktı.
Ekiplerin denizden ve karadan müdahalesiyle söndürülen yangında teknede hasar meydana geldi.
Yangın nedeniyle Cevdet Paşa Caddesi'nde oluşan trafik yoğunluğu, itfaiye ekiplerinin çalışmasını tamamlamasının ardından normale döndü.
ÖncekiÖncekiBakan Kurum, Oğlaklı Deprem Konutları'nda yaşayan ailenin görüntülerini paylaştı PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Milli futbolcu Cengiz Ünder, bayram ziyareti dolayısıyla geldiği memleketi Balıkesir'de futbol akademisinde eğitim gören genç sporcularla bir araya geldi.
Milli futbolcu Cengiz Ünder, bayram ziyareti dolayısıyla geldiği memleketi Balıkesir'de futbol akademisinde eğitim gören genç sporcularla bir araya geldi.
Milli futbolcu Cengiz Ünder, bayram ziyareti dolayısıyla geldiği memleketi Balıkesir'de futbol akademisinde eğitim gören genç sporcularla bir araya geldi.
Milli futbolcu Cengiz Ünder, bayram ziyareti dolayısıyla geldiği memleketi Balıkesir'de futbol akademisinde eğitim gören genç sporcularla bir araya geldi.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 15:29
Anadolu Ajansı
Proje TOKİ tarafından yürütülüyor.
AA
Eeprem riskine karşı İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışmaları sürdürülüyor. Bu kapsamda TOKİ, Ataşehir Şerifali'de İmar İskan Bloklarının dönüşümünü tamamladı.
Toplam 260 bin metrekarelik alanda 3 etaptan oluşan bin 442 konut, 121 iş yeri, bir cami ve 3 sosyal tesis inşa edildi. Radye temel üzerine, yatay mimaride inşa edilen konutlar, kat kuralarının ardından etap etap hak sahiplerine teslim ediliyor.
“SAĞLAM YUVALARINA KAVUŞTU"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konutlarına taşınmaya başlayan vatandaşların görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
"Biz 'Devlet baba' dedik" başlığıyla yaptığı paylaşımda Kurum, "Vatandaşlarımız, devletine güvendi, sağlam yuvalara kavuştu. Ataşehir Şerifali’de 1442 konutu dönüşümle yeniledik." ifadelerine yer verdi.
“TOKİ DEVREYE GİRDİ”
Görüntülerde yer alan hak sahibi Muhammed Aydın, daha önce 35 yıllık, depreme dayanıksız binalarda oturduklarını belirterek, "Yenilenmesi gerekiyordu. TOKİ devreye girdi, binalarımız yenilendi. Büyük bir deprem bekleniyor İstanbul'da. Olması gerekeni şu anda devlet yapıyor. Biz, 'Devlet baba' dedik. Hakikaten o şekilde doğrusunu yapmışız. Binalarımız bir an önce yıkılıp teslim edildi. Evlerimize taşıncaya kadar kiralarımız da ödendi. Hiçbir mağduriyet yaşamadık." ifadelerini kullandı.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunMurat Kurum-
Kentsel Dönüşüm-
TOKİ
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 15:29
Anadolu Ajansı
Proje TOKİ tarafından yürütülüyor.
AA
Eeprem riskine karşı İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışmaları sürdürülüyor. Bu kapsamda TOKİ, Ataşehir Şerifali'de İmar İskan Bloklarının dönüşümünü tamamladı.
Toplam 260 bin metrekarelik alanda 3 etaptan oluşan bin 442 konut, 121 iş yeri, bir cami ve 3 sosyal tesis inşa edildi. Radye temel üzerine, yatay mimaride inşa edilen konutlar, kat kuralarının ardından etap etap hak sahiplerine teslim ediliyor.
“SAĞLAM YUVALARINA KAVUŞTU"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konutlarına taşınmaya başlayan vatandaşların görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
"Biz 'Devlet baba' dedik" başlığıyla yaptığı paylaşımda Kurum, "Vatandaşlarımız, devletine güvendi, sağlam yuvalara kavuştu. Ataşehir Şerifali’de 1442 konutu dönüşümle yeniledik." ifadelerine yer verdi.
“TOKİ DEVREYE GİRDİ”
Görüntülerde yer alan hak sahibi Muhammed Aydın, daha önce 35 yıllık, depreme dayanıksız binalarda oturduklarını belirterek, "Yenilenmesi gerekiyordu. TOKİ devreye girdi, binalarımız yenilendi. Büyük bir deprem bekleniyor İstanbul'da. Olması gerekeni şu anda devlet yapıyor. Biz, 'Devlet baba' dedik. Hakikaten o şekilde doğrusunu yapmışız. Binalarımız bir an önce yıkılıp teslim edildi. Evlerimize taşıncaya kadar kiralarımız da ödendi. Hiçbir mağduriyet yaşamadık." ifadelerini kullandı.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunMurat Kurum-
Kentsel Dönüşüm-
TOKİ
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 15:29
Anadolu Ajansı
Proje TOKİ tarafından yürütülüyor.
AA
Eeprem riskine karşı İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışmaları sürdürülüyor. Bu kapsamda TOKİ, Ataşehir Şerifali'de İmar İskan Bloklarının dönüşümünü tamamladı.
Toplam 260 bin metrekarelik alanda 3 etaptan oluşan bin 442 konut, 121 iş yeri, bir cami ve 3 sosyal tesis inşa edildi. Radye temel üzerine, yatay mimaride inşa edilen konutlar, kat kuralarının ardından etap etap hak sahiplerine teslim ediliyor.
“SAĞLAM YUVALARINA KAVUŞTU"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konutlarına taşınmaya başlayan vatandaşların görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
"Biz 'Devlet baba' dedik" başlığıyla yaptığı paylaşımda Kurum, "Vatandaşlarımız, devletine güvendi, sağlam yuvalara kavuştu. Ataşehir Şerifali’de 1442 konutu dönüşümle yeniledik." ifadelerine yer verdi.
“TOKİ DEVREYE GİRDİ”
Görüntülerde yer alan hak sahibi Muhammed Aydın, daha önce 35 yıllık, depreme dayanıksız binalarda oturduklarını belirterek, "Yenilenmesi gerekiyordu. TOKİ devreye girdi, binalarımız yenilendi. Büyük bir deprem bekleniyor İstanbul'da. Olması gerekeni şu anda devlet yapıyor. Biz, 'Devlet baba' dedik. Hakikaten o şekilde doğrusunu yapmışız. Binalarımız bir an önce yıkılıp teslim edildi. Evlerimize taşıncaya kadar kiralarımız da ödendi. Hiçbir mağduriyet yaşamadık." ifadelerini kullandı.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunMurat Kurum-
Kentsel Dönüşüm-
TOKİ
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 15:29
Anadolu Ajansı
Proje TOKİ tarafından yürütülüyor.
AA
Eeprem riskine karşı İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışmaları sürdürülüyor. Bu kapsamda TOKİ, Ataşehir Şerifali'de İmar İskan Bloklarının dönüşümünü tamamladı.
Toplam 260 bin metrekarelik alanda 3 etaptan oluşan bin 442 konut, 121 iş yeri, bir cami ve 3 sosyal tesis inşa edildi. Radye temel üzerine, yatay mimaride inşa edilen konutlar, kat kuralarının ardından etap etap hak sahiplerine teslim ediliyor.
“SAĞLAM YUVALARINA KAVUŞTU"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konutlarına taşınmaya başlayan vatandaşların görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
"Biz 'Devlet baba' dedik" başlığıyla yaptığı paylaşımda Kurum, "Vatandaşlarımız, devletine güvendi, sağlam yuvalara kavuştu. Ataşehir Şerifali’de 1442 konutu dönüşümle yeniledik." ifadelerine yer verdi.
“TOKİ DEVREYE GİRDİ”
Görüntülerde yer alan hak sahibi Muhammed Aydın, daha önce 35 yıllık, depreme dayanıksız binalarda oturduklarını belirterek, "Yenilenmesi gerekiyordu. TOKİ devreye girdi, binalarımız yenilendi. Büyük bir deprem bekleniyor İstanbul'da. Olması gerekeni şu anda devlet yapıyor. Biz, 'Devlet baba' dedik. Hakikaten o şekilde doğrusunu yapmışız. Binalarımız bir an önce yıkılıp teslim edildi. Evlerimize taşıncaya kadar kiralarımız da ödendi. Hiçbir mağduriyet yaşamadık." ifadelerini kullandı.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunMurat Kurum-
Kentsel Dönüşüm-
TOKİ
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.